Ters Repo ne demek? | Ters Repo anlamı nedir? | Ters Repo

Ters Repo anlamı nedir?

Ters Repo ne demek?

Ters Repo anlamı nedir?

Ters Repo | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: ters repo

Finansal Terim

(Reverse Repo)

Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe alınıp, bitiş valöründe geri satılmasıdır (Menkul kıymetin geri satım vaadiyle alımı).


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kıç direk yelkenleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخترشناس] yıldızbilimci.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [اخترشمار] yıldızbilimci. 2.geceleri uyuyamayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gümrük veya oktruva harcı ödenmemiş olan malların saklandığı depo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonded warehouse. entrepot. packing house. storehouse. warehouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bonded warehouse ardiye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warehouse. bonded warehouse. bounded warehouse. entrepot. bond. chandlery. store warehouse. principal store. wharfage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

warehouse line. warehousing business.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. içine acı otlar da karıştırılan bir nevi içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. hem acı hem tatlı olan; aynı zamanda iyi ve kötü olan; i. yaban yasemini, bot. Celastrus scandens.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). biraz yakılmış şeker ve tereyağı ile yapılan bir nevi karamela.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (mak). ana şaft ile makinaları işleten şaft arasında vasıta vazifesi gören şaft grup mili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). parola.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tasdik için ikinci olarak imza etmek. countersignature (i). ikinci imza, tasdik imzası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). havşa, havşa açmaya mahsus kalem; (f). havşa açmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karşı casus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar, antrepo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Bunun için önce şunu bilmemiz lazım. Filim kamerası ile fotoğraf makinesi arasında teknik açıdan büyük bir fark yoktur. Fotoğraf makinesinde her deklanşöre basışta film karesine bir görüntü kaydedilir, film kamerasında ise akan film üzerinde saniyede 24 görüntü karesi kaydedilir. Bunu aynı hızda perdeye yansıtırsanız gözümüz arka arkaya gelen karelerdeki küçük farkları algılayamaz, devamlı ve hareketli bir görüntü olarak görür.

Şimdi gelelim filmlerdeki tekerlekler meselesine. Kovboy filmlerindeki at arabalarının veya trenlerin tekerlekleri aracın hareketi ile ileriye doğru dönmeye başlar. Aracın hızı arttıkça perdede görüntüdeki tekerleğin dönüş hızı gittikçe yavaşlar, bir an durma noktasına gelir ve sonra araç ileri doğru gitmesine rağmen tekerlekler tersine dönmeye başlarlar, daha doğrusu gözümüze öyle görünürler.

Tekerlekleri saniyede 24 defa dönen ve hızla giden bir at arabasını düşünelim. Bunu saniyede 24 kare çeken bir kamera ile görüntülersek her kare tekerleğin aynı pozisyonunu aynı noktada görüntüleyeceği için gözümüz tekerleği duruyormuş gibi algılar. Tekerleklerin dönüş hızına bağlı olarak filmin her karesi tekerleğin tam tur atmamış halini görüntülerse bu sefer de tekerlekler geri dönüyormuş gibi görünürler. Gerek at arabaları ve gerekse trenlerde tekerleğin merkezi ile çevresi arasında bağlayıcı elemanlar olduğundan bunların pozisyonları ve sayıları daha değişik dönüş hızlarında da benzer görüntüyü vererek gözü iyice yanıltır. Bu tekerlekler düz daire şeklinde bir kapakla kapatılmış olsalar bu görüntü yanılgısı olmayabilir.

Sinema konusunda en çok merak edilenlerden biri de sessiz sinema zamanındaki eski filmlerde insanların niçin hızlı hareket ettikleridir. Aslında bunun iki nedeni vardır. Birincisi ilk filmlerin saniyede 16 görüntü geçecek şekilde çekilmesidir. Bunlar günümüzün saniyede 24 görüntü veren makinelerinde oynatıldığı zaman hareketler neredeyse yüzde elli hızlanmaktadır.

