Uçuk ne demek? | Uçuk anlamı nedir? | Uçuk

Uçuk anlamı nedir?

Uçuk ne demek?

Uçuk anlamı nedir?

Uçuk | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Dudakta çıkan kabarcıklar: Uçuk çıkarmak.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Dudakta veya burun kenarında hafifçe şişmiş, kırmızı ve ağrılı bir leke şeklinde beliren bir hastalıktır. Nedeni, tükürükte bulunan bir çeşit virüstür. Daha ziyade ateşli hastalıklar ve soğuk algınlığı sırasında görülür. Tıp dilinde Herpes simplex denir. Dudak veya burun kenarında meydana gelen kırmızı lekeler, bir süre sonra su toplar, küçük kabarcıkar meydana gelir. Birkaç gün sonra da sararırlar ve kabuk bağlarlar. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Limon suyu.

Hazırlanışı : Uçukların üzerine günde birkaç kere limon suyu sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

herpes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crackpot. ethereal. blain. vesicle. herpes. cold sore. faded. pale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pallid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Uçmuş, soluk renk. 2.Çökmüş yer, toprak. 3.İyi. 4.Sivri dağ tepesi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük boru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Bulgarca’dan). Hazret-i isâ’nın doğum yortusu. Bucuk kırımı = O zamanki et kesimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «biçmek» ten). Yarım, nısıf, nîm: Bir buçuk, beş buçuk. (Daima bir tam sayı ile beraber kullanılıp, yalnız kullanılmak icap ettiğinde yarım denilir). Az buçuk, yarı buçuk = Azıcık, bir miktar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half. half.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

half.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

and a half.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.)

1.Tatlı, lezzetli. Ar. leziz.

2.Körpe, pek taze ve lezzetli. 3.Sakalın bamteli. 4.Soğanın ortası.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuvvetsiz, zayıf, gevşek. Gücük ay — Şubat ayı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smile. chuckle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Amerika yerlilerinin dilinden). Amerika, Asya ve Afrika’nın çeşitli ağaçlarından elde edilen dayanıklı ve esnek madde:

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber. caoutchouc. india-rubber. rubber. gum. gum elastic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rubber. caoutchouc. natural rubber. soft commodities.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Omuz uçlarından göğsün yukarısına gelip kilitlenen iki kemik ki, gerdanın altında dışarıdan da belli olur, boyun çenberi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clavicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collarbone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collar bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Küçük kovuk, göıcük.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(eski şekil: KÜÇÜCEK) (i.).

1.Pek küçük: Küçücük bir ev.

2.Sevimli küçük (sevgi için): Küçücük oğlum.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miniature.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tiny.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tiny. wee. very small.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Maddesi, hacmi veya genişlik ve mesafesi az olan, ufak, Ar. sagıyr, Fars. hurd: Küçük taş, küçük dağ, küçük köy, küçük dere.

2.Ehemmiyetsiz, değersiz: Küçük iş, küçük adam.

3.Yaşı az, genç: Küçük kardeş, küçük oğlum, o, benden küçüktür.

4.Yavru, Fars. beçe: Devenin küçüğü de yanında idi. Her hayvanın küçüğü güzeldir.

5.Çocuk, Ar. tıfl, sabî: Küçüklerin oynaması için bahçe yapmalı.

6.Küçüklük, Ar. sabâvet, tufOliyyet: Küçükten beri derse çalışmıyor. Küçük düşmek = Karşılıkta bulunamayıp mahcûb olmak. Küçük yaş = Çocukluk: Küçük yaşından beri böyledir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

small. little. minor. mini. petty. petit. slight. younger. young. baby. junior. bantam. fiddling. not healthy. inconsiderable. minuscule. niggardly. one-horse. paltry. peanut. piccolo. piddling. poky. remote. snug. tiddly. trifling. trivial. undersiz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compact. fine. inconsiderable. junior. kid. little. mini. minor. petty. piddling. poky. scrubby. skimpy. slight. small. young. insignificant. child.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minor. small-minded. low-ranking. miniature. small scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

first name.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on a small-scale.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chit. infant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wavelet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

uvula.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Damak eteğinin ortasından sarkan uzantıya küçük dil denir. Burada meydana gelen şişkinliğin tedavisi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kına, zeytinyağı.

