Uruk ne demek? | Uruk anlamı nedir? | Uruk

Uruk anlamı nedir?

Uruk ne demek?

Uruk anlamı nedir?

Uruk | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. A. ç.) (m. ırk). Irklar, bk. Irk.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ عروق] damarlar. 2.ırklar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Tane, tohum. 2.Nesil, kuşak, soy.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Çift süren ve araba çeken öküzlerin boynuna geçirilen ağaç çerçeve ki, boylu boyuna üstüne konan ağacına sapanın ve arabanın oku bağlıdır, mec. Tahakküm, kahır, tasallut: Boyunduruk altında olmak = Tahakküm çekmek, kahır görmek. Zapt ve işgal altında kalmak, esaret.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

headlock.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

yoke. headlock. oppression. lintel. garrot. pass. span. crowfoot. bridle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyruğu kalın ve kısa, başı küçük, zararsız bir yılan (eryx).

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «burmak» tan).

1.Burulup incinmiş: Buruk kol.

2.Ağız buruşturan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour. acrid. subacid. sec.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acrid. puckery. astringent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acrid. astringent. twisted. sprained. bitter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astringency. being upset. resentment. acerbity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Burunluk, (bk.) Burunduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Rutubetli bir yerde durmaktan lifleri tutmaz olup sulanmış ve kokmuş: Çürük meyve, çürük tahta.

2.İtibara değmez, reddedilmiş: Çürük söz, çürük delil, çürük dâvâ.

3.Güvenilmeyecek, sağlam ve emin olmayan.

4.Geri alınması, ümitsiz, batak: Bu senetler çürük. Alacaklarının çoğu çürüktür, mec. Çürük tahta = Tehlike, muhâtara: Ben çürük tahtaya basmam. Çürük çarık = Kıymetsiz, işe yaramıyacak halde.

5.Bere, berelenmiş yer: Kolunda bir çürüğü var. Kavunun çürüğünü ayıklamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rotten. carious. unsound. bad. decayed. dickey. dicky. draft-exempt. feeble. flimsy. putrefacient. putrefactive. putrid. rocky. sleazy. wonky. cavity. tooth decay. decay. dry-rot. bruise. contusion. draft-exempt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bad. bruise. flimsy. putrid. rickety. rot. rotten. shaky. unsound. wonky. decayed. carious. addled. jerry-built. unstable. unfounded. untenable. unfit for service. disabled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bruise. rotten. decayed. spoiled. not well made. untenable. fragile. brittle. friable. ramshackle. foul. undone. stale. broken. morbid. unstable. incollectable. cavity. corrupt. dicky. putrid. rot. unfit. unsound.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Cilt yırtılmadan altındaki bir kılcal damarda görülen kanama halk arasında çürük denir. Tıp dilinde ise ekimoz denir. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş, çürüğün üzerine soğuk su ile kompres yapmaktır. Ayrıca aşağıdaki reçetelerde uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Alabalık.

Hazırlanışı : Küçük bir alabalık, uzunlamasına kesilip, çürüğün üzerine sarılır.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yaş yerde durmaktan lifleri tutmaz ve kokmuş şeyin hali: Meyvenin, tahtanın, kumaşın çürüklüğü.

2.Bir dâvâ veya bahsin zayıf olması. Ar. mecrûhlyyet, merdûdiyyet: Bu sözün, bu dâvânın çürüklüğü meydandadır.

3.Bir isteğin gerçekleşmesi, tahsil ve geri alınmasının zor olması, bataklık: Veresiyenin çürüklüğü müsbettir.

4.Süprüntü ve leş gibi şeylerin çürümek üzere atıldıkları çukur, mezbele: Çürüklüğe atmak.

5.Cenazelerin birbiri üzerine atıldıkları fukara mezarı, umumî ve müşterek kabir.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rottenness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rottenness. garbage dump. unsoundness. putrefaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

corrosion. corruption. gall. unsoundness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

static.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

- (bkz.Durualp).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Boyunduruğa geçirilen kısa değnek.

2.Eyerin geriye kaymaması için atların kolanlarına bağlanan kayış, Fars. sîne-bend.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sığırların boyunları altından geçip boyunduruklarına sokulmuş olan yarım halka şeklinde eğik ağaç.

2.Boncuk ve çıngırak tasması. Hayvanın boynundaki, tasma gibi halka.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Gurk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tavuk gurk olmak, kızmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kudurmuş, kudurgan, azgın.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hack.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Koruk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skull.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

totenkopf.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

İster Sony Cyber-shot fotoğraf makinenizden VAIO dizüstü bilgisayarınıza fotoğraf aktarın, ister tüm müzik kütüphanenizi bir Sony WALKMAN® mp3 veya mp4 çalara kopyalayın, ‘Sürükle ve bırak’ özelliği, taşınabilir cihazlar arasında dosya aktarımının kolay bir yoludur. Örneğin, Windows Media® Player ile tek yapmanız gereken, albüm veya şarkıları seçip müzik kütüphanenizden sürüklemek ve WALKMAN® arayüzüne bırakmaktır.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. T.) (musiki). Türk musikisinde 2 hâneli yürük semâİ.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Dölyatağı, yumurtalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). T. Ciğerde olan balgam veya gıcık üzerine insanın elinde olmadan ve sesli bir nefesle onu çıkarmaya çalışması: Öksürük gelmek, tutmak.

