Tıla ne demek? | Tıla anlamı nedir? | Tıla

Tıla anlamı nedir?

Tıla ne demek?

Tıla anlamı nedir?

Tıla | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tila

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Sürülecek şey. 2. Gümüş eşyayı yaldızlamaya mahsus altın, altın yaldız. 3. (tıp) Ağrıyan yer üzerine sürülen ilâç.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طلاع] yaldız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quotation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to quote.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altı saz veya sesten müteşekkil topluluk için yazılan çoksesli musiki eseri.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Ünlü, namlı, şöhretli. 2.Atilla’dan sonra tahta geçen ünlü hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

details. obtained // details can be obtained from. specialities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (zool). kıkırdak, kıkırdak kısım. cartilage bone kıkırdaktan meydana gelen kemik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kıkırdaklı; kıkırdağa benzer; iskeleti daha ziyade kıkırdaktan meydana gelmiş olan (köpekbalığı v.b.).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Denerseniz göreceksiniz ki, bir gazete sayfasını yukarıdan aşağıya düzgün olarak yırtabilirsiniz. Ancak sağdan sola yani enine yırttığınızda düzgün yırlamazsınız, muhakkak zikzaklar oluşur.

Gazete kağıdının ana maddesinin ağaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir gazete kağıdında ağacın lirleri yukarıdan aşağıya olacak şekilde gelir.

İşte bu sebeple bir gazete sayfasını düşey olarak yırtarsanız, yırtık, liflerin yolunu takip ederek düzgün bir şekilde aşağıya kadar iner. Enine yırtıldığında, her life rastlayışında yırtılma zikzak çizer.

Peki lifler niçin düşey doğrultuda? Bunun nedeni kağıdın üretiliş biçiminde yatıyor. Bu lifler çok az su içeriyor ve üretim bandında, bandın hareketi boyunca yayılıyor. Üretim bandı sonunda su kuruyor ama, lifler kağıtta uzunlamasına yer alıyor.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Denerseniz göreceksiniz ki, bir gazete sayfasını yukarıdan aşağıya düzgün olarak yırtabilirsiniz. Ancak sağdan sola yani enine yırttığınızda düzgün yırtamazsınız, muhakkak zikzaklar ouşur.

Gazete kağıdının ana maddesinin ağaç olduğunu hepimiz biliyoruz. Bir gazete kağıdında ağacın lifleri yukarıdan aşağıya olacak şekilde gelir.

İşte bu sebeple bir gazete sayfasını düşey olarak yırtarsanız, yırtık, liflerin yolunu takip ederek düzgün bir şekilde aşağıya kadar iner. Enine yırtıldığında, her life rastlayışında yırtılma zikzak çizer.

Peki lifler niçin düşey doğrultuda? Bunun nedeni kağıdın üretiliş biçiminde yatıyor. Bu lifler çok az su içeriyor ve üretim bandında, bandın hareketi boyunca yayılıyor. Üretim bandı sonunda su kuruyor ama, lifler kağıtta uzunlamasına yer alıyor.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. «belâ» dan masdar). Bir şeye tutulma, düşkünlük mübtelâ oluş (Arapça’da mânâsı deneme ve imtihandır).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ابتلا] tutkunluk, müptelalık, düşkünlük.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

convulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اختلاج] çırpınma. 2.seğirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (c. ihtilâfât). Uymayış, uyuşmama, Osm. adem-i tevafuk: Aramızda ihtilâf vardır. İhtilâf çıktı. İhtilâf-ı Arâ = KAfi rey toplanamaması. Ihtilâf-ı leyi ve’n-nehâr = Gece ile gündüz arasındaki fark. (hukuk) İhtilâf-dâr = iki kimseden biri bir devlet, diğeri başka bir devlet tab’asından olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disagreement. controversy. difference. dispute. discord. disunion. disunity. scission. strife. dissension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discord. split. conflict. dispute. disagreement. dissension.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conflict. disagreement. dispute. difference. case. controversy. discord. case under dispute. dissension. faction. friction. variance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختلاف] uyuşmazlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختلافات] uyuşmazlıklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution. insurrection. rising.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civil insurrection. revolution. disorder. confusion. disturbance. war exclusion clause.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اختلال] bozukluk, arıza. 2.ihtilal.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اختلالات] bozukluklar. 2.ihtilaller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

