Urlu ne demek? | Urlu anlamı nedir? | Urlu

Urlu anlamı nedir?

Urlu ne demek?

Urlu anlamı nedir?

Urlu | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Bedenin bir tarafında bir uru, yani şiş ve tümseği olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) Ajurlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. Fr.). Ajuru olan veya her tarafı ajur tarzında işlenmiş olan, gözenekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

open-worked. pierced.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freedom of the press.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

otherwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office of the General Director.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Billûr halinde bulunan veya içinde billûr olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kısa boyluluk, boysuzluk, alçaklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pudginess.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

shortness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.). Tütsü yakmaya mahsus kap, buhurdan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censer. thurible buhurdan.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çamuru olan, çamura bulaşmış: Sokaklar pek çamurlu; pabucum çamurlanmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

miry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boggy. muddy. sloppy. turbid. miry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

muddy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Çamurla dolu veya örtülü yer: Evin önünde bir çamurluk vardır, o gölün kenarları çamurluktur.

2.Paçaları çamurdan korumak için giyilen kopçalı veya tokalı meşin veya muşamba tozluk: Çizmem olmadığından potinin üzerine çamurluk giyiyorum.

3.Otomobil karoserlerinin tekerlekleri örten kısmı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fender.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fender. wing. muddy place. gaiters. scraper. shoe scraper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fender. mud guard. muddy place. foot scraper. dirt board. mud protector. mud-flap. spats. splasher. splash apron. wing. wheel well.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Cesaret, yiğitlik, yüreklilik: Bu muharebede cesurluğunu gösterdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

courageousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adventurousness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yüzü çiçekten delik deşik olmuş, çiçekbozuğu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çukuru olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Oyukluk, çöküklük: Gözlerinin çukurluğu.

2.Derinlik, Ar. umk: Bu arsanın çukurluğu kıymetini azaltıyor.

3.Çukurları ve hufreleri çok yer: Orada bir çukurluk vardır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dünür olma hali, dünür akrabalığı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

latitude of thought.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a kısa) (i.).

1.Dinsizlik, Ar. küfr.

2.Müslümanlık dışında bir din, bilhassa Hıristiyanlık dini. 3.mec. Merhametsizlik, insafsızlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head office. chief management. general management.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

visibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i ). Gür olma hâli. Son gürlüğü = ihtiyarlıkta kavuşulan mühim bir muvaffakiyet, mes’ut hal: Allah son gürlüğü verdi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gururuna düşkün, mağrur, kibirli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proud. vain. conceited. arrogant. vainglorious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

arrogant. proud. superior. swollen. conceited. self-imported. vain. haughty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vain. conceited. haughty. cock of the walk. important. lofty. pompous. proud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peaceful. restful. calm. tranquil. serene. easy. quiet. reposeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blessed. calm. comfortable. halcyon. peaceful. quiet. restful. serene. at ease.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peaceful. tranquil. untroubled. happy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kanburluk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gibbosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

being hunchbacked. protuberance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Beli bükülmüş ve arkası çıkmış olma, kanbur adamın hâli, Ar. hadebe.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

short-lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

carboniferous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Evde kullanılacak kömürün konulduğu yer, kömür anberı: Bu evin kömürlüğü dar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bunker. coalbunker. coal-hole.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

coalbin. coal cellar. bunker. coal shed. coalhouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Barut kabı.

2.Tabanca kılıfı, bk. Kubur.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. T.). Kültür sahibi insan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultured. intelligent. sophisticated. enlightened. well-educated. cultivated. thoroughbred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultivated. cultured. sophisticated. literate. well-read.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cultured.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bir ayıp ve noksanı olan: Kusurlu hayvanı alıp da ne yapalım?

2.Bitmemiş, eksik: Kusurlu bir binâ.

