Uman ne demek? | Uman anlamı nedir? | Uman

Uman anlamı nedir?

Uman ne demek?

Uman anlamı nedir?

Uman | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Umudu olan, bekleyen, umutlu.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda sinyalleri alıcıya iletmenin yanı sıra, alıcıdan menüler, RDS bilgisi gibi bilgileri de alır. Bunlar uzaktan kumandanın LCD ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Yabancı Kelime

Fr. argument

kanıt

Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

argument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

means of evidence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - (bkz.Arzu).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Gök, sema, sipihr, felek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Asmân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

firmament.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.). - Gök, sema, felek. Asuman ile Zeycan hikayesinin erkek kahramanı. Doğu Anadolu’da yaygın olarak anlatılır. Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i T. Fr). Başkomutan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supreme commander.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

supreme command.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. bed = kötü, güman = zan).

1.Fenalık düşünen, herkesin fenalığında bulunan, bed-hâh.

2.Her işde bir fenalık gören, vesveseli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şüphesiz, şeksiz, doğru.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Şüphesiz, şeksiz, doğru.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Tek inci anlamında. Hz.Ali (r.a.)’nin kızkardeşi ve Rasulullah’ın amcasının kızı olan hanım sahabi.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). insanlıktan çıkarmak, canavarlaştırmak; şahsiyetsizleştirmek, makinalaştırmak, robot yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. document

belge

Bir gerçeğe tanıklık eden yazı, fotoğraf, resim, film vb.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

document.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. documentation

belgeleme

Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. documentaire

belgesel

Belge niteliği taşıyan.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

documentary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ateşten kalkan siyah hava, tütün. Ar. duhan, Fars. dûd: Ateşin dumanı gözlerimizi kör etti; dumanda kurutmak.

2.Havadaki sis, pus: Ortalığı duman kapladı.

3.İnce tozun havaya kalkmasından hasıl olan bulanıklık: Toz dumandan göz gözü görmezdi. 4.Meyve ve çiçeklerin ve sıcak havada soğuk bir sıvı ile dolu kapların üzerine konan ince buğu: Dumanı üstünde = Taze kesilmiş. Tozu dumana katmak = Çok koşmak, fazla acele etmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoke. mist. fume. fog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fume. haze. mist. smoke. hash. hashish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoke. fumes. vapour. steam. smother. gas. mist. haze. reek. cloud. flue gas. bloom. film colour. aerosol. dispersoid. fume.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Duman vermek, dumana tutmak veya asmak.

2.Bulandırmak, karartmak. Kafayı dumanlamak = Sarhoş olmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Dumanda durmak, dumandan kararmak.

2.Bulanmak, kararmak: Göz dumanlanmak = Kararıp görmemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be filled with smoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dumanı, sisi, pusu yahut buğusu olan: Dumanlı hava, dağ, çiçek, meyve.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foggy. smoky. misty. tipsy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smoky. filled with smoke. misty. foggy. tipsy. fuddled. hazy. vapo u rous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Duman kaplamış, duman içinde olan, sisli: Hava dumanlık idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dumanı olmayan, duman çıkarmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

smokeless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. musiki). Çalgı, musiki Aleti.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. instrument

1. müz. çalgı,

2.tic. mali belge

1. Müzik aleti, çalgı aleti. 2.Kredi açılışını göstermek için çıkarılan ve ikrazcı bankaya finansman yenilemesi yapmayı sağlayan senet.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument. musical instrument. ax. axe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument çalgı.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. instrumental

müz. sözsüz

Sözleri olmaksızın çalınan (müzik).


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrumental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrumental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

instrumental music.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. instrumentalisme

fel. araççılık

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. musiki). Çalgıları inceleyen musiki ilmi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Endüstriyel işlemlerden ve otomobil egzoz gazlarından kaynaklanan hidrokarbon ve azot oksitleri emisyonlarının kirlettiği havada kuvvetli güneş ışığının etkisiyle gerçekleşen fotokimyasal tepkimenin oluşturduğu duman ya da pus.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ev bark, aile ocağı. (bk.) HAnmân.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

