Time Slip ne demek? | Time Slip anlamı nedir? | Time Slip

Time Slip anlamı nedir?

Time Slip ne demek?

Time Slip anlamı nedir?

Time Slip | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: time slip

Teknolojik Terim

TV’den kayıt yaparken kayıt yaptığınız programın kaydedilmiş kısımlarını veya aynı disk üzerinde kaydedilmiş başka bir programı izlemenize imkan sunan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gelecek, istikbal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yükseltiyi gösteren alet, altimetre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. altimètre

yükseklikölçer

Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

altimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

höhenmesser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refinery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. bathymètre

den. derinlikölçer

Okyanusun derinliğini ölçmeye yarayan alet.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. bathymétrie

den. derinlik ölçümü

Okyanus derinliğinin veya yüksekliğinin özel bir aletle belirlenmesi işlemi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yatma vakti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. vaktinde, çok geçmeden, erkenden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yazmak (hâlen Çağatayca ve Özbekçe’de kullanılıyor).

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). santim, frankın yüzde biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). santimetre .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Örmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). çuha çiçeği, (bot). Primula veris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(müz). iki vuruşlu ölçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

yaz aylarında saatlerin ileri alınması, yaz saati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). gündüz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Avrupa’da (özellikle İngiltere) FM radyo sinyallerinin yerini alması beklenen bir standarttır. Bu yayın türü sayesinde, hem data hem de ses DAB uyumlu yazılımlar vasıtasıyla iletilebilmektedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). geçmiş zaman.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. full-time

tam gün

Yasalara göre kabul edilmiş olan bir iş günü süresi.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Son, encâm, akıbet, pâyân: Hâtime çekmek = Bitirmek. 2. Bir kitabın sonuna eklenen makale ki, ekseriya neticesi hükmündedir. Son söz; fâtihe mukaddime, ön söz zıddı: Hâtime-i kitâb, hâtimet-ül-kitâb. r

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [خاتمه] son. hâtime vermek; son vermek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Hatim).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F., Ar. hâtime = son, Fars. keşîden = çekmek). Hâtime çeken, bitiren, tamamlayan, sona ediren, ikmâl eden: Hâtimekeş olmak = Bitirmek.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. just in time

gerektiğinde üretim

İhtiyaç duyulan yerde ve zamanda üretim yapma tekniği.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Misk, güzel koku.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ömür, hayat müddeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıdemli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. deniz kenarında veya denize yakın; denizle ilişiği olan; denizciye mahsus; deniz seferleri ile ilgili. maritime law deniz hukuku. maritime power donanması olan devlet. maritime traffic deniz ticareti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yemek vakti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., z. ara, aradaki zaman; z. arada; aynı zamanda. in the meantime arada; iken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zamanı yanlış ayarlamak; zamanını yanlış tahmin etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

SMS ile aynı alt yapıya sahip ancak SMS’e göre daha çok veri gönderimini sağlayan (melodi-resim-kısa video vb) bir sistemdir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. mixed-media.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. multimedia

bl. çoklu ortam

Bilgisayarda metin, grafik, ses ve canlandırma ögelerini birleştirerek sunan ortam.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) gece vakti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kıdemli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. iş saatlerinden fazla çalışma süresi; s. iş saatlerinden sonraki çalışmalara ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. günün bir kısmında olan veya yapılan, part taym: part time work, part time student.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. part-time

yarım gün

Belirli veya alışılmış çalışma saatlerinin yarısı olan süre.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eğlence .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hazar, barış, sulh dönemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. oyun zamanı, tatil saati.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. önsezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. prime time

altın saatler

Televizyonun en çok izlendiği saatler.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cazda olduğu gibi kesik tempo; kesik tempolu müzik parçası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. centimitre). Metrenin yüzde biri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimeter. centimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimetre. centimeter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

centimeters. centimeter. centimetre.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Santimetre.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okul zamanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ekin vakti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) his, duygu, seziş; his inceliği, aşırı hassasiyet; (gen.) (çoğ.) fikir, düşünce; mütalaa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) hissi, hislerin etkisiyle yapılan; hassas, duygusal, içli. sentimentalism (i.) aşırı duygusallık. sentimentalist (i.) hislerine fazla kapılan kimse. sentimentally (z.) hissi bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) aşırı duygusallık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) aşırı hassasiyet göstermek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) i. yan kaymak; hav. yan inişi yapmak; i. yana kayma; yan iniş; ağaç filizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. slip

