Trans ne demek? | Trans anlamı nedir? | Trans

Trans anlamı nedir?

Trans ne demek?

Trans anlamı nedir?

Trans- | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: trans

Türkçe - İngilizce Sözlük

trance. trans-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prefix, signifying over, beyond, through and through, on the other side, as in transalpine, beyond the Alps; transform, to form through and through, that is, anew, transfigure.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transportation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Literally, across Describes isomers of compounds in which similar substituents lie on opposite sides of a double bond or on opposite sides of a transition metal See cis. across, through or between.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Meaning across and referring usually to the geometric configuration of two mutant alleles across from each other on a pair of homologous chromosomes See cis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Translation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In a chiral organic compound, the prefix trans indicates that the substituted atoms are on opposite sides of the compound For example, in trans 1,2-Dichloroethene, the chlorine atoms are on opposite sides of the carbon to carbon double bond The presence o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Some Useful PDL Specifications.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A prefix meaning across from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Across.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Tranche)

Tahvil ve Bono Piyasası’nda işlem yapabilme limiti içerisindeki her bir kademedir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) ötesinde, aşın, karşı tarafta, öbür tarafında; arasından; içinden; tamamen, bütün bütün; çaprazvari.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

kıs. transaction, transitive, translator.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(kıs.) intransitive.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) uzlaşmaz, uzlasması imkansız; (i.), (pol.) uzlaşmayan kimse, ihtilafçı. intransigence (i.) uyuşmazlık, ihtilafta inat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (gram.) geçişsiz, nesnesi olmayan, nesnesiz (fiil), (abbr.) (nsz.) intransitively (z.) geçişsiz olarak .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yanlış tercüme etmek. mistranslation i. yanlış çeviri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aldığı ışına göre elektrik akımı ileten transistor.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Amplifikatöre dengeli voltaj sağlayan, yüksek verimli ve düşük manyetik sızıntılı yüksek performanslı bir besleme transformatörü yapısı.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Sibirya'yı kateden demiryolu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yapıp bitirmek, görmek (iş), muamele görmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iş görme; iş, muamele; çoğ. bir kurumun bütün muamelelerini gösteren basılı rapor veya kayıtlar. transactional s. karşılığında cevap gerek tiren. transactional analysis insanlararası ilişkilerin analizi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., Alplerin ötesinde (kuzeyinde) yaşayan veya bulunan (kimse veya şey).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcendantal

fel. deneyüstü

Deneyle kazanılması imkânsız, akılla ilgili olan bilgi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transcendent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transcendental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcendantalisme

fel. deneyüstücülük

1. İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış.2. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Atlantik okyanusunun ötesindeki; Atlantik aşırı; Atlantik okyanusunu geçen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Okyanus seferleri için yapılmış gemi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transatlantic. transatlantic liner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ocean liner. transatlantic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kafkasların güneyinde Azerbeycan, Gürcistan ve Ermenistan'ı içine alan bölge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. alıcı verici radyo.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. üstüne çıkmak, faik olmak; geçmek, aşmak; üstün gelmek. transcendence, -cy i. üstünlük, üstün gelme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üstün, faik; âlâ; insan aklından üstün. transcendently z. üstün olarak. transcendentness i. üstünlük, faiklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üstün, faik; fels. deneyüstü, tecrübeden üstün olan; fizikötesi, doğaüstü. transcendental number esas cebir işlemleriyle temin edilemeyen sayı (örneğin Pi sayısı). transcendentalism i. beşer tecrübesi fevkindeki insan bilgisi esaslarını tespit eden

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıtayı kateden; kıtanın öte tarafındaki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. kopya etmek, suret çıkarmak; müz. uyarlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ikinci nüsha, suret, kopya; bir öğrenim süresinde okunan derslerden alınan notlann resmi sureti. transcrip'tion i. kopyasını çıkarma; transkripsiyon; müz. uyarlayış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çaprazvari uzanan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enerjiyi bir sistemden başka bir sisteme nakleden cihaz, iletme sistemi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f çaprazvari kesmek transec'tion i. kesit.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. planı haç şeklinde olan kilisenin iki kanadı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Bir hakkı birinden birine geçirme. 2. Sporcuların bir kulüpten başka bir kulübe geçmesi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transfert