3.Artanı ve iade olunacak kısmı olan: Kusurlu hesap.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blamable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amiss. blameworthy. defective. faulty. imperfect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defective. faulty. imperfect. flawed. at fault. in the wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defectiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

malformation. wantonness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Mağdur durumda kalma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Mağrûriyyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sarhoşluk veya uyku sersemliği. Ar. humâr: Akşam çok İçtiği için sabah mahmurluğunu açamıyordu. Mahmurluk bozmak = Mahmurluğu gidermek için sabahleyin bir kadeh içmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

languor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

languor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directorship. management. directorate. headship. curatorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directorate. directorship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

directorship. managership. office of director. director's office. manager's office. superintendency. wardenship.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

manage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Altına mühür basılmış. Ar. mahtûm: Mühürlü bir senet.

2.Üstü kapatılıp mühür basılmış, Ar. mahtûm: Mühürlü zarf; mühürlü mağaza.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sealed off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sealed. under seal. stamped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sth which is under seal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Müşirlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ribbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ribbed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kış aylarında kar yağarken şimşek, yıldırım ve gök gürültüsü nadiren olur. Yıldırım ve gök gürültüsü en çok yaz aylarında, hava ılık ve nemli iken yükselen havanın etkisiyle olur. Kış aylarında havanın alçak ve yüksek kısımları arasında ısı farkı az, alçak seviyelerde ise nem de fazla olduğundan şimşek, yıldırım ve sonucunda gök gürültüsü olayı daha az görülür.

Şimşek veya yıldırım etraflarındaki havayı saniyenin milyonda biri kadar bir sürede 30.000 dereceye kadar ısıtırlar. Isınan bu hava aniden genleşir, genişler. Normal atmosfer basıncının neredeyse 100 misli bir basınçla, ses hızından çok hızlı ses dalgaları yayar. Bu aynen ses hızını geçen uçaklarda olduğu gibi kulağımıza bir nevi patlama sesi olarak ulaşır. Buna gök gürlemesi diyoruz.

Şimşek de, yıldırım da tek bir olay değil bir seri olayın birleşimidirler. Yıldırımın ilk çakışından sonraki yukarı doğru olan dönüş çakışında, elektrik akımı daha güçlü olduğundan kulağımıza gelen ikinci ses birincisinden güçlüdür.

Yıldırım veya şimşeğin görülmesi ile gök gürlemesinin duyulması arasında geçen süre saniye olarak ölçülür ve üçe bölünürse uzaklık kilometre olarak bulunabilir. Çünkü gök gürültüsünün sesi bize ses hızı ile ulaşırken, şimşek ve yıldırımın görüntüsü gözümüze ışık hızıyla ulaşır.

Gök gürlemesi normal şartlarda 24 kilometreden daha fazla mesafelerden işitilmez.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Kış aylarında kar yağarken şimşek, yıldırım ve gök gürültüsü nadiren olur. Yıldırım ve gök gürültüsünü en çok yaz aylarında, hava ılık ve nemli iken yükselen havanın etkisiyle olur. Kış aylarında havanın alçak ve yüksek kısımları arasında ısı farkı az, alçak seviyelerde ise nem de fazla olduğundan şimşek, yıldırım ve sonucunda gök gürültüsü olayı daha az görülür.

İimşek vaya yıldırım etraflarındaki havayı saniyenin milyonda biri kadar bir sürede 30 bin dereceye kadar ısıtırlar. Isınan bu hava aniden genleşir, genişler. Normal atmosfer basıncının neredeyse 100 misli bir basınçla, ses hızından çok hızlı ses dalgaları yayar. Bu aynen ses hızını geçen uçaklarda olduğu gibi kulağımıza bir nevi patlama sesi olarak ulaşır. Buna gök gürlemesi diyoruz.

Şimşek de, yıldırım da tek bir olay değil bir seri olayın birleşimidirler. Yıldırımın ilk çakışından sonraki yukarı doğru olan dönüş çıkışında, elektrik akımı daha güçlü olduğundan kulağımıza gelen ikinci ses birincisinden güçlüdür.

Yıldırım veya şimşeğin görülmesi ile gök gürlemesinin duyulması arasında geçen süre saniye olarak ölçülür ve üçe bölünürse uzaklık kilometre olarak bulunabilir. Çünkü gök gürültüsünün sesi bize ses hzı ile ulaşırken, şimşek ve yıldırımın görüntüsü gözümüze ışık hızıyla ulaşır.

