Türkiye’nin Ilk Heykeli Nerede Dikildi? ne demek? | Türkiye’nin Ilk Heykeli Nerede Dikildi? anlamı nedir? | Türkiye’nin Ilk Heykeli Nerede Dikildi?

Türkiye’nin Ilk Heykeli Nerede Dikildi? anlamı nedir?

Türkiye’nin ilk Heykeli Nerede Dikildi? ne demek?

Türkiye’nin ilk Heykeli Nerede Dikildi? anlamı nedir?

| Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: turkiyenin ilk heykelirede dikildi

Genel Bilgi

Türkiye’nin ilk heykeli 10 metre uzunluğundaki Osman Gazi büstüdür. Bu büst 1914-1918 arasında Sivas Valisi Muammer Bey’in girişimiyle Hafik-Zara yolu üzerinde yapılmıştır. Gericiler heykeli protesto ederek törene katılanları „Taş Dikenler’ olarak adlandırmışlardır. İlginç olan, açılış törenini devrin müftüsünün yapmış olmasıdır. Bu heykel 1937’de yine Sivas Valisi Nazmi Toker tarafından kaldırılmıştır.

Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عن صميم القلب] içtenlikle, canügönülden.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İlk çocuklara takılan isim.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. dolandırmak, aldatmak, kandırmak; bir şeyden sıyrılmak; i. dolandırıcı, düzenbaz kimse; hile, dubara.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Bilgili.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tereyağı yapıldıktan sonra yayıkta kalan içecek, yayık ayranı;ayran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). 1. Bozuk, çalkanmış, kokmuş, (yumurta). 2. Vurgun, çürük: Cılk arik. 3. Çok işler, çok sulanmış ve İrinlenmiş: Cılk yara, 4. mec. Boş, beyhude, verimsiz, faydasız: O iş cılk çıktı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotten.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Kurdun ensesinden yapılan kürk. 2. Kafasının tüyü par‘ak bir cins kurt.

Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

İttihat ve Terakki’nin son sadrazamı Talat bey, trenle Ankara’ya giderken Tuzla’yı geçtikten bir müddet sonra suikaste uğramıştı. Kıyı boyu giden trene birden bire Tuzla açıklarında suyun üstüne çıkan bir denzialtından ateş açılmış, Talat Bey’e bir şey olmamasına rağmen trenin yola devam edecek hali kalmamıştı. Denizaltının ve suikastın kimler tarafından yapıldığı tüm araştırmalara rağmen bulunamamıştı.

Genel Bilgi by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [دلکش] cazibeli, gönül çekici.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Türk musikisinde bir mürekkep makam.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Kadın İsmi) - Gönül çekici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Vida çeviren anahtar, tornavida.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Vızıltıcı, vızıltılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. Yaratma, yaratış, Fars. Aferîniş: Hilkat-i Alem, hilkat-i beşer. 2. Yaradılışta olan hal, hılkî tabiat: O adamın hilkati öyledir, cömertlik o adamda bir hilkattir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creation. natural disposition. nature yaradılış. fıtrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

creation. natural disposition / constitution. nature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ خلقت] yaratılış. 2.Tanrı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka kalın) (i. A.) (mü. hılkıyye). Hilkate yani yaratılışa ait, yaratılışta olan, cibillî: Tevazu zorla olmaz, insanda hılkî olmalıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(ka ile) (i. A.). Yaradılıştan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Bir hal ve huyun hılkî, doğuştan olması: İyi huyların hılkıyyeti münakaşa mevzuudur (hilkat yerine kullanılması yanlıştır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). (Doğrusu ırk veya uruk), bk. Irk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evvelki, birinci, başlangıçtaki, önceki, ilk olan, İlerdeki, son zıddı: İlk işimiz o oldu. İlk oğlu, ilk harf, İlkbahar. En evvel en başta, birinci olarak: İlk yaratılan insan, ilk söylediği söz. Bazen mânâyı kuvvetlendirmek için kullanılır: İlk önce: En önce, başlangıçta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first. primary. the very first. original. beginning. early. elementary. initial. initiative. initiatory. maiden. opening. preliminary. premier. primal. prime. primitive. primordial. pristine. proto-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

