Unmak ne demek? | Unmak anlamı nedir? | Unmak

Unmak anlamı nedir?

Unmak ne demek?

Unmak anlamı nedir?

Unmak | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(f.).

1.İyi olmak, geçmek, şifâ bulmak.

2.Islah olunmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. A. T.). Sayılmak: Geç kalan gelmemiş addolunur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Oyalanmak, iğfal edilmek: Şuna biraz güler yüz göster de avunsun.

2.Gebe kalmak (inek v.s. için kullanılır).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

console. console oneself. be distracted. draw consolation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be consoled. to be comforted. to be divert oneself. to amuse oneself. to become pregnant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be consoled. to be preoccupied with.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

be. exist. stand. be present. be situated. have. present oneself. reside.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

appear. attend. be. exist. lie. occur. prove. to be found. to be discovered. to be. to exist. to lie. to turn up. to attend. to be present.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be found. to be discovered. to be. to exist. to be present at. to participate in. occur. stand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (karın). Bağırsaklar kıvrıliyormuş gibi şiddetli sancımak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Çoksanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

go.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.El ile veya vücudun diğer bir organıyle ilişmek, sürülmek. Osm. temas etmek: Soğuk havada mermere dokunmak fenadır; elim dokunmakla soğukluğunu duydum.

2.El sürüp bozmak, halel getirmek, değiştirip bozmak, ilişmek: Kimse bu kâğıtlara dokunmasın; ben o yemeğe hiç dokunmadım; buna asla el dokunmamıştır.

3.İncitmek, zarar vermek, rahat bırakmamak, sataşmak: Bu çocuğa dokunmayın; şu fakire niçin dokunuyorsunuz?

4.Tesir etmek, işlemek, tesirli olmak: Bana, onun sözü dokunmaz; söylediği söz bana çok dokundu.

5.Sarhoşluk vermek, çok sert gelip sersemlik getirmek: Bu tütün, bu şarap bana dokunur.

6.Hüzün, keder, üzüntü vermek, merakı arttırmak: Böyle şarkılar bana dokunur; kaval sesi adama dokunur.Sıhhatçe zararlı olmak, yaramamak, rahatsızlık vermek: Ekşi şeyler bana dokunur; zeytinyağı cilt hastalığı olanlara dokunur; her yemeğin çoğu dokunur.Ait olmak: Hayrı dokunmuyorsa bari şerri de dokunmasın; o işte bana dokunur bir taraf göremiyorum.Tecavüz ve tasallut etmek: Irza, namusa dokunmamalı; o söz haysiyetine dokundu. Su ya sabuna dokunmamak = Hiçbir tara fa zararı olmamak, karışmamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

touch. contact. feel. handle. tip. affect. disagree. be intolerant of. clap. kiss.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affect. disagree. meet. rasp. touch. to touch. to move. to affect. to upset. to harm. to get on. to jar. to concern. to be woven.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

touch. to touch. to contact. to make contact with. to touch with one's hand. to disturb. to upset. to affect adversely. to affect. to move one. to touch on. to deal with. to relate. to tap. to feel. to strike. to hit. to harm. handle. interfere.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be perceptible / realized / understood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be supposed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pirelenmek, (bk.) Kocunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take offense. to take offence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to take offense at.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to attend. to be present. to stand by.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

duyulmak, hissedilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

kurulmak, oluşturulmak, konulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

çıkarılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yakılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yaşatılmak, canlandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

katılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

dönülmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yardım istenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yükseltilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yerine getirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

verilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make a prediction. cast. predict. prophesy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Alınmak, huylanmak, işkillenmek.

2.Telâş etmek: Al kaşağıyı gir ahıra yağırı olan kocunur. bk Gocunmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Korumak işine konu olmak.

