Unit ne demek? | Unit anlamı nedir? | Unit

Unit anlamı nedir?

Unit ne demek?

Unit anlamı nedir?

Unit | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir, vahit, birim, ünite; fert, tek, bir tane; belirli bir miktar; kurala göre düzenlenmiş birim; puvan (üniversitede). unit of measurement ölçü birimi. heating unit ısnma tertibatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). mühimmat, cephane.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Resimde, tüm öğelerin koordinasyonu ile asıl temanın, amacın vurgulanacağı bir birlik yaratılması.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). aynı yerde veya aynı şartlar altında yaşayan insan topluluğu; toplum, cemiyet; ahali, halk, amme; müşterek tasarruf, ortak mal sahipli. community center A.B.D. şehir kulübü, bir bölgede oturanlann meselelerini çözümlemek veya eğlenmek için toplandıkl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). ayırmak, aralarını bozmak; ayrılmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ayrılık, ahenksizlik, uyumsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. jeoloji). İçinde ferro krom bulunan peridotit çeşidi.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu lazer pikap taban birimi, polyester reçine, kalsiyum karbonat ve cam fiberi bileşiğinden yapılmıştır. Mükemmel mekanik özelliklere sahip çok sert, az rezonanslı, anti-manyetik malzemedir.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muafiyet, dokunulmazlık, masuniyet; bulaşlcı hastalığa karşı muafiyet, bağışıklık; huk. kişisel dokunulmazlık, şahsi masuniyet. diplomatic immunity diplomatik dokunulmazlık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. cezadan muaf olma; kişisel dokunulmazlık, sahsi masuniyet. with impunity cezasını çekmeyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) müşterek olma .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. harp levazımı; çoğ. savaş gereçleri; f. savaş gereçleriyle donatmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. fırsat, uygun zaman, elverişli durum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ceza kabilinden; cezayı gerektirici; cezalandırıcı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. teslis doktrinini kabul etmeyen kimse; b.h. teslis doktrinine karşı gelen inanca dayanan bir. Hıristiyan mezhebi üyesi; s., b.h. bu Hıristiyan mezhebine ait; birimsel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uniteye ait, birimsel; butün, bölünmez, tek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unitary. unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

consolidation. unit. unity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. birleştirmek ittifak ettirmek, raptetmek, bağlamak; birleşmek, birlikte iş görmek; bitişmek; nikahlanmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birleşmiş, birleşik; ittifak halinde; ahenkli. United Arab Republic Birleşik Arap Cumhuriyeti (Mısır'ın resmi adı). United Kingdom Britanya Krallığı United Nations Birleşmiş Milletler. United States of America Amerika Birleşik Devletleri. unitedly

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. unitaire

merkeziyetçi

Merkeziyetçilik yanlısı olan (kimse) veya merkeziyetçiliğe uygun (iş, yönetim.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unitary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. birleştlrici.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. birlik, ittihat, ittifak, vahdet; birleşme; mat. bir, teklik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. detektif romanı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by