Gök gürlemesi normal şartlarda 24 kilometreden daha fazla mesafelerden işitilmez.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Doymazlık, yemek hususunda tamahkârlık, pisboğazlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

edacity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gluttony. greediness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gluttony. voracity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feasibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feasibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Ömrü uzun olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-lived. sth which lasts a certain amount of time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long-lived. sth which lasts a certain amount of time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

proud. honored. honoured. self-respecting. honorable. honourable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honourable. proud. self-respecting. dignified. honorable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

self-respecting. chivalrous. proud.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Serbestlik, hürriyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freedom. independence. liberty. latitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freedom. liberty. latitude hürriyet. serbesti.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

freedom. haecceity. liberties. liberty.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberalistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan of freedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberalistic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

partisan of freedom.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberal democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

liberal democracy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defective. disabled. handicapped. malformed. gappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having an excuse. defective. handicapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handicapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

defective. disabled. handicapped. malformed. gappy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

having an excuse. defective. handicapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

handicapped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lumpy. rough. shaggy. chapped. cracked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chopped. cracked. chilblained. rough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

censored.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(halk ağzında: SUNTURLU) (i).

1.Şâşaalı, debdebeli. 2.Ağır, şiddetli: Sunturlu küfür.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gürültülü, patırtılı: Sunturlu düğün, kavga.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Şuûru olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conscious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı: türlük).

1.Nevi, cins, çeşit: Bir türlü hayvan; bu kumaşın bir başka türlüsü de vardır.

2.Birkaç çeşidi olan şey: Kendisinde basmanın türlüsü vardır.

3.Yemek kabı: Beş türlüden ibaret sade bir ziyafet verdi. 4.Birlikte pişmiş muhtelif sebzelerle etten ibaret yemek: Piliç türlüsü, türlü yahnisi. 5.Bir çeşitten olan: Bu türlü adam, o türlü iş, ne türlü yazı? Türlü türlü = Çeşit çeşit. Bir türlü = Hiçbir şekilde: Bir türlü kandıramadım («türiü-be-türlü» tâbiri yanlış ve çirkindir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

various. varied. variegated. sundry. hotchpotch. hodgpodge. olio. mixed vegetables.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

multifarious. stew.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sort. kind. variety. divers. species. stew. varied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uçkurla bağlanan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Eski tarzda şalvar ve donun yukarı ucunda uçkur geçirmeye mahsus oluk.

2.Kese ve torbanın ağzını bağlayacak kaytan ve bağın geçmesine mahsus oluk.

3.Uçkur geçirmeye mahsus ucunda kaytandan halkası bulunan deynekçik.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uğuru olan, mes’ud, hayırlı, bereketli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auspicious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

auspicious. fortunate. lucky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lucky. propitious.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Uğurlu olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutsal kutlu. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uğurlu -bay.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uğurlu -bey.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Aile, soy sop. Tohum.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable. hardwearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

WXGA çözünürlük ekranın boyutuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. WXGA basitçe geniş ekran demektir. Standart dizüstü bilgisayarlardaki 4:3 en boy oranına kıyasla, en boy oranı 16:9 veya 16:10’dur.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağumuru olan: Yağmurlu hava, yağmurlu bir gün, bir gece idi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pluvial. pluvious. rainy. showery. soppy. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainy. wet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rainy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yağmurlu havada giyilen üstlük, pardösü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anorak. macintosh. mackintosh. raincoat. rainproof. slicker. trench coat. waterproof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mac. mack. mackintosh. raincoat. trench coat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

oilskin. raincoat. slinker. rainproof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Mer’iyyet, gereği yapılır olma hâli, geçerlilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effect. force. operation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operation. standing. effectiveness. validity. validity meriyet.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operative effect.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abolish. abrogate. annul. repeal. rescind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

repeal. revoke. abrogate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by