early. first. former. initial. maiden. opening. preliminary. premier. primary. prime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initial. the first. elementary. original. preliminary. primal. prime. primitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a kind of person; 'I don't like people of his ilk'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sınf, çeşit, tür, tip, cins. of that ilk aynı türden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first step.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stepping stone. first step. beginning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at the first attempt. on the first occasion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İnsanoğlunun ilk hesap makinesi abaküslerdir ve abaküse benzeyen ilk araçlar bundan 3,000 sene önce kullanılmıştır. Otomatik hareketlerden yararlanan ilk toplama makinesini Blaise Pascal geliştirmiştir. Pascal bu makineyi tasarlarken, bir tarafa doğru döndürülen dişli çarkların hareketinden faydalanmıştır. Daha sonra Leibniz aynı prensiple çarpma işlemi de yapabilen bir makine daha geliştirmiştir.

Hesaplamada elektronik sistemin öncüsü İngiliz bilim adamı Charles Babbage’dir. Babbage’nin Analitik Motor adını verdiği cihaz, belli bir programlama içinde hesapları otomatik olarak yapabilmekteydi.

Gerçek anlamda bilgisayarlar, 1941 yılında Berlin’de Kondrad Zuse tarafından geliştirilmiştir. Onun yaptığı bilgisayar, elektron lambalarından oluşuyordu ve aynı yıllarda Busines Machines Corporation adlı firmanın yaptığı otomatik bilgisayardan çok daha hızlı çalışıyordu.

1946’da, Amerikalı J. Presper Erchert ve John W. Mauchly, yüksek işlem hızına sahip tam elektronik ilk sayısal bilgisayarı geliştirdiler. 17,500 civarında elektron tüpü, 1,500 röle, 70,000 direnç ve 10,000 kondansatörden oluşmuş 30 ton ağırlığındaki bu dev makina, on haneli 5,000 sayıyı bir saniye içinde toplayabiliyordu.

Sonraki yıllarda inanılmaz bir süratle geliştirilen bilgisayarlar, bilgiyi çabuk ve doğru bir şekilde işleme ve saklama özellikleri nedeniyle, kısa sürede günlük hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldiler. Bilgi üretimi ve dolaşımı hızlandı. Bu gelişmeler sayesinde, bir toplumun bütün bireylerinin bilgiye kolayca ulaşmaları ve onu tüketmeleri mümkün oldu.

Bilgi toplumunun oluşumunu hızlandıran bu gelişmelerin yanısıra, basımevlerinden uzay gemilerine kadar hemen bütün makina ve araçların kontrolünü de bilgisayarlar üstlenmeye başladı. Böylece insanlar uzun süre alan ve oldukça karmaşık olan yorucu ve bıktırıcı işlerden kurtuldular.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firsthand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first child. first love.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Initial Listing)

Ortaklık hisse senetlerinin ilk kez Borsa kotuna alınmasını, ortaklığın borçluluğu temsil eden menkul kıymetlerinin Borsa kotuna alınmasını ifade eder.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at first.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firstly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in the first instance. for one thing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prototype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prototype.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first and last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid kit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid kit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid post / station.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first half.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «lika» dan masdar) (c. ilkâAt). 1. Koyma, bırakma, atma: Kayığı denize ilka etmek, kendini tehlikeye ilka etmek; ateş, fitne ilka etmek. 2. c. Kötü sözlerle zihin çelme, aldatma, kandırma: Birtakım ilkaâte kapıldılar. Ilkait-ı bed-hâhâne = Kötü maksatlı kandırmalar.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [القا] atma, bırakma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

atmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. masdar) (aygır). 1. Dişisini gebe bırakma, dölleme, (botanik) 2. İncir ve hurma gibi ağaçların çiçeğine erkeğinin tohumu gidip meyve vermesini sağlama.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [القاح] aşılama, dölleme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.İlk kan. 2.İran’da İlhanlılar’dan sonra bir devlet kuran Türk hükümdarı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - Yeni ay, ayın ilk hali. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. T. F.). Mart, nisan, mayıs aylarını içine alan mevsim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring. vernal. spring. springtime. springtide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring. spring bahar. ilkyaz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring. springtime. spring time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Yılın ilk mevsimi, bahar.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İlk doğan kız çocuklarına verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. tarih). Yazının icadından Milâdın 476. yılına kadar süren çağ.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlk doğan erkek çocuklarına verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Temel düşünce, temel bilgi, prensip.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

principle. basis. keynote. doctrine. canon. guideline. law. tenet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

canon. cause. gospel. principle. rudiments. rule. element. basic unit. basis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

