Utter ne demek? | Utter anlamı nedir? | Utter

Utter anlamı nedir?

Utter ne demek?

Utter anlamı nedir?

Utter | Dream Meanings


İngilizce - Türkçe Sözlük

s. bütün butun, tam, mutlak; son derece; kesin, son, nihai. utterly z. tamamen, bütün bütün. uttermost s., i. azami (derece).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (ağızdan) çıkarmak; söylemek, beyan etmek; huk. piyasaya sürmek (sahte şey). utterable s. ağıza alınır, soylenilir.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s)., (z). titreme halinde; (z). titreyerek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. tereyağı, margarin; ekmeğe sürülen diğer yumuşak maddeler; f. tereyağı ilâve etmek veya sürmek; k.dili yağlamak, yağ çekmek. butter up (argo) yağcılık etmek. know which side one's bread is buttered on menfaatinin nerede olduğunu bilmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. nevruz otu, bot. Linaria vulgaris; bir nevi nergis çiçeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. bir cins ördek; k.dili Sişko kimse, tombul kimse, yağ tulumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. düğün çiçeği, bot. Ranunculus; altıntabak altın çiçeği, bot. ranunculus acris: kâğıthane çiçeği.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). süt kaymağı; kaymak nispeti.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). sakar kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kelebek: kelebek gibi bir yerden bir yere gayesi oimaksızın dolaşan kimse, havai yaradılışlı kimse. butterflyorchid beyaz zeravent. butterfly tableaçılır kapanır kanatlı masa. butterfly valve kelebekli valf. social butterfly eğlence düşkünü kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). tereyağı yapıldıktan sonra yayıkta kalan içecek, yayık ayranı;ayran.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). Amerika'da bulunan bir nevi ceviz ağacı; bu ağacın cevizi; buağacın kabuğundan yapılan sarımtırak kahve-rengi boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). biraz yakılmış şeker ve tereyağı ile yapılan bir nevi karamela.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). böcek kapan bir bitki, (bot). Pinguicula.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(s). tereyağı gibi; tereyağlı;(k).dili fazla yağ çeken, dalkavukluk yapan.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kiler.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). yığmak, düzensizce atmak; koşuşmak; gurültü etmek; gürültülü bir şekilde ve acele olarak konuşmak; (i). yığın, çöp yığını; karışıklık, kargaşalık; gürültü, patırtı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kesici; (den). kotra; (den). beş çifte filika; hafif tek atlı kızak. revenue cutter gümrük gözetme botu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f)., (i). kanatlarını çırpmak; titremek, sallanmak; çırpınmak, telâş etmek; titretmek, kımıldatmak; telâşa düşürmek, heyecan vermek; (i). titreme, heyecan, çalkalanma, çırpınma; telâş, asabiyet; (hav). kanat sarsıntısı; (tıb). titreme, kalp ritmi bozukl

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.), (f.) hendek, su yolu, oluk; (f.) hendek açmak, su yolu kazmak; oluk gibi akmak; eriyip akmak (mum).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) sokak çocuğu, köprüaltı çocuğu, küçük külhanbeyi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. mırıldanmak, fısıldar gibi söylemek; söylenmek, homurdanmak; i. mırıltı, fısıltı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

, potter f. ufak tefek işlerle meşgul olmak, oyalanmak, vakit geçirmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. kepenk, pencere kanadı, pancur, pencere kafesi; foto objektif kapağı; f. kepenk takmak, pancurla örtmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., A.B.D., (argo). fotoğraf meraklısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. cızırdamak; şaşkınlıktan karmakarışık şeyler söylemek; i. cızırtı; ipe sapa gelmez lakırdı, boş laf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. tükürük saçmak; tükürük saçarak konuşmak; süratle ve anlaşılmaz bir şekilde konuşmak; i. tükürük saçma; dili dolaşarak laf söyleme; kuru gürültü.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. taşçı; taş yontma makinası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., i. pepelemek, kekelemek; i. kekemelik, kekeleme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. tarifsiz, söylenmez, ifade edilemez, anlatılmaz, ağıza alınmaz. unutterably z. anlatılamayacak derecede.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. söyleme, telaffuz; ifade: dilb. söz; huk. piyasaya sürme.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. baltacı, odun kesicisi, odun yarıcısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by