ürün Yelpazesi ne demek? | ürün Yelpazesi anlamı nedir? | ürün Yelpazesi

ürün Yelpazesi anlamı nedir?

ürün Yelpazesi ne demek?

ürün Yelpazesi anlamı nedir?

ürün Yelpazesi | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

product range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Yüzün ortasında, iki kaşın arasından ağzın üstüne kadar ve iki yanak ve gözün arasında uzanan ve solunuma ve koklamaya yarar iki deliği olan çıkıntılı organ.

2.Uç: Kalemin burnu, mumun burnunu kesmek.

3.Denizin içine girmiş ve dağlık taşlık kara ucu. Ar. Re’s: Boz burun (alçağına dil derler).

4.mec. Kibir, gurur, nahvet: Burnu büyük = Kibirli, gururlu. İtburnu = Yabanî gül, Burunotu = Enfiye. Burnu ucunda = Pek yakın, ta karşısında, yanıbaşında. Burun buruna = Başbaşa, yakından karşı karşıya. Burunperdesi = Burnun iki deliği arasındaki zar. Burundan düşmek = Çok benzemek. Kıh (hık) elemiş burnundan düşmüş = Ana, babaya çok benzeyen hakkında kullanılır. Burun sürtmek = Alçakçasına sokulmak, dalkavuklukta bulunmak, çanak yalamak. Burun şişirmek = Tekebbür etmek, kibirlenmek. Burun kabarmak = Kibir taslamak. Kibirli olmak. Burun kanadı = Burun deliklerinin kapakları. Burundan gelmek = Huzurdan sonra aksine bir hal görüp zahmet çekmek: Anamdan emdiğim süt burnumdan geldi. Çiçeği burnunda = Pek tâze (meyve). İnsanlar hakkında da biraz alaylı olarak kullanılır: Çiçeği burnunda genç kız. Danaburnu = Yer altında bitkilerin köklerini kesen muzır bir böcek. Karga burnu = Bir çeşit pens.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nasal. rhinal. nose. smeller. beak. bill. tip. cape. headland. promontory. foreland. conk. hooter. ness. nozzle. prominence. snoot. rhino-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bill. cape. conk. headland. nose. promontory. spout. hooter. beak. pride. arrogance. arrogancecape.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

head. headland. mull. nose. point. tip. cap. snout. peg. beak. hook. promontory. neck. spit. cam. nozzle. foreland. head land. point of land. prominence. snitch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Burunda et büyümesinden kaynaklanan bu hastalığa tıp dilinde Adenoid ve Polip denir. Hastanın burnundan soluması güçleşir. Daha çok ağzından nefes alıp verir. Tedavi amacıyla aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Tereotu, pamuk

Hazırlanışı : 1 avuç tere otu ezilir. Suyuna batırılan pamuk, burun içindeki ete sürülür. Bu işlem günde üç kere tekrarlanır.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Burun akıntısının nedeni; nezle, saman nezlesi, sinüzit, müzmin nezle, alerjik burun iltihabı veya burna herhangi birşey kaçmış olmasıdır. Ayrıca kızamık başlangıcında da görülür. Burun akıntısını tedavi etmek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Limon, su.

Hazırlanışı : 1 su bardağı ılık suya 10 damla limon suyu konup, karıştırılır. Burna azar, azar çekilir. Günde 3 kere tekrar edilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nostril.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nostril.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Çeşitli nedenlerden kaynaklanan burun kanamalarına tıp dilinde epistaksis denir. Genç erkeklerde genellikle ergenlik dönemlerinde, genç kızlarda ise, çoğunlukla aybaşı kanamaları sırasında görülür. Bir de; yüksek tansiyonun neden olduğu burun kanamaları vardır. Gençlerde görülen ve önemli olmayan burun kanamaları çok kolay durdurulur ve korkulacak bir şey yoktur. Tansiyon yüksekliğinden kaynaklanan ve genellikle orta yaşlarda görülen burun kanamalarını durdurmak ise biraz zordur. Yapılacak ilk iş hastayı hemen oturtmak, başını öne doğru hafifçe eğip, burnunun kanayan deliğini on dakika kadar bastırmak, bu sırada ağızdan nefes almasını ve yutkunmasını söylemektir. Ayrıca aşağıdaki reçetelerden de faydalanılır.

Tedavi için gerekli malzeme : Turşu suyu.

Hazırlanışı : 1 su bardağı turşu suyu az aralarla burna çekilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nosebleed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Saman nezlesi ve sinüzitte görüldüğü gibi, başka bir hastalığın da belirtisi olabilir. Burun tıkanıklığını gidermek için aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Papatya, su

Hazırlanışı : 4 su bardağı suya, 2 çorba kaşığı papatya çiçeği konur. Kaynatılır. Buharı derin derin solunur.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe Sözlük

(i.)