Diğer sebep ise eski filmlerin çoğunluğunu oluşturan komedilerin bu şekilde gösterilmesinin filmi daha gülünç kılmasıdır. Bu nedenle o zamanlarda, yani 1915 yılı civarında bile bazı komedi filmleri düşük hızda çekilir, saniyede 16 görüntü hızıyla oynatılarak karakterlerin daha komik görüntü vermeleri sağlanırdı. Günümüzdeki filmlerde bile bazen karakterler hızlı hareket ettirilerek komedi, yavaş hareket ettirilerek romantizm veya daha fazla şiddet etkisi yaratma yollarına başvuruluyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bunun için önce şunu bilmemiz lazım. Filim kamerası ile fotoğraf makinesi arasında teknik açıdan büyük bir fark yoktur. Fotoğraf makinesinde her deklanşöre basışta film karesine bir görüntü kaydedilir, film kamerasında ise akan film üzerinde saniyede 24 görüntü karesi kaydedilir. Bunu aynı hızda perdeye yansıtırsanız gözümüz arka arkaya gelen karelerdeki küçük farkları algılayamaz, devamlı ve hareketli bir görüntü olarak görür.

İimdi gelelim filmlerdeki tekerlekler meselesine. Kovboy filmlerindeki at arabalarının veya trenlerin tekerlekleri aracın hareketi ile ileriye doğru dönmeye başlar. Aracın hızı arttıkça perdede görüntüdeki tekerleğin dönüş hızı gittikçe yavaşlar, bir an durma noktasına gelir ve sonra araç ileri doğru gitmesine rağmen tekerlekler tersine dönmeye başlarlar, daha doğrusu gözümüze öyle görünürler.

Tekerlekleri saniyede 24 defa dönen ve hızla giden bir at arabasını düşünelim. Bunu saniyede 24 kare çeken bir kamera ile görüntülersek her kare tekerleğin aynı pozisyonunu aynı noktada görüntüleyeceği için gözümüz tekerleği duruyormuş gibi algılar.

Tekerleklerin dönüş hızına bağlı olarak filmin her karesi tekerleğin tam tur atmamış halini görüntülerse bu sefer de tekerlekler geri dönüyormuş gibi görünürler. Gerek at arabaları ve gerekse trenlerde tekerleğin merkezi ile çevresi arasında bağlayıcı elemanlar olduğundan bunların pozisyonları ve sayıları daha değişik dönüş hızlarında da benzer görüntüyü vererek gözü iyice yanıltır. Bu tekerlekler düz daire şeklinde bir kapakla kapatılmış olsalar bu görüntü yanılgısı olmayabilir.

Sinema konusunda en çok merak edilenlerden biri de sessiz sinema zamanındaki eski filmlerde insanların niçin hızlı hareket ettikleridir. Aslında bunun iki nedeni vardır. Birincisi ilk filmlerin saniyede 16 görüntü geçecek şekilde çekilmesidir. Bunlar günümüzün saniyede 24 görüntü veren makinelerinde oynatıldığı zaman hareketler neredeyse yüzde elli hızlanmaktadır.

Diğer sebep ise eski filmlerin çoğunluğunu oluşturan komedilerin bu şekilde gösterilmesinin filmi daha gülünç kılmasıdır. Bu nedenle o zamanlarda, yani 1915 yılı civarında bile bazı komedi filmleri düşük hızda çekilir, saniyede 16 görüntü hızıyla oynatılarak karakterlerin daha komik görüntü vermeleri sağlanırdı. Günümüzdeki filmlerde bile bazen karakterler hızlı hareket ettirilerek komedi, yavaş hareket ettirilerek romantizm veya daha fazla şiddet etkisi yaratma yollarına başvuruluyor.


