Usal ne demek? | Usal anlamı nedir? | Usal

Usal anlamı nedir?

Usal ne demek?

Usal anlamı nedir?

Usal | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Gamsız, kedersiz, keyfine düşkün. 2.Önemsiz.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

8 kanallı doğrusal PCM, sıkıştırılmamış dijital ses verisinin 8 kanalını ifade eder. Örneğin bir film müziğinin en fazla 8 kanala kadar Blue-ray Disc® durumunda, her biri için 20 bit / 96kHz veri hızı mümkündür.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). içki âlemi, eğlenti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). sebep teşkil eden, nedeni olan, nedensel; bir sebep belirten. causally (z). sebep olarak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). nedensellik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Tarla kuşu.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Sonbaharda dökülen yapraklar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Doğrusal Motorlu İzleme Sisteminde, lazer, manyetik alandaki değişikliklere göre hareket eder. Yüksek hızlı, doğru konum kontrolü sağlar ve neredeyse tamamen gürültüsüzdür ve aşınmaz. Doğrusal Motorlu İzleme sistemi, hassas izleme ve CD üzerinde herhangi bir noktaya hızlı erişim sağlar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Doğrusal PCM (Darbe Kod Modülasyonu) sıkıştırma yapılmayan bir ses teknolojisidir. Ses verilerini sıkıştırmak yerine, bilgiyi olduğu gibi kaydederek orijinal CD’nin birebir kopyasını yaratır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Doğrusal PCM (Pulse Code Modulation – Tını Kodlama Modülasyonu) sesi, bir sıkıştırılmamış yüksek kaliteli dijital ses biçimidir. Sony DVD Video oynatıcılar, çeşitli kuantizasyon (16 bit, 20 bit ya da 24 bit) ve örnekleme hızlarında (48 kHz ya da 96 kHz) DVD’leri oynatabilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive. platonic. sensory. tenderhearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotional. sentimental. romantic. corny. fey. mushy. saccharine. sensational. sensitive. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensuality. sensibility. romanticism. emotionality. sensuousness. sentiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensibility. sensuality. sentimentality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sentimentality. being emotional. psychographics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial duysal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensory. sensitive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) kabullenme, benimseme; evlenme, nikâh; nişanlama, nişanlanma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Yıkanılan su.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوساله] buzağı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [گوساله] dana.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Kudüs, Kudsü şerif, Yeruşalim. Jerusalem artichoke yerelması, bot. Helianthus tuberosus. Jerusalem cherry kiraz yibi meyva veren bir salon yeşilliği. Jerusalem pine Halep çamı, bot. Pinus halepensis. New Jerusalem öbür dünya, cennet.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be nationalized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. denizcilik). Çifte demir atıldığı zaman, geminin dönmesiyle zincirlerin dolaşmasını önlemek üzere kullanılan tertibat.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

speculative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fictional.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). İki hayvanın birbirine koşulması veya iki devenin bir iple bağlanması.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Loğusa olma hâli ve bu hâlin müddeti.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

period of confinement after childbirth. childbed. confinement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Loğusalık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulh» dan mas.). Barışma, barışıklık, .uzlaşma: İki devlet musâlaha ettiler, musâlaha akdolundu. Sulh, asayiş, huzur.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sulh» ten mas. müfâale). Barış, barışma, uzlaşma.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [مصالحه] barış.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «selm»den masdar). İki kişi veya taraf arasındaki sulh ve barışıklık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.).

1.Namaz kılmaya mahsus açık yer, namazgâh.

2.Cami önünde cenaze namazı kılmaya mahsus yer. Musallâ taşı = Namazı kılınırken cenazenin konulduğu yüksekçe taş.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «selâtet» ten imef). (mü. musallata). Üzerine düşüp rahat bırakmayan, kahır altında tutan, ikide birde ortaya çıkıp rahatsız eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

worrying. annoying.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb / sth which constantly pesters or annoys.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to set sb to bothering sb else.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to bother. to poster. to pick on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «salât» tan if). Namazını terketmeyen, beş vakit namaz kılan, dindâr.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. dikkatle okuma, mütalaa.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ret, kabul etmeyiş veya olunmayış, imtina; ret cevabı; kabul veya reddetme hakkı. refusal of payment parayı ödememe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., gen. çoğ., s. evlenme, nikâh; s. nikaha ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (uyd. k.). Milllî.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national. public.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national. public. national milli.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

national.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(ISE National – 100 Index)

1986 yılında 40 şirketin hisse senedi ile başlayarak zamanla sayısı 100 şirketin hisse senedi ile sınırlanan Bileşik Endeks!in devamı niteliğindedir. Ulusal Pazar’da işlem gören, yatırım ortaklıkları hariç önceden belirlenmiş şartlar yanında sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilmiş hisse senetlerinden oluşmakta ve İMKB-30 hisse senetlerini otomatik olarak kapsamaktadır. Hisse Senetlerinin fiyatları ve her bir hisse senedinin; aynen saklamada bulunanlar hariç, Takasbank saklamasında bulunan hisse senedi sayısının toplam hisse senedi sayısına oranları, baz alınarak piyasa değeri ağırlıklı olarak hesaplanır ve hisse senetleri piyasasının genel bir göstergesidir.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(National Market)

Borsa Yönetim Kurulu kararı ile pazarı açılmış, endekse dahil olan ve olmayan Borsa kotunda yer alan her şirket hisse senedi için alım satım işlemlerinin gerçekleştirildiği pazardır.


Finansal Terim by

Finansal Terim

(ISE National – 30 Index)

Vadeli İşlemler Piyasası’nda kullanılmak üzere, yatırım ortaklıkları hariç Ulusal Pazar’da işlem gören şirketlerden önceden belirlenmiş şartlar yanında, piyasa değeri ve likiditesi yüksek olanlardan sektörel temsil kabiliyeti de gözönünde bulundurularak seçilen 30 hisse senedinden oluşan endekstir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(f.) (uyd. k.). Millîleştirmek.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Akıl alan, akıllı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Akıllı yiğit.

İsimler ve Anlamları by