Toc (İçindekiler Tablosu) ne demek? | Toc (İçindekiler Tablosu) anlamı nedir? | Toc (İçindekiler Tablosu)

Toc (İçindekiler Tablosu) anlamı nedir?

Toc (İçindekiler Tablosu) ne demek?

Toc (İçindekiler Tablosu) anlamı nedir?

Toc (İçindekiler Tablosu) | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: toc icindekiler tablosu

Teknolojik Terim

Örneğin içindekiler tablosu, tüm numaralar, tüm isimler, çalma süresi, tarihi, veri konumu vsç gibi bilgiler. MiniDisc üzerine yeni bir kayıt yapıldığında, bununla ilgili yeni bilgiler güncellenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). dağa tırmanmaya mahsus demir uçlu uzun baston.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aristokratlık, aristokrasi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aristokrat; asilzade, kibar kimse, hâkim sınıftan biri; aristokrasi taraftarı. aristocrat'ic (s). aristokrasiye ait, asil, çok kibar. aristocrat'ically (z). aristokratça.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. T. felsefe). 1. Yunan filozoflarından Aristo’nun görüşleri. 2. Bu felsefe yolunda bulunma hali.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kil). kendi kendini idare eden, müstakil, başına buyruk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). esas yerli, bir yerin kadim insanı (hayvanı, bitkisi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yerli, kadim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). otoklav, sterilizator.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). otokrasi, bir hükumdarın mutlak hâkimiyeti, istibdat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diktator, müstebit kimse, otokrat.autocratic (s). müstebit. autocratically (z). müstebit bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nesep, zürriyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. okumuş kadın; entellektüel kadın.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (gen). (çoğ). but, kalça, kıç,(colloq) popo, kaba et; (den). geminin kıçı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multiplication table.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). güvercin gübresi ile yayılan, mantardan gelen ve akciğerde yara açan bir hastalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ek (zool). (bot). hücre, hücreye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). diş lokması kasası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (çoğ). kukla oyunundaki bebekler; kukla oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. phytogeography

coğ. bitki coğrafyası

Yeryüzünün bitki örtüsünü ve bu örtünün çevreyle ilgisini inceleyen coğrafya bilimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, den ahşap geminin dip kerestesi, döşek

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) tüfek kundağı,

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bir makinada dönen parçaların dingili veya yastığı .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

table of contents.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contents. index.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

table of contents.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kanto okuyan şarkıcı kadın.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çiftlik hayvanları, mal.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithmic tables.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

logarithmic tables.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kazma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. T ). 1. Hıristiyanlar’da cenaze taşımak için tutulan kimse. 2. Cenazelerde aşir okuyarak para alarak geçinen kimse.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. su değirmenine suakıtan oluk; suyun yolunu değiştirmeye mahsus kapı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotosel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.ışığın kimyasal etkilerine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fotokimya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. filim ile dizme aleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., matb. ışık dalgalarının tesiri ile fazla elektrik akımı geçirme özelliği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ışık ile kopya, fotokopi. photocopier i. fotokopi makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.,i., jeol. pleistosene ait; i. pleistosen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zenginler hakimiyeti, plutokrasi; servet sahipleri sınıfı, zengin takımı. plu'tocrat i. servetinden dolayı fazla nüfuzu olan kimse, plütokrat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. diplomatik işlerde kullanılan resmi usuller, teşrifat, protokol; zabıt varakası, tutanak, protokol; bir anlaşmaya ilâve edilen madde; f. protokol yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kök, asıl kaynak; bot., bak. rhizome.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dümen anası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ipek çorap giymiş; ağır giyinmiş, aristokratça, kibar, lüks; i. zengin kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. haya şişmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. jarse kumaş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tahmini; hedefe ulaşmak için en uygun imkânları seçme işlemine ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. stok, depo malları; mevcut mal; satılacak mal; bir çiftlikte bulunan hayvanlar; sermaye hisseleri, hisse senedi; ağaç gövdesi; ırk, silsile, soy, nesep, nesil; dil ailesi; menşe; asıl; çorba için hazırlanan et suyu; hammadde; tüfek veya tabanca ku

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. stok yapmak, mal yığmak; mal ile doldurmak; filiz sürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., z. alelade; beklenen; stok olarak elde tutulan; her vakit kullanılmaya hazır, elde bulundurulan; z. tamamen, kütük gibi (hareketsiz). stock answer daima hazır cevap.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şebboy, bot. Matthiola; kırmızı şebboy, bot. Matthiola incana.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., ask. şarampol, etrafı kazık veya sırıklarla çevrilmiş yer; f. şarampolla çevirmek veya muhafaza etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyükbaş yetiştiren çiftçi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. borsa tellalı, mubayaacı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hissedar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çorap. in stocking feet çorapla.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. borsa tellfili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. stok edilmiş mal; f. mal alıp stok etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ambar, depo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kımıltısız, tamamıyle hareketsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tıknaz, bodur. stockily z. tıknazca. stockiness i. tıknazlık, bodurluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. satılacak veya kesilecek hayvanların geçici olarak muhafaza edildiği yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. askeri hükümet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -li) stratokumulus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -coc, -ci) streptokok basili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Örneğin içindekiler tablosu, tüm numaralar, tüm isimler, çalma süresi, tarihi, veri konumu vsç gibi bilgiler. MiniDisc üzerine yeni bir kayıt yapıldığında, bununla ilgili yeni bilgiler güncellenir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., müz. tokkata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. E vitamini.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tehlike işaretini bildiren zil, alarm zili; tehlike işareti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. üzüm kütüğü, asma kütüğü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by