2.Kendini korumak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defend oneself. avoid. be protected. guard. shelter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

beware. guard. to be protected. to defend oneself. to protect oneself. to avoid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to safeguard oneself. to protect oneself against. to avoid. to escape sth. to be protected. to be shielded. to be preserved. to be kept intact. to be covered.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Herhangi biri koyulmak, teşebbüs edilmek, girişilmek.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-T.) 1.kaldırılmak. 2.hükümsüz kılınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.-T.) parmağı olmak; müdahalesi bulunmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yasaklanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

şart koşulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

korunmak, saklanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

tartışılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

girişilmek, işe başlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

gözlemlenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yayınlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. «ağınmak» tan galat). Bayılmak, sıkıp içi ezilmek, (bk.) Ovunmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Osm. kırâat olunmak, okunmak: Bu mektup okunmaz.

2.Telâffuz olunmak: Bu kelime nasıl okunur?

3.(eskiden) Kendini bir üfürükçüye okutmak: Okunmaya gidiyordu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Arapça masdarlarla birleşerek mürekkep fiiller yapar: Kaydolunmak, zaptolunmak.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

bağlanmak, tutturulmak, ilişkilendirilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be refused. to be rejected.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

harcanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). Müdafaa etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line up with. defend. advocate. protect. stand up for. stick up for. argue. argue for smth. plead. justify. champion. declare oneself. fence. fight. stand up. vindicate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

advocate. champion. defend. justify. maintain. plead. support. to defend. to advocate. to champion. to maintain. to stand sb up for sb/sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to defend. apologise. apologize. champion. hold one's own against all comers. stick up for.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. Kendi giyeceğini çıkarmak.

2.Bir hizmete mahsus kıyafete girmek: Hizmete soyunmak. Soyunup dökünmek = Dinlenmek üzere gecelik kıyafete girmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

take off one's clothes. undress. disrobe. peel. strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

strip. undress. to undress. to get undressed. to undress oneself. to take one's clothes off. to strip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to undress oneself. to take off one's clothes. to strip. disrobe. peel. undress.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vermek, uzatmak, takdim ve arzetmek: Bir kadeh, bir bardak şerbet sundu; dilekçe sundu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offer. put forward. hold forth. serve up. introduce. represent. bring in. confer. dish. dish up. emcee. exhibit. furnish. go over. go through. help smb. to smth. initiate. lay. lodge. pass in. prefer. present. proffer. put in. put to. put up. render.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bestow. compere. extend. prefer. present. proffer. render. submit. tender. weave. to put forward. offer. to present. hand. give. to offer. to submit. to bestow. to perform. to play.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

submit. to present. to submit. to perform. to project. to overhang. to reach. to hand. to offer. to represent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

soru sorulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

basılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yapılmak, oluşturulmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

uygun görülmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

yinelenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

cezalandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

incelenmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayrılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.bırakılmak. 2.vazgeçilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

ayırt edilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

adlandırılmak, denilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

azarlanmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

arttırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.eğitilmek, terbiye edilmek. 2.cezalandırılmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

1.bir araya getirilmek, birleştirilmek. 2.kaleme alınmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f ). Toz kaldırmak, toz etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kendi vücudu üzerine koymak, örtünmek, sarmak, bağlamak: Yaşmak tutunmak.

2.Kullanmak: Ustura tutunmak.

3.Kendi üstüne tutmak: Sülük tutunmak.

4.Tutup yapışmak, sarılmak, asılmak: Parmaklığa, merdiven trabzanına, direğe tutundu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

get a toe-hold. hold on to. cling. get a grip. hang on. catch. fasten on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to hold. cling. to take hold. to get along well. to take hold. to hold out/on. to hang on. to endure. to catch on. to take on. to last.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grab hold of. to hold on to. to hang on to. to cling to. to get firmly established in a place. to clutch sth / sb. catch on. cling.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ürkmek, dehşete düşmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Ümide düşmek.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f (made) bozmak; eski haline getirmek; değiştirmek; parçalamak, harap etmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uykuya varılmak: Burada uyunmaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be laid down / imposed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi kendine vurmak, çok üzülmek, dövünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Çekilip koparılmak, Osm. nez’ ve kal’ edilmek.

2.Saçını yolarak üzüntüsünü göstermek, matem etmek, yırtınıp ağlamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yıkanmak, kendi kendini yıkayıp temizlemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tükrüğünü yutmak.

2.mec. Bir şeye imrenmek.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

eklenmek, ilave edilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

anılmak, zikredilmek.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by