Uruba, Urba ne demek? | Uruba, Urba anlamı nedir? | Uruba, Urba

Uruba, Urba anlamı nedir?

Uruba, Urba ne demek?

Uruba, Urba anlamı nedir?

Uruba, Urba | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. İ.). Elbise.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

treefrog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehirlerin genişleyip birleşmesi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

president of a republic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Presidency of a Republic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). karışıklık, kargaşalık, fesat;rahatsızlık, sıkıntı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). şehrin herkesin oturduğu banliyösünden daha uzak ve daha muteber yerinde oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. vakur, ağır başlı, temkinli, nefsine hakim, soğukkanlı. imperturbability i. ağır başlılık, vakur olma, temkinli olma, soğukkanlılık. imperturb'ably z. nefsine hakim olarak, vakarla imperturba'tion i. soğukkanlılık, itidal, ağır başlılık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) kasaba veya şehirler arasında bulunan, şehirleri birbirine bağlayan (demiryolu, telefon).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s.) nezaketsiz, terbiyesiz kaba.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foul-mouthed. foul-spoken. swearing. abusive. scurrilous. vituperative. swearer. blackguard. obscene talker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

abusive. foul-mouthed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

foul mouthed. scurrilous. vituperative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

scurrility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Küçük bir hayvan ki, ekseriya tatlı suda ve bataklıklarda yaşar ve sıcak havalarda hep birden bağırışarak hayli gürültü ederler. Ağaç kurbağası, karakurbağa = Bu hayvanın çeşitlerinden. Kurbağaotu = Bir cins bitki. Kurbağa balığı = Tırakonya çeşidi. Kurbağataşı = Bir cins taş. Kurbağa tulumba = Bir cins tulumba. Kuyruklu kurbağa = Kurbağa yavrusu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

batrachhian. frog. paddock. batrachhian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frog.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frogman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frogman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Küçük kurbağa, kurbağa yavrusu.

2.(tıp) Dil altında çıkan şiş. Pencere kurbağacığı = Çerçeveyi tutup kaldırmaya mahsus demir veya pirinçten gömme yuva.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wrench. adjustable spanner.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji) (y. k.). Ayaksızlar, kuyruksuzlar ve ürodelleri içine alan omurgalılar sınıfı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. botanik), (y. k.). Birçeneklilerden, çeşitli tatlı su ve deniz bitkilerini toplayan bir familya.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(KURBAN) (i. A.) (c. karâbîn).

1.Tanrı yolunda kesilen ve Allah’a yaklaşma vesilesi sayılan, koyun ve başka eti yenen hayvan: Kurban kesmek.

2.mec. Bir uğura feda olma: Kurbanın olayım, size kurban olsun. Kurban bayramı = En büyük Müslüman dinî bayramı, Ar. lyd-i adhâ.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrificial. sacrifice. offering. victim. sufferer. fall guy. fatality. holocaust. martyr. oblation. patsy. peace offering. prey. stiff.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offering. sacrifice. victim. sacrificial animal. muslim festival of sacrificies.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrifice. sacrificial animal. victim of an accident or disaster. offering. victim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) 1.Allah’ın rızasını kazanmaya vesile olan şey. 2.Eti. fakire parasız olarak dağıtılmak niyetiyle farz, vacib, ve sünnet olarak kesilen hayvan. 3.Bir gaye uğruna feda olma.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the Feast of the Sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrifice. victimize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to sacrifice to. immolate. sacrifice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kurban olmak üzere kesilmeye lâyık veya mahsus: Kurbanlık koyunlar, mec. Kurbanlık koyun = Yumuşak huylu ve sessiz adam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrificial. to be sacrificed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sacrificial animal. sacrificial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

little suspecting the disaster that awaits him.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) kırbaç; (f.) kırbaçlamak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. istimna etmek. masturba'tion i. istimna.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Ar.) (Erkek İsmi) - Sürekli aydınlık olan, nurlu sabah.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.f.i.) (Kadın İsmi) - Nur yüzlü hanım, gelin, prenses. - Nur ve ba-nu’dan birleşik isim.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(a.t.i.) (Erkek İsmi) - Nurlu, aydınlık kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. rahatslzlık, huzursuzluk, ıstırap; karışıklık; heyecan; astr . bir gökcisminin hareketinde başka bir gök cisminin etkisi ile meydana gelen düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dış mahallede oturan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Sunguralp).

