Trusted™ Platform Modülü çip ne demek? | Trusted™ Platform Modülü çip anlamı nedir? | Trusted™ Platform Modülü çip

Trusted™ Platform Modülü çip anlamı nedir?

Trusted™ Platform Modülü çip ne demek?

Trusted™ Platform Modülü çip anlamı nedir?

Trusted™ Platform Modülü çip | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: trusted™ platform modulu cip

Teknolojik Terim

Trusted™ Platform Modülü çipi, verilere yetkisiz erişimin engellenmesine yardımcı olan önemli güvenlik hizmetleri sağlar. Bu çip, donanım ve yazılım da dahil olmak üzere, platformun kendisini izleyebilir. Parolalar ve şifreleme anahtarları gibi büyük önem taşıyan veriler için tamamen güvenli bir saklama ortamı sağlar. Daha sonra, her bir makineye benzersiz bir kimlik atayarak, dahili akıllı kart işlevi görür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). beklemek, ummak; önceden tahmin etmek sezinlemek, geleceği görmek; önce davranmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). güvenle bekleme ; önceden yapma; evvelden farketme, sezinleme; evvelden yaşama; (müz). sonra çalmacak notalann birkaçmln evvelden çalmması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). ilerde vaki olacak hali içine alan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lunar module.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagabond. rough. ruffian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

down- the-line. without stint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İng.). Çift diferansiyelli arazi otomobili.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

İng. chip

bl. yonga

Milimetrik yüzeyler üzerinde on binlerce devre elemanından oluşan ve son derece karmaşık elektronik devrelerin yerleştirildiği, genellikle silikon benzeri yarı iletken malzeme.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Classification of Instructional Programs or Capital Improvement Plan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Capital Improvement Program, airport development and construction programs which will benefit the airport and the National Airspace System. capital improvement program.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Classification of Instructional Programs: a commonly used taxonomy for coding programs and courses offered by education and training providers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Classification of Instructional Programs Code representing academic programs developed by the National Center for Education Statistics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carriage and Insurance Paid 'CIP' indicates that the exporter is responsible for the cost of freight up to the point where the goods are delivered to a specified destination including the cost of insurance against loss or damage during transit It is the e

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cataloging in Publication The bibliographic information supplied by the Library of Congress and printed on the copyright page.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cataloging-in-publication records created by the Library of Congress from information provided to it by publishers for pre-publication titles These records lack descriptive elements Other supplied elements may change by the time the title is published, su

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Construction in process; CAMS term used to identify fabrications in the system; also known as WIP or work in process.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Classroom Instruction Program This is DIALOG's reduced-rate program for student academic searching.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Cataloging In Publication; a program sponsored by the Library of Congress that provides a partial bibliographic description in books produced by cooperating publishers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An INCOTERM describing a term of sale that details the responsibilities of the buyer and seller for the international trade transaction Under this term, the seller pays the freight for the carriage of the goods to the named destination The risk of loss of

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Capital improvement projects. is a seven year program of projects to maintain or improve the traffic level of service and transit performance standards developed and to mitigate regional transportation impacts identified by the CMP Land Use Analysis Progr

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Term of Sale which means the seller has the same obligations as under CPT, but with the addition that the seller has to procure cargo insurance against the buyer's risk of loss of or damage to the goods during the carriage The seller contracts for insur

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carriage and Insurance Paid To.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carriage and insurance paid to See Incoterms above.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Abbreviation for 'carriage and insurance paid to '.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carrier Identification Parameter: A 3 or 4 digit code in the initial address message identifying the carrier to be used for the connection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

