Tiril, Tırıl ne demek? | Tiril, Tırıl anlamı nedir? | Tiril, Tırıl

Tiril, Tırıl anlamı nedir?

Tiril, Tırıl ne demek?

Tiril, Tırıl anlamı nedir?

Tiril, Tırıl | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tiril tiril

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauzy. filmy. spanking clean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Züğürt, fakir, parasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Artırma işine mevzu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be increased. to be saved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Tezyid edilmek, müzayedede yükseltilmek. 2. Tasarrufla biriktirilmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Baskı altına konmak, ezdirilmek: Asma yaprakları fıçı içine bastırılır. 2. Tabettirilmek: Bu kitap ilk defa olarak bastırılıyor. 3. Söndürmek: Yangın bastırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be printed. to be raided. to be suppressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sokulmak, idhal edilmek: Suya, çamura batırıldı. 2. Girdirilmek, delmek ve geçirilmek: Şırınganın iğnesi derinin altına batırılmalıdır. 3. Garkedilmek: Düşmanın üç gemisi batırıldı. 4. Mahv ve kaybedilmek: O kadar servet kısa zamanda nasıl batırıldı? 5. iflâsa sevk ve mecbur edilmek: O banka, böyle muamelelerle batırıldı. 6. Mağlûbiyete uğratılıp mahvedilmek: Kumandanın dirayetsizliğiyle bir alay asker batırıldı. 7. Büyük ve tam zarar ziyana uğratılmak: O adam, ortakları tarafından batırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be sunk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toplanmak: Maaşla para biriktirilmek zordur, kırk senede biriktirilen kitaplar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being united. consolidating. amalgamation. connection. combination. compounding. union. combining. assembling. connecting. unification. coordination. synthesis. synthetic. grouping. merger. uniting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir yere getirilip bir haline konulmak, tevhit edilmek: İki arsanın parselleri birleştirilerek bir arsa haline getirildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

completion. finishing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Sona erdirilmek, tamamına erdirilmek: Başlanılan mektep daha bitirilemedi. 2. Mahv ve helâk edilmek: O memleket kıtlıktan bitirildi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be completed. to be finished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Birbirine dokunacak surette yaklaştırılmak: Şu iki masa bitiştirilirse bir uzun sofra olur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be run. to be employed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmutation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be changed. to be exchanged. to be converted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be nationalized. socialization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Döndürülmek, devredilmek, çepeçevre gezdirilmek: Sofrada yemek dolaştırılıp herkes tabağına yemek alır. 2. Doğrudan doğruya götürülmeyip uzak uzak yollardan gezdirilmek: Şehri seyretsin diye dolaştırılarak götürüldü. 3. (söz) Münasebetini bulmak için bahisten bahse geçirilerek maksada götürülmek: Söz dolaştırılarak maksada gelindi. 4. Çevrilmek, sardırılmak: Ayağına bir ip dolaştırıldı. Ayağa, başa dolaştırılmak = Musallat edilmek, baş belâsı olarak verilmek: Bu iş de benim başıma dolaştırıldı; bir belâdır ayağıma dolaştırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be taken for a walk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be criticized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Order Improvement)

Alış emirlerinde fiyatların yukarıya, satış emirlerinde aşağıya çekilerek fiyat önceliğinin değiştirilmesidir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be improved / developed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

realization. fulfilment. fulfillment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Getirilmek işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Getirme işine konu olma, Osm. celb ve ihzâr olunmak, sevk ve İsâl edilmek: Hint’ten kumaşlar getirilebilir. Şehre üç saatlik yerden su getirildi. Suçlu mahkemeye getirildi. 2. Söylenmek, adı edilmek: Daha aydınlanmamız için bu mevzuda örnek getirilmek icap eder. 3. Konulmak, Osm. vaz’ olunmak: Fiile getirilmek = İş haline konmak, icra olunmak. Yola getirilmek = Nizamına, usulüne konmak. 4. Peyda ve hasıl edilmek: Merak getirilmek. Bir yere getirilmek: Cem’olunmak, toplanmak. Hatıra, zihne, akla getirilmek = Hatırlamak, düşünülmek, Osm. tahattur edilmek. Dile getirilmek = Hakkında dedikodu çıkarılma, Osm. teşhir ve terzil olunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made beautiful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bağlanılmak, çengel ve düğme gibi bir şeyle tutturulmak: Bir yere lllştlrllmezse durmaz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bir başına bırakılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kararı verilmek, mukarrer olmak: İmtihanların gelecek hafta yapılması kararlaştırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be decided. to be agreed on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

involvement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Karıştırma işine konu olmak, altüst olunmak: Harç ara sıra karıştırılmak lâzımdır. 2. Karmakarışık edilerek bozulmak, ifsâd edilmek: Çocuklar dersleriyle meşgul olup rahat dururken, bir yaramaz çocuğun içlerine girmesiyle, hepsi karıştırıldı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be mixed together. to be confused with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Mukabele edilmek: Bu kâğıt, müsveddesiyle karşılaştırıldı mı? 2. Denkleştirilmek: Alacağımla vereceğim karşılaştırılsın ki, alacağım olup olmadığı anlaşılsın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Kestirmek İşine konu olmak. Ağacın dallan kestirildi. 2. Kesin şekilde halledilmek, kesin karar verilmek: O dâvâ hâlâ kestirilmedi. 3. Kesin şekilde hükmolunmak, kesin bir fikir söylenilmek: Bu kelimenin asıl Türkçe mi yoksa diğer bir dilden mi olduğu kestlrilemedi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kıstırma işine uğramak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be trapped. to be cornered somewhere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Fixed Income Securities)

Alacaklılık hakkı sağlayan, belirli bir meblağı temsil eden, dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çıkarılan, ibareleri aynı olan ve yatırım aracı olarak kullanılan borçlanma senetleridir. İhraç eden kuruluşların niteliğine göre kamu ve özel sektör menkul kıymetleri olarak ikiye ayrılırlar. Sabit getirili menkul kıymetler vade sonuna kadar elde tutulmaları halinde belirli bir getiriyi garanti eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be made to turn to to be made to turn into (a road. to be made to (do sth bad. to be deflected from (one's goal. to be made to digress from (one's topic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be tightened or compressed. to be wedged in. to be jammed in or squeezed in. to be pressed or pressured by sb. to be slipped quietly into sb's hand. to be squeezed or pinched. to be cornered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yazdırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Titremeyi ifade edip art arda kullanılır: Tir tir titremek; tiril tiril titriyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çıplak, zayıf, titrek: Pek tırıl kalmış. 2. mec. Parasız: Haydi tırıl adam. 3. Titremeyi ifade: Tırıl tırıl (tiril tiril) titriyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. ses taklidi). Titremeyi tasvir eder ve ekseriya art arda kullanılır: Soğuktan tiril tiril titriyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gauzy. filmy. spanking clean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Züğürt, fakir, parasız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tır tır etmek, kedi gibi tırnaklarıyla tırıltı etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Titremek, üşümek: Soğukta tirildeyip duruyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Zayıf ve çıplak olup titremek. 2. mec. Parasız kalmak: Amma tırıllamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kedinin tırnaklarıyla yaptığı ses gibi tır tır etme: Kedinin tırıltı sı işitiliyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Tır tır etmek, kedi gibi tırnaklarla tırıltı etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forcible transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yerleştirmek işine konu olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fitted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

installed. placed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Düşürülmek, yere vurdurulmak, aşağıya aldırılmak: Bu ev kolay kolay yıktırılmaz.

Türkçe Sözlük by