Tüf ne demek? | Tüf anlamı nedir? | Tüf

Tüf anlamı nedir?

Tüf ne demek?

Tüf anlamı nedir?

Tüf | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tuf

Türkçe Sözlük

(e.). Tükürmeyi tasvir eden hakaret ünlemi: Tüf sana! (bk.) Tu, tuh.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Volkanlardan çıkan mesâmatlı taş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tufa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tufa.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «atıf» dan imüb.). Pek esirgeyici, çok merhametli ve şefkatli: Rabb-ı atûf = Pek esirgeyici Tanrı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Birine sevgisi olan, sevgi duyan. Allah’a karşı sevgi duyan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Atûf kelimesinden Osmanlıca’da yapılan, Arapça’da olmayan isim: Esirgeyicilik, şefkat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطوفت] şefkat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Şefkat, merhamet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Atûfet, şefkat sahibi. Son devir Osmanlı protokolünde bâlâ rütbesi sahipleri ile vezir müşir rütbesi taşımıyan dâmâd’lara verilen unvandı. Devletlû atûfetlû: Serasker (harbiye nâzırı, savunma bakanı) ile dâmâd olan müşir ve vezirlere verilen unvandı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Esirgeyici ve pek merhametli olan kimseye ve atûfetlû resmî lakabını taşıyan kişilere mensup ve müteallik mânâsiyle yazışmalarda kullanılır tâbirdir: Cânib-i Alî-i atûfîlerine, zat-ı Alî-i atûfîleri.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). hardal çiçeğine benzeyen bir çiçek, iberide, (bot). Iberis amara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Vezir ve müşir olan pâdişâh dâmat|arına verilen unvan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. stoffato). Salçalı bir çeşit et yemeği.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. i. stoffa). Bir cins ipek kumaş ki, ekseriya sırmalı veya kılaptanlı olup döşemecilikte kullanılır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gale. hysterics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(LUTF) (i. A.) (c. eltâf). 1. İyilik ve yumuşaklıkla davranış: Lutfile muamele etti. 2. İyilik: Çok lutfunu gördüm. 3. Müsaade, izin: Lutuf buyurun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Lutuf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessing. favour. grace. mercy. kindness. boon. favor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kindness. kind deed. boon. favour. good grace. voluntary courtesy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [لطف دیده] iyilik görmüş, lütuf görmüş.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [لطفکار] lütuf sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «atf» dan imef.) (mü. mâtûfa). 1. Eğilmiş, eğik, mâli, bir tarafa doğru dönmüş. 2. Yöneltilen, verilen, birine ait olan: Onun gelmemesi kibrine mâtuftur (bu mânâ Arapça’da yoktur). 3. (gramer) Bir harf-i atıf vasıtasıyla diğer kelimeye bağlı (kelime) kl, diğerine de «mâtûf-ı aleyh» derler.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [معطوف] yönelik, çevrili.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla dolu; içi doldurularak kaplanmış (ev eşyası).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Yumuşak aba, keçe terlik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. madde; asıl, esas; k.dili. eşya, ev eşyası; boş laf, saçma; kumaş; ilâç; k.dili. şey, zımbırtı, zırıltı; (argo) hüner; (argo) görev; (argo) para; f. tıka basa doldurmak; doldurmak; dolma yapmak; tıkamak; tıkıştırmak; çok laf ile kafa şişirmek; (

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. havasız, havası bozuk, kapalı; tıkalı (burun); k.dili. kibirli; soğuk, ağır.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «atf» tan) (c. taattufât). Acıma, şefkat ve merhamet etme.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Moliere in bir piyesinde ikiyüzlü papaz; dindarlık taslayan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Iutf»tan) (c. telattufât). Lutuf ve incelikle davranma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تلطف] yumuşak davranma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Lutuf la, nezaketle.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süngertaşı; ırmak veya kaynaklarda oluşan bir çeşit kireçtaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süngertaşı veya kireçtaşı kabilinden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TÜFAN) (i. A.). 1. Ortalığı kaplayıp çeviren umumî ve pek şiddetli yağmur ve fırtına: Bir tufan koptu. 2. Hazret-i Nûh zamanında sapıtmış insanlığı yoketmek için Tanrı tarafından meydana getirilen umumî fırtına, mec. Tûfân-ı NÜh = Nûh Tûfânı. 1. Pek büyük yağmur ve fırtına: TÜfân-ı NÜh oldu. 2. Pek eski zaman: Tûfân-ı Nûh’tan kalma. Kable’t-tûfân = Tûfân’dan önce, Fr. antédiluvien.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deluge. flood. flooding. cataclysm. cyclone. round.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the flood. the deluge. violent rainstorm. flood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deluge. cataclysm. flood. the flood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Hz.Nuh zamanında Allah’ın kötülüğe sapmış insanları cezalandırmak için gönderdiği bütün dünyayı su ile kaplayan yağmur. 2.Şiddetli yağmur ve sel.

İsimler ve Anlamları by

Finansal Terim

(Consumer Price Index)

Tüketici fiyat endeksi


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Ateşli silâhların en tanınmışı. Fitilli, çakmaklı, kapsüllü, iğneli, arkadan dolar, mükerrer ateşli tüfek. Tüfek atmak, boşaltmak, endaht etmek. Tüfek patlamak = Savaşa başlanmak, savaş çıkmak. Tüfek patlatmaksızın = Harpsiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rifle. gun. piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. rifle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gun. rifle. gat. piece.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfek koyup saklamaya mahsus yer (silâhhâne daha çok kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Tüfek yapan işçi. 2. Bir birlikte tüfekleri tamirle görevli şahıs. 3. Tüfekle silâhlı asker veya bekçi. 4. Sarayda bekçilik vazifesi yapan bahçe muhafızı, silâhşor

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunsmith. seller of guns. gunman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gunsmithing. gun selling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armory.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tüfek koyma yeri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armory. gun-stand. guncase.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Asalak, parazit. - Sığıntı. İsim olarak kullanılmaz.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طفيلات] parazitler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (davetsiz ziyafetlere gitmek ve dalkavuklukla şöhret bulmuş olan Tufeyl bin Zilâl’in adından). Dalkavuk, başta gezen, kâse yalayıcı, parazit.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طفيلی] parazit.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parasitism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طفيليت] parazitlik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.). Kendi başlarina beslenmeyip başkalarının köklerinden veya kanlarından beslenen bitki ve hayvanlar. Tufeyliyyât-ı nebâtiyye = Piç sürgünler, urlar ve mantarlar gibi. Tufeyliyyât-ı hayvâniyye = Bit vesaire gibi, diğer canlıların kanını emerek yaşayan böcekler; parazitler.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süngertaşı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Elma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [تفاح] elma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. küme, öbek, top; tepe, sorguç; püskül; f. kümelemek, demet demet yapmak: püskül ile süslemek. tuft'ed s kümeli; tepeli. tuft'y s. perçem gibi püskül püskül veya küme küme olan, öbek öbek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sönme.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ تفو] tükrük. 2.tüh!

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. tıfl). Tıfllar, çocuklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A). Çocukluk, küçüklük.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طفوليت] çocukluk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عطوفت] şefkat.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by