Tender ne demek? | Tender anlamı nedir? | Tender

Tender anlamı nedir?

Tender ne demek?

Tender anlamı nedir?

Tender | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tender

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Lokomotif için gerekli su ve kömürü taşıyan ve lokomotife bitişik olan eraba.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One who tends; one who takes care of any person or thing; a nurse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A vessel employed to attend other vessels, to supply them with provisions and other stores, to convey intelligence, or the like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A car attached to a locomotive, for carrying a supply of fuel and water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To offer in payment or satisfaction of a demand, in order to save a penalty or forfeiture; as, to tender the amount of rent or debt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To offer in words; to present for acceptance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer, either of money to pay a debt, or of service to be performed, in order to save a penalty or forfeiture, which would be incurred by nonpayment or nonperformance; as, the tender of rent due, or of the amount of a note, with interest.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any offer or proposal made for acceptance; as, a tender of a loan, of service, or of friendship; a tender of a bid for a contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The thing offered; especially, money offered in payment of an obligation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Easily impressed, broken, bruised, or injured; not firm or hard; delicate; as, tender plants; tender flesh; tender fruit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Sensible to impression and pain; easily pained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Physically weak; not hardly or able to endure hardship; immature; effeminate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Susceptible of the softer passions, as love, compassion, kindness; compassionate; pitiful; anxious for another's good; easily excited to pity, forgiveness, or favor; sympathetic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Exciting kind concern; dear; precious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Careful to save inviolate, or not to injure; with of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Unwilling to cause pain; gentle; mild.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Adapted to excite feeling or sympathy; expressive of the softer passions; pathetic; as, tender expressions; tender expostulations; a tender strain.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Apt to give pain; causing grief or pain; delicate; as, a tender subject.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Heeling over too easily when under sail; said of a vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Regard; care; kind concern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To have a care of; to be tender toward; hence, to regard; to esteem; to value. ship that usually provides supplies to other ships a boat for communication between ship and shore car attached to a locomotive to carry fuel and water something used as an off

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tender coupled to a locomotive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To offer for delivery against futures.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An unconditional offer of a party to a contract to perform their part of the bargain For example, if the contract is a loan contract, a tender would be an act of the debtor where he produces the amount owing and offers to the creditor In real property law

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give notice to the clearing house of the intention to initiate delivery of the physical commodity in satisfaction of the futures contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Small vessel used to transport passengers and/or crew or supplies to and from shore when ship is at anchor Most large ships carry their own tenders, which are maintained as lifeboats in case of an emergency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Offer to purchase securities, usually at a premium above the market price, with the objective of taking control of the target company A tender offer may arise from friendly negotiations between the company and a prospective buyer or may be unsolicited and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer which incorporates the sum of money, time and other conditions required to carry out the contract obligations in order to complete a project or a part of it consisting of specified works.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act on the part of the seller of futures contracts of giving notice to the clearinghouse that he intends to deliver the physical commodity in satisfaction of the futures contract The clearinghouse, in turn, passes along the notice to the oldest buyer

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Small vessel used to transport passengers and/or crew or supplies to and from shore when ship is at anchor Most large passenger ships carry their own tenders, which are maintained as lifeboats in case of an emergency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer, especially an offer of money in settlement of a claim or debt, made in the form of an auction The classic form of tender was developed by the UK Treasury, whereby applicants would tender for an issue of Treasury bills, stating the price at which

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To give notice to the clearinghouse of the intention to initiate delivery of the physical commodity in satisfaction of the futures contract Also see Retender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The term tender can be used to describe any plant that will suffer from cold temperatures --even a light frost These plants generally come from tropical or sub-tropical regions and need special care when planted out of their native zone. A formal offer to

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The description of a plant that cannot withstand the frost and is likely to die if kept outdoors in cold conditions Tenderness is relative to the local climate in which the plant is grown. 1 To deliver payment or an item one is obliged to deliver;.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Offer of goods for transportation by shipper, or offer of delivery by carrier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A formal request for prices from a supplier where all potential suppliers receive exactly the same details on which to prepare a quotation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer of money, usually in satisfaction of a claim or demand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Small boat used to transport people to and from shore when the ship is at anchor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer to enter into a contract.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An offer of performance If it is unjustifiably refused, it places the other party to a contract in default.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

support ship , tender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. yardımcı gemi; gemiye ait olup yolcuları sahile getirip götüren kayık; lokomotife bağlı kömür ve su taşıyan vagon, tender; bakan veya hizmet eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. arz ve teklif etmek, sunmak; huk. kira veya borç vermeyi teklif etmek; i., huk. borç karşılığında para teklifi; teklif olunan şey. tender one's resignation istifasını vermek. tender one's services hizmet teklif etmek. legal tender geçerli para.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nazik, kolay üzülür, kolay incinir; ufak şeyden etkilenir; zayıf, olgunlaşmamış; müşfik, merhametli, şefkatli; dokunaklı, hassas; ince, narin, cılız; sevgi dolu, seven; dikkatli, incitmekten çekinir; körpe, gevrek, yumuşak. tenderly z. şefkatle . te

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). meyhanede içki veren kimse, barmen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat.), (huk.) suç isnadına itiraz etmiyorum (sanığın suçu üstüne almadan cezayı kabul etmesi halinde kullanılan tabir).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hakkı olmadan bir şeyi isteyen kimse, özellikle krallık tahtında hak iddia eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.ağzı geme alışmamış (hayvan).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (ço. foots, feet) Batı Amerika'nın çetin şartlarına henüz alışmamış kimse, güçlüklere alışkın olmayan kimse; başlangıç sınıfındaki erkek izci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. müşfik, yufka yürekli, şefkatli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yumuşatmak (et). tenderizer i. eti yumuşatıcı bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nazik büyümüş kimse; yeni çıkmış geyik boynuzu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sığır veya domuz filetosu. tenderloin district cinayet ve ırza geçme gibi suçların islendiği ve polise rüşvet vererek kolaylıkla örtbas edildiği bölge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by