Genel Bilgi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (kasap). ön ayak ve yanındaki kısımlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sokak çocuğu, köprüaltı çocuğu, küçük külhanbeyi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) karargâh; kumanda merkezi; merkez büro; merkezde çaIışanlar .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ırmağı besleyen kaynaklar .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(z)., (s)., (i). aceleyle, telâşla; (s). karmakarışık; gelişigüzel; (i). telâş, karmakarışık şey, kanşıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). but (bilhassa kesilmiş hayvanda), kaba et.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) okullar arası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) kesişmek; katetmek, kesmek, ikiye bölmek, birbiri üzerinden geçmek (yol).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kesişme, kavşak; (geom.) kesişme noktası veya hattı, ara kesit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yağışların bir kısmının, bitkilerin toprak üstü kısımları tarafından tutularak tekrar buharlaştırılması sürecidir. Bu yolla, toprağa varmadan tekrar atmosfere dönen yağış suyu miktarı, özellikle ormanlarda yağışın yüzde 30’una kadar varabilir. ( Interzeption/interception )

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tatil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) ara vermek, aralık bırakmak; (i.) ara, aralık, fasıla .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) arasına serpmek, karıştırmak. interspersion (i.) serpiştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) ABD eyaletleri arasında olan .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) yıldızlar arasında vaki olan, yıldızlar arasındaki mesafelere ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yarık, çatlak; birbirine yakın iki parça arasındaki açıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) çatlağa ait; dokulararasında bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (jeol.) başka tabakalar arasında tabaka olarak bulunan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo), (the ile) fazla sinirlilik. jittery s. çok sinirli. get the jitters sinirli olmak, korku duymak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Karaciğerin görevini yeterince yapmaması sonucu görülen bir hastalıktır. Belirtileri bağırsaklarda gaz, karın şişliği, sağ böğürde ağrı, burun kızarması, solgun renk, yüz ve elde çil gibi lekeler, paslı dil, ağızda acılık, mide bulantısı, kabızlık, çarpıntı, el ve ayak şişleri, görme ve işitmede azalma görülür. İdrar rengi, sabahları koyu, gündüz ise açık ve durudur. İdrara çok çıkılır. Hastanın çukulata, baharatlı yiyecekler, turşu, kızartmalar, ve yağlı şeyler yememesi gerekir. Tedavi için aşağıdaki reçetelerden faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Ayva

Hazırlanışı : 2 tane ayva külde pişirilip, yemeklerden önce yenir. Bunun yerine ayva marmelatı da yenebilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprincipled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprincipled. worthless. characterless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unprincipled. lacking moral fiber. disreputable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kıvır kıvır bir çeşit ince kumaş yahut kâğıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crepon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. delikli mercan; bu mercanı yapan hayvancık

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöneticilik, yönetim; ustalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Allah’tan korkmayan.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Büyükayı takımyıldızındaki işaret yıldızları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ağır çekmek; baskın gelmek, ağır basmak, galip gelmek; hâkim olmak. preponderance, -cy i. çoğunluk, üstünlük. preponderant s. ağır basan, baskın gelen, hâkim, galip. preponderantly z. üstün şekilde, çoğunlukla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (edat) prepositional s. edat kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., gram. nitelenen kelime önüne eklenmiş (kelime).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. meşgul etmek, zihnini işgal etmek; lehinde fikir hasıl ettirmek. prepossession i. tarafgirlik; zihin meşguliyeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. cazibeli, alıcı. prepossessingly z. cazibeyle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. akıl almaz, inanılmaz, mantığa aykırı, abes. preposterously z. mantıksızca.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok güçlü, nüfuzlu; biyol. dölüne daha fazla özellikler geçirme yeteneği olanç prepotency i. nüfuzluluk; biyol. dölüne kendi özelliğini geçirme yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (bir kütüğü) uzunlamasına dörde biçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden silah olarak kullanılan bir kadem boyunda sopa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repos. repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An agreement in which one party sells a security to another party and agrees to repurchase it on a specified date for a specified price See: Repurchase agreement. Purchase of Treasury securities from a securities dealer with an agreement that the dealer w