See Hoonoomaun. in Hinduism, the monkey god and helper of Rama; god of devotion and courage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

monkey god.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The monkey king, faithful ally of Rama in the Ramayana Hanuman in the whale , Votive image , Alagarkoil mandapa , birthplace , fighting , stele. the monkey God, protagonist in Ramayana.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The 'Monkey-God' who serves Rama in the Ramayana.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A great servant devotee of Lord Rama who crossed the sea by jumping over it with the power of constant remembrance of the name of Rama.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Monkey warrior who became Rama's devoted friend and servant , also called 'Sun of the Wind-God Vayu'. the son of air and faithful servant of Lord Rama, in the form of a mighty monkey According to mythology, he was a half-brother to Bhima. in Hinduism, the

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insana ait insani, beşeri, beşeriyete ait; i. insan. human affairs toplumsal olaylar. human being insan, insanoğlu. human equation hesaba katılması gereken insanca hata veya güçsüzlük etkeni. human nature insan tabiatı, insan hali. human race ins

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. insancı, merhametli, müşfik, insaniyetli; yükseltici, uygarlaştırıcı. humane letters, humane studies beşeri ilimler, konusu insan olan bilimler. humane society insan veya hayvanları himaye eden kurum. humanely z. insanca, merhametle, şefkatle. hu

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insanlık çıkarlarına bağlılık; ilâhiyat ve metafiziğe önem vermeyen bir felsefe sistemi; edebi talim ve terbiye; b.h. humanizma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humane. classical. humanist. classical scholar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanist. humanist insancıl.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. insaniyetperver, hayır seven, insancı, insani; yardımsever kimse. humanitarianism i. hayırseverlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insan, beşer; insanlık, beşeriyet, beniâdem; insaniyetperverlik, merhamet, şefkat. the humanities klasik Yunan ve Latin edebiyatları üzerinde çalışma; konusu insan olan ilimler, hümaniter bilimler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. insanlaştırmak; insanileştirmek; insanlaşmak, insanileşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.).

1.Ortaçağın iskolastik düşünüşüne karşı Eski Yunan ve LAtin kültürünü en yüksek kültür örneği olarak alan felsefe, bilim ve sanat görüşü.

2.(felsefe) İnsanlık sevgisini en yüksek gaye sayan doktrin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

humanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. insanoğlu; beşeriyet, beniâdem.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. L. Fr.). Hümanizm görüş ve felsefesini tutan şahıs, yahut o görüşe uygun düşünce, davranış.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zalim; ilgisizlik veya bilgisizlikten dolayı başkalanna veya hayvanlara eziyet eden.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

squiffy. tiddly.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). XII. yüzyılda Ukrayna’da yaşamış olan bir Türk boyu.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - XI. yy ile XIV. yy. arasında Güney Rusya bozkırlarında göçebe olarak yaşayan bir Türk boyu.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kuman).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. commande).

1.Askere verilen emir, askeri idare etme, kumandanlık: Bu askere, orduya, bölüğe kim kumanda ediyor?

2.Emir, Amirlik, hüküm: Bu işe kim kumanda ediyor? Bu daire kimin kumandasındadır?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. direction. conn. attendance. remote control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

command. actuation. control. drive. order. purchase order.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (Fr. commandant). Bir askerî birliğin baş subayı, Amiri: Ördü, alay, tabur, bölük kumandanı; jandarma kumandanı; başkumandan (Fransızca” da olduğu gibi dilimizde «binbaşı» mânâsında kullanılmaz).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander. commandant. headman. warlord.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander komutan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commander. commanding officer. high-ranking officer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Bir askerî birliğin subaylığı, Amirliği: Ordu, alay, tabur, bölük kumandanlığı; başkumandanlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

commandership. command post. command headquarters.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. İ. denizcilik).

1.Gemi zahiresi, bir gemi içinde bulunanların beslenmesi için gemiye doldurulan erzak; kumanya memuru.

2.Geminin erzak koymamaya mahsus yeri, kileri. 3.Eskiden piyade kayığının kıçındaki dolapçık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

store. provisions. portable rations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

food taken along to be eaten while traveling. soldier's rations. field rations. commissaries. ship's bill. ship chandler. stores. tons deadweight. viaticum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Bazitli mantarlardan, şapkası etli, kalın, koni biçiminde ve pürüzlü olan, zehirsiz bir mantar.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Yerel Uygulama Kontrol Veri Yolunu kullanarak cihazla iletişim kuran bir uzaktan kumanda. Ev video kaydedicileriyle, bir oynatıcıyla birlikte senkronize düzenleme olanağı sağlayan değiştirilebilir kumanda işlevleri sunar.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [معصومانه] masumca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.).

