Toz Bezi ne demek? | Toz Bezi anlamı nedir? | Toz Bezi

Toz Bezi anlamı nedir?

Toz Bezi ne demek?

Toz Bezi anlamı nedir?

Toz Bezi | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: toz bezi

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustcloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustcloth. dustrag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unbleached and coarse calico.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Fransızca: Bezique). Bir nevi kâğıt oyunu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bezique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bezique.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bezik, 64 kağıtla oynanan bir çeşit iskambil oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keten tohumundan çıkarılan bir yağ. Bu yağ, yağlıboya yapmakta kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [بذر] tohum.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linseed oil.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. aslı: bâzâr-gân). Tacir, tüccar, alışveriş eden esnaf. Efendi ve ağa yerine Yahudiler için söylenen unvandır. Bezirgin başı — Eskiden konvoy başı, tüccar vekili. Ayak bezirginı = Eşya gezdirip satan, satıcı, bohçası. Korkak bezirgan = Tereddüt içindeki kimse, cesaretsiz.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [بازرگان] tüccar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ticaret, alış veriş eden esnafın hal ve şanı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

yahut BEZZAZISTAN (bk.) Bedesten.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [بزستان] bedesten.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sawdust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sawdust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adrenal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canvas. balecloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wash cloth. dishcloth. dishrag. wash rag. dish cloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canvas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canvas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pollen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diaper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

washcloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bağırsak kurdu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. biyoloji). Fagositlerin vücuda giren mikroplan sindirmesi olayı.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. phagocytose

biy. hücre yutarlığı

Vücuda giren mikropların yutar hücreler tarafından yutulup yok edilmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chip pan. deep fryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fryer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i.). Meyve şekeri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. fructose

kim. meyve şekeri

Balda ve birçok meyvede bulunan bir tür şeker.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: eski Türkçe’de: kotaz). 1. Kadınların kendi saçlarından veya yemeni vesaire ile yaptıkları baş süsü veya giyeceği: Hotoz giymiş; hotozu yakıştırmış. 2. Binalarda yapılan bir çeşit süs.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Hotoz giyen (kadın). 2. Başında geniş tepesi olan (kuş).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baking power.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thyroid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

schilddrüse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buckram.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth board.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cloth used for swaddling. nappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Süt şekeri.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. lactose

kim. süt şekeri

Sütte bulunan, sütün buharlaşmasıyla kristal durumunda toplanan şeker, süt şekeri.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i.). Limon asidi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

maltose. malt-sugar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. jeoloji). Bir çeşit feldispat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calico.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

calico.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. tek hücrelilere ait; i. tek hücreli hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soap powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soap powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Kadın ses san’atkâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

female singer. chanteuse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lint. tourniquet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(-zoa) sperma hayvancığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

milk powder. powered milk. evaporated / dry / dried milk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thyroid gland.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. İnce, un hâlinde toprak ki, rüzgârla havaya da kalkar: Toz, toprak, toz, duman; toz olmak; toz kalkmak. 2. Her şeyin incesi, un hâlinde bulunanı: Saman tozu, şeker tozu, kuyumcu tozu. 3. İnce toz hâlinde ilâç ki, kâğıt parçalarına sarılı olup ekseriya su ile yutulur: Her yarım saatte bir toz almalı. 4. Un hâlinde, ince dövülmüş: Toz şeker, toz ilâç. Ayak toıu = Yeni gelmiş olma: Ayağının tozuyla beni görmeye geldi. Tozağacı = Kavak. Toz almak = Süpürdükten sonra eşya üzerine konan tozu silkip temizlemek. Toz etmek = Yürürken toz kaldırmak. Toz, duman = Karartı. Tozu dumana karıştırmak, tozu toprağa katmak = Çok ecele davranmak. Tozkoparan = Çok rüzgârlı (yer). Üzerine toz kondurmamak = Hiçbir ayıp ve suçu kabûl etmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şakak köşesi, şakak tarafından kulağa bitişik yer («kulak tozu» bundan galattır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

granulated. dust. powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dirt. dust. powder. heroin. snow. angel powder. powdered. in powder form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

powder. dust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

essence. root. substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

root. base. substance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Objektifler değiştirilirken toz parçaları D-SLR fotoğraf makinesinin gövdesine girebilir ve CCD sensörüne yerleşerek görüntü üzerinde nokta ve benekler oluşmasına neden olabilir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Kök, asıl, cevh(Erkek İsmi) - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustcloth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustcloth. dustrag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dustcloud. cloud of dust.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

soap powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Toz hâlinde şey. 2. Kuş tüyünün incesi, pufla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toz kaldırmak, toz etmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.İnce toz tanesi. 2.Tozu çok olan y(Erkek İsmi) 3.Kar fırtınası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Tozlu yer, havaya kalkan tozu çok yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Toz kaldırmak, toz etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toz hâline girmek, toz olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monadic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toz kondurmak, üzerine toz ekmek: Şu kâğıdı tozlayın, burasını kim tozladı?

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toz olmak, üzerine toz konmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get dusty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Tozlaşmak işi. 2. Erkeklik organlarındaki çiçek tozunun rüzgâr veya böcekler vasıtasıyla çiçeklerin tepeciğine konması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toz gibi yağmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn into dust / powder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tozu olan, toza bulaşmış, üzerine toz konmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dusty. powdery. pulverulent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dusty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dusty. powdery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tozla karışık veya tozdan korumaya mahsus. 2. Eskiden baldırı tozdan muhafazaya mahsus çuha paçalık ki, iğreti veya potura bitişik olurdu: Tozluk giymek, potur tozluğu. Harman tozluğu — Harmanın dibinde kalan tozlu topraklı buğday, arpa vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaiter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

leggings. shinguard. gaiter. legging. gaiters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gaiter. spat. leggings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Gezip tozmak = Birçok yerlere uğrayarak gezmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

light pink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Sabırlı, alçak gönüllü. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Tozu kalkıp etrafa yayılmak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Soylu, asil.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Toz gibi ince şey. 2. İnce yağmur, çisinti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Toz kaldırmak. 2. (argo) Aklını oynatmak.

Türkçe Sözlük by