Umür-aşna ne demek? | Umür-aşna anlamı nedir? | Umür-aşna

Umür-aşna anlamı nedir?

Umür-aşna ne demek?

Umür-aşna anlamı nedir?

Umür-aşna | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. umûr-Aşnâyân). iş bilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Aşinâ.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنا] tanıdık, dost, aşina.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. «Aşinâ» dan).

1.Bildiklik, muarefe, tanışıklık, dostluk.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. sanem). Sanemler, putlar, (bk.) Sanem.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [اصنام] putlar. 2.dilberler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنایان] tanıdıklar, dostlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [آشنایی] dostluk. 2.bilme, haberdarlık.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fish eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishpool fish return. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Bakkaldan veya marketten yumurta alırken kabuğunun rengi sizin için önemli mi, bu konuda bir tercihiniz var mı? Sizce kabuk renkleri farklı olan yumurtaların içleri de besin değeri olarak farklı olabilir mi? Tavukların niçin bazılarının yumurtaları beyaz da bazılarının açık kahverengi?

Bu konuda iki zıt ama ikisi de yanlış olan görüş var. Kabuktaki beyaz rengin, yumurtanın ideal oluşumunu tamamladığını gösterdiğini, bunun dışında bir renk değişiminin kalitede düşüş anlamına geldiğini iddia edenlerin yanı sıra kabuğun rengi ne kadar koyu ise besin açısından da o kadar değerli olduğunu ileri sürenler de var. Genellikle Avrupa ülkelerinde kahverengi yumurtalar makbul sayılırken ABD’de durum tam tersidir.

Oysa her iki görüş de yanlıştır. Besin değeri, lezzet ve pişme karakteristikleri bakımından her iki renk yumurtanın da içi aynı değerdedir. Her iki yumurtada da aynı miktarda protein, mineral ve vitaminler (C vitamini hariç) vardır. Tabii tavuğun yediği yemin kalitesi de belirli farklar yaratabilir.

Yumurtanın içi değil de kabuğunun rengi ile haklı olarak ilgilenenler sadece onları paketleyenler ve satanlardır, çünkü bir pakette hep aynı rengin olması müşteri tarafından tercih edilmektedir.

Tabiatta yaşayan hayvanların yumurtalarını renkli veya koyu renkte hatta gölgeli ve çizgili şekilde yumurtlamalarının ana nedeni, bu yumurtaları yemek isteyen düşmanlarına karşı kamuflaj yaparak neslin devamını sağlamaktır.

Yumurtaların kabuklarının renklerini, tavuğun kökenine, atalarının yaşadığı yerlere bağlayanlar da var. Bu görüşe göre Asya kökenli tavukların yumurtaları kahverengi, Akdeniz kıyıları kökenlilerin ise beyaz oluyormuş.

Daha çok kabul gören bir diğer görüşe göre ise beyaz kabuklu yumurtalar beyaz ibikli ve kulak memesi beyaz olan tavuklar tarafından yumurtlanıyormuş. İbik ve kulak memesi kırmızı olanlar ise kahverengi kabukları olanları yumurtluyormuş.

Kabuğu hangi renk olursa olsun işte size yumurta ile ilgili bazı faydalı bilgiler: Yumurtayı haşlayıp haşlamadığınızı unuttunuz. Masanın üstünde fırıldak gibi döndürün. Eğer hemen duruyorsa taze yani pişmemiş, biraz daha uzun süre dönmeye devam ediyorsa içi katı yani haşlanmış demektir. Yumurtanın tazeliğini merak ediyorsanız suya koyun, taze ise suda batacak, bayat ise yüzecektir.

Yumurtada hemen hemen hayati tüm vitaminler vardır. Bulunmayan tek vitamin C vitaminidir. Yumurtanın besin değeri yüksek olan kısmı sarısıdır. Akı ve sarısı karıştırılarak, omlet gibi pişirilen yumurtalarda, aktaki bazı maddeler sarıdaki vitaminlerin bir kısmının etkilerini yok ederler.

