Teres ne demek? | Teres anlamı nedir? | Teres

Teres anlamı nedir?

Teres ne demek?

Teres anlamı nedir?

Teres | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: teres

Türkçe Sözlük

(i.). Pezevenk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

either of two muscles in the shoulder region that move the shoulders and arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bastard. son of a bitch. primp. procurer. pander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

either of two muscles in the shoulder region that move the shoulders and arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşı casusluk , casusluk faaliyetlerini meydana çıkarma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tarafsızlık; meraksızlık, alâkasızlık, ilgisizlik. disinterested (s). tarafsız, önyargısı olmayan; kendi çıkarını gözetmeyen, kendi menfaatini düşünmeyen; ilgisiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). ilgi çekici, dikkate lâyık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interesting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. interesse). Menfaat, istifade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. T.). Sade kendi menfaat ve istifadesini düşünen, menfaatperes

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. histerezis. hysteret'ic s. histerezise ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) alaka, ilgi, merak; merak uyandırma, zevk verme kabiliyeti; hisse, pay; menfaat; kar, kazanç; faiz; (çoğ.) iktisadi hayatta hakim grup. in the interest of menfaatine, için. vested interests (ikt.) alakadar menfaatler; hakları tanınmış iktisadi m

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) alakadar etmek, ilgilendirmek; merakını uyandırmak; hissedar etmek, ortak etmek. interested (s.) meraklı; bir şeyde hakkı olan; menfaat gözeten. interested in a thing bir şeye meraklı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) enteresan, dikkate değer, çekici. interestingly (z.) alâka uyandıracak surette.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rüsûb» dan if.) (mü. müteressibe). Dibe çöken, durulan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. postrestant.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kişisel çıkar, hodbinlik, bencillik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(hıthıt): İran, Suriye, Afganistan ve Horasan dağlarında yetişen şeytanotu adlı bitkinin köküne yapılan kesiklerden akan koyu bir maddedir. Sarı esmer renkli, yumuşak balmumu kıvamında reçineli zamktır. Kullanıldığı yerler: Bağırsak gazlarını giderir. Hazmı kolaylaştırır. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur. Balgam söktürür. İsteri ve sinir hastalıklarında yatıştırıcı olarak kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

garden cress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watercress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Turpgillerden, çok nemli topraklarda yetişen bir cins tere (roripa nasturtium).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(sezab): Turpgiller familyasından; akarsu kenarlarında yetişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Gövdesi yeşil renkli, köşeli, parlak ve yatıktır. Boyu 30-40 cm kadardır. Kökü çoktur. Çiçekleri beyazdır. İçeriğinde; kükürtlü bir glikozit, sabit yağ, A, C, D vitaminleri ve mirozin vardır. Ev ilaçlarında usaresi kullanılır. Salata olarak da yenir. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. İdrar söktürür. Vücudu kuvvetlendirir. İştah açar. Skorbüt tedavisinde faydalıdır. Cinsel gücü artırır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Suyun dibine çökme ve durulma mânâsıyle kullanılıyorsa da bu mânâyı ifâde için rüsub demek daha doğrudur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Bir musiki makamı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sızma, terleme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترسب] tortulanma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tortulanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترشح] sızıntı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. alakadar olmayan, ilgisiz, aldırışsız, lakayt. uninterestedly z. ilgisizce. uninterestedness i. ilgisizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çekici olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by