tic. ödeme belgesi

Kredi kartı ile satın alınan mal veya hizmet karşılığında bankanın yetki verdiği iş yeri tarafından düzenlenen, satın alanca imzalanan, ödeme taahhüdünü gösteren belge.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To move along the surface of a thing without bounding, rolling, or stepping; to slide; to glide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To slide; to lose one's footing or one's hold; not to tread firmly; as, it is necessary to walk carefully lest the foot should slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To move or fly ; to shoot; often with out, off, etc.; as, a bone may slip out of its place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To depart, withdraw, enter, appear, intrude, or escape as if by sliding; to go or come in a quiet, furtive manner; as, some errors slipped into the work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To err; to fall into error or fault.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cause to move smoothly and quickly; to slide; to convey gently or secretly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To omit; to loose by negligence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cut slips from; to cut; to take off; to make a slip or slips of; as, to slip a piece of cloth or paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To let loose in pursuit of game, as a greyhound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To cause to slip or slide off, or out of place; as, a horse slips his bridle; a dog slips his collar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To bring forth prematurely; to slink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of slipping; as, a slip on the ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An unintentional error or fault; a false step.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A twig separated from the main stock; a cutting; a scion; hence, a descendant; as, a slip from a vine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A slender piece; a strip; as, a slip of paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A leash or string by which a dog is held; - - so called from its being made in such a manner as to slip, or become loose, by relaxation of the hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An escape; a secret or unexpected desertion; as, to give one the slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A portion of the columns of a newspaper or other work struck off by itself; a proof from a column of type when set up and in the galley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any covering easily slipped on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A loose garment worn by a woman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A child's pinafore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An outside covering or case; as, a pillow slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The slip or sheath of a sword, and the like.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A counterfeit piece of money, being brass covered with silver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Matter found in troughs of grindstones after the grinding of edge tools.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Potter's clay in a very liquid state, used for the decoration of ceramic ware, and also as a cement for handles and other applied parts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A particular quantity of yarn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An inclined plane on which a vessel is built, or upon which it is hauled for repair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An opening or space for vessels to lie in, between wharves or in a dock; as, Peck slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A narrow passage between buildings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A long seat or narrow pew in churches, often without a door.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A dislocation of a lead, destroying continuity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The motion of the center of resistance of the float of a paddle wheel, or the blade of an oar, through the water horozontally, or the difference between a vessel's actual speed and the speed which she would have if the propelling instrument acted upon a s

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fish, the sole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fielder stationed on the off side and to the rear of the batsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

There are usually two of them, called respectively short slip, and long slip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The retrograde movement on a pulley of a belt as it slips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a link motion, the undesirable sliding movement of the link relatively to the link block, due to swinging of the link.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The difference between the actual and synchronous speed of an induction motor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A memorandum of the particulars of a risk for which a policy is to be executed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It usually bears the broker's name and is initiated by the underwrites. the act of avoiding capture a minor inadvertent mistake usually observed in speech or writing or in small accidents or memory lapses etc. a flight maneuver; aircraft slides sideways i

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a socially awkward or tactless act. a minor inadvertent mistake usually observed in speech or writing or in small accidents or memory lapses etc. potter's clay that is thinned and used for coating or decorating ceramics. a part removed from a plant to pro

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Serial Line Internet Protocol is a communications protocol used by TCP/IP routers and PCs to connect your computer to the Internet using a telephone line SLIP has been pretty much replaced by PPP Back to Top.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol is the other popular protocol for connecting a computer to the Internet over a dial-up phone line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol, a communications protocol that that can turn a dial-up telephone connection into an Internet connection SLIP can be used to run Web browsers over a phone line, but is less stable than a PPP connection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol A standard for using a regular telephone line and a modem to connect a computer as a real Internet site SLIP is gradually being replaced by PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol As with PPP, SLIP is a method to connect computers to the Internet, but it is older and less reliable than PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP is a serial packet protocol used to connect a remote computer to the Internet using modems or direct connections, SLIP requires an Internet provider with special SLIP accounts or a shell account a SLIP emula

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol; the protocol for using a regular telephone line and a modem to connect a computer to the Internet SLIP is gradually being replaced by PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP is a serial packet protocol used to connect a remote computer to the Internet using modems or direct serial lines, SLIP requires an Internet provider with special SLIP accounts or a account a SLIP emulator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol A method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet SLIP is not supported at MHC See also: PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An acronym for Serial Line Internet Protocol SLIP is a protocol that permits TCP/IP communication over a serial line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Stands for Serial Line Internet Protocol Similar PPP, this is another protocol that is used with a modem to establish an IP connection to the Internet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol A recently developed communications protocol Designed to work with high-speed modems to establish a temporary Internet connection over a standard phone line. -- A standard for using a regular telephone line and a modem to con

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An abbreviation for Serial Line Interface Protocol, the first common method of connecting via a modem to TCP/IP networks, now less widely used See PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol An implementation of the TCP/IP protocol to be used over serial lines Allows direct access to the internet over a modem Compare with PPP, another such protocol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line IP Protocol This is a way of using a TCP/IP network over a standard phone line By using a SLIP connection, your computer actually becomes part of the Internet, with the same capabilities that any other Internet computer has In order to use gra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Short for Serial Line Internet Protocol, a software scheme for connecting a computer to the Internet over a serial line.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Acronym for Serial Line Internet Protocol, SLIP refers to a method of Internet connection that enables computers to use phone lines and a modem to connect to the Internet without having to connect to a host.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A standard for using a regular telephone line and a modem to connect a computer as a real Internet site SLIP is gradually being replaced by PPP.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Internet Protocol Like PPP, a protocol that lets your computer pretend it is a full Internet machine using only a modem and a normal phone line SLIP is older and less flexible than PPP It is part of the TCP/IP suite of programs necessary to co