revolutionary. revolutionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). 1. Düş azma. 2. Baliğ olma, bülûğ yaşına erme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [احتلام] düşazma, şeytan aldatması.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ihtilâsât). Çalma, Ar. sirkat (asıl mânâsı elçabukluğu ile aşırma iken bizde en fazla hırsızlık mânâsiyle kullanılır). Ihtilâs-ı vakt = Meşguliyetler arasında biraz vakit bulma, aralık bulma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اختلاس] zimmetine para geçirme, para çalma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «halt» tan masdar). Karışıp görüşme: Ahlâksız adamlarla ihtilâf etmemeli (Arapça’da bu mânâ ile muhâlata kelimesi kullanılır). İhtilâttan memnû = Kimse ile görüşmesine müsaade olunmayan tutuklu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complication. social relations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

complication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اختلاط] karışma. 2.görüşme, kaynaşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

karışmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). 1. Dolma: Sarnıcın yağmur suyu ile imtilâsı. 2. Dolgunluk: Imtilâ-yı mide: Mide dolgunluğu. 3. (tıp) Kan durma, kan toplanma: Imtilâ-yı ev’iye, imtilây-ı dem, imtilây-ı kilye (eski terimler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

addiction. devotion. habit. indulge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İSTİLA) (i. A. «vely» den masdar). 1. Ele geçirme, hâkimiyeti altına alma: Bir memleketi istilâ etmek. 2. Yayılmak, kaplamak: Veba bütün o tarafları istilâ etti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ulûvv» den masdar). Yükselme, yükseklik bulma («İtilâ» daha çok kullanılmıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invasion. incursion. spreading over. infestation. irruption.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infestation. influx. invasion. plague. occupation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invasion. occupation. spreading over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [استيلا] yayılma, ele geçirme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

annex. invade. overrun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to invade. overrun.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yayılmak, ele geçirmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) İstilâ eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invasive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invader.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invader. invasionist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulh» ten masdar) (c. ıstılâhât). 1. Bir ilim ve sanata mahsus kelime ve tâbir. Herkesin bildiği lügat mânâsından başka ilmî ve fennî bir mânâyı taşıyarak kullanılan kelime ki, şimdi Fr. terme’den alınarak terim denmektedir: Istılâh-ı tıbbî = Tıb terimi. Istılâhât-ı riyâziyye = Matematik terimleri. 2. Kinâye ve mecaz suretiyle kullanılan, atasözü yerine tâbir: Azerbaycan ıstılahında şu mânâ ile kullanılır. 3. Herkesin anlamadığı ve konuşma dilinde kullanılmıyan garip ve mânâsı karışık kelime: Istılah paralamak = Böyle kelimeler kullanmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصطلاح] terim, tabir.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Garip ve anlaşılmaz kelimeler kullanan, ıstılah ve lügat paralayan.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [صطلاحات] terimler, tabirler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. ıstılâhiyye). Istılaha, terime ait: Istılâhî mânâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. istilâiyye). 1. İstilâya ait: Makasıd-ı istilâiyye = İstilâ maksatları. 2. (tıp) Bir memlekete girince her tarafa bulaşan ve bütün memleketi kaplayabilmek hususiyetini taşıyan: Emrâz-ı istilâiyye = Yayılıcı, salgın hastalıklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar). El dokundurup öperek, (Hacer-i Esved’i) ziyâret etme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ilm»den masdar) (c. istîlâmât). Bilgi istemek için üstten asta yapılan resmî müracaat: Vilâyet durumu kazadan istilâm etti; istilâma daha cevap gelmedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İTİLA) (i. A. «ulüvv» den masdar). 1. Yükselme, yukarı çıkma, Ar. irtifâ: Beş bin metreye kadar irtifâ eden dağlar. 2. Yüksek derecelere yetişme, Osm. nâil-i derecât-ı Aliyye olma: İtilâ-yı şân ü şerefi İçin duâ ederim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(İTİLAF) (i. A. «ülfet» ten masdar). 1. Görüşme, anlaşma, uyuşma, alışma, Ar. ülfet, ünsiyet. 2. Muvafakat (siyasî dilde Fr. entente kelimesi yerine kullanılır: Filân mesele hakkında devletler arasında husûle gelen itilâf).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entente.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