This is cataloguing information which is usually put on the verso of the title page of a book prior to its publication The cataloguing information is supplied by the National Library or Library of Congress and its distributed as MARC records.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Critical Infrastructure Protection.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Carriage and insurance paid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sıfır; önemsiz şey veya kimse; şifre; şifre halindeki yazı; şifre anahtarı; monogram, arma. in cipher sifreli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). hesap yapmak, aritmetikte sayıları kullanmak; şifreli olarak yazmak; devamll ses çıkarmak (org borusu gibi).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Gözleri çapaklı: Çıpıl adam. (bk.) Çipll.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Gözleri ağrılı ve kirpikleri dökülmüş kimse. 2. Çepel. (bk.) Çıpıl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Giyinmemiş, soyunmuş. Ar. Arî, üryân, Fars. bürehne: Çıplak adam. insan çıplak doğar. 2. Tüyü dökülmüş, tüysüz: Çıplak koyun. 3. Donatılmamış, süssüz, sade. 4. Takımsız, takımı vurulmamış: Çıplak at. 5. Bir şeyi olmayan, pek züğürt, eli boş. Baldırı çıplak = Ayak takımı. Çıplak etmek = Soymak. Çıplak olmak = Soyunmak. Çırçıplak, çırılçıplak, çırlak çıplak = Büsbütün, anadan doğma çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naked. bare. undressed. uncovered. nude. innocent of clothes. bleak. unclad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare. naked. nude. nudist. stark.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare. naked. nude. destitute. in the nude. stark. unclad. undressed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bare ownership. naked possession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

base pay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nudist camp.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıplak hale gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Çıplak olanın hâli, giyinmemiş veya soyunmuş olma. Osm. üryanlık, bürehnelik. 2. Süs veya takımdan uzak olanın hâil, sadelik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bareness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nude. nudity. nakedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nakedness. nudity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıplak hale gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çıplak hale getirmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). yeşilli beyazlı hareleri olan mermer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok ince dilinmiş patates tavası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

french fried potatoes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chip. crisp. crisps. chips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chips.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Karagöz balığına benzer lezzetli bir Akdeniz balığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilt-head bream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gilt head bream.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büsbütün çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

ÇIRILÇIPILDAK (i.) Tamamen çıplak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stark naked. in the buff. mother-naked. without a stitch on. without a stitch of clothing. starkers. in one's bare skin. in the nude. in one's birthday suit. in the raw. in the state of nature. in the altogether.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stark naked. in the nude. in the buff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the altogether. stark naked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). şifre çözmek; yorumlamak . decipherable (s). halledilebilir, okunabilir; anlaşılır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). taraftar, mürit, talebe; havari. discipleship (i). taraftarlık, talebelik; havarilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sert amir, disiplin taraftarı olan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s(b disiplinle ilgili, inzibata ait; tahsil ve terbiyeye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). disiplin, inzibat, terbiye, idare; talim; itaat, boyun eğme; cezalandırma, tekdir; ilim, bilim dalı; (f). terbiye etmek, yetiştirmek, idare etmek; disipline sokmak, yola getirmek; cezalandırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. özgür kılmak, azat etmek, serbest bırakmak; huk. aile hakimiyetinden kurtarmak. emancipa'tion i. azat etme, özgür kılma, serbest bırakma; aile hakimiyetinden kurtarma. emancipa'tionist i. koleleri azat etme taraftan. eman'cipator i. azat eden veya

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şifre etmek, kapamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hazırlanacak olan ilaçlara uygun bir şekil veya güzel bir tat vermesi için katılan madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. henüz başlamakta olan, yeni başlayan, başlangıç halinde. incipience incipiency i. başlangıç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okunmaz, sökülmez, çözülmez, karışık, anlaşılmaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) bir kaç bilim dalıyle ilgili .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. modül.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) MÜcib.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cause. reason. approval. motive. necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

