Tie ne demek? | Tie anlamı nedir? | Tie

Tie anlamı nedir?

Tie ne demek?

Tie anlamı nedir?

Tie | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tie

İngilizce - Türkçe Sözlük

in with k.dili ile ilişkisi olmak. tie into hızla sarılmak; (argo) haşlamak; tutmak. tie one on (argo) sarhoş olmak. tie one's tongue susmak, susturmak. tie the knot evlenmek, evlendirmek. tie to himayesine sığınmak. tie up bağlamak; bağlayıp kapamak

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bağ, düğüm; fiyonga; kravat, boyun bağı; rabıta, bağlantı, kayıt; berabere kalma; bir binanın kısımlarını tutan lata veya demir kuşak; demiryolu traversi; müz. bağlı nota işareti; çoğ. bağlı alçak ayakkabı. tie beam duvar latası. tie clasp, tie cli

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-d, tying) bağlamak, raptetmek; düğümlemek; birleştirmek, bitiştirmek; k.dili. izdivaçla bağlamak, evlendirmek; müz. bağlamak; berabere kalmak. tie a can to (argo) kovmak. tie by the leg engel olmak. tie down kayıt altına almak, bağlamak. tie

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Lübnan Suriye sınırında ve Lübnan dağlarının doğrultusunda bir dağ silsilesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kusmayı önleyen (ilaç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). başın tepesindeki kellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). renklerle ilgili; (müz). kromatik, seslerin yarımşar ton ara ile birbirlerini takip etmeleri ile ilgili. choromatic scale (müz). kromatik gam. choromatically (z). kromatik olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). bir şehri veya şehirleri kapsayan; şehir haline konmuş; şehir gibi meydana getirilmiş. citified (s). şehir hayatına uymuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Avrupa'da özellikle 14 ve 15 yüzylllarda prenslerin veya devletlerin hizmetine girmiş paralı askerlerin kumandanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). razı, muvafık birbirine uygun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (argo). bit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). saray mensubu, padişahın nedimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (k).dili cici kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). tırnakların etrafını çevreleyen ölü deri; (bot). kutikul; epiderma, üst deri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). ellinci; (i). ellide bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (i). kırkıncı; (i). kırkta bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hudut, sınır, hudut bölgesi; yerleşilmemiş bölge, boş bölge; ilimde keşif sahası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. hatâyâ). 1. Yanlış. 2. Suç, kabahat (Osmanlıca’da cem’i daha çok ve «hatâ» kelimesinin cem’i gibi kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). (tied, tying veya tieing) el ve ayakları beraber bağlamak; (k).dili (bir kimseyi) aciz bir durumda bırakmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. sabırsız, tahammülsüz, içi tez, tez canlı; hoşgörü sahibi olmayan, müsamahakar olmayan; titiz, sinirli. impatience i. sabırsızlık. impatiently z. sabırsızllkla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hastanede yatan hasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hissi olmayan, hissiz, cansız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. sanat unsuru.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. meslek, iş, meşguliyet

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kravat, boyunbağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ayakta tedavi edilen hasta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. kadın külotu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sabır tahammül, sebat, dayanma; informal dişini sıkma; ing. tek kişi tarafından oynanan bir iskambil oyunu. patience dock labada, bot. Rumex patientia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sabırlı, dayanıklı, mütehammil; azimli, sebatkâr; i. tedavi altında bulunan hasta. patiently z. sabırla, tahammülle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kapı yerine kullanılan perde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mat. bölüm; bir niceliğin diğerinde kaç kere olduğunu belirten sayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Fr. irat sahibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doymuşluk, tokluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bayan külotu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., tıb. iskorbüt hastalığı ile ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sezgililik; duygululuk; bilinçlilik; sezgi, sezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) sezgili; duygulu, duygun; (i.) duygulu kimse; akıl. sentiently (z.) duyarak, hissederek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (İskoç.), (bak.) Shetland pony.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., ask. yarma hareketi, huruç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. kızışma altı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. sevgili; sevgilim, canım; ing. şeker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «hatâ» dan masdar). 1. Birini hatalı bulma, hatâ yükleme, yanlışını çıkarma: Beni, benim sözümü tahtie etmek istiyaor. 2. mec. Azarlama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تخطئه] hata bulma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kumaşı düğüm atarak boyama işlemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. perdeyi bir yanda tutan şerit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bağlantı. tiein sale bir şey satın alabilmek için başka bir şeyi de alma şartı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sıra, kat; amfide yükselen sıra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. 42 galonluk fıçı; kil. sabahın üçüncü saati, sabah duası saati; üçlü takım; eskrimde bir vaziyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Ateş arazisi, Güney Amerika'nın en güney ucundaki taklmadalar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gecikme, güçlük; k.dili bağlantı, ilgi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dili tutulmuş. tongue twister tekerleme, ses oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yirminci; yirmide bir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çözmek, açmak; halletmek; çözülmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. Akıllıya bir söz yeter, Arife tarif gerekmez. kıs. verbum sap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by