ümm ne demek? | ümm anlamı nedir? | ümm

ümm anlamı nedir?

ümm ne demek?

ümm anlamı nedir?

ümm | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(bk.) Üm.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. gösteriş1i fakat değersiz; sahte, taklit; i. şatafatlı fakat değersiz olan şey.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dilenci serseri; iyi netice vermeyen şey; (argo) uyuşturucu maddelerin kötü etkisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tam, mükemmel. consummately (z). mükemmelen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tamamlamak, ikmal etmek. consummate a marriage nikâhtan sonra cinsel temas yolu ile izdivacı tamamlamak. consumma-tion (i). ikmal, itmam, yerine getirme; iyi sonuç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (A.B.D)., argo pis, köhne, bakımsız, adi, kötü, ikinci kalite; (ing)., argo tombul, balık etinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Çok İyi, çok güzel.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kemer, kuşak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).davulcu, trampetçi; ABD gezgin satıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i).,(s). kukla, manken; taklit, suret; dilsiz, az konuşan kimse; (argo) budala kimse; (matb.) mizanpaj; (iskambil) ölü el; sözde kendisi hakikatte başkası hesabına hareket eden kimse; (s). dilsiz, dili tutulmuş, sessiz; sahte, yapma, taklit. dummy ba

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). keşkeğe veya bulgur pilavına benzer bir yemek; muhallebi gibi bir çeşit meyvalı ve yumurtalı tatlı; tatsız şey, anlamsız kompliman, boş laf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f), argo şaşırtmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) iliğin madeni kenarı; (den.) ipten yapılan simit halkası, çevirme kasa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(bak.) grommet .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) sakız gibi, sakızlı, yumuşak ve yapışkan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Sıtma.

2.Ateşli hastalık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hummâ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fever. pyrexia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ حما] nöbet, ateş nöbeti. 2.sıtma.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Humması olan, ateşli. 2.Sürekli, hareketli ve sıkı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feverish. intensively.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

with fever. febrile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vızıldayan, mırıldanan, uğuldayan; k.dili kuvvetli, canlı, dinç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinekkuşu, zool. Trochilus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yuvarlak tepe, tümsek yer. hummocky s. tümsek, tümsekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ateşli, ağır bir barsak hastalığı, tifo.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tetanus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. kâmil). Kâmiller, olgunlar.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) anason ve kimyonla tatlandırılmış Alman veya Rus likörü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typhus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

typhus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Bazı loğusalarda görülen ciddi bir hastalıktır. Halk arasında albastı denir. Nedeni, üreme organı yollarında iltihaplanma, doğum esnasında temizliğe yeteri kadar önem verilmemesi veya idrar yollarının iltihaplanması olabilir. Doğumdan 3 veya 7 gün sonra ateş yükselir. Karnın alt bölümünde yumuşaklık hissedilir. Akıntı fazlalaşır ve loğusa genel bitkinlikten şikayet eder. Doktora başvurmak gerekir. Ayrıca aşağıdaki reçete de uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Civanperçemi, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam civanperçemi konur. 15 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, yarım kahve fincanı içilir.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., k.dili aptal veya bön kimse, ahmak kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaz ortası; yaz dönümü. Midsummer Daying 24 haziran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. maskeli aktör; soytarı. mummery i. maskeli eğlence; maskaralık; manasız ve gösterişli dini ayin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. mumyalamak; mumya yapmak. mummifica'tion i. mumya yapma, mumyalaşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. mumya; iyi muhafaza edilmiş ceset.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. şakül kurşunu, iskandil kurşunu, çekül; yük, ağırlık, sıkıcı ,şey, sıkıntı; f. dikine düşmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ana kuvvet, hareketin ilk kaynağı; doğudan batıya doğru yirmi dört saatte dönerek gökcisimlerini taşıyan hayali gök küresi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. pommel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. altüst edip aramak; dikkatle araştırmak; i. araştırma, altüst ederek arama. rummage out araştırarak bulmak. rummage sale yoksulların yararına ufak tefek eşya satışı; elde kalan malların satışı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Nar meyvesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. rümmâniye). Nar çiçeği renginde, (botanik) Fasilet rümmâniye = Nargiller.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. büyücek içki bardağı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir çeşit iskambil oyunu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow fever.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. çarpışma; futbol topunu ilerletmek için hücum, saldırış; f., spor hücum etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

İng., bak. scrimmage

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. iftihar derecesi ile verilen (diploma).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toplanılan rakamlardan her biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. özetlemek, hülâsa etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. özlü, kısa, acele, derhal yapılan; i. özet, hulâsa. summary proceeding acele muhakeme usulü. summarily z. resmi muameleyi beklemeden; süratle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. toplama; özet, hülâsa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sonra. (Bazı Ar. terkiplerde bulunur). Sümme’t-tedirik = Tedarikten sonra, yani işin olmasından sonra düşünülmüş, rastgele.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(fi.).

