Uçak ne demek? | Uçak anlamı nedir? | Uçak

Uçak anlamı nedir?

Uçak ne demek?

Uçak anlamı nedir?

Uçak | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Uçarak yol alan taşıt, tayyare.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aero. aeroplane. airplane. plane. aircraft. airship. craft. kite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aeroplane. airbus. aircraft. airplane. craft. hijacker. plane.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

plane. aeroplane. air craft. air plane. air vessel. aircraft. airliner. flier. flying machine. kite. ship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Banyodaki havlular yıkanıldıktan sonra, yani vücudumuz tertemiz iken kullanılır ve sadece vücudumuza değerler. Buna rağmen birkaç gün içinde bu havlular kokmaya başlarlar. Bunun sebebi vücudumuz değil vücudumuzdaki ölü deri hücreleridir. İstediğimiz kadar bol su ve sabunla yıkanalım, su ile birlikte kirlerin ve bakterilerin gittiğini zannedelim, yine de vücudumuz üstünde ölü deri hücreleri kalır ve kurulanırken bunlar havluya geçer.

Bundan sonraki sorun havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle kokuşmaya başlarlar.

Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz üzerindeki bakterileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.

Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla, sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.

Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme gücü arttırılır.

Türkiye’de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren Bursa’da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa’da kadife dokumacılığının dünya çapında gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığının bir yan ürünü olarak doğmuştur. Havlu ismi de Hav’lı kumaş anlamında Arapça’dan gelmektedir. ‘Hav’ Arapça’da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen addır. Hav’sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir imalat konusudur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Banyodaki havlular yıkanıldıktan sonra, yani vücudumuz tertemiz iken kullanılır ve sadece vücudumuza değerler. Buna rağmen birkaç gün içinde bu havlular kokmaya başlarlar. Bunun sebebi vücudumuz değil vücudumuzdaki ölü deri hücreleridir. İstediğimiz kadar bol su ve sabunla yıkanalım, su ile birlikte kirlerin ve bakterilerin gittiğini zannedelim, yine de vücudumuz üstünde ölü deri hücreleri kalır ve kurulanırken bunlar havluya geçer.

Bundan sonraki sorun havalandırmadır. Zaten havası devamlı nemli olan banyolar küflenme için ideal ortamlardır. Bu nedenle banyoları yıkanma sırasında değil de az sonra açıp havalandırmak gerekmektedir. Aksi takdirde havluya sinmiş deri hücreleri süratle kokuşmaya başlarlar.

Ellerimizi yıkadığımızda sabunun görevi derimiz üzerindeki bakierileri gevşetmektir. Ellerimizi bir havlu ile kuruladığımızda bu gevşemiş bakteriler de havluya geçer. Dolayısıyla ellerimizi sabunla yıkadıktan sonra kurulamadan ıslak bırakmanın temizlik bakımından pek faydası yoktur.

Daha ziyade halka açık yerlerde ve işyerlerinde tuvaletlerde kullanılan elektrikli el kurutucuları elleri kuruturlar ama bakteriler yine deride kalırlar. Bu nedenle temizlik açısından havlular, tabii ki temiz olmak şartıyla, sıcak hava üfleyen elektrikli kurutuculardan daha etkindirler.

Havluların diğer kumaşlardan farkını yaratan, suyu kolayca emme özelliğini veren, kullanılan ipliğin cinsi ve daha önemlisi havlu kumaşının dokunuş biçimidir. Havlu kumaş, kumaşın iki yüzünde halka gibi kıvrılmış iplikler bırakan, ana çözgüden ayrı bir çözgüyle dokunur. Havlu kumaş yapımında daha çok pamuk ipliği kullanılır ve özel bir işlemden (apre) geçirilerek su emme gücü arttırılır.

