Uteka ne demek? | Uteka anlamı nedir? | Uteka

Uteka anlamı nedir?

Uteka ne demek?

Uteka anlamı nedir?

Uteka | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(ka uzun) (i. A. c.) (m. atîk). Eskiler, atîkler. (bk.) Atîk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kabz» dan İf.) (mü. mütekabbıza). Toplanan, buruşan, çekilen.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kabl» den if.) (mü. mütekabile).

1.Karşılıklı, karşı karşıya olan, biri diğerinin karşısında bulunan.

2.(matematik) Zevâyây-ı mütekabile = Biri diğerinin karşısında bulunan açılar.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reciprocal. mutual. corresponding. correlative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜTEKABİLİ YYET) (a uzun) (i. A.). Karşılıklı olma, birbiri karşısında bulunma hâli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reciprocity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

reciprocity. mutuality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «akd» den if.) (mü. mûtekide).

1.İnanan, bir şeye itikadı olan: Tenasühe mûtekid bir mezhep.

2.İtikat sahibi, inancı doğru ve sağlam, dindar: MÜtekid bir zattır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kudüm» dan if.) (mü. mütekaddime).

1.Karşılıklı, karşı karşıya olan, biri diğerinin karşısında bulunan, ileri geçen, baştaki: Bu iş diğerlerine mütekaddimdir.

2.Geçmiş eski, eskimiş.

3.Takdim olunan, sunulan, birinin önüne ve huzuruna götürülen: Filân tarafından mütekaddim hediyeler. (I. A. c. mütekaddlmîn).

4.Eski adam: Mütekaddimînin söylediğine bakılırsa, zıddı: müteahhir, müteahhirîn.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kuûd» dan if.) (c. mütekaidin). Emekli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kılâde» den İf.) (mü. mütekallide).

1.Boyna takan.

2.Kuşanan, beline bağlayan. Mütekailid-i seyf = Kılıç kuşanmış.

3.mec. Üstüne alan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kulûs» tan if.). Takallüs eden, gerilen, kasılan, kasılmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kemâl» den İf.). Tekâmül etmiş, gelişmiş, olgunlaşmış.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kurb» dan if.) (mü. mütekaribe). Yakın, birbirine yakın olan şeylerin herbiri. (edebiyat, Arûz’da) Bahr-i mütekaarlb = Her mısraında dört defa «feûlün» olan vezin, (matematik) Hutût-ı mütekaaribe = Bir noktaya doğru uzatılan çizgiler, Fr. convergent. (fizik) Eşi’a-i mütekaaribe = Bir noktaya toplanan ışınlar. Zıddı: mütebâid.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kurb» dan if.) (mü. mütekarribe) (c. mütekarribîn). Yaklaşan, yaklaşmaya çalışan, Tanrı’ya veya bir büyük zâta yaklaşmaya çalışan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «karh» dan İf.) (mü. mütekarrlha) (tıp).

1.Yaralı, çıbanlı.

2.Cerahatli, yara ve çıban çeşidinden olan.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kesafet» ten if.) (mü. mütekâsife). Sıklaşmış, koyulaşmış, kesîf bir hâl almış: Mütekâsif cisim.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kese!» den if.). Üşenen, tembellik eden.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I. «kesret» ten if.) (mü. mütekâsire). Kesretli, çok çoğalmış, (edebiyat, ArOz’da) Bahr-i mütekâsir = Arûz’ da bir vezin.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(a uzun) (i. A. «kat’» tan if.) (mü. mütekatıa). Birbirini kesen, birbirinin üstünden geçen, ağ ve satranç şeklinde uzayıp çaprazlaşan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kavs» ten if.) (mü. mütekavvise). Yay gibi eğri, eğrilmlş, bükülmüş, kavisli.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «kayh»dan if.) (mü. mütekayyiha) (tıp). İrinli, cerahat bağlamış.

Türkçe Sözlük by