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An agreement in which one party sells a security to another party and agrees to repurchase it on a specified date for a specified price See: repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Another name for a repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A contract in which the seller of securities, such as Treasury Bills, agrees to buy them back at a specified time and price Also called a repurchase agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A financial transaction in which one party 'purchases' securities for cash and simultaneously the other party agrees to 'buy' them back at some future time according to specified terms Municipal bond and note issuers have used repos to manage cash on a sh

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short hand for REPURCHASE AGREEMENT.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Allocations of NERSC resources are made to repositories , which are group accounts In general, a repo has many users, working on a common scientific project, lead by a single PI Any charges incurred by a user must be drawn from the account belonging to so

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Reproduction - normally refers to accessories or cards.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Repurchase Agreement)

Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe satılıp, bitiş valöründe geri alınmasıdır (Menkul kıymetin geri alma vaadiyle satımı).


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. söylemek, anlatmak, nakletmek; rapor vermek veya yazmak; resmen malumat vermek veya yazmak; haber yaymak; haber vermek, şikayet etmek; kendi hakkında malumat vermek; i. rivayet, şöhret, şayia, söylenti; rapor, takrir, malumat; top sesi, patlama

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gazete muhabiri; muhbir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. muhbirlik kabilinden; röportaj kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yatırmak; yatmak, dinlenmek, istirahat etmek; dayanmak, güvenmek; i. rahat, istirahat, dinlenme; emniyet, güven, sükun; ahenk. reposeful s. dinlendirici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. teslim etmek, bırakmak, depo etmek, yığmak. repository i. hazine, mahzen, ambar; sırdaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) I. Yüzün zıddı, arka. 2. Bir Aletin kesmeyen tarafı, gerisi: Kılıcın, baltanın tersi, 3. Bir şeyin aşağıdan yukarıya, geriye öne olan istikameti. Ar. aks, hilâf. 4. Bazı hayvanların pisliği: Pire tersi, sinek tersi. 5. Yüzü arka ve arkası yüz olacak surette dönmüş: Ters kürk, ters pantolon 6. Doğru olmayan, doğru gitmeyen: Ters yol, ters yazı. 7. Zıd, aykırı. Ters iş. 8. Fena, aksi, uğursuz: Ticarete başladı, fakat işi ters gitti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Korku.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reverse. inverted. inverse. upside-down. backward. adverse. wrong. opposite. opposing. bad-tempered. cranky. grumpy. unfavorable. unfavourable. acrimonious. agley. amiss. awkward. awry. bloody-minded. churlish. contradictory. contrary. converse. coun. ali

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inverse. reverse. converse. reverse of sth. back of sth. opposite or other side. edge. or end. inverse or opposite of sth. blunt edge. abrupt. acerbic. adverse. amiss. anti. awry. bloody minded. brusque. churlish. contrary. counter. crabbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترس] korku.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İki tuş takımına sahip bir kızılötesi uzaktan kumanda. 1. Yüz, yalnızca günlük kullanım için ana düğmelere sahiptir; 2. Yüz ise TV’nin, video kaydedicinin ya da Lazer Disk oynatıcının tam kontrolü için gerekli tüm işlevlere sahiptir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Başka üreticilerinkiler de dahil olmak üzere video kaydediciler, Lazer Disk oynatıcılar ve ses cihazlarının temel çalıştırma işlevlerini öğrenme ve kullanma kapasitesine sahip bellekli kızılötesi uzaktan kumanda.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

Resim sanatında, kaçış noktasının betilerin ardında ve ufuk çizgisi üzerinde değil, betilerle seyirci arasında yer aldığı perspektif türü. Böyle bir perspektifte betilerin seyirciye göre daha uzakta olan kesimleri küçük görüneceklerine, aksine daha irileşirler. Bu nedenle betimlenen nesneler gerçektekinin tam tersi bir görünümde resmedilmişlerdir.

Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Reverse Repo)

Bir menkul kıymetin işlemin başlangıç valöründe alınıp, bitiş valöründe geri satılmasıdır (Menkul kıymetin geri satım vaadiyle alımı).