entente. mutual agreement anlaşma. uyuşma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. entente. mutual agreement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ ائتلاف] uzlaşma, görüş birliğine varma. 2.alışma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [ائتلافکار] uzlaştırıcı, birleştirici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Kokulu şeyler sürünme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «tulü» dan) (c. ıttılâAt). Öğrenme, bilgi edinme, Osm. muttali, haberdar olma, kesb-i vukuf: Kesb-I ıttıll etmek = Malûmât almak, öğrenmek, vâkıf olmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اطلاع] bilgi sahibi olma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اطلاعات] bilgiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ اعتلا] yükselme. 2.yüksek rütbeye ulaşma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Katılaştırmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

participating. participant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sertleşmek, Osm. dürüşt ve haşîn olmak: Toprak güneşten katılanır. Ekmek durdukça katılanır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardening. solidification. concretion. fixation. induration. rigor. rigour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardening. solidification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hardening. solidification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sertleşmek, Osm. dürüşt ve haşîn olmak: Bu toprak pek katıtaştı, ekmek durdukça katılaşır. Yaşadıkları korkulu hayat yüzünden haydutların yüreği katılaşmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harden. to stiffen. to become rigid. to become insensitive. to become unyielding. to set.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

solidification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sertleştirmek, Osm. dürüşt ve haşîn etmek: Güneş toprağı katılaştırır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to harden sth / sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çok yanlı, çok taraflı, çok kenarlı; çok milletli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir tarafını kesip sakat etmek, kötürüm etmek; değiştirmek, önemli kısımlan çıkararak bozmak. mutila'tion i. kötürüm etme; bozma, değiştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clot. to coagulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coagulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to clot. to coagulate. to curd. to curdle. cloging.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coagulate. congeal. to congeal. to coagulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coagulate. congeal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. kıkırdak altındaki; kıkırdağımsı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تعطيلات] tatiller.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının ‘5’ tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkıntı en ortadaki tuşu el yordamı ile bularak, tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.

Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede ‘F’ ve ‘J’ ya da ‘A’ ve ‘K’ tuşlarında da böyle birer çıkıntı olduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar da klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.

Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada l, 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam ters şekilde 7, 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar, en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun başlangıcında ise, hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada, telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, telefondaki tuşların içinde ‘l’ ve ‘0’ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise, birçok telefonda mevcut harflerin içinde ‘Q’ ve ‘Z’ harflerinin bulunmamasıdır.

Günümüzde yaygın olarak acil servis (112), yangın ihbar (110), polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere l ile başlayan, üç haneli numaralar verildiği için, eğer l tuşunun üzerinde de harfler olsa idi, cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken, daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.

‘O’ ise bilindiği gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada, şehirlerarası numaralarda ve cep telefonlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu ‘O’ tuşunun üzerinde harf olsaydı, daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.

Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koyamayınca, geriye kalan 8 tuşa 24 harf yerleştirilebilmiş ve bu durumda İngilizce’de en az kullanılan ‘Q’ ve ‘Z’ harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.

Şimdiki cep telefonlarında’ l’ ve ‘0’ın üzerinde hala harf yok ama teknolojinin gelişmesi sayesinde, bir tuşa dört harf konulabildiğinden ‘Q’ 7 tuşunda, ‘Z’ ise 9 tuşunda kendilerine yer bulabilmiş durumdalar.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Günümüzde hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonlarının “5” tuşu üzerindeki çıkıntıya hiç dikkat ettiniz mi? Bu çıkntı en ortadaki tuşu el yoprdamı ile bularak, tuşlamayı bakmadan yapabilmeyi sağlar.