1. taşıma, 2. ekon. aktarma, 3. sp. alma

1. Taşımak işi. 2. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş. 3. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfer. transference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To convey from one place or person another; to transport, remove, or cause to pass, to another place or person; as, to transfer the laws of one country to another; to transfer suspicion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To make over the possession or control of; to pass; to convey, as a right, from one person to another; to give; as, the title to land is transferred by deed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To remove from one substance or surface to another; as, to transfer drawings or engravings to a lithographic stone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of transferring, or the state of being transferred; the removal or conveyance of a thing from one place or person to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The conveyance of right, title, or property, either real or personal, from one person to another, whether by sale, by gift, or otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

That which is transferred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A picture, or the like, removed from one body or ground to another, as from wood to canvas, or from one piece of canvas to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A drawing or writing printed off from one surface on another, as in ceramics and in many decorative arts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A soldier removed from one troop, or body of troops, and placed in another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pathological process by virtue of which a unilateral morbid condition on being abolished on one side of the body makes its appearance in the corresponding region upon the other side. the act of transfering something from one form to another; 'the transf

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfer. transferal. transferring. transference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the act of transporting something from one location to another. someone who transfers or is transferred from one position to another; 'the best student was a transfer from LSU'. the act of transfering something from one form to another; 'the transfer of t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This term may refer to two different operations For one, the delivery of a stock certificate from the seller's broker to the buyer's broker and legal change of ownership, normally accomplished within a few days For another, to record the change of ownersh

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Nomenclature associated with the J-1 exchange visitor program There are procedures for transferring J-1 exchange visitors from the sponsorship of one institution to another Employment-based nonimmigrants such as H-1 and O-1 cannot transfer between institu

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Despite your best efforts, you may find that your chosen school isn't the perfect fit Or, you may start out at community college and decide that it's time to attend a four-year univeristy In either case, you may need to transfer to a different school Tran

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A change of ownership from one person or party to another. On occasion, domains are sold to another organization or sometimes the name of a company might change Most registries require a letter of permission from the old owner to hand over control to the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To switch enrollment from one educational institution to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The process of copying the media from one source to another For example, transferring your footage from Digital Video to Beta. 1 The change of physical and legal custody of records from the creating administrative unit to the University Archives 2 The cha

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A transfer involves a change in the point of diversion, rate of use, place of use, or type of use of a water right Oregon law specifies that a water right remains with the land on which it was established, and that the water must be used as specified in t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

On the London Stock Exchange, the form signed by the seller of a security authorising the company to remove his name from the register, and substitute that of the buyer. means the movement to a different agency of an employee from one position to another

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A change by an employee from one position to another position of the same class or another class having essentially the same maximum salary limit, involving the performance of similar duties and requiring virtually the same basic qualifications.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A student may change from one collegiate institution to another after having met the requirements for admission to the second institution.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The process of moving photo interpreted data from an aerial photo overlay to an ortho image to register and rectify the data This process varies depending on the type of technology used.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The written instrument, signed by the 'Transferor' , and delivered to the 'Transferee' , by which one person conveys a property to another.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The change of an individual, without a break in service of one full workday, from an SES position in one agency to an SES position in another agency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-red, -ring) nakletmek, geçirmek; devretmek, başkasına bırakmak; baskı ile kopya etmek; aktarma yapmak. transferable s. nakli mümkün, devredilebilir, havale edilebilir. transference i. nakletme, naklolunma transferor i., huk. devreden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nakil, havale, transfer, geçirme; devir, feragat; naklolunan veya geçirilen şey; çıkartma; telgraf havalesi; aktarma bileti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., psik. hislerin psikolojik olarak bir başkasına yönelmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transfiguration

biçim değişimi

Şekil ve görünüşü değiştirme işi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şeklini değiştirmek; yüceltmek. transfigura'tion i. suret veya şekil değişmesi; b.h. dağda Hazreti İsa'nın suretinin değişmesi, tecelli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. mat. sınır üstü (sayı).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mıhlamak; sivri uçla delmek; kazıklamak, kazığa oturtmak; hayretten dondurmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