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inside out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Korkan, korkak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F), Hıristiyan, Nasrânî, Isâ dininden.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترسا] Hıristiyan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Korkan, korkarak

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترسان] korku ile, korkarak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Arapça dâr-üs-sanâat’ tan değişmiş, Latince darsana’dan). Gemilerin yapıldığı yer.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İt. tersana

gemilik

Gemi yapılan yer.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dockyard. navy yard. dock. shipyard. yard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipyard. naval docks. navy yard. repair shipyard. shipbuilder's yard. shipwright's wharf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Bahriyeli.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترسایان] Hıristiyanlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kısa ve özlü (söz), veciz. terse'ly (z.) kısa ve öz olarak. terse'ness (i.) kısa oluş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترس انگيز] korkunç, korku salan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترصيع] mücevher işleme, mücevher kakma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترسيب] tortulandırma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «resm» den). Çizme, resmini yapma, resim ve şeklini çıkarma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ترسيم] resmetme, resimleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

resimlenmek, resmedilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

resimlemek, resmetmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conversely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the contrary. counter to sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. tertiaire

kim. üçüncül

Organik bir birleşiğin formülünde öbür üç karbon atomuna bağlı olan (karbon atomu).


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sert cevapla reddetmek. 2. (hayvanlar) Pislemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scold. snub. send to the rightabout. rebuff. snap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rebuff. snub. to snap at. to rebuff. to scold. to snap et. to snub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to speak sharply. to give sb a short answer. to snap at. to make representations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Sertlik, kabalık, huysuzluk etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be given a short answer. to be snapped at. to meet with a rebuff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

( (.). ). Tersine dönmüş olan şeyin hâli. 2. Doğru olmayış, eğrilik. 3. Zıddiyet, muhalefet: Bu işin tersliği. 4. Fenalık, uğursuzluk Ticarete başladı, fa kat işinde bir terslik var. 5. Kötü tabiat, huysuzluk, sertlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acrimony. hitch. mishap. reverse. spleen. contrariety. contrariness. peevishness. grumpiness. cantankerousness. misfortune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adverse happening. untoward event. peevishness. contrariness. acerbity. bile. distemper. mood. perversity. setback. tantrum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترسناک] korkunç.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invert. reverse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invert. turn. turn inside out. turn out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. söylenmemiş, anlatılmamış; bildirilmemiş, beyan edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iki ne arasındaki set; su bölümü çizgisi; boşaltma havzası; sınır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. sahil, kıyı, yalı; s. sahilde yaşayan; su kenarında biten; sahile özgü; sahilde çalışan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. su kayağı yapmak; i. su kayağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslak, sırsıklam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. suda eriyebilen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. denizden veya gölden kasırga kuvvetiyle hortum halinde yukarı çekilen su, deniz hortumu; oluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

karışık baharatlı et sosu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yeterliği olmayan, kifayetsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defective. deficient. disqualified. exiguous. half-way. handicapped. inadequate. incapable. incommensurate. incompetent. inconclusive. inefficient. ineligible. insufficient. meager. meagre. powerless. scant. scanty. scrimp. scrimpy. shoestring. short.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficient. impotent. inadequate. incompetent. inconclusive. inefficient. insubstantial. insufficient. meager. poor. powerless. scanty. short. skimpy. slender. subnormal. substandard. unequal. unqualified. weak. incapable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insufficient. deficient. exiguous. hopeless. inadequate. incommensurate. incompetent. meagre. poorly. ropy. scant. scanty. slim. in short supply. thin. unsatisfactory. ropey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficiency. disability. disablement. flimsiness. handicap. inability. inadequacy. incapability. incapacity. incompetence. inefficacy. insufficiency. littleness. paucity. poorness. poverty. scantiness. scantness. slenderness. slimness. spareness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficiency. disability. failure. inability. inadequacy. incapacity. incompetence. insufficiency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deficiency. disability. inadequacy. incompetence incompetency. insufficiency. paucity. scantiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by