justification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şehre ait; belediyeye ait, beledi. municipal council belediye kurulu. municipal law belediye nizamı. municipal police polis teşkilâtı. munici pality i. belediye.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) katılmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (anat.) kafanın arka kısmı, artkafa. occip'ital (s.) kafanın arka tarafında olan, artkafaya ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iştirakçi; s. paylaşan, katılan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. s. katılan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. katılmak, iştirak etmek, hissedar olmak, ortak olmak, pay almak. participate with a person in a thing bir kimse ile bir şeye iştirak etmek. participa'tion i katılma, iştirak; ortaklık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gram. ortaç sıfat-fiil. present participle -en yapılı ortaç. part participle -miş yapılı ortaç. participial s. ortaç kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. anlayışlı, idraki keskin; i. anlayışlı kimse, idraki kuvvetli kimse. percipience i. idrak, anlayış, seziş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat., man. tartışma konusu olan bir meselenin hiç bir delile dayanmadan doğru olduğunu iddia etme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). 1. Deniz çekildiği zaman meydana çıkan, kabardığı zaman su altında kalan yassı kıyı parçası. 2. Saha, meydanımsı yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platform. podium. tribune.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rostrum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A plat; a plan; a sketch; a model; a pattern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Used also figuratively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A place laid out after a model.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any flat or horizontal surface; especially, one that is raised above some particular level, as a framework of timber or boards horizontally joined so as to form a roof, or a raised floor, or portion of a floor; a landing; a dais; a stage, for speakers, pe

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A declaration of the principles upon which a person, a sect, or a party proposes to stand; a declared policy or system; as, the Saybrook platform; a political platform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A light deck, usually placed in a section of the hold or over the floor of the magazine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Orlop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To place on a platform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

To form a plan of; to model; to lay out. a raised horizontal surface; 'the speaker mounted the platform' any military structure or vehicle bearing weapons the combination of a particular computer and a particular operating system a document stating the ai

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

platform. rostrum. dais.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a raised horizontal surface; 'the speaker mounted the platform'. a document stating the aims and principles of a political party; 'their candidate simply ignored the party platform'; 'they won the election even though they offered no positive program'. th

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Refers to the hardware and software that makes a computer function The most common platform for desktop computers on Capitol Hill, for example, is PC computers running Windows 95, 98, 2000, or NT This term is also often used to refer only to the operating

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The type of computer operating system being used The word 'platform' is also used to describe a collection of disparate programs, programs and operating systems, or hardware and software configurations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The type of computer or operating system on which a software application runs For example, some common platforms are PC, Macintosh, and UNIX.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Shorthand for the combination of hardware and operating system you use eg the 'NT platform' is a PC running the Microsoft Windows NT operating system, the 'PPC platform' is a Macintosh computer with a PowerPC processor running the Mac OS operating system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A combination of hardware and system software forming the basis for a computer system Examples include Macintosh, PC, NT, and UNIX The term 'cross-platform' refers to programs and formats that can be used on more than one platform.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The underlying technological environment or 'architecture' of different media systems on top of which suppliers and customers develop services and applications In a simple hardware-based usage of the term, the personal computer, television, and telephone

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The sum of a computer's operating system, hardware architecture and software It defines the applications that can be run on the computer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The name of the operating system and/or hardware used to make the request This is derived from the agent string and suffers some of the same 'lying' issues that it does Summary decodes the most common platforms based on internal rules which work with the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The operating system used to access the internet Windows 98 and 95 are the most popular, but when you're designing your website, that doesn't mean you can ignore Macintosh, Sun, or Linux computers, which are used by significant portions of the internet co

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Usually refers to an operating system, such as Windows and the Mac OS, that other software programs can be run on top of by providing a support for it Computer programs built to run on one platform will not run on another unless it is rewritten for that o

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Platforms are an important component of the gun emplacement In addition to providing a level surface to fire a gun, a platform prevents the gun from sinking or recoiling into the ground Platforms are constructed of wood, joists are set into the ground and