Türkiye’de havluculuk 18. yüzyılın başından itibaren Bursa’da gelişmiştir. Bunun nedeni Bursa’da kadife dokumacılığının dünya çapında gelişmiş olmasıdır. Havluculuk, kadife dokumacılığınm bir yan ürünü olarak doğmuştur. Havlu ismi de Hav’lı kumaş anlamında Arapça’dan gelmektedir. ‘Hav’ Arapça’da kadife, çuha gibi kumaşların yüzeylerindeki ince tüylere verilen addır. Hav’sız olarak yapılan ve peşkir de denilen keten havlular ise ayrı bir imalat konusudur.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Köşe, Osm. zâviye: Bir bucağa tıkılmak. Ucu bucağı yok = Pek geniş. Bucak bucak = Her taraf. Köşe bucak = Her taraf.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

district. township. burg. corner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

parish. corner. nook. subdistrict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nook. subdistrict. corner. community district.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Pek süratle, süratle ve gürültüsüzce, alelacele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slippy. quickly. apace. at no time. in no time. in a snap. with a rush. double-quick. fast. hand over fist. by leaps and bounds. lickety-split. nimbly. in short order. posthaste. quick. readily. slick. speedily. swiftly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quick. quickly. in a flash. like a flash. in no time. in less than no time. chop-chop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quickly. swift fashion. sharpish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

in odd corners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nook and corner. nook and cranny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Açık kollarla göğüs arası, Fars. Ağûş: Kucağına aldı; kucağında büyüttü; kucakta gezdirmek.

2.Açık kollarla göğsün arasına sığabilen, bir defada sarılıp kaldırılan miktar: Bir kucak odun, ot vesaire. Kucakta, kucaklarda gezmek = Çocuk olmak. Kucağına düşmek = Sığınmak için en sonunda düşmanın eline düşmek. Kucak kucağa = Biribirine sarılmış.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bosom. lap. arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lap. embrace. armful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embrace. armful. lap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

armful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

an armful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuddle. embrace. hug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

caress. clasp. cuddle. embrace. hug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kollarla göğsün üzerine sarmak, Osm. derâgûş etmek: Çocuğunu sıkı sıkı kucakladı.

2.mec. Çevirmek, içine almak: Bu isim, o familyaya ait bitkilerin hepsini kucaklıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

embrace. hug. give a hug. clasp smb. in one's arms. clasp. embosom. strain smb. to one's breast. canoodle. caress. cuddle. encircle. enclasp. enfold. fold in one's arms. give smb. a hug. infold. snuggle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuddle. embrace. to embrace. to cuddle. to hug. to clasp. to take in one's arms.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to embrace. to take in one's arms. to hug. to surround. cuddle. grapple.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch. embrace.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kucak kucağa sarılmak, biribirini kucaklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cuddle up. embrace one another. embrace. hug.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinch. cuddle. to embrace one another. to cuddle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to embrace or hug each other. cuddle. neck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jet plane. jet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bu, çocukların gökyüzüne bakarak en sık sordukları sorulardan biridir. Kim bilir kaçımız, kaçamak cevaplar vermiş, uçağın motorlarından çıkan duman olduğunu söylemiş ama aynı yükseklikte uçan her uçakta aynı şeyin olmadığını açıklayamamışızdır.

Bir bulutun oluşabilmesi için, havanın, yeryüzünden buharlaşan suyu absorbe edemeyecek, yani içine alamayacak kadar düşük sıcaklık ve basınçta olması, bir de bulutu oluşturacak su damlacıklarının etraflarında tutunabilecekleri toz parçacıklarının olması gereklidir. Yerden 10 bin metreden fazla yükseklikte uçan yolcu ve savaş uçaklarının uçtuğu bu yükseklikte normal şartlarda hava çok temizdir, hiç toz yoktur, yani bir bulutun oluşması için gereken şartlardan biri eksiktir.

