Tho ne demek? | Tho anlamı nedir? | Tho

Tho anlamı nedir?

Tho ne demek?

Tho anlamı nedir?

Tho | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tho

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. though.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(Lat), (huk). sofradan ve yataktan (boşanmanın bir çeşidi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sonradan akla gelen fikir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

baçlaç gerçi, her ne kadar, ise de, olmakla beraber, olduğu halde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (gram). bir cümle içinde anlam uyuşmazlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ingiliz kilisesine mensup olup Katolikliğe meyleden (kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). seçme edebi parçalardan derlenmiş eser, antoloji. antholog'ical (s). antolojiye ait. anthologist (i). antoloji düzenleyen kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ)., (zool). mercan familyasından olan deniz hayvanları.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

aft, aft humması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). yazar, müellif, muharrir; yaratıcı, müsebbip; yazarın eserleri; (f). yazmak , eser yazmak authoress (i). kadın yazar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). serbestlige imkan vermeden yöneten; (i). sıkı idare taraftarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i) yetki, salâhiyet, hâkimiyet , otorite; hükümet; itibar, nüfuz; bilirkişi, ehli vukuf, erbap; şahadet, şahit; yetkili sayılan kitap veya yazar. the authorities yetkili olanlar; polis ve hakimler author'itative (s). yetkili, salahiyettar; itima

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). izin, ruhsat, cevaz; tensip, uygun görme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). yetki vermek, saIâhiyet vermek; yetkili olarak kurmak; izin vermek; ruhsat vermek; müsaade etmek; caiz görmek; teyit etmek, tasdik etmek. Authorized Version Kitabı Mukaddes'in 1611'de yapılan ingilizce tercümesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yazarlık, muharrirlik, müelliflik; kaynak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esas yerli, bir yerin kadim insanı (hayvanı, bitkisi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yerli, kadim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., jeol. derinde bulunan bir çeşit volkanik kaya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). deniz derinlik ölçeği, iskandil aleti, batometre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). orduda yük beygiri

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). üslüpta gülünç bir şekilde yüksekten düşme; herkesce söylenmiş ve adi konulan işleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deniz dibi alemi, deniz dibinde yaşayan bitki veya hayvanlar. benthoscope i. deniz dibi araştlrmalarında kullanılan küre şeklinde motorsuz denizaltı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayıkhane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cehri, bot. Rhamnus infectorius; topalak, bot. Rhamnus chlorophorus globosus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). katot, negatif elektrot. cathode ray katot şuası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(i). Iiberal, açık fikirli; evrensel, genel, umumi; (bh). Katolik kilisesine bağlı olan; (i).,(bh). Katolik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Katoliklik, Katolik kilisesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). açık fikirlilik, düşünce özgürlüğü; dünyaya yaygın oluş, evrensellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). Katolikleştirmek, Katolikleşmek; evrenselleşmek, evrenselleştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). her derde deva olan ilâç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). kabuklular ve örümcek gibi eklembacaklılarda baş ve göğüs kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). renkli taş basma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (mit). öIüler diyarının ilâhları ve ruhlarına ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). adliye sarayı, mahkeme binası; ilçe hükümet binası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uçlarında elektron çarptığı zaman parlamak üzere ayarlanmış fosfor tabakası bulunan, böylece ekranda görüntü oluşumunu sağlayan tüpler.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (dilb). diftong, iki seslinin bir hece halinde kaynaşması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Estonya. Esthonian (s.), (i.) Estonya'ya özgü: (i.) Estonyalı: Estonya dili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (sosyol.) bir kavmin özellikleri; toplumsal bir kurumun özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kulaç (uzunluk ölçü birimi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). iskandil etmek; etraflıca anlamak. fathomable (s). anlaşılabilir; iskandil olunabilir. fathomless (s). dibine erişilmez, pek derin: anlaşılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayak basacak sağlam yer, garantili yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ihtiyat, tedbir; basiret; evvelden düşünme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. hakiki çeneli omurgalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) alıç, (bot.) Crataegus oxyacantha.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (k).dili tepeden bakan, kibirli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. limonluk, ser.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. cathode.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) budak yeri, budak deliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Lesotho.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fener kulesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. taşbasması resim: f. taşbasmasıyle resim yapmak. lithog'rapher i. litografyacı. lithog'raphy i. taşbasması, litografi, litografya. litograph'ic(al) s. litografiye ait. litograph'ically z. litografya ile.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşbilim, litoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ilâçla mesane taşını eritme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mesanedeki taşı dağıtıcı veya eritici (ilâç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. mesane taşını muayeneye mahsus alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. arzın kabuğu, taşküre, litosfer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. mesaneden taş çıkarma ameliyatı. lithotomic(al) s bu ameliyata ait.lithot'omist i. bu ameliyatı yapan cerrah. lithotomize f. bu ameliyatı yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. mesane taşını kırarak çıkarma ameliyatı.lith'otrite i. mesane taşını kırma aleti. lithot'ritist i. bu ameliyatı yapan cerrah.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzun mesafe koşusu, maraton.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. mantol, nane ruhundan çıkarılan ıtırlı bir madde. mentholated s. mantollü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ing. 1ades kemiği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yöntem, usul, metot; yol, tarz; düzen, nizam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nizamlı, munta zam, düzenli, yöntemli; sistemli. methodically z. düzenli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Metodist, bir Protestan mezhebi üyesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. usule uydurmak, intizam vermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. metodoloji, yöntembilim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., dilb. tek sesli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. efsane yaratıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. mitolojik, esatiri. mythologically z. esatir kabilinden, mitolojiye göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mitoloji. mythologist i. mitoloji uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. efsane yaratıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ.-thoi) mitos; mit; mitoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinir sistemi patolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. hayvanlar ilminin kuşlar bölümü, ornitoloji. ornitholog'ical s. kuşlar bilgisine ait, ornitolojik. ornithologist i. kuş uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. duckbill.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

