Tura ne demek? | Tura anlamı nedir? | Tura

Tura anlamı nedir?

Tura ne demek?

Tura anlamı nedir?

Tura | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: tura

Türkçe Sözlük

(I.) (aslı: Tuğra). 1. Oyun oynamakta kullanılan örme mendil, kuşak vs.: Tura oyunu oynamak, tura ile vurmak. 2. Kös, davul ve trampet gibi şeylere vurmaya mahsus ip veya çomak: Davul turası. 3. Kamçı, örme kırbaç. 4. Demet, bağ, paket: Bir tura ip. Dam turası = Saçak kenarı. (bk.) Tuğra.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head. heads. skein.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bundle. spool. bobbin. skein. reel. whip. tuft. coil. stack. staple. hank. flock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Tuğra. 2.Kalkan, sip(Erkek İsmi) Turahan: Osmanlı komutanlarından.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (it)., (müz). adi notanın yanına ilâve edilen ufak nota,.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., ecza. barbiturat, uyku hapı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğitler yiğidi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Batur).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir memlekette bulunan iki ayrı kültür unsuruyla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (müz). koloratür parçaları içine alan ses müziği. coloratura soprano koloratür soprano.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tahmini, varsayılı,farazi. conjecturally (z). farazi olarak, tahminen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). doğuştan, fitri, tabii; (bak). natural.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Çutra.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tatula, tatala, (bot. ).Datura stramonium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tabii halinden çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. T. A.). Türk musikisinde 7 zamanlı bir küçük usul.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [اوانی ترابه] toprak çanak çömlek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). 1. Nümûne, örnek, kumaş örnekleri destesi: Faturasını gönderdi. 2. Satın alınan bir mal için satıcının verdiği makbuz: Gümrük dairesi fatura ister Malfature = Manifatura’dan galat. (bk.) Manifatura.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invoice. bill. note.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill. invoice. receipt. tab. rabbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invoice. bill. bill parcels. bill of sale. black letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to write an invoice for. invoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having an invoice/bill. having a rabbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unreceipted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

black economy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) gırtlağa ait; boğazdan telaffuz olunan; (i.) gırtlaktan veya ağzın arka kısmından çıkarılan ses; bu sesleri temsil eden harfler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Erlerin belde taşıdıkları, yalın olarak süngü yerine tüfeğin namlusu ucuna taktıkları düz ve kısa kılıç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bayonet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sword bayonet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik) (İ. ligatura = bağ). Salamastradan yapılmış, sicim ve bağ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). (Fr. manlfactura). Dokuma vesaireye alt fabrika ürünlarl: Manifatura mağazası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Manifatura çeşidindan dokuma vesair fabrika ürünlarl satan tacir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dokuma vesaireye alt fabrika ürünleri satan tacirin ticarati: Manifaturacılık odiyor.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. olgunlaşmak; tıb cerahat toplamak. matura'tion i. olma veya olgunlaşma, yetişme, kemale erme; cerahat toplama. mat'urative s. olgunluğa götüren, erginleştiren; cerahat top laylcı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. su dökmek, işemek. micturi'tion i., tıb. sık sık su dökme hastalığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L.). İnsanda yapılış hususiyeti, kimya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

build.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. doğal, tabii, asıl, doğuştan; normal, suni olmayan; tabiata uygun; müz. doğal, natürel; i., A.B.D., k.dili doğuştan hünerli kimse; müz. be kar; piyanonun beyaz tuşu; (eski) doğuştan budala. natural child gayri meşru çocuk; öz çocuk. natural chi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğacılık; tabii hal, tabii hisse dayanan düşünüş, eğilim veya hareket; ilah. yalnız tabiata dayanan ahlâk ve din veya felsefe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tabiat bilgisi uzmanı; natüralizm ögretisine bağlı kimse. naturalistic s. tabiata uygun, doğaca; tabiat bilgisine ait; natüralizm ekolüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yabancı uyrukluğa kabul etmek; yabancı kelimeleri lisana almak; bir bitki veya hayvanı yerlileştirmek; tabiata uydurmak, tabiileştirmek; yerlisi gibi olmak; tabiatı incelemek. naturaliza'tion i. uyrukluğa kabul; yerlileşme; yerlileştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe). 1. Yaratıcı bir sebebin, ilâhî bir düzenleyicinin varlığını reddederek tabiatın kendiliğinden var olduğunu kabul eden doktrin. 2. (edebiyat) Müsbet ilmin metotlarını ve vardığı neticeleri sanata tatbik ederek, gerçekleri mükemmel bir objektiflikle anlatmayı hedef alan edebî görüş.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. naturalisme

