Tempo ne demek? | Tempo anlamı nedir? | Tempo

Tempo anlamı nedir?

Tempo ne demek?

Tempo anlamı nedir?

Tempo | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tempo

Türkçe Sözlük

(i. İ.) (musiki). Usul (musiki dışında «hız, sür’at derecesi» mânâsıyle kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tempo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beat. movement. tempo. time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The rate or degree of movement in time. the speed at which a composition is to be played the rate of some repeating event.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tempo. beat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the speed at which a composition is to be played. the rate of some repeating event.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed of music. the speed of a musical piece Henry Reed discusses tempo in his performance of a clog, pointing out that the tempo should be moderate to enable the dancers to keep up with the music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The rate of speed at which a musical composition is performed Tempo is indicated by a tempo marking , which describes the general speed of a piece or section Allegro , andante and adagio are common tempo markings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed of a piece of music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed at which a Musical Instrument Digital Interface file is played Tempo is measured in beats per minute ; typical MIDI tempo is 120 BPM See also Musical Instrument Digital Interface.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The rate of speed in a musical work. the rate of speed at which a musical composition is to be performed. the rate of speed at which a musical composition proceeds Usually uses a quarter note as the timing reference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The rate at which the music moves measured in Beats Per Minute. the speed of a musical passage or composition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed at which music is played, designated in measures per minute and the number of beats per measure, or in beats per minute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

How fast a piece of music goes How many beats, or pulses, there are in a minute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed of the music: Slow, Medium, Fast normally measured by the number of beats per minute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed, at which a tune is played, measured in BPM.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Speed or pace of dance or music; the use of slower and faster beats and steps. the speed at which a piece or passage of music is played.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The speed of a piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term referring to how fast or how slow a piece is played which is quantified in beats per minute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Rate of speed or pace of music Tempo markings are traditionally given in Italian; common markings include: grave ; largo ; adagio ; andante ; moderato ; allegro ; vivace ; presto ; accelerando ; ritardando ; and a tempo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The chess equivalent to time involving moving pieces and keeping the initiative An example of a lost tempi is moving a piece twice in the opening before developing the rest of the army When moving a piece twice, the opponent is said to 'gain a tempi' beca

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Beats per minute, as would be determined by a metronome [NOTE: Some Europeans use the term 'tempo' to refer to what in English is more correctly called Pace ].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clip , pace , speed , tempo , time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -s, -pi) müz. tempo; tarz, gidiş, yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(it)., (müz). evvelki tempoya dönüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s) zamanla ilişkisi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çadaş, muasır; aynı zamanda vaki olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çağdaş, muasır; aynı yaşta olan; günümüze ait. contemporary with ile çağdaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). irticali, önceden yapılan bir hazırlığa dayanmayan. extemporaneously (z). doğaçtan, irticalen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). irticalen yapılan veya söylenen, evvelce düşünülüp hazırlanmamış. extemporar'ily (z). irticalen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (s). irticalen, hazırlıksız olarak, ani olarak; (s). hazırlıksız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). irticalen söylemek, hazırlıksız söz söylemek. extemporiza'tion (i). ani olarak tertipleme. extemporizer (i). irticalen söyleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z., Lat. geçici olarak, muvakkaten, şimdiki zaman için.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., zool. şakak üstü (kemiği).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. Zaman değişti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

O mores! Lat. Bu ne zamanlar! Bu ne ahlâk! Ne günlere kaldık!

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şakağa ait. temporal bone şakak kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. zamana ait; dünyevi, bu dünyaya ait; geçici, şimdiki zamana ait; cismani, ruhani olmayan; lâik; gram. zaman belirten; i., gen. çoğ. dünyevi şeyler. temporal effairs lâik meseleler. temporal conjunction gram. zaman belirten bağlaç. temporal powe

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muvakkatlik, geçicilik; gen., çoğ. kilise gibi dinsel bir kuruluşa ait emlâk ve gelir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muvakkat, geçici. temporary possession geçici tasarruf veya mülk. temporar'ily z. muvakkaten, geçici olarak. temporar'iness geçicilik, muvakkatlik..

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zamana uymak; başkalarının fikrine uymak, ayak uydurmak; savsaklamak, ihmal etmek; uzlaşmak. temporiza'tion i. zamana uyma, başkalarına ayak uydurma .temporizer i. zamana uyan kimse. temporizingly z. zamana ayak uy- durarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by