1.(yavru) Anasının memesini burnuyla kakıp iterek emmek.

2.Dürtüp kakmak, horlayıp itmek. (bk. sönmek).


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f., s. yaz, yaz mevsimi; f. yazı geçirmek; yaz esnasında bakmak veya beslemek; s. yazlık. summer school yaz okulu. summer squash kabak. summer theater A.B.D. yazın sayfiyede oynayan tiyatro. summer time yaz saati. Indian summer pastırma yazı. su

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. tabanın ana kirişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kameriye, çardak. summersault bak. somersault.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yaz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tepe, doruk, zirve, evç, en yüksek nokta veya derece. summit meeting zirve konferansı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çağırmak, çağırtmak, emirle davet etmek, celp etmek; düşmanı teslim olmaya davet etmek. summon up toplamak (kuvvet); teşvik etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i (çoğ.-es) resmi emirle davet, celp etme, çağırtma; çağrı, davetiye, mahkeme celpnamesi; ask. teslim çağrısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Lat. en iyi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şişmek, urlanmak, tümseklenmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük çocuklerı korkutmak için uydurulmuş hayâlî varlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(!.).

1.Ümit, emel.

2.Bekleme.

3.İnanma, zan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anticipation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anticipation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Nation or community, often used for the entire household of Islam.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Community of believers; among Ashirra, the local membership of the sect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Community of the faithful within Islam; transcended old tribal boundaries to create degree of political unity. the Muslim community or people, considered to extend from Mauritania to Pakistan; 'moderate Muslims urge the Ummah to reject the terrorism of ra

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Umulmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Ümit etmek.

2.Beklemek.

3.İnanmak, sanmak, zannetmek: Ummam ki, bugün gelsin.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hope. expect. anticipate. have smth. in prospect. look for. look. trust. bargain for. promise oneself smth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hope. expect. anticipate. have smth. in prospect. look for. look. trust. bargain for. promise oneself smth. foresee. think.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to expect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. Amil), idare memurları.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عمال] görevliler. 2.yöneticiler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(hi. A. coğrafya).

1.Güneydoğu Arabistan’da bir ülke ve devlet.

2.Hind Okyanusu’nun Arabistan yarımadasının güneyini örten parçası olan deniz.

3.Deniz, büyük deniz, okyanus.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ocean okyanus.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ocean.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [عمان] okyanus.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Ülke

Coğrafi Verileri

Konum: Orta Doğu, Arap denizi, Umman Körfezi, Basra Körfezi kıyısında, Yemen ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında yer alır.

Coğrafi konumu: 21 00 Kuzey enlemi, 57 00 Doğu boylamı.

Haritadaki konumu: Orta Doğu.

Yüzölçümü: 212,460 km².

Sınırları: toplam: 1,374 km.

sınır komşuları: Suudi Arabistan 676 km, Birleşik Arap Emirlikleri 410 km, Yemen 288 km.

Sahil şeridi: 2,092 km.

İklimi: Kuru çöl iklimi, kıyıda sıcak ve nemli, iç kısımlarda sıcak ve kuru iklim görülür.

Arazi yapısı: Orta çöl ovası, kuzey ve güneyde engebeli dağlık bölge.

Deniz seviyesinden yüksekliği: en alçak noktası: Arap Denizi 0 m.

en yüksek noktası: Jabal Shams 2,980 m.

Doğal kaynakları: Petrol, Bakır, asbest, mermer, kireçtaşı, krom, alçıtaşı, doğal gaz.

Arazi kullanımı: tarıma uygun topraklar: %0.

Otlaklar: %5.

Ormanlık arazi: %0.

Diğer: %20 (1993 verileri).

Sulanan arazi: 580 km² (1993 verileri).