TransFlash miniSD yapısına dayanan yeni nesil cep telefonları için geliştirilmiş hafıza kartıdır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TransFlash miniSD yapısına dayanan yeni nesil cep telefonları i çin geliştirilmiş ultra küçük s,bir üründür. TransFlash özellikle kişisel bilgilerin TransHcsr. destekli telefonlar arasında transferi için üretilmiştir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. biçimini değiştirmek, dönüştürmek, tahvil etmek, nev'ini değiştirmek; başka kalıba sokmak; mat. dönüştürmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transformation

ruh b. dönüşüm

Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şekil değişmesi, dönüşüm, dönüştürüm; kadın perukası; gram. dönüşme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. fizik). Elektrik enerjisinin geriliminde, şiddetinde veya biçiminde değişiklik sağlayan Alet.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transformateur

fiz. dönüştürücü

Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genellikle farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transformer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i şekil de/gıs/ tirici; elek transformatör, trafo

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, biyol dö nüşümcülük, şekilde/gıs/imcilik

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transformisme

fel. dönüşümcülük

Yaşayan türlerin yalın biçimlerden karmaşık biçimlere doğru evrimle gelişerek ortaya çıktığını öne süren öğreti.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sıvıyı bir kaptan başka bir kaba boşaltmak, sıvıyı aktarmak. transfu'sion i. aktarma. blood transfusion kan nakli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transfusion

tıp kan aktarımı

Hasta veya yaralıya, kendi veya uygun bir kan grubundan damar yoluyla kan verme.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transfusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bozmak, ihlal etmek, çiğnemek, aksine hareket etmek; kanuna itaatsizlik etmek; günah işlemek; hududunu aşmak, haddi aşmak. transgressor i. günahkar kimse, tecavüz eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tecavüz, haddi aşma; ihla1; günah, suç. trans gressional s. günah ve hata kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. transship.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iyi otlak için sürülerin mevsim göçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçici hal, geçicilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. geçici, süreksiz; fani, kalımsız; çabuk geçen; i. yalnız kısa zaman kalan misafir; radyo. geçici dalga veya cereyan. transiently z. geçici olarak. transientness i. geçicilik; fanilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir şeyden öbürüne atlayan; ani hareketlerle sıçrayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., tıb. arkasından ışık vererek aydınlatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Germanyum veya silisyumun iletkenliğinden faydalanmayı sağlayarak elektronik tüplerin elektrik titreşimlerini genişletmekte kullanılan Alet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transistor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. transistor. transistorize f. transistorla teçhiz etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir malın veya bir kimsenin ülkeden ülkeye giderken yol üstünde bulunan başka bir ülkeden durmadan geçmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Tüccar malının bir devletten gelip diğer bir devlete gitmek üzere bir üçüncü devletten geçmesi: Transit malı, transit tüccarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transit. transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of passing; passage through or over.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act or process of causing to pass; conveyance; as, the transit of goods through a country.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A line or route of passage or conveyance; as, the Nicaragua transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The passage of a heavenly body over the meridian of a place, or through the field of a telescope.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The passage of a smaller body across the disk of a larger, as of Venus across the sun's disk, or of a satellite or its shadow across the disk of its primary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An instrument resembling a theodolite, used by surveyors and engineers; called also transit compass, and surveyor's transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To pass over the disk of. cause or enable to pass through; 'The canal will transit hundreds of ships every day' revolve about its horizontal transverse axis in order to reverse its direction pass across or pass across ; 'The comet will transit on Septembe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a surveying instrument for measuring horizontal and vertical angles, consisting of a small telescope mounted on a tripod. a facility consisting of the means and equipment necessary for the movement of passengers or goods. a journey usually by ship; 'the o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The transit time of a celestial body refers to the instant that its center crosses an imaginary line in the sky - the observer's meridian - running from north to south For observers in low to middle latitudes, transit is approximately midway between rise