element. principle. basic unit. fundamental. essential. postulate. assumption. moral principle. rudiment. shibboleth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Kendisinden türetilen ilk madde. 2.Temel düşünce, temel kanı, umde, prensip. 3.Temel bilgi. 4.Öncül. 5.Davranış kuralı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yeni ilkeler, kanunlar koyan hükümdar, yönetici.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). 1. Bir şeyin ilk hâline ait olan. 2. İlk çağlarla alâkalı, basit, iptidaî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primitive. primordial. crude. elementary. embryonic. primal. primeval. rude. rudimental. rudimentary. proto-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primitive. rude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primitive. primary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regress. to become primitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primitiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primitiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlk doğan çocuk.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Yılkı, başıboş gezen alıştırılmamış at, at sürüsü, hergele (Doğu Türkleri böylelerini etlerini yemek için yetiştirirler). bk. Yılkı.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.). - İlk doğan çocuklara verilen ad. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Başta, en evvel, ibtidâdan, ilk defa olarak: Ben ilkin öyle anladım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initially.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

initially. first. firstly. in the first place. at first. at the beginning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at first. in the first place. firstly. at first hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Önce, öncelikle, uydurma bir kelime. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Aralık ayı, Osm. kanûn-ı evvel.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evvelkilik, birincilik.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İlk doğan kız çocuklarına verilen isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - İlk ay, ayın ilk hali.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary education. elementary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary education.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

elementary education. primary education. primary instruction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). İlk öğretim veren okul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. grade school. grades. junior school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

primary school. elementary school. parish school.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Uzun süre çocuğu olmayanların daha sonra ikiz ve üçüz çocukları olduğunda verilen isim. -Erkek ve kadın adı olarak kulanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.İlknaz). - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.İlksen).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - İlk baş, ilk önce, birinci.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz, İlknaz).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Ekim ayı, Osm. teşrîn-i evvel.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kutlu, mutlu, uğurlu ülke.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kutsal ülke.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first aid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spring bahar. ilkbahar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İlkbahar, yaz başlarında doğanlara verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قاضی القضات] başkadı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(geum urbanum): Gölgelik yerlerde yetişen sarı çiçekli bir çeşit bitkinin, karanfil kokulu köküdür. İlkbahar ve yaz aylarında toplanıp, kurutulur. İçeriğinde tanen vardır. Kullanıldığı yerler: Mide ve bağırsak bozukluklarını giderir. İshali keser. İştah açar. Ağrıları dindirir. Sinirleri kuvvetlendirir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(I. F.). Kalem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [کلک] kamış kalem.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kılıksız, fakir, zibidi, züğürt. 2. Bir cins yaban ördeği (anas acuta).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pintail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pintail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Kirliliğin üstesinden gelmenin bedelini kirleticinin karşılaması gerektiğini savunan ilke.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Sazan familyasından, eti kılçıklı bir balık (Lat. rutllus rutilus).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Ikiçeneklilerden, bir bitki familyası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

madder.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Serçegillerden, göçmen bir kuş (Lat. phoenicurus).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ملک] mülk.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süt. milk fever tıb. loğusa kadınlarda sütün gelişi ile meydana gelen hafif ateş. milk leg filibit. milk of human kindness insanın tabii şefkati. milk of magnesia İngiliz tuzu karışımı, bir çeşit müshil. milk run (argo) tehlikesiz uçuş (bomba uçaklar

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. sütünü sağmak; (bir kimseden) almak, çekmek; faydalanmak, kötüye kullanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tatsız ve tesirsiz (şey veya kimse).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Mülk sahibi, hükümdar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). 1. Hükümdara ait, şâhâne: Cânib-i Alî-i milk-dârîye. 2. Hâkimiyet, hükümet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. cerrahî). Cerrahlara mahsus cımbız ve maşa gibi Alet.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. süt sağan kimse veya araç; sağmal hayvan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütçü kız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. zayıf ve korkak tabiatlı adam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütümsü özsuyu ve tohumlarında ipek gibi tüydemetleri olan bir bitki, bot. Asclepias.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süt gibi beyaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sütotu, bot. Polygala vulgaris.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. süt gibi, süte benzer; sütlü; uysal, yumuşak. Milky Way astr. samanyolu, samanuğrusu, hacılaryolu. milkiness i. süt gibi olma; aşırı uysallık, yumuşak huyluluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

principle of causality. law of causation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shrug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

İlk gemi, Van gölünde, 16. yüzyılda, Osmanlı ordusunun Doğu seferi sırasında bir yeniçeri askeri tarafından yapılmıştı. Bu sanatkar asker sonralarda adını yaptığı eserlerle duyuracak olan Mimar Sinan’dı.