Kalori açısından et ve süt ile mukayese edildiğinde 55 gramlık bir yumurta, 40 gram yağlı sığır etine veya 100 gram yağlı süte eşdeğerdedir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Dert, keder, mihnet görmüş olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. tıp). Bir uzvun beslenmeyip zayıflaması ve kuruyup hareketsiz kalması. Fr. atrophie.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrophy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

atrophy körelme.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [دمور] körelme.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Arslan ve deve gibi büyük hayvan büyük ve korkunç sesle bağırmak: Arslan gibi gümürdeniyor, gümürdüyordu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gümürdemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Yaban soğanı, yabânî soğan.

2.Sünbül-i Hindi (Hind sünbülü) soğanı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. mü.) (müzekkeri yoktur). Güzel (kadın).

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حسنا] güzel kız, güzel kadın.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - İffetli, şerefli, namuslu. - (bkz.Hesna).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kalbur ve def gibi şeylerin tahta çenberi. 2.Nakış işlemek için gergef yerine kumaş germeye mahsus tahtadan enli çenber: Kasnağa germek.

3.Bu çenberde, kolay bir tarzda işlenen nakış: Kasnak işlemek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rim. hoop. embroidery frame. pulley. stretcher. cylinder. taboret. tabouret. tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulley. tambour. hoop. rim. embroidery frame. embroidery hoop. belt pulley.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pulley. wide hoop or rim. hoop or rim of a sieve or tambourine. embroidery hoop. grooved rim of a wheel. rotor. tambour.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kasnak yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hard-boiled egg. hard boiled egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [نا آشنا] yabancı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

easter egg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) 1730'da reomürü icat eden Fransız. Reaumur thermometer reomur.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. F.). Remizden, İmâdan anlayan, anlayışlı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Sayılmış, sayılı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. emr) (T. m.).

1.Emirler.

2.Ehemmiyet verilen iş, vazife. Ne umurun? = Ne vazifen? Nene lâzım?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

minding. caring. matters. affairs. matter of importance. concern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affairs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [امور] işler.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Görgü, bilgi, deneyim. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. umûr-Aşnâyân). iş bilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (c. umûr-dîdegân). İş görmüş, tecrübeli, görmüş geçirmiş.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgü, bilgi, deneyim kazan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgülü, bilgili, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgülü, bilgili, saygın kişi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgülü, bilgili, kişi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Umur etmek, aldırış etmek, önem vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give a damn. care about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. regard. to be concerned about. to consider important. to care. to mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be concerned about. care. reck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reckless. disregardful. devil-may-care. unconcerned. harum-scarum. neglectful. negligent. slapdash. insensible. lax. light. thickskinned. unheedful. conscience-proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinical. disinterested. impassive. lax. reckless. unmoved. indifferent. careless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifference. unconcern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vazife edinmek, ehemmiyet vermek: İşi anlattımsa da, hiç umursanmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be considered important. to be considered important.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brat. urchin. child. naughty child. urchin esk. monkey. bubo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

brat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Veba hastalığının işareti olmak üzere koltuk altında veya kasıkta çıkar ur.

2.Veba.

3.mec. Öfke sırasında küçük çocuklara söylenir: Durmuyor yumurcak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toplanıp yumru olmak, şişip ur olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kuşlar, böcekler, sürüngenler gibi yumurtlayan hayvanların doğurdukları tane ki, uygun şartları bulunca yavru hâline gelir: Yumurta sarısı, aki. 2.Erkeklik bezi: Koç yumurtası.

3.Tavuk yumurtası.

4.Çorap yamarken kullanılan tavuk yumurtası biçiminde kalıp. Balık yumurtası = Havyar. Yumurta patlıcanı = Yumurtaya benzer meyveler veren beyaz bir nevi patlıcan ki, yenmeyip, bahçe süsü olarak yetiştirilir. Kırmızı yumurta = Paskalya yumurtası.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovular. egg. ovi-. ovo-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

curry. egg. ovum. spawn.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg. egg flip eggnog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

albumen. white.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

egg white. glair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yellow. yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Canlılarda dişinin çıkardığı üreme hücresi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hatch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Canlılarda ve bitkilerde dişi üreme hücrelerini veren organ.

