Temel Eğitim ne demek? | Temel Eğitim anlamı nedir? | Temel Eğitim

Temel Eğitim anlamı nedir?

Temel Eğitim ne demek?

Temel Eğitim anlamı nedir?

Temel Eğitim | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: temel egitim

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education. basic study / training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calisthenic exercise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gym.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calisthenics. exercise. gymnastics. physical education. physical jerks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutritionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Talim ve terbiye, maarif.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instructional. education. training. instruction. schooling. practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

course. education. schooling. training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational institute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

teachers college.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational institution. educational establishment / institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

training program. training program (me.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Terbiyeci, maarifçi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogue. trainer. educationalist. educationist. academician.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pedagogue. educator. educationalist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educationalist. educator. pedagogue.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Eğitim görmüş, talimli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educated. literate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trained. instructed. educated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

educational. pedagogical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneducated.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneducated. unenlightened.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uneducated. untrained. lumpenpetrol. unschooled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

philistinism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [غير محتمل] ihtimal verilmeyen.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in-service training. on-the-job training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gayri meşru, evlilik dışında doğan; kanuna aykrı; makul olmayan, saçma. illegitimacy i. piçlik, gayri meşru olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on- the-job training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coeducation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coeducation. co-education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. meşru kılmak, kanuna uygun kılmak; nesebini tasdik etmek, tasdik etmek. legitima'tion i. meşru kılma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. meşru, kanuna göre, kanuna uygun, kanuni; meşru olarak doğmuş; mantıki, düşünceye uygun, elverişli. legitimate child meşru çocuk. legitimate stage oyuncuların ve seyircilerin bir arada bulundukları canlı tiyatro. legitimacy, legitimateness i. kanuna

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kanuni yetkiyi onaylayan kimse; özellikle Fransa'da Bourbon krallığı taraftarı; İspanya,da Don Carlos partisi taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «hami» dan imef.) (mü. mhtemele). Olmak ihtimali olan, mümkün, kabil, beklenen: Bugün gelmeleri muhtemeldir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probable. likely. a priori. contingent. eventual. liable. prospective. a priori. in the cards. on the cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likely. possible. presumptive. probable. subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

likely. probable. possible. potential. presumptive. prospective.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c). Mümkün olan ve beklenen şeyler: O işin böyle olması muhtemelâttandır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probably. likely. presumably. perhaps. easily. presumedly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

doubtless. likely. presumably. probably. chanches are.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

probably. doubtless. easily. maybe. ought. perchange. perhaps. possibly. presumably.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şümûl» den imef.) (mü. müştemele). Bir şeyin içinde bulunan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (if. şeklinde müştemilât şekli galattır). Bir şeyin içinde bulunan şeyler, bir şeyin ekleri: Çiftliğin müştemelâtı çoktur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «malaka»dan if.) (mü. mütemellika). Yaltakçılık eden, yaltaklanan, dalkavuk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «melk, mülk» ten if.). Temellük eden, malın sahibi olan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [متملک] dalkavuk, yardakçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

technical education / training. technical instruction / training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. R.). 1. Büyük yapılarda duvarın sağlam yer buluncaya kadar toprağın içine sokulan kısmı ve bunun için yerde kazılan çukur, üs, esas (Türkçe’si: koyuk). 2. Bir işin evveli, aslı, esası. 3. Sağlamlık, devam, metanet: Temelli, temelsiz iş. Temel atmak, temelini yapmak, Osm. vaz’-ı esâs etmek. Temel direği = Ahşap binalarda temele dayanan ana direklerin herblri, ocaklık. Temel taşı koymak = Bir binaya başlamak. Temel tutmak = Yerleşmek, temelleşmek. Temelinden = Aslından, esasından.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic. bread-and-butter. fundamental. primary. principal. underlying. elementary. basal. abecederian. constitutive. elemental. guiding. parent. rudimental. rudimentary. staple. working. foundation. base. basis. footing. ground. groundwork. root. back.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base. basic. basis. bed. central. cornerstone. elementary. essential. footing. foundation. fundamental. ground. grounding. groundwork. keynote. leading. main. precept. primary. principal. rationale. rudimentary. rudiments. chief.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

basic. basis. foundation. basic principle. origin. basic fundamental. principal. chief. main. most important. footing. foot. ground work. ground. support. basement. bedding. base. bottom. essence. fabric. grounding. groundwork. leading. master. pedestal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Yun.) (Erkek İsmi) 1.Yapılardan toprak içinde kalan ve yapıya dayanak teşkil eden duvar ve taban kısımları, koyuk. Bu kısımların yapılması için açılan çukur. 2.Asıl, esas. 3.Dayanak. 4.Belli, başlı en mühim.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formal education. basic study / training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fundamental rights.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foundation block / stone. foundation block. foundation stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to fix. to establish firmly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become firmly fixed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Temelli hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Temelli hâle getirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Temeli olan, esaslı. 2. Sebatlı, devamlı, sürekli, geçici olmayan. 3. Eski, eskiden kurulmuş: Oranın temelli bir mektebi vardır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having a foundation. true. well-founded. permanent. permanently. fundamental. for good. for good and all.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

which has a foundation. permanent. old. application for life. for good.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Dalkavukluk, yaltaklanma, Ar. tabasbus, müdâhene.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «mülk» ten). Sahip ve mâlik olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming the owner / possessor of. acquiring. taking possession of. appropriation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تملق] yaltaklanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Acquisition)

Alacağın devralınm


Finansal Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تملک] mülk edinme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

mülk edinmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Temeli olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

groundless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfounded. without foundation. groundless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by