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The transit of a celestial object is when it crosses the prime meridian in the sky The time when the object is at the greatest height above the horizon is practically the same as the time of its transit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The passage of a celestial body over a specified meridian The passage is designated as upper transit or lower transit according to whether it is over that part of the meridian Iying above or below the polar axis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The transit time of a celestial body refers to the instant that its center crosses an imaginary line in the sky, the observer's meridian running from north to south For observers in low to middle latitudes, transit is approximately midway between rise and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The crossing of a celestial object across the observer's meridian caused by the daily apparent motion of the celestial sphere Also the passage of a planet across the face of the Sun or of a planet's satellite across the primary's disk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The passage of a celestial body across an observer's meridian; also the passage of a celestial body across the disk of a larger one.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

When a small celestial body moves in front of a much larger one , the event is termed transit rather than eclipse The shadow of a satellite may also transit the disk of its primary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The passage of the moon over the local meridian; it is designated as upper transit when it crosses the observers meridian and as lower transit when it crosses the same meridian but 180 degrees from the observer's location When specified, transit may be re

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Precision surveying instrument; a theodolite in which the telescope can be reversed in direction by rotation about its horizontal axis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Since Mercury and Venus are closer to the Sun than the Earth, as seen from here they can occasionally line up directly between us and the Sun, and as a result can be observed as a tiny black dot moving across the face of the Sun Transits of Mercury occur

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

From the Latin, 'to go across', a transit is the crossing of a planet in the heavens over another point The aspect formed between the transitting planet and the point in the horoscope is interpreted using the inherent symbolism of the aspect itself and th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Time that a unit is on the railroad Intermodal transit starts from the ingate load at origin and goes until the notification at destination Transit calculates the amount of time a railroad was in possession of a unit and how long it took to ship that unit

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generally refers to passenger service, usually local, that is provided to the public Transit operates along established routes with fixed or variable schedules and is available to any person who pays the published fare.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A scientific instrument used on excavations to measure horizontal and vertical angles and horizontal distances in order to find out changes in soil level during excavation and the distances between different points of excavation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A stationary support structure for a telescope Motion is allowed along the meridian from the zenith to the horizon, but stars cannot be tracked east/west Measurements are only possible when the objects 'transit' the meridian due to the Earth's rotation. 1

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generally refers to urban passenger transportation service, local in scope, provided to the public along established routes with fixed or variable schedules at published fares.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The point in time when an object crosses the Meridian For observers in the southern hemisphere the object will then be directly north and at its highest in the sky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The movement of the sampler from the water surface to the streambed or from the streambed to the water surface. an instrument used to accurately measure horizontal and vertical angles, extend straight lines, measure distances, and when used with a stadia

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The point when the path of the Moon, the Sun, a star, or a planet takes it across the meridian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The apparent journey of Mercury or Venus across the Sun's disc, or of a planet's moon across the disc of its parent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Publicly shared vehicles that provide transportation on fixed or flexible routes For the Central Texas region, transit primarily means buses.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A surveyor's instrument very similar to a theodolite and used for measuring horozontal and verticle angles. Another name for 'public transportation,' generally used in contexts which do not include carpools or vanpools.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. geçme, mürur; geçiş; transit; astr. gökcisminin teleskop sahasından geçmesi; astr. ufak bir gökcisminin büyük bir gökcismi ile dünyanın arasından geçmesi; yatay ve düşey açıları ölçmeye mahsus yüzölçümü aleti; f. geçmek, transit geçmek; teleskop s

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçiş, intikal; geçiş yeri veya müddeti; bağlantı; müz., eksen değişimi. transition period, transition stage geçiş devresi, intikal devresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geçişe veya değişmeye ait. transitionally z. değişim müddetince.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. geçme veya geçirme kabiliyeti olan; gram. nesneli, geçişli; i. geçişli fiil. transitively z. geçişli olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geçici, süreksiz; fani, kalımsız. transitorily z. geçici olarak. transitoriness i. geçicilik; fanilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski Ürdün (devleti).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Aslına uygun olarak, gerekirse hususî işaretler kullanarak yazı ile kopya.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transcription

dil b. çeviri yazı

Bir yazıyı bütün ses inceliklerini belirterek başka bir alfabeye çevirme yolu, yazı çevirimi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çevirmek, tercüme etmek; nakletmek; bir insanı ölmeden göğe nakletmek; dönüştürmek, değiştirmek, tahvil etmek; tercümanlık yapmak; tercüme edilmek; telgrafı alarak tekrar başka yere aynen göndermek (otomatik cihaz). translatable s. tercümesi mümkün

