Ursa ne demek? | Ursa anlamı nedir? | Ursa

Ursa anlamı nedir?

Ursa ne demek?

Ursa anlamı nedir?

Ursa | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

i., Lat. dişi ayı. Ursa Major astr. Büyükayı. Ursa Minor astr. Küçükayı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Bursa city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Any sac or saclike cavity; especially, one of the synovial sacs, or small spaces, often lined with synovial membrane, interposed between tendons and bony prominences. a small fluid-filled sac located between movable parts of the body especially at joints

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a sac filled with fluid located between a bone and a tendon or muscle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A small serous sac between a tendon and a bone. fluid-filled sac that allows smooth motion of muscles or tendons over a bone or joint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-containing sac near or involving a joint or bony prominence that reduces friction between a tendon and a bone, or between a bone and skin during movement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac that is located in areas where friction is likely to occur, then minimizes the friction; for example between a tendon and bone Capsule - An enclosing structure which surrounds the joint and contains ligaments which stabilize that joint.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid filled sac, usually located at areas of friction e g between tendon and bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A closed fluid-filled sac that functions as a gliding surface to reduce friction between tissues of the body The major bursae are located adjacent to the tendons near the large joints, such as the shoulders, elbows, hips, and knees. - a fluid-filled sac t

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac that is located in areas where friction is likely to occur, then minimizes the friction; for example between a tendon and a bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Bursa is a fluid filled sac that is located in and around the joints It is the lubricant that allows joints to move freely. fluid-filled sac, usually located at areas of friction such as between a tendon and bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A bursa is a fluid filled sac that acts as a cushion between tendons, bones, and skin Like the joint, the bursa is lined by synovium and contains synovial fluid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fluid-filled sac They are found between tissue planes where shearing forces may act - e g at the knee and elbow They are lined by synovium and contain synovial fluid - like the joint Bursitis occurs when they are inflamed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A fibrous sac that contains fluid The bursa acts as a cushion that allows tendons to move smoothly over the bone.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Lateral circular extensions present at the posterior end of males of some nematodes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A pouch or sac. a city in northwestern Turkey. a small fluid-filled sac located between movable parts of the body especially at joints.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., zool. kese, bursan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. muhasebeci, veznedar (özellikle bir yüksek okulda).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. manastır veznedarlığı; iskoç bir kolej tarafından verilen burs.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(t.a.i.) (Kadın İsmi) - Erkek çocuğu olmayan ailelerin en son doğan kız çocuklarına verdikleri ad.*

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (m. fâris). Fârisler, atlılar, (bk.) FAris.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Fırsat.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [فرصت] fırsat, uygun an.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فرصت جو] fırsatçı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Eski Türklerde yiğit, alp.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kuşların birinci midesi, katı, taşlık: Kuş, kursağında taneleri sindirir.

3.Umumiyetle mide: Kursağına habbe girmemiş. Kursağı boş = mec. Aç.

4.Sucuk doldurmak ve düdük yapmak gibi işlerde kullanılan ince barsak kurusu: Düdüğün kursağı patladı.

5.Kursak gibi ince deri: Kursak def. mec. Kursağım patladı = Çok bağırdım, söyledim.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kuşak, kuşanmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

craw.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crop. craw. maw. stomach. diaphragm.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gerdanında uru olan, urlu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kuşanmak.

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(mürrisafi): Burseraceae familyasından; çeşitli balsam ağaçlarından elde edilen reçine sakızıdır. Güzel kokusu vardır. İlkçağlardan beri kullanılır. Kokusu kuvvetli, tadı acıdır. Kullanıldığı yerler: Spazmları giderir. Uyarıcıdır. Aybaşı tutukluğunu giderir.

Şifalı Bitki by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Kadın İsmi) - Aydınlık sabah.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Kadın İsmi) - Işık saç, aydınlat.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Parlak hükümdar.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Işık saç, aydınlat.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

honorary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onurla ilgili. Saygı için verilen san.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onuruyla tanınmış, şerefli.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Onur say.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bir kelimenin yerine geçmek üzere üzerine başka bir kelime basma işi: Sürşarjlı pul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overprint. surcharge on a stamp. sur charge. alteration of an entry. excess pressure. surcharge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uğurla ilgili, uğurlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Bir hâdiseyi uğur saymak.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Uğuruyla tanınmış olan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uğur say.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

count.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Umur etmek, aldırış etmek, önem vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

give a damn. care about.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

care. regard. to be concerned about. to consider important. to care. to mind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be concerned about. care. reck.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reckless. disregardful. devil-may-care. unconcerned. harum-scarum. neglectful. negligent. slapdash. insensible. lax. light. thickskinned. unheedful. conscience-proof.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clinical. disinterested. impassive. lax. reckless. unmoved. indifferent. careless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifferent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indifference. unconcern.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indiference.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Vazife edinmek, ehemmiyet vermek: İşi anlattımsa da, hiç umursanmadı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be considered important. to be considered important.

Türkçe - İngilizce Sözlük by