Bilindiği gibi jet uçaklarının motorları, ön taraflarından havayı alarak, yakıt ile yakar ve işlev tamamlandıktan sonra, arka taraflarındaki küçük çaptaki egzozdan büyük bir basınç ile dışarı verirler. Bu motorların aldıkları hava ile birlikte giren su buharı, motorun içinde daha da koyu hale gelerek dışarıdaki çok soğuk havanın üzerine püskürtülür. Buna teknik dilde ‘sublime’ olma olayı denir. Yani buhar halindeki suyun, sıvı hale geçmeden, doğrudan donması, buz haline geçmesidir.

Aslında uçakların arkalarında bıraktıkları bulut, insan yapısı bir buluttan başka bir şey değildir. Soğuk havada verdiğimiz nefes havada nasıl buharlaşıyorsa onun gibi bir şeydir. Deniz seviyesinde, yüksek sıcaklık ve basınçta buharlaşan suyu hava kolayca absorbe eder. Yükseklik arttıkça, hava sıcaklığı ve basınç düştükçe, hava artık su buharım içine alamaz hale gelir. Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, yani toz parçacıkları.

İşte burada toz parçacıklarının görevini, uçağın motorlarından egzost olarak çıkan yakıt parçacıkları yerine getirir. Bu sayede bir bulutun oluşması için üç şart da yerine getirilmiş olur ve motorların gerisinde uzun, ince bir bulut oluşur.

Esasında alçak irtifada uçan uçaklarda da aynı şey oluşur, motorlardan su buharı salınır ama düşük ısı, nem miktarı, rüzgar yönü gibi etkenler tam oluşmadığı için uçakların arkasında beyaz bulut oluşmaz. İlave edelim ki, bu olayda uçağın ve motorlarının cinsi ve kapasitesinin hiçbir etkisi yoktur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Bu, çocukların gökyüzüne bakarak en sık sordukları sorulardan biridir. Kim bilir kaçımız, kaçamak cevaplar vermiş, uçağın motorlarından çıkan duman olduğunu söylemiş ama aynı yükseklikte öan her uçakta aynı şeyin olmadığını açıklayamamıştır.

Bir bulutun oluşabilmesi için, havanın, yeryüzünden buharlaşan suyu absorbe edemeyecek, yani içine alamayacak kadar düşük sıcaklık ve basınçta olması, bir de bulutu oluşturacak su damlacıklarının etraflarında tutunabilecekleri toz parçacıklarının olması gereklidir. Yerden 10 bin metreden fazla yükseklikte normal şartlarda hava çok temizdir, hiç toz yoktur, yani bir bulutun oluşması için gereken şartlardan biri eksiktir.

Bilindiği gibi jet uçaklarının motorları, ön taraflarından havayı alarak, yakıt ile yakar ve işlev tamamlandıktan sonra, arka taraflarındaki küçük çaptaki egzozdan büyük bir basınç ile dışarı verirler. Bu motorların aldıkları hava ile birlikte giren su buharı, motorun içinde daha da koyu hale gelerek dışarıdaki çok soğk havanın üzerine püskürtülür. Buna teknik dilde ‘’sublime’’ olma olayı denir. Yani buhar halindeki suyun, sıvı hale geçmeden, doğrudan donması, buz haline geçmesidir.

Aslında uçakların arkalarında bıraktıkları bulut, insan yapısı buluttan başka bir şey değildir. Soğuk havada verdiğimiz nefes havada nasıl buharlaşıyorsa onun gibi bir şeydir. Deniz seviyesinde, yüksek sıcaklık ve basınçta buharlaşan suyu hava kolayca absorbe eder. Yükseklik arttıkça, hava sıcaklığı ve vasınç düştükçe, hava artık su buharını içine alamaz hale gelir. Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, nyani toz parçacıkları.

İşte burada toz parçacıklarının görevini, çağın motorlarından egzost olarak çıkan yakıt parçacıkları yerine getirir. Bu sayede bir bulutun oluşması için üç şart da yerine getirilmiş olur ve motorların gerisinde uzun, ince bir bulut oluşur.

