Ulah ne demek? | Ulah anlamı nedir? | Ulah

Ulah anlamı nedir?

Ulah ne demek?

Ulah anlamı nedir?

Ulah | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(hi.). Eflâkiı Romen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chimney pot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. A.). Düşünülecek nokta.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Çulha.

2.Örümcek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [جولاه] dokumacı. 2.çulha.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Eğri külâhlı, çarpık başlık giymiş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cone. conical hat. cone-shaped container. cornet. trick.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conical hat. paper cone (used as a bag. coif. cone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hile ile, oyunla aldatmak. Deyim

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Eski tarzda başlık ki, üzerine sarık sarılırdı, Fars. serpûş, Ar. kalensüve.

2.Bilhassa dervişlerin başlığı ki, ekseriya ucu sivri olur: Mevlevî külahı, külâh giymek. Hırka külah = Derviş kıyafeti. 3.Keçeden başka konacak hafif şey: Arnavut külahı, gecelik külâh.

4.Bir şeyin üzerini örtmeye mahsus ve ucu sivri şey: Minare külâhı, nargile külâhı.

5.mec. Hile, dolandırma: Bana külâh etti. Külâh-tabya = Sivri bir çeşit tabya. Külâh kapmak = Bir karışıklıktan faydalanıp kendi menfaatine uydurmak. Keçe külâh = Rütbesi kaldırılmış (vaktiyle rütbe ile beraber, onun alâmeti olan kavuğu da alınıp en alttaki keçe külâhla bırakılırdı). Gec külâh = Başlığını eğri giyen. mec. Nazlı, cilveli, edâlı.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kula).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Külâh yapan ve satan adam.

2.mec. Hilekâr, dolandırıcı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Külâh giyen, başında külâh bulunan: Külâhlı bir derviş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «Iahz»dan masdar) (c. mülâhazât).

1.Dikkatle bakma.

2.İyice düşünme: Bu işi iyi mülâhaza ettiniz mi? İşi mülâhaza etmeden konuşmamalı. Mülâhazasiyle = Fikriyle, fikrine dayanarak, düşünerek: Yağmur yağar mülâhazasiyle muşambayı giydim.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

observation. considered though. consideration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yapacağını veya söyleyeceğini etrafıyla düşünmeyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düşüncesizlik, tedbirsizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Mülâhazalar, düşünceler.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

considered thoughts. observations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blank space (on a printed form.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok şişman (Arapça aslı: lâhim).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. mülâhhasa). En iyi kısmı ve ehemmiyetli noktaları alınıp lüzumsuz tarafı çıkarılarak hulâsa edilmiş olan, kısaltılmış: Mülâhhas bir eserdir; o mazbatanın mülâhhası budur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Rebî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.). Romence.

Türkçe Sözlük by