üster ne demek? | üster anlamı nedir? | üster

üster anlamı nedir?

üster ne demek?

üster anlamı nedir?

üster | Dream Meanings


İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Çok değerli kimse.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sertlik, haşinlik; parasızlıktan dolayl masraftan kaçınma.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). merdiven veya taraçanın kenarındaki tırabzanı meydana getiren küçük direklerden her biri. balustered (s). parmakIıklı, korkuluklu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. şiddet ve gürültüyle esmek (rüzgar); yüksek sesle tehdit savurmak; patırtı etmek, yaygarayı basmak; i. gürültü, yaygara; yüksekten atma, martaval. blusterer i. gürültücü kimse blusteringly z gnrultnyle blusterous s. yaygaracı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo) hayvan terbiyecisi; dağıtan veya mahveden kimse; ulan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (f). salkım, hevenk; tutam, demet; küme, grup; (f). salkım haline getirmek; demet yapmak; bir araya toplanmak, salklm haline gelmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F. dâd = adalet, küsterden = döşetmek). Adil.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Adâleti yayıcılık, adâletlilik.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). toz alan kimse veya şey; toz bezi; elbiseyi tozdan korumak için giyilen önlük; kadınların yazın giydiği hafif ve bol ev elbisesi; toz serpmeye mahsus araç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i)., (pol)., (A.B.D). engellemek, bir kanunun kabul edilmesini önlemek için vakit geçirici konuşmalar yaparak kürsüyü işgal etmek; (i). böyle bir engelleme; korsan, haydut.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). şaşırtmak, telâşa düşürmek şaşırmak, bocalamak,telâşlanmak; (i). heyecan, telâş, şaşkınlık, bocalama.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (A. kerem, güsterden = döşemek). Lutuf ve kerem saçan, kerem sahibi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.) (küsterden fiilinden imas. olup sıfat terkibi teşkiline girer). Döşeyen. Merâhim-küster = Merhametli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Değirmen taşı imalinde kullanılan taş.

2.Bileği çarkı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Küstere.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(İng.) tre (i.), (s.) donukluk; (s.) cansız.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ing. -tre i., f. parlaklık, parıltı; cila; şaşaa, göz allalık, ihtişam; şamdan, avize, ışık veren şey; çok güzel olma; şöhret; f. cilalamak, parlaklık vermek. lusterware i. sırlı çanak çömlek. lusterless s. cilâsız, donuk, mat; zevksiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. toplamak; yoklama için bir araya toplamak; bir araya toplanmak; i. geçit töreni veya yoklama için asker veya gemi mürettebatının toplanması; bu iş için toplanan kimseler veya bunların toplamı. muster in askere kaydetmek. muster out terhis etm

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «sirkat» ten imef.) Çalınan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «recâ» dan imef.).

1.Ümit olunan, umulan.

2.Rica olunan, yalvarılan: Bu işi yapmanız müstercâdır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şirket» ten imef.) (mü. müştereke). İki veya daha fazla şahıs veya heyet tarafından kullanılan, arada bulunan, ortaklaşa kullanılan, (matematik) Fasl-ı müşterek = İki yüzeyin temas ettikleri çizgi. Kaasınvı müşterek, mahrec-i müşterek = İki rakamı kesirsiz bölebilen rakam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. joint. collective. communal. consociate. mutual.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

common. joint. collective. communal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

collective. common. mutual. joint. combined. corporate. concurrent. conjugate. in common.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

book making.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. A.). Ortaklaşa, birlikte: Bir araba alıp müştereken kullanacağız.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jointly. collectively. in common.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(1. A. «rahm ve ruhum’» dan imef.) İstirham olunan, hakkında birinin merhameti ve yardımı istenen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «rihâ» dan if.) (mü. müsterhiyye). Sülpük, sarkık, gevşek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜŞTERİ) (i. A. «şirâ» dan if.).

1.Satın alan, bir şey satın almak için başvuran.

2.Bir tacirle veya diğer esnaftan bir adamla her vakit muamele yapan.

3.İsteyen.

4.Güneşin çevresinde dönen gezegenlerin en büyüğü olup beşinci gezegendir ve semada pek parlak bir yıldız şeklinde gözükür.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customer. client. buyer. patron. purchaser. shopper. patronizer. taker.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buyer. client. clientele. connection. custom. customer. purchaser.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buyer. client. customer. shopper. taker. purchaser. patron. consumer. delegatus non potest delegare. demander. emptor. punter.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Customer (client) Orders)

Müşterilerin Borsa’da menkul kıymet alıp satmak amacıyla Borsa üyelerine yazılı ya da sözlü şekilde ilettikleri emirlerdir.


Finansal Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

customer service. service to customer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Finansal Terim

(Customer Name Based Custody System)

Takasbank sisteminde Müşteri kodlarıyla takip edilem alt hesapların Takasbank’ın yapacağı düzenleme ile isme çevrilmesini, her bir yatırımcı için verilecek sicil numarası ile takip edilerek yatırımcının kimlik bilgilerinin tespitinin mümkün hale getirilmesini ve müşterilerin menkul kıymetlerini bloke edebilmesini amaçlayan sistemdir.


Finansal Terim by

Türkçe Sözlük

(i. A. «râhat» tan if.) (mü. müsterîha). Rahatlayan, rahat eden, gaileden kurtulup gönlü rahat olan: O cihetten siz müsterih olunuz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at ease. relieved.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sb who has been set at ease. whose worries have vanished.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «şirket» ten if.) (mü. müşterike). Bir işe iştirak eden, başkaları ile beraber bir işte bulunan, katılan, ortak, Osm. zî-medhal (Arapça’da «abone» mânâsiyle de kullanılır).

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clients. customers. clientele. patronage. trade.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F„ sâye = gölge, küsterden = döşetmek).

1.Gölge salan, gölge eden.

2.mec. Koruyucu, Ar. hâmi.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uzay gemisini yöneten idare roketi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D. k.dili tröstü bozmaya çalışan kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by