Tren ne demek? | Tren anlamı nedir? | Tren

Tren anlamı nedir?

Tren ne demek?

Tren anlamı nedir?

Tren | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tren

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Demiryolu katarı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fish spear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

train. railroad train.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sporda hazırlık çalışması, idman.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. entraïnement

sp. alıştırma

Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılan uygulama, hazırlık çalışması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

training. workout. exercise. practice. workout alıştırma. idman. egzersiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

training.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Bir spor kolunda sporcuları yetiştiren mütehassıs.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. entraîneur

sp. çalıştırıcı

Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trainer. coach. skipper. skip. handler. bottle-holder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coach. trainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trainer. coach.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a trainer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

local train. suburban train. local express. local railway.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

electric locomotive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. hendek veya siper kazmak; sağlamlaştırmak, yerleştirmek, emniyete almak. entrench on tecavüz etmek, bir başkasının hakkını çiğnemek. entrenched s. sabit, kolay degişmez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yürek parçalayıcı, çok acıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) entrench.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Motorlu tren.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eski derebeylik sisteminde bir mülkün kirasını ödeyerek başka her türlü görevden bağışık olma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. azaltmak, kısmak, indirmek; gidermek, kaldırmak. retrenchment i. tasarruf, idare; kale veya metrisin iç tarafında yapılan hendek veya metris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kuvvet, güç, takat; sertlik, keskinlik; mukavemet gücü, dayanıklılık; şiddet; tesir derecesi; askeri kuvvet; kuvvet kaynağı; metanet, manevi güç. on the strength of -e güvenerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. takviye etmek, desteklemek; kuvvet vermek, kuvvetlendirmek; kuvvetini artırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gayretli, faal, hararetli; gayret veya enerji isteyen, güç, ağır. strenuously z. çok emek sarf ederek yoğun faaliyetle. strenuousness i. yorucu faaliyet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. içine veya etrafına hendek veya siper kazmak; kirizma yapmak; siper kazmak; tecavüz etmek; i. çukur, hendek; siper. trench coat trençkot. trench foot soğuktan ve rutubetten hâsıl olup kangrene yol açan ayak rahatsızlığı. trench mouth tıb. top

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. keskin; acı, şiddetli, ezici, tesirli, kuvvetli. trenchancy i. keskinlik; tesirli olma trenchantly z. keskin olarak; tesirli bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. eskiden sofrada kullanılan tahta tabak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iştahı yerinde kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trenchcoat. trench coat. raincoat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raincoat. trench coat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. trend

eğilim

Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. yönelmek, meyletmek, temayül etmek; i. temayül, meyil, eğilim; yön. trendy s. en son modayı izleyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ilerleme, yükseliş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by