1.İpekböceği kozasının teli, ham ipek.

2.Böyle ipekten yapılmış ince bez.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a landlocked republic in east central Africa on the northeastern shore of Lake Tanganyika of or relating to or characteristic of Burundi or its people; 'the Burundi capital'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a landlocked republic in east central Africa on the northeastern shore of Lake Tanganyika. of or relating to or characteristic of Burundi or its people; 'the Burundi capital'.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Burundi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sert atları tımar ederken, zaptetmek için burunlarını sıkmaya mahsus tahta kıskaç.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Burunluk, (bk.) Burunduk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Burnu olan: Büyük, küçük, basık burunlu.

2.Sivri ucu olan, uçlu.

3.mec. Kibirli, böbürlenen, azametli.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nosed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (karın). Bağırsaklar kıvrıliyormuş gibi şiddetli sancımak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Örtünmek, sarılmak: İhrâma büründü.

2.Yaşmak tutunmak: Hanımlar hüründüler mi?


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrap oneself up. to play the role of.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to wrap sth around oneself. wrap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Burunsalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sığır ve develeri zabt için burunlarına vurdukları tahta kıskaç. Isırmayı önlemek için köpeklerin ağız ve burunlarına takılan şey.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Burnu düşük veya pek küçük ve basık olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Burnu düşük veya pek küçük ve basık olan adamın hali.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «burmak» tan). Bağırsakları burar gibi karında duyulan şiddetli sancı, burma.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i çıban, kan çıbanı

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(Hüsn-i kuruntu şeklinde alay maksadıyle mahsus yapılmış terkip) (i. T.). Bir durumu saflıkla kendi tarafına yorma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wishful thinking.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disquit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Evet doğrudur. Hatta bu konuda çok ileri gidilirse ölüme yol açabilecek zehirlenmeler bile olabilir. Fakat havuçtan zehirlenme olayı o kadar azdır ki, patatesin yeşillenmiş kısmının yaratabileceği zehirlenmenin yanında değerlendirmeye bile alınmaz.

Havuç, kökü yenilen otsu bir bitkidir. İlk olarak bundan 3 bin yıl kadar önce Orta Asya’da Afganistan dolaylarında yetiştirilmiş, buradan da Ortadoğu yoluyla dünyaya dağılmıştır. Aslı yol kenarlarında, kıraç yerlerde yetişen yabani havuçtur.

İlk havuçların renkleri turuncu değildi. Beyaz, pembe ve sarı idiler. Turuncu veya kırmızımsı havuçlar 1600’lü yıllarda Hollandalılar tarafından geliştirilmişlerdir. Günümüzde tüketilen havuçların hemen hemen tümü Hollanda kökenlidir. Beyaz ve sarı renkteki havuçlar yem olarak kullanılırlar.

Çok besleyicidir. Çiğ veya pişmiş olarak yenilebilir, içinde yüzde dokuz karbon hidrat ve karoten denilen boya maddesi bulunur. Bu boya maddesi, rengi sarı ve turuncu olan bütün meyve ve sebzelerde bulunur. Bunlar yenildiğinde vücudumuz, karoteni A-vitaminine çevirir. Bir adet havuç vücudumuzun günlük A-vitamini ihtiyacının yüzde 220’sini karşılar.

A pro-vitamini şeklinde havuçta bol miktarda bulunan karoten, sağlıklı büyümeye, derimizi ve saçlarımızı canlı tutmaya yarar, enfeksiyonlara karşı vücuda direnç kazandırır, ayrıca geceleyin iyi görmeye yaradığı da ileri sürülüyor. Kandaki hemoglobin miktarını arttırarak kanın tazelenmesini sağlar. Kaynatılarak içilen suyu ishale iyi gelir. Karoten sadece havuçta değil kavunda ve balkabağında da vardır.

Havuç çok miktarda yenildiğinde cildi turuncu renge çeviren de bu karoten denilen turuncu renkli boya maddeleri, yani pigmentlerdir. Aslında normal olarak yenildiğinde bir tesiri olmayan karoten çok miktarda yenilen havuç vasıtası ile aşırı alındığında cildin rengini de değiştirir ama bu geçicidir. Ancak ısrarla aşırı havuç yenilmesine devam edilirse ciddi sonuçları görülebilir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Sazan familyasından bir balık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. c.) (mü. karn).

1.Boynuzlar.

2.Yüz senelik zaman, tarihin her yüz senesi, asır.

3.Umumiyetle zaman, devir, Ar. dehr, ahd, asır. Kurûn-ı sâlifede = Geçmiş zamanlarda. KurOn-ı Ülâ = ilkçağ (M.Ö. 4.000-M.S. 476). Kurûn-ı VÜstâ = Ortaçağ (M.S. 47Ö-1453). Kurûn-ı Ahire = M.S. 1453. Karneyn = İki boynuz. Zü’l-Karneyn = İki boynuzlu; İskender’e verilen lakap. bk. Karn.


Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [ قرون] yüzyıllar. 2.çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [قرون قدیمه] eski çağlar.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قرون اولی] ilkçağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [قرون وسطی] ortaçağ.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Aslı olmadığı halde zihinde kurulan şey, hulyâ, hayal, vehim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vagary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehension. delusion. fancy. illusion. imagination. qualm. vision. strange fancy. imagination evham. vesvese.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehension. worry. anxiety. groundless fear. delusion. fancy. fantasy. hallucination. illusion. imagination. phantasm. stew. vision.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuruntusu olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. full of imaginary fears. neurotic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apprehensive. anxious. vapo u rous. visionary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fishery products.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çok sürüp uzatma: İşi sürüncemeye düşürmemeli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

used in.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Zahmetle yerlerde sürünürcesine sefalet ve zaruret çekdirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make life miserable for sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Sürüngenlerden olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reptile. reptilian. reptile. creeper. reptilian. reptant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reptile. reptilian.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reptile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zool.). Yılan, kertenkele, kaplumbağa gibi yerde sürünerek yürüyen hayvanlar sınıfı, Ar. zevâhif

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crawl. crawling. drag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi üstüne veya kendi kendine sürmek: Lavanta sürünmek, yüzüne sabun sürünmek, hamamda kese sürünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Kalkmaksızın yerde çabalayarak hareket etmek, sürüklenmek, emeklemek: Çocuk daha yürüyemeyip sürünüyor.

2.Zahmet ve meşakkatle, sürüklenircesine sefalet ve zaruretle geçinmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

drag. creep. crawl. grovel. rough it. languish. trail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crawl. creep. drag. to rub on. rub in. to rub oneself against. to crawl. to creep. to rub against. to rub in. to vegetate. to rough it. to lead a dog's life.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to crawl. to rub against. to live life of misery. creep. drag. lead a miserable existence. trail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. ve Fars.’dan). Acıca bir cins portakal ki, şerbeti içilir (Arapça’da buna «nârenc» denilip, «turunç» ise ağaçkavununa derler).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bitter orange. seville orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

seville orange. bitter orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sour orange. bitter orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Şifalı Bitki

(citrus aurantium): Sedefotugiller familyasından; 1-6 m boyunda, kış aylarında yaprak dökmeyen bir ağaçtır. Yaprakları parlak ve almaşık dizilişlidir. Çiçekleri beyaz renkli ve güzel kokuludur. Meyvesi küre şeklinde olup, sarı-turuncu renktedir. 8-12 tane dilimi vardır. Meyvesinin usaresi ekşimsi-acı lezzettedir. Olgunlaşmamış meyvelerin kabuklarında uçucu yağ, C vitamini, pektin ve hesperidin vardır. Çiçeklerinden turunç çiçeği esansı çıkarılır. Kullanıldığı yerler: Sinirleri yatıştırır. Spazmları giderir. Hazmı kolaylaştırır. Parfümericilikte kullanılır.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik) sedefotugillerin turunç, portakal, mandaline ve benzerlerini içine alan bir oymağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citrus fruits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ترنجی] turuncu.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Turunç ve portakal renginde, koyu portakal rengi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orange. orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orange. orange color. orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to turn orange.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Çalışan, etkin. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bitkilerden ve hayvanlardan elde edilen şey, mahsul.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

child. crop. end product. fruit. graduate. growth. harvest. offspring. produce. product. progeny. result. turnoff. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

child. commodity. crop. fruit. harvest. output. produce. product. production. result. turnout. yield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

product. attitude study. crop. editorial write-up. emblements. established brand , image , market , product. finished goods. fructus. fruit. growth. harvest. increase. make. manufacture. off- going crop alivre. output. produce. production. progency. resul

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Üretilen, yararlı şey, topraktan elde edilen. 2.Yapıt, es(Erkek İsmi) 3.Sık orman. 4.Çokluk, bolluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

Bir toprağın yetişme ortamının, bitki ve hayvan toplumunun veya akarsuların arzu edilen ürünü, yararlanılabilir biyolojik kütleyi verebilme yeteneği veya kapasitesidir. Bu yetenek veya kapasite, iklim, toprak, bitki, hayvan, bakım ve işletme tekniğinin kombinasyonuna (ortak etkisine) bağlıdır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

product range.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Ürün ay.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Seçilmiş, seçkin.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Üründü).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.). Kendi kendine vurmak, çok üzülmek, dövünmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

knock. pinking. detonation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hareket olunmak: Öyle mi yürünür? Bu çamurda yürünmez.

Türkçe Sözlük by