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çeviri, tercüme; verden yere nakil; tahvil, tebdil.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tercüman, çevirmen, mütercim; telgrafı gönderen otomatik cihaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. translitération

dil b. harf çevirisi

Yabancı yazıların, okunuşları dikkate alınmadan harf harf aktarılması.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başka dilin alfabesiyle yazmak. translitera'tion i. transkripsiyon.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yarı şeffaf. translucency i. yarı şeffaflık translucently z. yarı şeffaf bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ayın ötesindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. denizaşırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. bir memleketten başka bir memlekete göç etmek, hicret etmek; tenasüh etmek, slçramak, göçmek (ruh).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hicret; ruh göçü, ruh sıçraması. transmigration of a soul tenasuh, ruh göçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. geçirilmesi mümkün. transmissibil'ity i. geçirme imkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. geçirme, nakil, intikal, gönderme, iletme, taşıma; mak. transmisyon, vites. transmission dynamometer bir makina veya cihazdan geçirilen kuvveti ölçme aleti. automatic transmission otomatik vites. transmissive s. naklolunur; nakleder, iletken.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transmission.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (ted, -ting) geçirmek; göndermek, nakletmek; geçmesine müsaade etmek. transmitter i. radyo veya televizyon verici istasyonu; nakledici cihaz; geçiren kimse; iletken şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şeklini değiştirmek, acayip şekle sokmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dağ(lar)ın ötesindeki; Alplerin kuzeyindeki; Alplerin güneyindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.cismen değişirilmesi mümkün transmutability i. değişme kabiliyeti, cismen degiştirilme imkânı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tahavvül, değiştirilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. aslını veya şeklini değiştirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okyanusun ötesinde bulunan, okyanus aşırı, transokyanus, okyanus ötesi; okyanuslar arası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. vasistas; pencereyi yatay olarak bölen kiriş; çapraz kiriş; den. kıç yatırması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., fiz. ses altından ses üstüne geçerken oluşan durumlarla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. sonic barrier.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., eski Amu Derya ötesi, Semerkant bölgesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transparent

saydam

İçinden ışığın geçmesine ve arkasındaki şeylerin görülmesine engel olmayan (cisim), şeffaf.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transparent. see-through. sheer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transparent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. şeffaflık; şeffaf şey; ışığa tutulunca görülebilen cam üzerine yapılmış resim; slayt.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şeffaf, berrak, saydam cam gibi; açık vazıh, aşikâr. transparently z. şeffaf olarak. transparentness, transparence i. şeffaflık, açıklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sivri aletle delmek, delip geçmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i terleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. vaki olmak, olmak; beden veya bitki gözeneklerinden dışarı çıkmak; terlemek; nefes vermek; meydana çıkmak, şüyu bulmak, duyulmak, sızmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. bir yerden çıkarıp başka yere dikmek (fidan); başka yere yerleştirmek; tıb. aşılama için doku eklemek; i. nakletme; başka yere yerleştirilen şey; başka yere yerleştirme. heart transplant kalp nakli. transplanta'tion i. doku nakli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. transplantation