1.Zulüm görmüş adama lâyık bir suretle: Yaralı, mazlûmâne şikâyet ediyordu.

2.Sessizce, sükûnetle: Pek mazlûmâne bir tavrı vardır.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [مظلومانه] mazlumca.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. «men» den masdar). Engel olma, karşı durma, razı olmama.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜSLİMAN) (hi. F. Arapça: «Müslim» den).

1.İslâm dinine mensup, müslim.

2.mec. Doğru: Müslüman adam, Müslüman sözü.

3.mec. Dindar, Müslüman adamdır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muslim. moslem. mohammedan. mahometan. mussulman. muslim. moslem. mussulman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mohammedan. moslem. muhammadan. muslim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muslim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.islâm dini tarz ve usûlünde.

2.Doğru şekilde: Müslümanca söz, hareket.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi.).

1.islâm dini: Müslümanlığı iyi bilir.

2.Doğruluk, dürüstlük: Bu ettiğiniz Müslümanlık mı?

3.Dindarlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

islamism. mohammedanism. mahometanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being a muslim. islam. islam İslamiyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Islam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A ). Nûmân-ı berrî = Gelincik çiçeği. Nûman çiçeği = Osm. Şakaik-ı nûmâniyye.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.). 1.Kan. 2.Gelincik. Hanefi Mezhebi’nin imamı, Nu’man b. Sabit.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Şakaik-ı nûmâniyye = NÜmân çiçeği, (bk.) Şakayık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing. dressing for a wound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dressing a wound. dressing for a wound. dressing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr).

1.Yara bakımı, yaranın temizlenip ilâçlanması.

2.Vücudun herhangi bir yerini, tedavi maksadıyle alkol, sıcak su, soğuk su vs. ile belirli bir süre ıslak tutmak.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. insanüstü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. dört ayağı el şeklinde olan; dört elli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Romanya. Rumanian i., s. Romanyalı, Romen; Romence; s. Romen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Sevinçli, neşeli, memnun.

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [شقاءق النعمان] gelincik.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. insandan aşağı, insanlık aşamasına ulaşamayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. insanüstü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) Acıyarak, acımaktan dolayı, merhameten: Haline terahhumen müsaade etmeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(TERCEMAN) (i. A. «terceme»den).

1.Bir dilden başka bir dile çevirip maksadı anlatan adam, dilmaç.

2.mec. Birinin maksat ve meramını anlatmaya veya bir şey tasvir ve ifadeye Alet ve vasıta olan: Falan gazete filan fikirlerin tercümanıdır («tercüman» ile «mütercim» arasında şu fark vardır ki, tercüman ağızdan ve mütercim ise kalemle tercüme edene derler).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interpreter. translator. dragoman. cicerone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interpreter. translator. translator çevirici. dilmaç.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interpreter. translator. dragoman. vocal proponent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Tercüman vazife ve memuriyeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interpretership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

work of interpreter çeviricilik. dilmaçlık.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

interpreting. being an interpreter. position of interpreters. translatorship. interpretership.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İki tuş takımına sahip bir kızılötesi uzaktan kumanda.

1.Yüz, yalnızca günlük kullanım için ana düğmelere sahiptir;

2.Yüz ise TV’nin, video kaydedicinin ya da Lazer Disk oynatıcının tam kontrolü için gerekli tüm işlevlere sahiptir.


Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Bol ve kısa iç donu.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. iyi otlak için sürülerin mevsim göçü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Tümen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Büyük küme.

2.On bin (10.000).

3.iran’da on bin akça değerinde altın sikke.

4.Eski Türk devletlerinde 10.000 kişilik birlik.

5.Fırka, tugay’la kolordu arasında askerî birlik. Mîr-i tuman = İran’da korgeneral. Tümen tümen = Binlerce, on binlerce.


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Evin her yerinde tam özgürlük için, TV’nizi, ses sisteminizi ve diğer cihazlarınızı kumandayı kızılötesi alıcıya doğrultmaya gerek olmadan çalıştırın

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ulu, yüksek, saygın kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote controlled. remote guided. wireless- controlled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by