önek doğru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, orthocephalous s. kafatasının uzunluğu ile eni arasındaki oran orta derecede olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dişleri koruma veya bozuklukları düzeltme ile uğraşan dişçilik dalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doktrini sağlam; . dinsel inançlarına sadık; doğru, tam, uygun; b.h. Ortodoks kilisesine mensup; yürürlükteki usule uygun. orthodoxly z. kabul edilmiş bir fikre uygun olarak. orthodoxy i. Ortodoksluk; akidenin doğruluğu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğru telaffuz ilmi; doğru telaffuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. düz oluş, ortogenez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., geom. dikgen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. imla usulü, imlâ. orthograph'ic(al) s. imlaya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. ortopedi. orthopedist i. ortopedi uzmanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. düzkanatlılar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gözün içini muayeneye mahsus alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayrı kulübede apteshane; çiftlikte asıl binadan ayrı ufak bina; çoğ. müştemilat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. hastalığa sebebiyet veren mikrop veya virüs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. patoloji, hastalıklar bilimi; bir hastalığın seyri. pathologist i. patolog, hastalıklar bilimi uzmanı. pathological s. patolojik. patholog'ically z. patolojik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merhamet ve sempati gibi his uyandırma gücü veya yeteneği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çatı katı, çekme kat; sundurma, önü açık ve bir tarafı duvara yapışık meyilli çatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pis ve mikroplu yer, hastalık bulaştıran yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bitki patolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kaptan köşkü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dolgunluk, fazlalık; tıb pletor, kan fazlalığı, kan toplanması .plethoric s. pletorik, kan toplanması kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. plevra boşluğunda gaz toplanması; ciğer söndürme, hava verme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. lombar; kale mazgalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (yolda) derin çukur; kayalarda su ve çakılların açtığı çukur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tencereyi ateş üzerine asmaya mahsus S şeklindeki çengel; özellikle el yazısı öğrenenlerin S şeklindeki çizgileri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. papazlık; papazlar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat., zool. sivri çeneli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baş katip; İstanbul Rum patriğinin baş katibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -raxes, - races) zool. böceklerde göğsün ön kısmı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. akıl hastalıkları ilmi, psikopatoloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. pislikten veya çürümüş şeylerden meydana gelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Delfi civarında Apollon tarafından öldürülmüş olan çok büyük bir yılan; k.h. piton, zool. Python.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gaipten haber veren falcı kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kehanet kabilinden; kehanette bulunmaya yeltenen; yılana ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dinlenme evi, konak yeri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kutsilik, evliyalık; azizler, evliyalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kısa boynuzlu iri bir cins sığır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s,. min. ispat taşma benzer, ispatik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hollanda'da genel vali.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. göğus dinleme cihazı, stetoskop. stethoscopicals. stetoskopla ilgili. stethoscopically z. stetoskopik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kürek ıskarmozu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Thomas Aquinas ve taraftarlarının dogmatik felsefesi. Thomist s. bu felsefeye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. sırım, ince kösele şerit; f. sırımla bağlamak; sırım takmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (eski) iskandinavyalıların yıldırım ve savaş tanrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