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzdeki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leanorda da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4.5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jackques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş, İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını 1.000 metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2.400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Aslında en çok merak edilen paraşütün icadından çok, onunla havadan ilk kimin atladığıdır. Kim böyle bir şeyi ilk defa denemeye cesaret etmiştir? Sanıldığının aksine paraşüt uçaktan sonra değil, yaklaşık bir yüzyıldan fazla bir zaman önce, balonla hemen hemen aynı tarihlerde ama çok ayrı çalışmalarla icat edilmiştir.

Paraşüt fikri eski Çin’e kadar gider. Günümüzde ki paraşüte benzer bir şeyler geliştirilmiş ama oyuncak olmaktan öteye geçememiştir. Leonardo da Vinci’nin de bu konudaki çalışmaları biliniyor. Bu fikri hayata ilk geçiren kişi ise Fransa’da 1783 yılında Louis-Sabestian Lenomand olmuştur.

Lenomand 4,5 metre yükseklikteki bir ağaçtan, omuzlarına birer adet bir çeşit şemsiye bağlayarak ilk deneyimini yapmıştır. Ancak o, buluşunu o seviyedeki bir yükseklikten, yangın çıkan bir binadan atlayarak kaçmak için düşünmüştü.

Ciddi anlamda ilk atlamanın şerefi ise Fransız Andre-Jack-ques Garnerin’e aittir. 1769 Paris doğumlu Garnerin Fransız ordusunda 1793 yılında müfettiş olmuş. İngiltere’de iki yıl hapis yatmış ve dönüşünde 1797 yılında ilk atlayışını bin metreden bir balondan yapmıştır. Bu ilk paraşüt şemsiye şeklindeydi, çapı yedi metreydi ve ketenden yapılmıştı. Garnerin daha sonra birçok gösteri atlayışı yapmış, hatta bir keresinde 1802 yılında İngiltere’de 2 bin 400 metreden atlamıştır.

Önceleri ketenden yapılan paraşütler, sonraaları ipekten yapılmaya başlanıldı. Uçaktan ilk atlayışı gerçekleştiren ise 1912 yılında, ABD Kara Kuvvetleri’nden Yüzbaşı Albert Berry oldu.

Birinci Dünya Savaşı başlarında uçaktan paraşütle atlamanın pratik olmadığı görüşü hakim olduğundan, sadece gözetleme balonlarında görevli olanların, uçak saldırılarından kaçışlarında çok yaygın olarak kullanılmıştır.

Birinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru paraşütün uçak pilotlarının da can dostu olduğu anlaşılmıştır. İkinci Dünya Savaşı’nda ise uçak ebatlarının büyümesi ve teknolojilerinin gelişmesi ile insanların ve birliklerin yere indirilmeleri dışında silahları indirmek, mahsur kalan birliklere ikmal malzemesi göndermek, ajanları indirmek gibi birçok alanda kullanılmışlardır.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. A.). 1. İnci ve teşbih gibi tanelerin geçirildiği iplik,, kaytan vesaire: İncilere silk çekmek. 2. Dizi, sıra: silk-i leSI (İnci dizisi). 3. Sıra, tertip, takım. 4. Tutulan yol, meslek: Silk-i askerî.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ سلک] dizi. 2.iplik. 3.meslek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipek; ipekli kumaş; ipeğe benzer örümcek ağı teli; ipeğe benzer mısır püskülü. silk cocoon ipek kozası. silk hat silindir şapka. silk mill ipek imalâthanesi veya tezgâhı. silk vine ipek fidanı, bot. Periploca graeca. artificial silk suni ipek. raw