fel. doğalcılık

Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naturalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fake invoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Oturma, dinlenme, dernek: O kış Erzurum’da oturak tuttular. 2. Oturulacak yer, oturulan yer, merkez, makam. 3. Oturulacak yer, sıra, sofa. 4. Konak: Beş gün askere oturak verdi. 5. Bir şeyin yere değecek ciheti, kaide. 6. Kayıkta kürek çekilirken oturulan yer. 7. Aptes etmek için kullanılan kap, lâzımlık. 8. Seferde istirahat hâlinde olan, konaklayan: Beş gün oturak kaldık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber pot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bedpan. pot. saddle. chamber pot. bottom. foot. stand. seat. badpan lazımlık. thwart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chamber pot. slop jar. potty. low stool. bottom. base. foundation. trestle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yere gelen tarafı geniş olmakla yerinde sağlam duran: Oturaklı şişe. 2. Gösterişli: Oturaklı ev, adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Emekli (eskimiştir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedate. dignified. sober. well-chosen. very appropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedate. dignified. sober. well-chosen. very appropriate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedateness. dignity. serious-mindedness. sobriety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sedateness. dignity. serious-mindedness. sobriety.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inhabitant. sitting. snug-fitting. inhabitant sakin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

resident. residentiary. residing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i.Turancılık. PanTuranian s. Turancılıkla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pantouranisme

Turancılık

Osmanlı Devleti’nin son yıllarında ortaya çıkmış olan, Osmanlılık ve İslamcılık akımları karşısında bütün Türklerin tek vatanda ve tek bayrak altında birleştirilmesini amaçlayan akım.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (yemek yağlarından) damar sertliğine karşı koruyucu tipte olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. olağandışı; doğaüstü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proforma invoice. interim invoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bir yapıda, tavan ya da duvar üzerine resmedilerek içinde yeraldığı mekânın devam ettiği yanılsamasını yaratan resim. Özellikle Barok iç mekân düzenlemelerinde çok sık biçimde uygulanmıştır. Örneğin, bir duvar boyunca uzanan gerçek boyutlarda bir mimari iç mekân perspektifi, quadratura sayılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. işba haline getirilebilir, doyurulabilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. emdirmek, doyurmak; kim. herhangi bir cisme başka bir cismi katarak fazlasını alamayacak derecede doldurmak, işba etmek. saturant i., s. emici veya massedici şey; s., fiz. doyuran. saturated s. doymuş. satura'tion i. doyma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Kitabı Mukaddese ait veya onda bulunan; Kitabı Mukaddese göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bina veya yapıya ait; yapısal; inşaata ait; jeol. yapısal. structural botany yapısal bitkibilimi. structural linguistics yapısal dilbilim. structural steel yapı demiri, inşaat çeliği. structurally z. yapı bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. structuraliste

yapısalcı

Yapısalcılık görüşü ve yöntemini benimseyen.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. structuralisme

yapısalcılık

Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğaüstü, tabiatüstü; harikulade, mucize kabilinden. supernaturalism i. doğaüstü olma; doğaüstü güce inanma. supernaturally z. doğaüstü kuvvetlere dayanarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla doymuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. surnaturaliste

doğaüstücü

Doğaüstücülük yanlısı.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. surnaturalisme

doğaüstücülük

Doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. ezip toz etmek, öğütmek; dövmek; i. ezilip toz haline getirilmiş madde. triturable s. ezilip toz haline getirilir. tritura'tion i. ince öğütme, toz halinde ezme; toz haline getirilmiş madde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tantanalı ve debdebeli olan söz, telâffuzunda pek parlak görnen: Tumturaklı ifade.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Söz ve kelimeleri tantanalı ve debdebeli olen, parlak görünen: Tumturaklı sözlere aldanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grandiloquent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pretentious and inflated. grandiloquent. magisterial. mouth- filling. orotund. sententious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. etribe). Toprak, toz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.) (mü. türâbiyye). Toprağa ait.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Toprakla ilgili. Topraktan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir sülün çeşidi.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Keklik cinsinden eti yenir bir av kuşu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç, delikanlı yiğit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Farsça: TÜrân). Eski Iranlılar’a göre «iran» zıddı. Iran ötesi, Türkler’le meskûn ülkeler: Iran ve Turan.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Eski İranlılara göre Türk ülkesi. Bütün Türkler’in ve Turan kavimlerinin birleşmesiyle meydana gelecek devlet.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Turan kavimlerinin birleştirilmesinin gerektiğine inanan akım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. Turâniyye). Turan’a, Türk ülkelerine ve Türkler’le akraba kavimlere ait: Turan dilleri.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(T.-F.) [تورانی] Turanlı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Turanlı. Turanianism i. Turancılık, Panturanizm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(T.-A.) [تورانی الاصل] Tûran asıllı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi). Turan halkından veya bu soydan olan kimse.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Emin, zararsız ve koruyucu yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tur ay.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

holder. support.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tabiata aykırı,gayri tabii, suni; tuhaf, garip, anormal. unnaturally z. garip bir şekilde. unnaturalness i. anormallik, tuhaflık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kim. doymamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Kitabı Mukaddes'e aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «estere» den). Tıraş etmeye mahsus berber Aleti. Ustura vurmak, çekmek = Ustra ile tıraş etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

razor. straight razor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

straight razor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by