1. tıp organ nakli, 2. bit. b. bitki nakli

1. İşlevini yitirmiş bir organın yerine sağlam bir organı koyma, organ aktarımı. 2. Bitkiyi bir yerden alıp başka bir yere dikme.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transplantation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transplantation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., elek. radyo sinyaline cevap veren radyo vericisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. köprü ötesinde; Londra'da Thames nehrinin güney tarafında.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Litografyada yazı veya resmin eczalı kâğıt vasıtasıyla bir taştan diğerine nakli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To carry or bear from one place to another; to remove; to convey; as, to transport goods; to transport troops.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To carry, or cause to be carried, into banishment, as a criminal; to banish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To carry away with vehement emotion, as joy, sorrow, complacency, anger, etc.; to ravish with pleasure or ecstasy; as, music transports the soul.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Transportation; carriage; conveyance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A vessel employed for transporting, especially for carrying soldiers, warlike stores, or provisions, from one place to another, or to convey convicts to their destination; called also transport ship, transport vessel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Vehement emotion; passion; ecstasy; rapture.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A convict transported, or sentenced to exile. an exchange of molecules across the boundary between adjacent layers of a fluid or across cell membranes move while supporting, either in a vehicle or in one's hands or on one's body; 'You must carry your camp

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

charges for postal service.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A term describing an agreement between a fiber provider and their customer to provide backbone fiber for a fee.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

It is a request to transport objects from the software development environment, identified as the source system, to the specified target system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

One of three distinct processes involved in erosion It is the movement of eroded material in the medium of air, water or ice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any mechanism in physics by which particles or regions of fluid move around, or a mathematical model of such a mechanism such as a PDE.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The act of emissions from one source being carried by wind to other locations. transportation of racecar to and from selected event.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Intercity Transport. the moving of eroded rock or soil particles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any of the functions carried out by protocols in the Network or Transport Layers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This layer provides transparent transfer of data between end systems, or hosts, and is responsible for end-to-end error recovery and flow control It ensures complete data transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

System for conveyance of information.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A component of the WASP server that is responsible for transferring messages to a web service using particular transport protocol.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The method by which the paper is moved past the digitizing scanner Affects speed of throughput and types of paper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Responsible for end-to-end delivery of the entire message.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shipping , carriage , conveyance , freightage , portage , porterage , traction , transport , transportation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. askeri vasıta; kendinden geçme, zevk ve heyecandan çılgın hale gelme; nakil, münakalat, taşınma, yerden yere götürme; sürgün olmuş kimse. Ministry of Transport Ulaştırma Bakanlığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yerden yere götürmek, taşımak, nakletmek; kendinden geçirmek, çı1dırtmak; sürgüne göndermek, nefyetmek. transportable s. nakli mümkün; taşınabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.. nakil, yerden yere taşıma, münakalât, ulaştırma; nakil vasıtası; nakil vasıtası bileti; taşıt ücreti; sürgünlük cezası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. transporter

yükçeker

Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ters çevirip yerini değiştirmek; sırasını değiştirmek, takdim ve tehir etmek; mat. işaretini değiştirerek denklemin bir tarafından öbür tarafma geçirmek; müz. aktarmak, perdesini degiştirmek transposable s. yeri değiştirilebilir, aktarılabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yerini degiştirme; takdim ve tehir; mat işaretini degiştirerek denklemin bir tarafından öbür tarafına geçirme; tıbı bir uzvun olağandışı bir yerde bulunması; tıb. bir doku parçasını yerinden tamamen ayırmadan kesip başka bir yere yapıştırma ameliya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.) (musiki). Göçürme, şed.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transsexual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transsexual transexual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) aktarma yapmak. transshipment i. aktarma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. başka bir cisme deiğştirmek; Hazreti İsa'nın et ve kanına değiştirmek. (Aşai Rabbani'de kullanılan ekmek ve Sarabı). transubstantia'tion i. Katolik ve Ortodoks kiliselerinin inanışına göre Aşai Rabbani ayininde kullanılan ekmek ve şarabın Hazreti İ

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sızmak, ter gibi deriden sızmak. transudation i. sema, sızıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uranyumdan daha ağır olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Transval.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. yandan yana geçen, karşıdan karşıya, enine; i., geom. bir takım hatları kateden doğru hat.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. karşıdan karşıya, enine, çaprazvari; i. çapraz şey; mat. hiperbolde enine mihver. transverse ligament anat. çaprazvari bağ. transversely z. çapraz olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kadınımsı giyinmekten zevk alan erkek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tercüme edilemez, ,çevrilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Daha hızlı veri transferi için yeni USB 2.0 standardını desteklemektedir.

Teknolojik Terim by