Ural ne demek? | Ural anlamı nedir? | Ural

Ural anlamı nedir?

Ural ne demek?

Ural anlamı nedir?

Ural | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Ural .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hazar denizine dökülen, ırmak ve sıradağ.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). kulağa veya işitme duyusuna ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yiğitler yiğidi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Baydur).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bir memlekette bulunan iki ayrı kültür unsuruyla ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. iki kulak ile işitme; iki kulaklı; stereofonik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

native of this place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tahmini, varsayılı,farazi. conjecturally (z). farazi olarak, tahminen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). doğuştan, fitri, tabii; (bak). natural.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (anat)., (zool). bacağa ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f). tabii halinden çıkarmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Pertaining to the dura, or dura mater. of or relating to the dura mater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of or relating to the dura mater.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Duraklamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to pause. to come to a stop. to hesitate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Dursunali).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). şehir veya okul duvarları dışında, okullar arası (karşılaşma).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to write an invoice for. invoice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having an invoice/bill. having a rabbet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

etiquette.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rules of good forms. rules of etiquette. canons of conduct. code of conduct. manners.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.), (i.) gırtlağa ait; boğazdan telaffuz olunan; (i.) gırtlaktan veya ağzın arka kısmından çıkarılan ses; bu sesleri temsil eden harfler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. açlılş töreni ile ilgili; i. başkanın göreve başlarken yaptığı konuşma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) duvarlar arasında olan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) mektep içinde yapılan, bir okulun sınıfları arasında olan (oyun, müsabaka).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kanuni, hukuki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Kongur).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Cesur, yiğit, (Erkek İsmi) Orhan Gazi’nin komutanlarından biri.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Kaide.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rule. law. regulation. statute. code. disposition. precept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

code. constitution. fundamental. law. order. rubric. rule. statute. rule kaide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rule. convention. regulation. law. maxim. order. ordinance. policy. principle. statute. system.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Davranışlara ya da bir sanata bir bilime yön veren ilkel(Erkek İsmi) 2.Araç. 3.Silah.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

exceptional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

breach / violation of the rules / regulations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

normative. prescriptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

normative. who sticks strictly to the rules. formalistic. prescriptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

formalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sth a rule.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.).

1.Kaideye uygun.

2.(gramer). Belli bir kaideye göre yapılmış, kıyasî.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which conforms to a rule regular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.).

1.Kaidesi olmayan,

2.(gramer). Kaide dışı, gayri kıyasî.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

irregular. sth which does not conform to a rule irregular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anomie. anomy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. ölçüye ait; ölçmeyle ilgili.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tek kulakla işitmeye ait; sesi tek bir yönden gelen, stereo olmayan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. duvara ait; duvara asılan; duvar gibi; i. duvara yapılan resim.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. doğal, tabii, asıl, doğuştan; normal, suni olmayan; tabiata uygun; müz. doğal, natürel; i., A.B.D., k.dili doğuştan hünerli kimse; müz. be kar; piyanonun beyaz tuşu; (eski) doğuştan budala. natural child gayri meşru çocuk; öz çocuk. natural chi

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. doğacılık; tabii hal, tabii hisse dayanan düşünüş, eğilim veya hareket; ilah. yalnız tabiata dayanan ahlâk ve din veya felsefe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. tabiat bilgisi uzmanı; natüralizm ögretisine bağlı kimse. naturalistic s. tabiata uygun, doğaca; tabiat bilgisine ait; natüralizm ekolüne ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. yabancı uyrukluğa kabul etmek; yabancı kelimeleri lisana almak; bir bitki veya hayvanı yerlileştirmek; tabiata uydurmak, tabiileştirmek; yerlisi gibi olmak; tabiatı incelemek. naturaliza'tion i. uyrukluğa kabul; yerlileşme; yerlileştirme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. felsefe).

1.Yaratıcı bir sebebin, ilâhî bir düzenleyicinin varlığını reddederek tabiatın kendiliğinden var olduğunu kabul eden doktrin.

2.(edebiyat) Müsbet ilmin metotlarını ve vardığı neticeleri sanata tatbik ederek, gerçekleri mükemmel bir objektiflikle anlatmayı hedef alan edebî görüş.


Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. naturalisme

fel. doğalcılık

Gerçeğin yalnız doğa ile açıklanması.


Yabancı Kelime by

Türkçe - İngilizce Sözlük

naturalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat., zool. sinire ait, sinirle ilgili, asabi. neural ganglions anat. sinir boğumları. neural tissue sinirdoku.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. şiddetli sinir ağrısı, nevralji. neuralgic s. nevraljiye ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Nur, ışık al, ışıklı ol.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Evrenin nuru, alemi aydınlatan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Nurlu, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Samimi, içten yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Uzun ömürlü ol.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Şan, şeref kazan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onuruyla tanınmış kimse. Yiğit ve onurlu.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. birden fazla; i., gram. çoğul, cemi. plural marriage birden fazla karısı olma. plural vote bir kimsenin birden fazla oy kullanma hakkı. plurally z. birden fazla olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çoğul olma hali; değişik milletlerden meydana gelen toplum; fels. çokçuluk. pluralist i., fels. çokçu. pluralis'tic s. değişik milletlerden olan; bütünlük gerektirmeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pluraliste

1. top. b. çoğulcu,

2.fel. çokçu

1. Çoğulculukla ilgili olan (kimse veya görüş).

2.Çokçuluk öğretisini benimseyen.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. adaylar arasında en fazla oy alma; birden fazla oluş; çokluk, ekseriyet; (A.B.D.) bir seçimi kazanan kimsenin ikinci gelen şahıstan fazla olarak aldığl oy sayısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. çoğul şeklini kullanmak, çoğul yapmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. pluralisme

1. top. b. çoğulculuk,

2.fel. çokçuluk

1. Çeşitli eğilimlerin, düşüncelerin, yönetimde etkisini kabul eden siyasi yöntem.

2.Gerçekçiliğin açıklanmasında birden çok ilkenin temelde bulunduğunu kabul eden öğreti.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. olağandışı; doğaüstü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kırsal, köye ait; köy hayatına ait; çiftçilikle ilgili, tarımsal, zirai. ruralist i. köy veya kır hayatı yaşayan kimse; kır hayatını tavsiye eden kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. köylüleştirmek; köyde yaşamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Kitabı Mukaddese ait veya onda bulunan; Kitabı Mukaddese göre.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bina veya yapıya ait; yapısal; inşaata ait; jeol. yapısal. structural botany yapısal bitkibilimi. structural linguistics yapısal dilbilim. structural steel yapı demiri, inşaat çeliği. structurally z. yapı bakımından.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. structuraliste

yapısalcı

Yapısalcılık görüşü ve yöntemini benimseyen.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. structuralisme

yapısalcılık

Bilimin her dalında yapıdan yola çıkarak sonuçlara ulaşma yöntemi.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Soğukkanlı ve doğankuşu gibi güçlü, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. doğaüstü, tabiatüstü; harikulade, mucize kabilinden. supernaturalism i. doğaüstü olma; doğaüstü güce inanma. supernaturally z. doğaüstü kuvvetlere dayanarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., anat. baldıra ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şu yer ahalisinden olan, şu memleket halkından bulunan.

Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. surnaturaliste

doğaüstücü

Doğaüstücülük yanlısı.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

Fr. surnaturalisme

doğaüstücülük

Doğa yasalarıyla açıklanamayan olayların ve gerçeklerin varlığına inanmak gerektiğini ileri süren öğreti.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Genç, delikanlı yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uğur - al.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Hayırlı yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgü, bilgi, deneyim kazan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgülü, bilgili, yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tabiata aykırı,gayri tabii, suni; tuhaf, garip, anormal. unnaturally z. garip bir şekilde. unnaturalness i. anormallik, tuhaflık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. Kitabı Mukaddes'e aykırı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. UralAltay dağlanna ait; UralAltay dillerine ait; Turanlı; i. UralAltay dil ailesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Kentli yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ur - altan.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Ur - altay.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uygar yiğit. Uygur’a mensup kişi.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Vur al.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Vural han.

İsimler ve Anlamları by