Büyük bir ihtimalle bilgisayarınızdaki klavyede “F” ve “J” ya da “A” ve “K” tuşlarında da böyle birer çıkntı lduğunu fark etmemişsinizdir. Bu çıkıntılar klavyeye bakmadan yazanlarda her iki elin klavyenin ortasını bulmasında yardımcı olur.

Yine gözden kaçan bir ayrıntı ise tuşların diziliş şeklidir. Telefondaki tuşlarda en üst sırada 1, 2 ve 3 rakamları yer alırken bilgisayarımızda ve hesap makinemizde tam tersi şekilde 7, 8 ve 9 rakamları dizilmiştir. Bu diziliş şeklinde hesap makinelerini ve bilgisayarları yapanlar, en süratli hesaplamayı esas almışlardır. Tarihi çok daha eski olan telefonun baçlangcında ise, hızlı tuşlama pek önemli kabul edilmemiştir. Ancak ev kadınları arasında yapılan bir araştırmada, telefondaki dizilişin onlara daha kolay geldiği ve daha süratli uygulayabildikleri saptanmıştır.

Bilmem hiç dikkat ettiniz mi, telefondaki tuşların içinde “1” ve “0”ın üstünde hiç harf yoktur. Ama daha şaşırtıcı bir tespit ise, birçok telefonda mevcut harflerin içinde “Q” ve “Z” harflerinin bulunmamasıdır.

Günümüzde yaygın olarak acil servis (112), yangın ihbar (110), polis imdat (155) ve alo trafik (154) gibi acil hizmetlere 1 ile başlayan, üç haneli numaralar verildiği için, eğer 1 tuşunun üzerinde de harfler olsaydı, cep telefonunuzla bir mesaj gönderirken, daha üçüncü harfte bu servislerden birine otomatik olarak bağlanabilir ve bunların santrallerini lüzumsuz işgal edebilirdiniz.

“0” ise bilindiğ gibi dahili santrallerde operatöre ulaşmada, şehirlerarası numaralarda ve cep telefnlarında ilk çevrilen numaradır. Eğer bu “0” tuşunun üzerinde harf olsaydı, daha o harfe basar basmaz doğrudan santrale bağlanacak ve santrallerin kilitlenmesine sebep olabilecektik.

Tabii telefonun üzerinde zaten on tane olan rakam tuşlarının ikisine harf koymayınca, geriye kalan sekiz tuşa 24 harf yerleştirebilmiş ve bu durumda İngilizce’de en az kullanılan “Q” ve “Z” harfleri tuşların üzerinde yer alamamıştır.

İimdiki cep telefonlarında “1” ve “0”ın üzerinde hala harf yok ama teknolijinin gelişmesi sayesinde, bir tuşa dört harf konulabildiğinden “Q” 7 tuşuna, “Z” ise 9 tuşunda kendilerine yer bulabilmiş durumdalar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. teli), (bk.) Teli.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Tepel(Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Güzel sesle ve kai de ile okuma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تلاوت] güzel Kur’ân okuma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

usûlüne göre Kur’ân okumak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Uzatılabilir snooze (kısa süre sonra alarm tekrarlama) işlevi, snooze düğmesine tekrar tekrar basarak tekrarlama süresini 8-60 dakika arasında ayarlamanıza olanak sağlar. Düğmeye her bastığınızda snooze süresi sekiz dakika uzatılır. Düğmeye basılı tutarak, erteleme süresini yeniden sekiz dakikaya getirebilirsiniz.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Hava akımı sağlayan elektrikli fırıldak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

airexhauster. blower. fan. fanner. ventilator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fan. ventilator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fan. radiator fan. air propeller. ventilator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drive / fan belt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hava vermek, havalandırmak; açığa vurmak, ilan etmek. ventilating fan vantilatör, fırıldaklı yelpaze. ventila'tion i. havalandırma. ventilator i. havalandırma düzeni, vantilator.

İngilizce - Türkçe Sözlük by