Nüfus Bilgileri

Nüfus: 2,622,198 (Temmuz 2001 verileri).

Nüfus artış oranı: %3.43 (2001 verileri).

Mülteci oranı: 0.48 mülteci/1,000 nüfus (2001 tahmini).

Bebek ölüm oranı: 22.52 ölüm/1,000 doğan bebek (2001 tahmini).

Ortalama hayat süresi: Toplam nüfus: 72.04 yıl.

Erkeklerde: 69.9 yıl.

Kadınlarda: 74.29 yıl (2001 verileri).

Ortalama çocuk sayısı: 6.04 çocuk/1 kadın (2001 tahmini).

HIV/AIDS - hastalıklarına yakalanan yetişkin sayısı: %0.11 (1999 verileri).

Ulus: Ummanlı.

Nüfusun etnik dağılımı: Arap, Baluchi, Güney Asyalılar, Afrikalılar.

Din: Müslümanlık, Hinduizm.

Diller: Arapça (resmi), İngilizce, Baluchi, Urdu, diğer diller.

Yönetimi

Ülke adı: Resmi tam adı: Umman Sultanlığı.

kısa şekli : Umman.

Yerel tam adı: Saltanat Uman.

yerel kısa şekli: Uman.

Eski adı: Muskat ve Umman.

Yönetim biçimi: Meşruti Monarşi.

Başkent: Muskat.

İdari bölümler: 6 bölge ve 2 vilayet Ad Dakhiliyah, Al Batinah, Al Wusta, Ash Sharqiyah, Az Zahirah, Masqat, Musandam, Zufar.

Bağımsızlık günü: 1650.

Milli bayram: Sultan Qaboos’un doğum günü, 18 Kasım (1940).

Üye olduğu uluslararası örgüt ve kuruluşlar: ABEDA, AFESD (Arap Ülkeleri Ekonomik ve Sosyal Kalkınma Fonu), AL, AMF (Arap Ülkeleri Para Fonu), CCC (Gümrük İşbirliği Konseyi), ESCWA (Birleşmiş Milletler Batı Asya Ekonomik ve Sosyal Komisyonu), FAO (Tarım ve Gıda Örgütü), G-77, GCC (Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi), IBRD (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası), ICAO (Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü), IDA (Uluslararası Kalkınma Birliği), IDB (İslam Kalkınma Bankası), IFAD (Uluslararası Tarımsal Kalkınma Fonu), IFC (Uluslararası Finansman Kurumu), IHO (Uluslararası Hidrografi Örgütü), ILO (Uluslarası Çalışma Örgütü), IMF (Uluslararası Para Fonu), IMO (Uluslararası Denizcilik Örgütü), Inmarsat (Uluslararası Denizcilik Uydu Teşkilatı), Intelsat (Uluslararası Telekomünikasyon ve Uydu Örgütü), Interpol (Uluslararası Polis Teşkilatı), IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi), ISO (Uluslararası Standartlar Örgütü), ITU (Uluslararası Haberleşme Birliği), NAM, OIC (İslam Konferansı Ör


Ülke by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Ulu, büyük, engin deniz, okyanus. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. ) (c. ümem).

1.Millet, bir dille konuşan insanların topluluğu.

2.Bir peygambere, .bir dine inananların bütünü. Ümmet-i Muhammed = Bütün Müslümanlar.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) - Bir peygambere inananların hepsi. İslam dinine bağlı olanların hepsine verilen ad.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. «ümm»den). Anasından nasıl doğmuşsa öyle kalıp okuma, yazma bilmeyen, okumamış (ümmî ile cahil arasında çok fark vardır: Ümmî yalnız okuyup, yazma bilmeyendir. Cahil ise, okuyup, yazma bilse de bir şey bilmeyen kimsedir. Her ümmî cahil değildir).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ümid, ümit.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Anneye ait, anneyle ilgili.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) – Hükümdar anası.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. ümm). İslâm literatüründe klasik sayılan başlıca kitaplar. (bk.) Um.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kapamak: Gözleri, avucu yummak, mec. Göz yummak = Görmezliğe gelmek, Osm. müsamaha ve tegafül etmek. Ağzı açıp gözleri yummak = Çok hiddetlenerek bağırıp çağırmak. Göz yumup açıncaya kadar = Bir anda.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (argo) lezzetli, tatlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by