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Serial Line Interface Protocol A protocol that lets your computer directly access the Internet via a standard phone line and modem The Point-to-Point Protocol PPP does the same, but uses data compression and can compensate for noisy phone lines.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brief , briefs , panties.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. seramik yapımında kullanılan ince ve sulu kil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. daldırılmak için koparılan dal; ince ve uzunca kâğıt parçası; çok zayıf ve uzun boylu çocuk; f. daldırmak için dal koparmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (slipped, -ping) kaymak; eli veya ayağı kaymak; kaydırmak, geçirmek; serbest bırakmak, serbest kalmak; yanılmak, hataya düşmek; kaçmak, kaçırmak; çıkmak (kol, bacak); gizlice vermek; erken doğurmak (hayvan). slip away sıvışmak; hissettirmeden çıkıp

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayma, kayış, ayak kayması; yanlışlık, hata, sürçme; jeol. heyelân, kaysa; kadın iç gömleği, kombinezon; yastık yuzü; A.B.D. iki iskele arasındaki dar yer; üzerinden geminin karaya çekildiği kızak; iskele palamar yeri; kriket kalenin arkasındaki yer

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. koltuk veya kanepe kılıfı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilmik, bağlandığı yerde aşağı yukarı inip çıkan düğüm, eğreti düğüm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kolaylıkla giyilip çıkarılan (elbise).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., baştan giyilen (kazak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kayış mesafesi; hakiki ile farzedilen hız arasındaki kayma neticesi meydana gelen fark.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. terlik, pantufla. slippered s. terlik giymiş, terlikli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çanta çiçeği, bot. Calceolaria integrifolia.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kaypak, kaygan, kayağan; hilekâr, güvenilmez; ele geçmez, Yakalanmaz. slipperily z. kaygan olarak; güvenilmez şekilde. slipperiness i. kayganlık; güvenilmezlik. slippery elm yumuşak iç kabuğu ilâç olarak kullanılan ve Amerika'da yetişen bir çeşit

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kaypak; kaygan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. mürekkebin yayılmasını önlemek için araya konan boş sayfa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dikkatsizce yapılmış; hareketlerinde ve giyiminde dikkatsiz, pasaklı, şapşal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. sulu tatsız yemek; dil hatası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ince iç tabanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo) sürgülü hesap cetveli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., hav. pervane arkasındaki hava cereyanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. hata, yanlış, sürçme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen., çoğ. gemi yapı kızağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. eski, sabık; z. bir zaman, ilerde, evvelce.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. bazen, ara sıra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yer-zaman ilintisi, dört boyutlu sürekli dizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilkbahar, bahar mevsimi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Fr. halk tarafından tutulmayıp kritiklerce övülen başarı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ayarlamak; uydurmak; saat tutmak; tempo tutmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vakit, zaman; süre, müddet; devir, devre; mühlet, vade; saat, dakika; mat. kere, defa; kat, misil; müziğin tem posu; doğurma vakti; ölüm vakti, ecel. time after time, time and again tekrar tekrar. time and a half bir buçuk misli ücret. time and m

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

TV’den kayıt yaparken kayıt yaptığınız programın kaydedilmiş kısımlarını veya aynı disk üzerinde kaydedilmiş başka bir programı izlemenize imkan sunan teknoloji.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kartela, bir müessesede çalışanların geliş ve gidiş saatlerinin kaydolunduğu kart.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vakit alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s eski zamandan beri icra olunan, eskiliğinden dolayı muteber.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zaman göstergesi; saat tutan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nihayetsiz, sonsuz, ebedi; belirli zamanı olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. yerinde olan, uygun; vakitli; z. erken; vaktinde, münasip vakitte. timeliness i. vakitlilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., spor oyunda kısa ara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saat, kronometre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., (edat) günler, zaman; (edat) kere.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vakit kazandıran usul, zaman kazandıran aygıt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zamana uyan kimse, zamanın adamı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tren veya vapur tarifesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zamanla iyiliğini ispat etmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. gündelik iş, saatle çalışma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. eskimiş, bayatlamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. zamansız, vakitsiz, mevsimsiz; vaktinden evvel yetişmiş; erken gelen; z. mevsimsizce, uygunsuz zamanda.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Önceden belirlenmiş süre sonunda bir alarmı devreye sokar. İstenen süre görünene kadar tekrar tekrar NAP düğmesine basın. Seçilen NAP süresi geçtiğinde, alarm çalar.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. tam, harfi harfine, kelimesi kelimesine.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. savaş zamanı; savaştan doğan; savaş sırasında olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vakti iyi ayarlanmış, zamanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [یتيمه] yetim kız çocuğu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dondurulmuş görüntülerde ya da ağır çekimde bile en iyi resim oynatım kalitesi sağlar. Aynı zamanda kaset hareket mekanizmasının düzensiz hareketlerini de telafi eder. Post prodüksiyon ve düzenleme için çok pratik bir işlevdir.

Teknolojik Terim by