Hazırlanışı : 1 kahve fincanı saf zeytinyağına 3 kahve fincanı kına konur. Iyice karıştırıldıktan sonra 1 tatlı kaşığı kadar alınıp, küçük dilin etrafına sürülür.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abase. degrade. demean. disgrace. humiliate. mortify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to humiliate sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

asteroid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

contempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

signorina.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lower case.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lowercase. small letter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nutmeg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(myristica): Myristicaceae familyasından; Anavatanı Molük olan, diğer sıcak bölgelerde de yetiştirilen, 16 - 18 m yüksekliğinde bir ağaç ve onun meyvesidir. Görünüş itibariyle Portakal ağacına benzer. Tohumları beyazımsı kül halinde ve yuvarlaktır. Kabuğu soyulmuş halde satılır. İçeriğinde uçucu bir yağ vardır. Kullanıldığı yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. İştah açar. Kalp ve sindirim ilaçları yapmakta kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jackdaw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chapel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

casket.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.) (musiki). Türk musikisinde 5 koma değerinde aralık. s

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Küçük mücenneb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. Fr.) (musiki). Türk musikisinde 5 koma değerindeki bemol.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A. A. Fr.) (musiki). Türk musikisinde 5 koma değerindeki diyez.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little finger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the little finger.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.) (musiki). Türk musikisinde 2 ilâ 15 zamanlı usullerin hepsine verilen ad.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi). Gökyüzünün kuzey kutup bölgesinde olup aşağı yukarı Büyükayı gibi fakat bunun ters durumunda saplı bir tencereye benzeyen takımyıldız (dübbüasgar).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little bear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

generic term for sheep and goats.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a sheep or goat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hakaret etmek, küçümseyerek bakıp ehemmiyet vermemek, Osm. istisgaar etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Küçük hâle düşmek, küçülmek.

2.Küçükler gibi davranmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Küçültmek, küçük yapmak, Osm. tasgıyr etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Küçüklü büyüklü = Küçük büyük karışık, birbiri üstüne.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Küçük olan şeyin hâli, ufaklık. Ar. sigar: Bu taşın, dağın, tarlanın küçüklüğü.

2.Çocukluk, Ar. sabâvet, tufûliyyet: Küçüklüğünde pek yaramaz idi. 3.Yakışıksız, küçük düşürücü iş ve hareket, zül, hakaret: Bu sizin için bir küçüklüktür.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diminutiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smallness. littleness. childhood. pettiness. indignity. meanness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

littleness. infancy. smallness. childhood. pettiness. meanness. small-mindedness. infancy status.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük koyun yavrusu. Sevgi tâbiri de olup «kuzucuğum» denir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Öpüş. Öpücük göndermek = Parmaklarının ucunu öpüp karşıdan birine atar gibi yaparak onu selâmlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss. smack. snog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kiss. smack. snog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Islatıp döğerek yapılan bazı şeyler, temizlenip kurutulmuş koyun veya inek barsak ve bunları içine doldurulmuş baharları kıymadan ibaret şey ki hem çiğ, hem de kızarmış ve pişmişi yenir: Ev sucuğu, Kayseri sucuğu.

2.Et sucuğu şeklinde şekerleme ki ipe dizilmiş ve şeker yahut pekmez şerbetine batırılmış badem, ceviz, fındık vesair içinden ibaret olur: Badem, ceviz sucuğu, (mec.): Sucuk olmak = Çok ıslanmak. Sucuğunu çıkarmak = Çok döğmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bologna.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sausage. garlic-flavored sausage. confection made of grape juice boiled and dried on strings of nuts. sausage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

faggot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cold sore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (dudak) Kabarcıklar peydâ etmek: Dudakları uçuklamış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get a cold sore. to have vesicles.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Küçük yumru. Dördüz yumrucuklar = (anatomi) Beyinle beyinci arasında bulunan dört kabartının adı.

2.Vebâ, tâun.


Türkçe Sözlük by