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The operating system used by a visitor to the site.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Roughly speaking, a platform represents a computer's family It is defined by both the processor type on the hardware side and the OS type on the software side Computers belonging to different platforms cannot typically run each other's programs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A computer operating system such as Sun, Unix, Windows, or Macintosh.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A platform is particular computer configuration It includes the operating system and other specific components Example platforms include Irix, Linux, Windows, etc.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Generic term for type of computer environment, computer system, or operating system Macintosh, IBM-compatible PCs, and UNIX machines are examples of hardware platforms Operating system software such as DOS and Windows are also referred to as platforms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The type of computer or operating system on which a software application runs For example, some common platforms are PC, Macintosh, Unix, and NeXT.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An operating system, sometimes on a specific computer The most common platforms are DOS, Windows,. noun The specific brand of computer and/or operating system, i e Amiga, Apple IIe, IBM PC, Macintosh, UNIX.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. platform, yüksekçe yer, kürsü; peron; tramvay sahanlığı; bir siyasi partinin resmen kabul ettiği prensipler, parti programı; plan, tasarı. platform car açık yük vagonu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uçurum; sarp kayalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. acele, telâş; acelecilik. precipitant s., i. acele giden; acele yapılmış; i. kimyasal veya mekanik çökelme yapan bir madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. zamanından önce meydana getirmek; yüksek bir yerden aşağı atmak; acele ettirmek, hızlandırmak; kim. tortusunu ayırmak, teressüp ettirmek, çökeltmek; meteor. (yağmur veya kar şeklinde) yere düşmek, yağmak; fiz. buharı teksif etmek; yüksek yerden aş

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. tortu, çöküntü, rüsup; s. aceleci; baş aşağı düşen veya akan; düşüncesiz; acele ile yapılmış; birdenbire gelen veya olan, ani. precipitately z. acele ile, telaşla. precipitateness i. acelecilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dik, sarp; uçurum gibi, uçurumlardan ibaret; atılgan, aceleci. precipitously z. baş aşağı olarak; aceleyle, telâşla. precipitousness i. baş aşagı oluş; telaş, acele.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. baş, ana, başlıca, büyük, asıl, en mühim; i. başkan, şef, patron; yönetici; müdür, okul müdürü; vekil tutan kimse, müvekkil; asıl mesul kimse; sermaye, anamal, ana akçe, ana para; düelloda karşılaşan taraflardan biri. principal parts gram. İngi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. prenslik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. prensip, ilke; dürüstlük, ahlâk; öz; köken, temel neden; kural. active principle müessir madde. refuse on principle prensibine uygun olmadığından reddetmek. principled s. prensip sahibi olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) yemek tarifi; reçete, tertip; çare, çözüm, plan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) verilen şeyi alan (kimse), alıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) karşılıklı, mütekabil, iki taraflı; birbirinin yerine geçen; (gram.) ortak; (i.) karşılıklı şey; (mat.) evrik değer. reciprocal insurance karşılıklı sigorta. reciprocal'ity (i.) karşıtlık. reciprocally (z.) karşıt olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.) karşılıklı hareket etmek, karşılığını yapmak, misli ile karşılık vermek; birbirinin yerine geçmek, mütekabil olmak. reciproca'tion (i.) karşılık, tekabül.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) iki devlet arasında yapılan anlaşma, ticari mübadele usulü; karşılıklı münasebet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

İntel’in 9 Mayıs 2007’de piyasaya sürülen yeni Centrino platformu.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. önkafa; kafatasının üst kısmı, tepe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Trusted™ Platform Modülü çipi, verilere yetkisiz erişimin engellenmesine yardımcı olan önemli güvenlik hizmetleri sağlar. Bu çip, donanım ve yazılım da dahil olmak üzere, platformun kendisini izleyebilir. Parolalar ve şifreleme anahtarları gibi büyük önem taşıyan veriler için tamamen güvenli bir saklama ortamı sağlar. Daha sonra, her bir makineye benzersiz bir kimlik atayarak, dahili akıllı kart işlevi görür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okunamayan, çözülemeyen, şifre edilemeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. disiplin görmemiş terbiye edilmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karaktersiz, prensipsiz, ahlaksız

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obligatory. required. incumbent. incumbent on a Muslim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be necessary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. velespit, üç tekerlekli çocuk bisikleti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by