Tire ne demek? | Tire anlamı nedir? | Tire

Tire anlamı nedir?

Tire ne demek?

Tire anlamı nedir?

Tire | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tire

Türkçe Sözlük

(i.). Pamuk iplik: Tire ile dikmek; yorgan tiresi: Yorgan kapladıkları kalın cinsi. Pamuk ipliğinden mamul: Tire çorap.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Karanlık, bulanık, kara. Tîre-dil = Fena yürekli. Tîre-baht = Talihsiz.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. tiret

1. kısa çizgi, 2. uzun çizgi

1. Satır sonuna sığmayan kelimeleri, hecelere bölerken kullanılan noktalama işaretinin adı. 2. Karşılıklı konuşmada, konuşanın değiştiğini göstermek için kullanılan noktalama işaretinin adı.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hyphen. dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hyphen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tier, row, or rank.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Tier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Attire; apparel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A covering for the head; a headdress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A child's apron, covering the breast and having no sleeves; a pinafore; a tier.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Furniture; apparatus; equipment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A hoop or band, as of metal, on the circumference of the wheel of a vehicle, to impart strength and receive the wear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To adorn; to attire; to dress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To seize, pull, and tear prey, as a hawk does.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To seize, rend, or tear something as prey; to be fixed upon, or engaged with, anything.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To become weary; to be fatigued; to have the strength fail; to have the patience exhausted; as, a feeble person soon tires.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To exhaust the strength of, as by toil or labor; to exhaust the patience of; to wear out ; to weary; to fatigue; to jade. hoop that covers a wheel; 'automobile tires are usually made of rubber and filled with compressed air' exhaust or tire through overus

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cotton thread. sewing cotton. hyphen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hoop that covers a wheel; 'automobile tires are usually made of rubber and filled with compressed air'. get tired of something or somebody. exhaust or tire through overuse or great strain or stress; 'We wore ourselves out on this hike'. deplete; 'exhaust

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

People usually think that tires are made of rubber This is understandable, because rubber is all that you can see A tire is actually made up of three parts: The beads are two hoops of strong steel wire The cords, cloth forming the body of the tire, woven

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

People usually think that tires are made of rubber This is understandable, because rubber is all that you can see A tire is actually made up of three parts: The beads are two hoops of strong steel wire The cords, cloth forming the body of the tire, woven

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A tall monument Usage: 'Lord willin' and the creek don't rise, I sure do hope to see that Eiffel Tire in Paris sometime '. standard solid, cushion solid, pneumatic or solid pneumatic style tire.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The casing-and-tread assembly that is mounted on a vehicle to provide pneumatically cushioned contact and traction with the road.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The part of the wheel that comes in contact with the ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تيره] karanlık. 2.bulanık. 3.koyu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yorulmak; bitkin olmak; usanmak, bıkmak; yormak; usandırmak, bıktırmak; i. yorgunluk, bitkinlik tire of bıkmak, usanmak. tire out yormak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f) süslu veya gösterişli elbise , esvap, kıyafet, kisve; (f). giydirmek, donatmak attirement (i). giyim kuşam, esvap; tezyinat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (k.dili). çok yorgun, bitkin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Tek bir DV kablosuyla bağlı bir oynatıcıdan, tüm veriler (video, ses, alt-kod veriler, vs.) dahil olmak üzere kasetin kopyalanmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

critical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. tam, tamam, bütün, parçalanmamış; iğdiş edilmemiş (hayvan); bot. tek parçadan ibaret, yekpare; kenarı dişli olmayan (yaprak); i. bütün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

z. büsbütün, tamamen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tamamlık, mükemmellik, bütünlük; yekparelik; tüm, bütün. in its entirety bütünü ile, tamamen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ask). Fransız akıncı neferi, çeteci asker.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Çiftparmaklı hayvanların geviş getiren alt takımı: Sığır, deve, koyun gevişgetirenlerdendir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Yanlış olarak «hazîre» yerine kullanılır, (bk.) Hazîre.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çekilmek, bir köşeye çekilmek, kendi odasına çekilmek; yatmaya gitmek emekliye ayrılmak, geri çekmek (askeri); tedavülden çıkararak karşılığını ödemek (bono); gümrükten çekmek (malını); emekliye ayırarak hizmetten el çektirmek; (beysbol) vurucuyu oy

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. münzevi; tekaüt, emekli. retired list emekliler listesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. işten çekilme, tekaütlük, emeklilik; inziva yeri, inziva.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hiciv, taşlama, yergi, yerme; hiciv söyleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to plane. to smooth (a surface.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TAHT-I REVAN) (i. F.) (taht, revân = giden). Eskiden zenginlerin, kadınların veya hastaların nakline mahsus küçücük bir oda biçiminde vasıta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palanquin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

litter. palanquin. sedan. sedan-chair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

palanquin. howdah.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. lastik, tekerlek çemberi veya lastiği. radial tire radyal lastik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yorgun, bitkin, bitap; usanmış, bıkmış. tired of waiting beklemekten usanmış. tired'ness i. yorgunluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yorulmaz, çok. faal tirelessly z. yorulmadan tirelessness i. yorulmama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [تيرانداز] okçu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yorucu, sıkıcı. tire somely z. yorucu surette. tiresomeness i. yoruculuk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. vetâir). 1. Dar yol, keçi yolu. 2. Uslûb, tarz. 3. Burnun iki deliğini ayıran zar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ وتيره] üslup. 2.süreç. 3.dar yol.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by