I., anat. göğüs, toraks; zool. toraks. thoracic s. göüste olan, göğüse ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

içtoryum

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

içdiken; üzüntü cefa; dikeni çok bitki; (eski) İngilizce'de th sesini gösteren harfin adıö thorn apple alıç bot. Crataegus azarolus; tatula, bot. Daturastra monium. thorn in the flesh baş belâsı. thorn'y s. dikenli; belâlı, cefalı sıkıntılı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vatoz, kedibalığı, zool. Raia clavata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, mükemmel; çok dikkatli; baştan başa. thoroughly z. tamamen, adamakıllı. thoroughness i. kusursuzluk; dikkatlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. saf kan; soylu; tam; i. saf kan hayvan; b.h. bir cins at; k.dili. kültürlü kimse .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cadde, yol, geçit. No thoroughfare Yol yok.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, daniska; çok dikkatli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. her çeşit yuruyüşe alışkın (at); her şeye gelir, tam, mükemmel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. that.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

zam., (eski) (-in hali thy, thine: -i hali thee: çoğ. ye, your, yours, you) sen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bağlaç), z. her ne kadar ise de, velev, gerçi; yine olsa da; z. bununla beraber, olduğu halde. as though sanki, güya, -miş gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. düşünce, fikir, tasavvur, mütalaa; düşünme düşünüp taşınma; endişe; görüş, kanaat; düşünme kuvveti; ümit; nad. bir parça. a happy thought mutluluk veren düşünce. on second thought daha iyi düşününce .take thought düşünmek, tartmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düşünceli; dikkatli; başkasını düşünür, saygılı, nazik. thought fully z. düşünceye dalarak; nazikçe, incelikle. thoughtfulness i. düşüncelilik; nezaket.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düşüncesiz, saygısız, dikkatsiz, pervasız; ahmak, avanak. thoughtiessly z. düşüncesizce. thoughtlessness i. düşüncesizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düşünüp taşınılmış, tasarlanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. bin; i. bin rakamı; çok büyük sayı. thousandfold i., s. bin kat, bin misli. thousandth s. bininci; binde bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir hecede birleşmiş üç ünlü. triphthon'gal s. bir ses çıkaran birleşik üç ünlü kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yetkisiz; resmi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. derinliklerine varılamaz, anlaşılmaz, kavranılamaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Ortodoks olmayan; geleneklere karşı, adetlere ayklrı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. düşünülmemiş, hatıra gelmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. saygın, itibarlı, makbul.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alıç, bot. Crataegus azarolus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-held, -holding) elinde tutmak, kendine saklamak, bırakmamak; kısıtlamak; vermemek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(edat), z., i. -sız, -meyerek, -meden, -meksizin, hariç; dışında; z. dışarıda; i. dış. without fear korkusuz. without taxes vergiler hariç. without thinking düşünmeden, gayri ihtiyari. do without, go without -sız olmak; yetinmek. times without number def

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) sarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i., antro. sarışın; i. sarışın kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tıb. deride sarı lekeler hasıl eden hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. biyokim. bitkilerde bulunan sarı renk maddesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sarı; sarı ırka ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by