2.Rafadan yumurtayı içine oturtmaya yarar fincanımsı kap.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovarian. bursa. eggcup. gonad. ovary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovary. anat. eggcup. egg cup.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

eggcup. gonad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Eğer köşeli olsalardı kenarları dayanıklılık açısından çok zayıf olurdu. İüphesiz böyle bir yumurtayı yumurtlamak da tavuk için bir işkence olurdu. Aslında dış yüzeyi en dayanaklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki bir yumurta da bulunduğu yerden yuvarlanıp gidince nerede duracağı belli olmaz.

Hemen hemen tüm kuş yumurtalarının bir tarafı daha yuvarlak diğer tarafı da daha incedir. Bu sekil, yumurtaların yuvada birbirlerine en yakın ve en az hava boşluğu bırakacak şekilde durmalarını sağlar. Böylece hem ısı kaybı önlenir hem de yuvadaki yerden en iyi şekilde faydalanılır.

Yumurta yuvarlanıp gittiğinde düz gitmez, ince tarafı üstünde dairesel bir yol çizer ve başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani bu şekli ile yumurtanın düz bir yüzeyde yuvarlanarak kaybolup gitmesi mümkün değildir. Asıl önemlisi bu şekli ile yumurtanın kuştan veya tavuktan daha rahat çıkmasıdır. Genel tahminin aksine yumurtanın yuvarlak yani daha geniş tarafı önce çıkar. Hem bunu hem de yumurtanın her iki tarafındaki farklı şeklini sağlayan yumurtanın çıkış yolu üzerindeki kaslardır.

Pek alakasız gözükse de tavuğun içinde yumurtanın oluşmaya başlayabilmesi için önce güneş ışığının veya yapay bir ışığın tavuğun gözüne çarpması gerekir. Böylece göz yolu ile uyarılan tavuğun hipofiz bezi bir hormon salgılar. Bu hormon kan dolaşımına girer ve bu yolla yumurtalığa taşınır.

Hormon burada bulunan binlerce yumurtadan birinin içine pirer ve o yumurtanın aniden çok hızlı bir şekilde büyümesini sağlar. Önce yumurta sarısı meydana gelir ve yumurta, yumurta kanalına geçer, döllenme organlarında geçirdiği aşamalardan sonra 24-25 saatte oluşumunu tamamlar.

Yumurta, yumurta kanalını kesik kesik hareketlerle geçer. Buradaki dairesel kaslardan sırası ile geçerken, yumurtanın önündeki kas gevşek durumda iken arkasındaki kas kasılır, daralır.

Yumurta bu kanalın başında iken küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kaslar büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik bir sekil almasına sebep olurlar. Çıkışa kadar yumurta kabuğu da sertleşir ve bu haliyle dışarı çıkar. Yumurtanın şeklinin ve kalın kısmının önce çıkışının nedeni de budur. Sürüngenlerde ise bu düzenek yoklur. Onların yumurtaları çıkışta küresel şekildedir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ovulation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (kuş, böcek ve benzeri hayvanlar) Yumurta yapmak: Tavuklar yumurtlamıyor. Güvercin, her defasında iki yumurta yumurtlar, mec. Cevahir yumurtlamak = Münasebetsiz söz söylemek. Yumurtlamak = mec. Asılsız bir şey söylemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blunder out. blurt out. deposit. lay. lay eggs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lay. to lay eggs. to let the cat out of the bag. to spawn. to blurt sth out. to blab out. to invent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to lay an egg. lay. ovulate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yumurtlamasını sağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yumurtlama yolu ile üreyen hayvanlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Zümrüt.

Türkçe Sözlük by