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shaking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Silkmeyi bir müddet tekrarlamak, devamlı silkmek, sallamak, silkmeye devam etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake off. shake. shake up. shake out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shake. to shake sth out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. Silkelemek işine mevzu olmak. 2. Üstündeki tozu toprağı düşürmek maksadıyla vucudunu sarsmak.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ipek gibi, ipekli; parlak ve yumuşacık; nazik; ipekler giymiş, lüks.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şiddetle sarsılıp üstündeki toz toprak vesaireyi düşürmek: Kumun üzerine yatmıştı kalkıp silkindi. mec. Kalkınmak, kendine gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shake oneself. to cast off. to jerk oneself out of a somnolent state. shy. toss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I ). Ürkme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kendi üstündeki toz toprağı düşürmek için vücudunu şiddetle oynatma: Kuş, beygir silkiştl.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Silkmek işi. 2. Ufak doğranmış patlıcan ile yapılan et yemeği: Patlıcan silkmesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sallayarak üstündeki şeyleri veya toz toprağı düşürmek, sallamakla veya vurmakla temizlemek: Ağacı silkip yem İşleri düşürmek. Yek» silkmek = Nefret etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shake. whisk. to shake. to shake off. to shake down. shake off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to shake. to shake out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ipek kumaşla yapılan bir çeşit basma tarzı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. ipek çorap giymiş; ağır giyinmiş, aristokratça, kibar, lüks; i. zengin kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Silkmek işini yaptırmak. Bir şeyi sallayarak üstündeki şeyleri veya tozunu düşürtmek: Ağacı, keçeyi silkdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb shake sth. to have sb shake sth out. to cause sth to shrug (his shoulders.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipekböceği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ipek gibi, ipekli; bot. atlas gibi (yaprak); davranışlarda riyakârlık gösteren.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) yüceltme, ululama.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Köpekgiller familyasından, postundan kürk yapılan köpekten küçük ve kideden büyük meşhur yırtıcı hayvan ki, hilekârlıkla şöhreti olup hakkında birçok masallar anlatılır. 2. mec. Hilekâr.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fox. cunning fellow. sly fellow. tod. crafty fellow. reynard.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fox. cunning person. sly fellow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fox.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Bileşikgillerden bir bitki (erigeron). 2. Bir çeşit üzüm. 3. Güreşte bir oyun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). 1. (hayvanlar) Boğuşmak. 2. mc. Hile yapmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hilekârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foxiness. craftiness. cunning. slyness. wiliness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). iliştirmek, tilki pençesi gibi bir kanca ile tutturmak.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(paris incompleta): Zambakgiller familyasından; nemli ortamlarda yetişen, 20 - 50 cm boyunda, çok yıllık bir bitkidir. Yaprakları pürtüksüz, tam, koyu yeşil renkli ve saplıdır. Ezilince fena bir koku çıkarır. Lezzeti acıdır. Çiçekleri küçük, beyaz veya sarımsı renklidir. Meyveleri, leblebi büyüklüğünde, sarıda kırmızıya ve siyaha kadar değişen renktedir. Zehirlidir. Kullanılan kısımları kurutulmuş yapraklarıdır. Kullanıldığı yerler: Uyku verir. Sinirleri teskin eder. Fazlası zehirler. Haricen kullanılır. Ağrıları dindirir.

Şifalı Bitki by

Genel Bilgi

Sultan Abdülaziz yenilikçi bir padişahtı. Yapmış olduğu Avrupa seyahatinde gördüğü demiryollarına çok imrenmiş, İstanbul’a dönüşünde İstanbul – Edirne demiryolunun yapımı için bir demiryolu şirketine yetki vermiştir. Ancak yapım sırasında demiryolunun Topkapı Sarayı’nın bahçesinden geçmesi gündeme gelince çevresindekiler bu duruma karşı çıkmışlardı. Bu itirazları tebessümle karşılayan Abdülaziz “tren saraydan değil isterse üstümden geçsin yeter ki bu demiryolu yapılsın” diyerek bu konudaki isteğinin ne denli güçlü olduğunu gösterdi.

Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Türkiye’nin ilk heykeli 10 metre uzunluğundaki Osman Gazi büstüdür. Bu büst 1914-1918 arasında Sivas Valisi Muammer Bey’in girişimiyle Hafik-Zara yolu üzerinde yapılmıştır. Gericiler heykeli protesto ederek törene katılanları „Taş Dikenler’ olarak adlandırmışlardır. İlginç olan, açılış törenini devrin müftüsünün yapmış olmasıdır. Bu heykel 1937’de yine Sivas Valisi Nazmi Toker tarafından kaldırılmıştır.

Genel Bilgi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yıl - kan.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A.). Arabî takvimin cn birinci ayı (aslı: zü’l-kaade).

Türkçe Sözlük by