2.Ekseriye soğuktan gelen göğüs rahatsızlığı, öksürme: Bir öksürüğe tutuldum, öksürüğü vardır. Öksürükotu = Devetabanı, farfara otu.


Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çoğunlukla, göğüs, boğaz veya karın boşluğunda meydana gelen bir rahatsızlığın belirtisi olarak ortaya çıkan öksürüktür 3 grupta toplanır.

- Kuru öksürük : Nezle, boğaz iltihabı, bademcik iltihabı, fazla sigara içmek, sindirim bozuklukları, gastrit, ishal, kabızlık, bağırsak solucanları, kalp hastalıkları ve ses tellerinin hastalanmasından kaynaklanan öksürükler balgamsızdır, yani kuru öksürüktür.

- Nöbet şeklinde gelen öksürük : Bu çeşit öksürük, boğmaca veya ciğer şişmesi; gırtlak veya hava borusunun tahriş olması, veya astımdan kaynaklanır. Bu çeşit öksürükte pek az balgam görülür.

- Balgamlı öksürük : Bu çeşit öksürük, sık sık tekrarlar. Hastada hırıltı vardır. Balgam çıkarır ve nefesini dışarı vermekte zorluk çeker. Balgamlı öksürük; Bronşit, astım, sinüs iltihabı, müzmin sinüzit, kalp hastalıkları veya tüberküloz’un bir işareti olabilir. Öksürük, nasıl olursa olsun, ihmal edilmemesi ve mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Şalgam suyu, bal.

Hazırlanışı : Bir su bardağı şalgam suyuna, 2 tatlı kaşığı süzme bal konur. 5 dakika kaynatıldıktan sonra sıcak sıcak içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cough. coughing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cough.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(tussilago farfara): Bileşikgiller familyasından; yurdumuzda gevşek topraklı ve nemli sırtlarda yetişen çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları dairemsi-köşeli, etlice ve alt yüzü sık tüylü, beyaz görünüştedir. Yapraklarında müsilaj, acı bir glikozit, tanen, inülin, şekerler ve fitosterol vardır. Çiçeklerinde de aynı maddeler ve bunlara ilave olarak da uçucu bir yağ vardır. Ev ilaçlarında yaprakları ve çiçekleri kullanılır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser. Balgam söker. Diğer solunum yolu hastalıklarında da yumuşatıcı olarak faydası görülür.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i.). Yellenme.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart. wind.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fart.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. jeoloji). Yanardağın püskürdüğü madde.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effusive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drag. drift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drag. drift. haul. hauling. lag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kaldırmaksızın yerde çekerek götürmek: Ayağından tutup sürükledi. 2.Zorla, ruhsuz bir kalıp çekercesine çekip götürmek, taşımak: Bu adamcağızı yanında neye sürükleyip duruyorsunuz?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drag along. drag. sweep. sweep before one. blow away. drift. eat at. eat away. hale. incline. make leeway. lug. pluck. schlep. schlepp. trail. train. tug. waft. wash away. wash off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blow. drag. drift. haul. lug. to drag. to drift. to involve. to entail. to lead to. to carry with one. lead to. entail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Sürüklenmesine sebep olmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driftage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

driftage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kalkmeksızın yere sürünerek hareket etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drift. trail. to be dragged. to drift.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be dragged / swept.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kaldırmaksızın yerden çekerek götürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb drag sth / sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fluent. un-put-downable. fastmoving. absorbing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absorbing. engrossing. gripping. riveting. fascinating. attractive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

engrossing. absorbing. fascinating. sb who can rivet the attention of sb. gripping. unputdownable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

salivary. saliva. spittle. spit. gob. sputum.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spit. sputum. spittle. saliva.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

spittoon. cuspidor.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ağızdan tükürülen şey, balgam veya Adi ağız suyu: Tükürük hokkası.

2.Ağızdan çıkan su, ağız suyu: Ağzımda tükürük kalmadı, ağzımın tükürüğü kurudu. Ağızda tükürük kurumak — Çok söylemek ve yine dinletememek. Tükürüğü yutmak = imrenmek. Tükürükotu = Bir cins bitki.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Tükürükle ıslatmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wet with saliva.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to moisten with spittle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. botanik). Zambakgillerden portakal renkli bir süs bitkisi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A. c.) (m. tarıyk). Tarikler, yollar, (bk.) Tarik.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [طرق] yollar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üfürükçülerin okuduktan sonra hastanın üzerine üfürdükleri nefes.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hastalara okuyup üfleyen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

healer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Hastalara okuyup üfleyen üfürükçünün işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uydurma şey, Ar. sânia.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

made-up. fake. fictitious. trumped-up. invented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newfangled. ragged. sloppy. make-up. made-up. fake. invented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mickey mouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Presto, sür’at11. YûRÜK, YÖRÜK (i.).

1.Çabuk ve iyi yürüyen, İyi yol alan: Yürük at, yürük vapur.

2.Bir yerde durmayıp yürüyen halk, göçebe, Ar. bedevî, Fars. hayme-nişîn. Anadolu’da koyunları çok bazı Türkmen aşiretlerine denir.

3.Vaktiyle yeniçeriye yardımcı yaya askerî bölükleri.


Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yörük). 1.Çabuk ve hızlı yürüyen. 2.Tarihte yeniçerilere katılan yaya ask(Erkek İsmi) 3.Hızlı koşan at.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Aksak usûlünün yürük mertebesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Türk musikisinde küçük bir usul ve büyük bir form.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Yürük).

İsimler ve Anlamları by