Uşkun, Aşkın ne demek? | Uşkun, Aşkın anlamı nedir? | Uşkun, Aşkın

Uşkun, Aşkın anlamı nedir?

Uşkun, Aşkın ne demek?

Uşkun, Aşkın anlamı nedir?

Uşkun, Aşkın | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Keçikulağı da denilen bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for God's sake. for Heaven's sake.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «aşmak» tan). T. Geçkin, ilerlemiş, aşmış olan: Altmış yaşını aşkındır.

2.Haddini tecavüz eden, hiddetli. Aşkın taşkın.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ultra. over. out.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

excessive. exceeding. beyond. transcendent. transcendental.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

transcendent. in excess. over. more.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Geçkin, aşmış olan. 2.Ölçüyü kaçıran, coşkun. 3.Fazla. 4.Sonra. 5.Benzerlerinden daha üstün. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - (bkz.Aşkın).

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Aşkın).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

obtrusive. pesterer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Ağır, sakîl.

2.Basıp geçen, galip, faik, üstün: Bu, hepsinden baskın çıktı.

3.Ansızın hücum, birden basıp gafil tutma, şebhûn. Baskın vermek = Ansızın hücuma uğramak, kabahat işlerken tutulmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dominant. prepotent. predominant. preponderant. overpowering. heavy. raid. sudden attack. descent. forage. foray. incursion. inroad. irruption. surprise. swoop.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bust. descent. foray. incursion. inroads. predominant. raid. surprise. inroad. bust. descent. unexpected visit. dominant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raid. unexpected visit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

raider.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

güneslenmek için su yüzüne çıkan çok iri cüsseli fakat zararsız bir cins köpek balığı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gourmand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Düşmüş, sâkıt, aşağıya sarkmış, düşük.

2.Saadet ve refah hâlini kaybetmiş: Asaleti var ise de düşkündür.

3.Müptelâ, Osm. dûçâr, üftâde: Tütüne, işrete çok düşkündür.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

addicted. down at heels. fond. doting. fallen. fallen on hard times. poor. decayed. affected. jealous. jealous of. keen. keen on. partial. sharp-set. addict. almsman. devotee. given to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buff. devoted. devotee. doting. fond. freak. given. mad. nut. partial. addicted. fond of. enamoured. inveterate. broken down. decayed. poor. needy. addict.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indigent. excessively fond or addicted. bound up in. freak. given. hooked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

home for indigent people incapable of making their own living.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Düşmüş olanın hâli, düşüklük.

2.Saadet ve refahtan sonra gelen mahrumiyet.

3.Tutkunluk, alışkanlık: İşret düşkünlüğü pek fenadır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

decrepitude.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affection. attachment. craze. devotion. indulgence. liking. mania. partiality. passion. rage. addiction. fondness. decay. being broken down. poverty. adversity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

poverty. excessive fondness or addiction. devotion. fixation. indulge. lust. misfortune. penchant. weakness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pusher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i, çog gen saka bol çorap veya pantolon; getir

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Bahçe râvendi denilen bitki. 2.Küçük asma filizi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Atın eğerine bağlı olup kuyruğunun altından geçirilen kayış. Kuskunu düşük =

1.Kuskun yeri sağrıdan aşağı at ki, makbûl değildir.

2.mec. Gözden düşmüş, ikbâlini kaybetmiş adam. Kuskuna kuvvet = mec. Kaçmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Gücenmiş, küsmüş, dargın, muğber: Bana küskündür. O, bütün Aleme küskündür.

2.Mevkiinden düşmüş ve refahını kaybetmiş: Devlet küskünü, talih küskünü.

3.Yerinden hoşlanmayan, gelişmeyen, büyümeyen: Küskün ağaç.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

crupper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offended. resentful. repining.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sore. sulky. cross. offended. resentful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

offended. put out. peeved. disgruntled. sulky. sullen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gücenme, dargınlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pet. pique. sulks. umbrage.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kuskunu olmayan (at).

2.Perişan.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. muskellunge.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çobansüzeği denilen bitki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Şaşakalmış: Şaşkın şaşkın geziyordu.

2.Sersem, alık: Şaşkın adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

puzzled. confused. twisted. bewildered. taken aback. addled. puzzle-headed. addle-brained. addle-headed. dizzy. bemused. wondering. all abroad. addle-pated. bepuzzle. dumbfounded. at an end. gaping. open-eyed. pixilated. sheepish. slaphappy. thunders.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bemused. flabbergasted. nonplussed. thunderstruck. woozy. confused. bewildered. blank. stupid. daft. dense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confused. bewildered. at a loss what to do. hot under the collar. sheepish. silly. stunned.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şaşkın olmak, şaşakalmak, şaşkınlaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Şaşkın bir hâle gelmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Şaşmış adamın hâil: Bana bir şaşkınlık geldi. 2.Sersemlik, alıklık: Şaşkınlığı böyle alış verişte aldanmasını mucip oluyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bewilderment. confusion. puzzlement. blankness. amazement. astonishment. being surprised. consternation. daze. discomfiture. embarrassment. fuddle. gape. maze. muddle. nonplus. perplexity. puzzle. surprise. wonder. wonderment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

astonishment. bewilderment. consternation. fluster. muddle. perplexity. surprise. wonder. confusion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

confusion. astonishment. amazement. bless me. bloody. consternation. daze. distraction. ha hah. huh. jeepers. maze. muddle. perplexity. puzzle. puzzlement. quandary. stupefaction. surprise. wonder. wonderment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

libidinous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lascivious. lewd.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

licentious. lascivous. libidinous. lustful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deluge.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water flood. inrush of water.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

water flood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taciturn. silent. self-contained. tongue-tied. mute. reticent. speechless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dumb. reticent. silent. speechless. taciturn. quiet. reserved. mute.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taciturn. quiet. mum. mute. reticent. silent. speechless.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taciturnity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

taciturnity. quietness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quietness. taciturnity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «taşmak» tan). T. Taşmış, dışarı çıkmış, fazla gelip artmış. 2Çok gelip yatağından dışarı yayılmış: Taşkın çay, su.

3.Coşkun, azgın, haşarı: Taşkın adam.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

overflowing. excessive. boisterous. ebullient. effusive. expansive. exuberant. gushing. intemperate. rambunctious. rumbustious. volcanic. disorderly. flood.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effusive. exuberant. frenzied. full. irrepressible. overflow. overflowing. excessive. flood seylap. feyezan. boisterous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

boisterous. effusive. excessive. flood. flooding. overflow. overflowing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Taşmış halde bulunan. Coşkun. Aşırı. 2.Akarsuların yatağa sığmayacak miktarda su taşıması sırasında meydana gelen su yayılması olayı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - (bkz.Taşkın). -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Coşkulu, coşkun kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). I. Taşıp artan şeyin hâli, artıklık.

2.Suların çok gelip yatağından dışarıya yayılması.

3.Şiddetli hücum.

4.Coşkunluk, azgınlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

effusiveness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

frenzy. furore. rampage. overflowing. flooding. excess. impetuosity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

marked lack of restraint. rowdiness. boisterousness. impetuousness. excessive exuberance. rowdy and unrestrained behaviour. abandon. frenzy. intemperance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Keçikulağı da denilen bitki.

Türkçe Sözlük by