Unregenerate , Ated ne demek? | Unregenerate , Ated anlamı nedir? | Unregenerate , Ated

Unregenerate , Ated anlamı nedir?

Unregenerate , Ated ne demek?

Unregenerate , Ated anlamı nedir?

Unregenerate , Ated | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslah olmamış; ahlakla bağdaşmayan; tövbekar olmayan. unregenerately z. ahlakla bağdaşmaz bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çok eski; modası geçmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

Assosiated Press haber ajansı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). yıldız şeklinde yansıtan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). altln renginde, yaldlzlı; parlak, mükemmel.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gecikmiş, geç kalmış. belatedly z. gecikerek, vaktinden sonra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki loplu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (kim). asit fenikli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kale tipinde inşa edilmiş, mazgallı ve kuleli olarak yapılmış; çok kulesi olan castella'tion (i). mazgallı barbata.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s).,(zool). kuyruklu, kuyruğa benzer bir uzvu olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). meşhur, şöhretli, ünlü; hakkında çok yayın yapılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). (yaprak, kâğıt) kenarı diş diş olan, tırtıllı. crenature (i). yaprağın kenarındaki tırtıl, diş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(ing). crenellated.(s). mazgallı. crenelation (i). mazgallı siper.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. kenarı veya tepesi çentikli, dişli (yaprak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şeritli, kemer veya sargı ile bağlı; (bot). bir çok dalların birleşmesinden meydana gelmiş ve yassılaşmış; renk renk çizgileri olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (bot). dik olarak aynı düzlemde biten (dallar), koni şeklinde (servi, kavak); (zool). koni şeklindeki demet gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (zool). saçaklı, püsküllü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). çiçeklerle süslü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) damlaya benzer; benekli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). hararetli, öfkeli, kanı beynine sıçramış. heatedly (z). hararetle.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üst üste konmuş, imbrica'tion i. bu şekilde konulmuş süs veya şey; birbirine bindirme veya bindirilme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anonim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ses, ağ ve video verilerinin yalnızca bir veri hattı üzerinden iletilmesini sağlayan iletişim standardı. ISDN, analog telefon şebekesinin değiştirilmesini başlatmıştır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Piskoposluk kilisesi; bir şehrin büyük kilisesi.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. cathédrale

din b. başkilise

Piskoposluk makamı olan büyük kilise.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cathedral. cathedral. minster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cathedral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cathedral.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (bot.) bir tarafı sarkık dudak şeklinde olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. çizgili. linea'tion i. üzerine çizgiler çizme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot., zool. yuvarlak kısımları olan, loplu; kenarları sarkık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. inatçı, fikrinden dönmeyen, dik kafalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şişirilmiş; fazla büyütülmüş, abartmalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aya şeklindeki; bot. palmiye yaprağı şeklindeki, elsi, palmat; zool. perdeayaklı. palm civet, palm cat misk kedisi, zool. Viverra civetta.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot., zool. tepeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., bot. sapının iki tarafında tüy gibi yaprakları olan, tüysü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., k.dili kaçık, çatlak, delidolu; (argo) sarhoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s.kaplanmış; iki yüzü değişik dokunmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. (yemek yağlarından) damar sertliğine karşı koruyucu tipte olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yastık şeklindeki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. benekli, nokta nokta. puncta'tion i. beneklilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. anlatılmış, hikaye edilmiş; alâkası olan, akraba olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tersine katlanmış; katlanmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Çok mouse/ klavye kullanan veya çok yazı yazan insanlarda görülen hastalık. El ve bilekte sızı, uyuşma veya bu eylemlerin yapıldığı zamanlarda şiddetli ağrı başlıca semptomlarıdır.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kendi kendini yetiştirmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) testere dişli (yaprak), serrat. serra'tion, serrature (i.) testere gibi dişli oluş, testere dişi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) pek ince testere dişli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. belirli, muayyen, düzenli, muntazam; ifade edilmiş, beyan edilmiş; kaydedilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. fazla doymuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., mim. sütun pervazlı, sacaklıklı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. üçlü çatal üç kısma ayrılmış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kıvrımlı, türbinal; bot. konik şekilde sarmal; zool. konik. turbinated bone insan burnundaki koni şeklinde üç kemikten biri. turbina'tion i. kıvrımlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. intibak etmemiş; tertibatsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. karıştırılmamış, safiyeti bozulmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. telaffuzda h sesi olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., eski azalmamış, kesilmemiş; ucu körlenmemiş (kılıç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğruluğu ispatlanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yaratılmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. işlenmemiş (toprak).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarihsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. okumamış, tahsil görmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tam, daniska; dinmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., (radyo) module edilmemiş; makamsız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s .delinmemiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kasltsız; önceden tasarlanmamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ıslah olmamış; ahlakla bağdaşmayan; tövbekar olmayan. unregenerately z. ahlakla bağdaşmaz bir şekilde.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kim. doymamış.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hile bilmez, tecrübesiz, sade, saf, masum; halis, hakiki, katıksız. unsophistica'tion i. saflık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., biyol. boşluklu. vacuola'tion i., biyol. boşluk meydana gelmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğrulanmış, ispat edilmiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by