Uro- ne demek? | Uro- anlamı nedir? | Uro-

Uro- anlamı nedir?

Uro- ne demek?

Uro- anlamı nedir?

Uro- | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) idrar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (tıb). amoroz, harici bir değişiklik olmadan göze arız olan körlük.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (anat). vücudun bazı yerlerinde bulunan mukavim bir deri, akderi, akortü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). güneşteki fırtınalar sonucu meydana gelip kutuplarda geceleri görülen renkli ve hareket eden ışıklar; tan, doğuş, fecir, tulu, seher; (b.h)., (mit). seher tanrıçası. aurora australis güney yarımkürede geceleri gökyüzünde görülen renkli ışık

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). içinde altın bulunan; kim tek valanslı altından oluşmuş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Yazıhane, kalem odası.

1.Çekmeceli veya çekmecesiz yazı masası, yazıhane.

2.İçinde yazı masasının bulunduğu oda, yazıhane.

3.Resmî veya hususî iş yeri: Bu akşam bürodaki arkadaşlarla toplanacağız.

4.Umumun hizmetine açık tesis: Seyahat bürosu, istihbarat bürosu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

office. desk. clerical. office. bureau. chamber.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureau. office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureau. office. bricks and mortar. desk. ecritoire. merchant's office. business office. work premises.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureau , office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. Y.). Bir işin görülmesinde çok dolaşık yollardan uzun muameleler yapılması usulü, kırtasiyecilik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucracy. red tape. red-tapism. officialism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucracy. red tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

red tape. bureaucracy. officialdom. officiality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucrat.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic. red-tape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bureaucratic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). resimde ve tabiatta ışık ve gölge oyunu; ışık ve gölge sanatı; edebiyatta tezat usulü. chiaroscurist (i). resimde sadece ışık ve gölge kullanan ressam.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yağlıboya resminde keskin karşıtlıklar yaratacak biçimde düzenlenmiş ışık-gölge dağılımı. İlk kez İtalyan ressamı Correggio tarafından XVI. yy.ın başında kullanıldı. Caravaggio ve izleyicileri bu tekniği geliştirdiler. Georges de la Tour, bu alanda ilginç örnekler verdi. Rembrandt, en büyük chiaroscuro ustası sayılır.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). fitilli kadife, çizgili kadife; (çoğ). bu kumaştan yapllan pantolon; (s). fitilli kadifeden yapılmış; corduroy road bilhassa bataklıkları geçmekte kullanılan ve kütüklerden yapılmıs yol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

information bureau / office / centre / center. information bureau / office. press bureau.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Yabancı Kelime

euro

avro

Avrupa Birliği’nin ortak para birimi.


Yabancı Kelime by

Yabancı Kelime

İng. eurobond

ekon. avrovil

Avrupa Birliği dışındaki ülkeler tarafından çıkarılan ve tutulan avroya dayalı borç senedi.


Yabancı Kelime by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (cogr.) Akdeniz'de esen kuvvetli kuzeydoğu rüzgarı, poyraz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) Avrupa. Europe'an (i.),(s.) Avrupalı; (s.) Avrupa'ya mahsus. European plan otelde oda ve kahvaltı parasını beraber ödeme sistemi. European Economic Community Ortak Pazar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Eurobond)

İhracı yapan ülkenin kendi para birimi dışındaki bir döviz cinsinden ve uluslararası bir konsorsiyum aracılığı ile bir banka ve/veya sendikasyon tarafından birden fazla ülkede eşannlı olarak ihraç edien, genellikle hamiline kayıtlı tahvilerdir.


Finansal Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i taşkınlık, heyecan; kızgınlık, kudurma, gazap

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. futurologie

gelecek bilimi

Küresel bir perspektif içinde geleceği öngörmeye çalışan bilim.


Yabancı Kelime by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Büyü, serpil, geliş.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Hürkal).

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., s. Hint- Avrupa dillerinden birini konuşan kimse; s. Hint-Avrupa dil ailesine ait; bu dillerden birisini konuşana ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Finansal Terim

(Liasion Offices)

Aracı kurumu ve aracı kurumun yetkili olduğu sermaye piyasası faaliyetlerinin tanıtımını yapmak amacı ile aracı kurumu temsil etmekle görevli hizmet birimleridir. İrtibat büroları sadece müşteri emirlerini aracı kuruma iletebilirler.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

Tek renkli resimlerde ton farklılıklarıyla elde edilen aydınlık ve karanlık alanları tanımlar. Resimden önce ağaç baskıda uygulanan ışık- gölge karşıtlığı, figüre heykelsi bir görünüm kazandırır. Resim alanında önce Leonardo da Vinci` nin yapıtlarında uygulanmakla birlikte, Barok Dönemde yaygınlık kazanır ve Romantik Dönemde de yoğun duygusal etki yaratmak amacıyla kullanılır. Işığın verdiği imkânlar çerçevesinde sınırlanan kontur çizgisinin eriyip arka fondaki gölgeli kısma geçmesi ışık- gölge kullanımına dayalı kompozisyonların tipik özelliğidir.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. juri üyesi; yeminli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.).

1.Çürük diş üzerine geçirilen madenî kaplama.

2.Bazı Avrupa devletlerinde para birimi. 3.Taç.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crown.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merkürokrom, antiseptik bir ilaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., kim. tek değerli cıvalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinirbilim, nevroloji. neurolog'ical s. sinirbilime ait. neurol'ogist i. sinir mütehassısı, asabiyeci.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., anat. sinir hücresi, nöron.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinir hastalığına maruz kalmış kimse, nevropat kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sinir sistemi patolojisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., çoğ. dantel gibi dört kanadı olan böcekler takımı, sinirkanatlılar. neuropteral, neuropterous s. sinir kanatlılara özgü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. sinirce, nevroz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. sinir hastalığı tedavisi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. nevrozlu, sinir hastalığı olan; k.dili evhamlı; sinirlere ait; nevrozlu kimse; fazla duygulu kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. nevralji tedavisi için yapılan sinir ameliyatı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) bağlılık andını içmeyi reddeden kimse; (tar.) İngiltere hanedanından kral William ile kraliçe Mary'ye bağlılık yemini etmeyen vaizlerden biri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Nurlu ol, ışıklı ol.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. zatulcenp ile beraber zatürree hastalığı bulunması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. (çoğ. -ses) psik. sinirce, nevroz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Yaprak sigarası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cigar. cuban cigar. cuban. weed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cigar. smoke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cigar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., sincaba benzer; bot. sincap kuyruğuna benzer, püsküllü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., fiz. kristallerde ışık titreşim düzeylerinin ölçülerini tayin eden alet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. kükürtlü, kükürtten elde edilmiş; ateşli, hararetli, cehennemsi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distributing office.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Özü demir gibi güçlü ve sağlam olan.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(önek) idrar.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y. zooloji). Kurbağagillerden vücutları uzunca, ayakları kısa olan ve çoğu suda yaşayan hayvanlar takımı.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. urinogenital.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. üroloji.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology bevliye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urology.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. gözüpek, atılgan, cesur, cüretli; riskli, tehlikeli. venturously z. atılganca cesaretle. venturousness pervasızlık, cesurluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by