Esasında alçak irtifada uçan uçaklarda da aynı şey oluşur, motorlardan su buharı salınır ama düşük ısı, nem miktarı, rüzgar yönü gibi etkenler tam oluşmadığı için uçakların arkasında beyaz bulut oluşmaz. İlave edelim ki, bu olayda uçağın ve motorlarının cinsi ve kapasitesinin hiçbir etkisi yoktur.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Uçak kazalarında uçak paramparça olsa da, denizin dibine gitse de hemen kokpit denilen pilot kabinindeki son konuşmaları kaydeden karakutular aranır. Çoğunlukla korkunç kaza enkazı arasından sağlam olarak bulunan bu kutular sayesinde kazanın nedenlerine ulaşılır. Karakutu bu kadar sağlam malzemeden yapılıyorsa neden uçağın tümünde aynı malzeme kullanılmıyor? Uçakların rahatça havada kalabilmeleri, uzun mesafelere az yakıtla ulaşabilmeleri, mümkün olduğunca hafif malzemeden yapılmış olmalarına bağlıdır. Bu malzemeler çoğunlukla alimünyum ve plastiktir.

Kokpitteki sesleri ve uçuş bilgilerini kaydeden her iki kutu da paslanmaz çelikten yapılır. En ve boyları yaklaşık 25’er santimetre, derinlikleri 12-13 santimetredir. Kutuların et kalınlıkları ise 6-7 milimetre kadardır. Kutular ayrıca ısıya ve yangına karşı tedbir olmak üzere plastikle çevrili sıvı köpük ile de donatılmışlardır.

Kutular o kadar sağlamdırlar ki, denize düşmüş bir uçağın kutuları 7 sene sonra çıkarılabilmiş ama buna rağmen kayıtlar sağlıklı olarak dinlenebilmiştir. Başlangıçta kutular kanatların birleşme noktasına yakın bir yere konuluyorlardı. Bu bölge uçağın en ağır kısmı olduğundan düşüş anında bu ağır parçalar kutuların üzerlerine düşerek zarar verebiliyorlardı. Sonraları kutular uçağın kuyruk kısmına konulmaya başlanıldı. Tabii bu, uçağın kuyruk kısmındaki koltuklar insanlar için daha emniyetlidir anlamına gelmez, ancak bu yer karakutuların uçağın enkazından en uzağa düşmesini sağlamaktadır.

Uçak kazalarının nedenleri değişiktir. Havada bir şekilde infilak ederek düşen uçaklarda yolcuların kurtulma olasılığı yoktur. Bu nedenle de uçağın yapıldığı malzeme bu açıdan önemli değildir. Uçak yere bir bütün halinde çarpsa da düşen bir asansörde olduğu gibi yolcular çarpmanın şiddetinden hayatlarını kaybederler.

Uçağın içine sıvı köpük doldurmak elektronik aletleri koruyabilir ama insanların sadece ölüm nedenlerini değiştirir. Uçağın malzemesini karakutu malzemesinden yapmak, parçalanma ve yangından zarar görme tehlikelerini önler ama ne yazık ki bu malzemeden yapılmış bir uçak da uçamaz.

Karakutuların renkleri kara değil turuncudur. Bu rengin tercih edilmesinin sebebi enkaz arasından daha rahat fark edilmeleri içindir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.).

1.Düşman uçaklarıyla yerden savaşmak için kullanılan top, makineli tüfek vs.

2.Aynı maksatla kurulan askerî birlik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anti-aircraft. anti-aircraft gun. flak.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

antiaircraft. antiaircraft weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

immense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). El değirmeni.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Veba hastalığının işareti olmak üzere koltuk altında veya kasıkta çıkar ur.

2.Veba.

3.mec. Öfke sırasında küçük çocuklara söylenir: Durmuyor yumurcak.


Türkçe Sözlük by