İsimler ve Anlamları by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [شوربخت] talihsiz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., mim. temel üzerine yapılan pervaz. surbase'ment i. böyle pervaz bulunma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Germence). Göl ve bataklıklarda yetişen bitkilerin çürümesi ve kömürleşmesiyle meydana gelen yakıt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peat. turf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

peat. turf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turba yatağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turbary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turban.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

turban.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sarık; sarığa benzer kadın başlığı, turban. turbaned s. sarıklı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng. huk. başkasının arazisinden kesek veya turba çıkarma hakkı; kesek veya turba çıkarılan yer, turbalık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tur bay.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Görgülü, bilgili, saygın kişi.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

piece of clothing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gewand. kleid.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (müfredi yoktur). Çöl Arapları, Arap bedevîleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Of or belonging to a city or town; as, an urban population.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Belonging to, or suiting, those living in a city; cultivated; polite; urbane; as, urban manners. located in or characteristic of a city or city life; 'urban property owners'; 'urban affairs'; 'urban manners' relating to or concerned with a city or densely

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

relating to or concerned with a city or densely populated area; 'urban sociology'; 'urban development'. located in or characteristic of a city or city life; 'urban property owners'; 'urban affairs'; 'urban manners'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Countries differ in the way they classify population as 'urban' or 'rural ' Typically, a community or settlement with a population of 2,000 or more is considered urban A listing of country definitions is published annually in the United Nations Demographi

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Indicates whether the school is located in an urban area An urban area is defined as being a locality comprising 10 000 or more people The localities are determined by the Australian Bureau of Statistics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

In architecture, the functions and forms of the city; anything related to, or characteristic of, the city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Use or harvesting of marine and coastal resources pertaining to developed or built up areas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Urban is defined alternately as urbanized areas or, outside of urbanized areas, places of 2,500 or more in population Data reported are for 1990.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Main Inventory Table field which designates inventories without agricultural tools, or with a separate agricultural operation, or with minimal livestock An urban inventory is identified by a null in the rural field.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The Census Bureau defines 'urban' for the 1990 census as comprising all territory, population, and housing units in urbanized areas and in places of 2,500 or more persons outside urbanized areas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A city or town. situated in or dwelling in a city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Belonging to a city, town like as opposed to rural character. of, relating to, or located in a city. of or belonging to a city or town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A highly industrialized area, usually considered a city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

A Community Initiative for economic and social revitalisation and improvement of neighbourhoods within urban areas suffering acute problems They are mainly in Objective 1 and 2 areas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Peculiar to the human environment, as contrasted with that found normally in wild animals.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The word implies the presence of government, industrial, legal, religious, and trade activities See Towns.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

The built-up, non-rural area in a region.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

An area is considered urban if it has a population of 2500 or more for Federal-Aid purposes.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. şehre ait, şehirde bulunan. urban renewal şehri yeniden oturulabilir şekle koyma planı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. nazik, terbiyeli, kibar tavırlı; medeni.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nezaket, naziklik, kibarllk, çelebilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. şehirleştirmek .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Yabancı Kelime

Fr. urbanisme

şehircilik

Şehirlerin kurulmasında, düzenlenmesinde, güzelleştirilmesinde kullanılacak, uygulanacak yöntemleri, şehirlerle ilgili toplumsal, ekonomik vb. sorunları konu edinen bilim dalı.


Yabancı Kelime by

Türkçe Sözlük

(i. İ.). Elbise.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ زوربا] güçlü. 2.zorba.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by