Ulama ne demek? | Ulama anlamı nedir? | Ulama

Ulama anlamı nedir?

Ulama ne demek?

Ulama anlamı nedir?

Ulama | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.).

1.Birbirine bağlı, ulaştırma, zencirleme, Ar. vasi. 2.Eklenip uzatılacak (kelime). Ulamayonca = Yerde sürünerek açılan yonca çeşidi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liaison.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

addition. appendix. liaison. supplement. contraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeding.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Orthodox religious scholars within Islam; pressed for a more conservative and restrictive theology; increasingly opposed to non-Islamic ideas and scientific thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Collective term for Muslim religious scholars. , Islamic scholars. the body of mullahs who are the interpreters of Islam's sciences and doctrines and laws and the chief guarantors of continuity in the spiritual and intellectual history of the Islamic comm

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Can ve yürekten istemek, temenni etmek.

2.Göreceği gelmek, özlemek, müştakı olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. lust after. long for. want. have a yen for. aspire. hanker. lust for. will.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

desire. lust. to desire. to wish. to long. to hanker. to lust after/for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to desire. to wish for. to long for. long. will. yearn for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

infrangible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steamed. poached.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

steaming. stewing sth in a covered pot.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Buğuya tutmak, buğudan geçirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to stew sth in a covered pot. to steam. mist over. steam up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emulsion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Bulamak, bulaştırmak, kaplamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to besmear. to bedaub. to smear. to cover with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to roll sth in. to besmear. to bedaub with. to smear. mix. malax. lime.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) Burgu ile delmek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bore sth with a gimlet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confirmation. corroboration. affirmation. verification. correction. avowal. defence. defense. recognition. support. testification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirmation. verification. confirmation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

verification. confirmation. confession. corroboration. protestation. redress. vindication.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Doğruyu söylemek, hakikati kabûl ve itiraf etmek: İşte şimdi doğruladı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hold with. confirm. corroborate. attest. certify. verify. affirm. avouch. bear out. correct. homologate. justify. predicate. substantiate. support. sustain. testify. vouch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affirm. certify. confirm. corroborate. substantiate. testify. to confirm. to verify. to affirm. to bear out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

authenticate. confirm. to verify. to corroborate. to confirm. attest. certify. confess. correct. own. predicate. vouch for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rinse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rinsing. purifying. clearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rinse. rinse out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rinse. to rinse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to rinse. to clarify. to percolate. to refine. to fine. to deposit. to clear. to clean. to settle. to purify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. psikoloji). Duygusunu uyandırmak, duygulu hale getirmek, hislendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Mermer gibi hâreli veya damarlı olarak boyamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yaş ve ıslak bir şeyi silip kuru etmek, silmek. Yıkandıktan sonra saçınızı iyice kurulanmalısınız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to dry. to wipe dry. mop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kutlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

packing in boxes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

box. case. encase. tin. to case. to box.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pack in boxes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Koyun yavrulamak.

2.Meyve yanında kendi cinsinden bir küçük tane çıkarmak.

3.Cetvel çiziğinin yanında bir ince çizik veya gölge olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lamb. to give birth to a lamb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sevinçli bir haberi bildirmek, müjdelemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to tell the good news.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çukurlanmak, oyulmak, çukur çukur olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

questioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

inquisition. interrogation. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogation. cross-examination. to grilling. inquiry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cross-question. question. interrogate. examine. query. give a grilling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interrogate. to interrogate. to question. to grill.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to interrogate. to grill. to cross-examine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Toprağa su verme, Ar. iskaa, irvâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irrigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watering. irrigation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irrigation. watering. quenching. quench. sprinkling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Su vermek, Osm. iskaa, irvâ etmek: Bu mevsimde ağaçları gün aşırı sulamak lâzımdır.

2.(mec. argo): Parayı peşin vermek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water. sprinkle. irrigate. hydrate. quench.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

douse. water. to water. to irrigate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to water. to irrigate. to quench. to temper. to harden. sprinkle. flood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to get title to a piece of land. to issue a title deed for a piece of land.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hırsızlık etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). T. Bitiştirmek, kavuşturmak, bağlamak.

2.Dolayarak bağlamak, sarmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «ulu» dan). Ulu göstermek, pek fazla saygıda bulunmak,

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

glorify.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practice. exercise. application. implementation. technics. technic. execution. administration. effect. enforcement. praxis. pursuance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

application. execution. implementation. practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

application. appliance. consolidation policy. demonstration. enforcement. execution. exercise. implementation. implementing. practice. praxis. reduction to practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yapıtın gerçekleştirilmesinin özellikleri, ayrıntıları, verileri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). Tatbik etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perform. put into practice. carry out. practise. exercise. apply. fulfil. fulfill. administer. complete. deploy. dispense. enforce. exert. impart. implement. realize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. enforce. execute. exercise. practise. realize. to apply. to carry out. to put into practice. to enforce. to execute. to realize. to practise. to practice. to implement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. applied. operative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. applied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hands on. practical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give point to. lay stress on. lay stress upon. accent. accentuate. emphasize. keynote. lay stress. play to. stress. underline. underscore.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accent. accentuate. emphasize. stress. underline. to emphasize. to stress. to highlight. to accent. to accentuate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highlight. emphasize. to lay stress on. to emphasize. to stress. to accent. to accentuate. highlight. keynote. lay stress / weight on. make much of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breed. pup. reproduce. to bring forth young. to produce young. to breed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bring forth young. breed. cast. fawn. generate. procreate. propagate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumru hâline gelmek.

Türkçe Sözlük by