Uydu Kent ne demek? | Uydu Kent anlamı nedir? | Uydu Kent

Uydu Kent anlamı nedir?

Uydu Kent ne demek?

Uydu Kent anlamı nedir?

Uydu Kent | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

satellite city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropolis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Bir devletin idare merkezi olan şehir, başşehir, devlet merkezi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

metropolitan. cap. capital. metropolis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital. metropolis.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital city. seat of government. capital of a country. capital. metropolis. principal city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

* İşçi karıncaların neredeyse tamamı dişidir. Erkekler çiftleştikten kısa bir süre sonra ölürler.

* Karıncalar yaklaşık 60 milyon yıldır değişim geçiriyorlar.

* Kraliçe karınca 20 yıl yaşayabilir. Ve yaşamı boyunca yaptığı tek şey yumurtlamaktır.

* 500 binin üzerindeki bir karınca grubu bir kuşu, bir domuzu ya da atı öldürebilir.

* Bir karınca kendisinden 50 kat fazla bir ağırlığı taşıyabilecek güçte.

* Karıncalar acımasız savaşçılardır. Isırabilirler, sokabilirler ve arkalarından asit fışkırtabilirler.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(bk.) Kend.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city. town. civic. city. town. borough. straight.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city. layout. town.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a county in southeastern England on the English Channel; the first to be colonized by the Romans United States painter noted for his woodcuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

city. burg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a county in southeastern England on the English Channel; the first to be colonized by the Romans.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

United States painter noted for his woodcuts.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. A.). Yüz kilogram ağırlığında tartı birimi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quintal. one hundred kilos.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urbanist.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urbanism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) - Şehirli, kentli.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. Fr.). Bin katrilyon.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

quintillion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., den. safra olarak gemide daimi duran demir külçe.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urbanization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urbanization.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become urbanized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to become urbanized.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

citizen. town-dweller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

living in a city. city-dweller. cityfolk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

civic. urban.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

urban.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

geniş ve düz dipli nehir salı. Kentucky coffee tohumlan kahve yerine kullanllan uzun bir agaç, bot. Gymnocladusdioicus; bu agacın tohumu.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Öz kent.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. astronomi) (uyd. k.). Bir gök cisminin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük bir gök cismi, peyk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satellite. minion. secondary planet. secondary.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

moon. satellite.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satellite. earth satellite. moon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

satellite city.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, VCR’ınızın, zamanlayıcı programlaması yapılmış olduğunda uydu alıcınızı kontrol etmenizi sağlar. VCR otomatik olarak doğru kanala geçer ve kaydı başlatır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to becomea sattelite nation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uydurmak işi: Uydurulmuş, düzenlenmiş, asılsız, yalan: Uydurma bir hikâye, (bk.) Uydurmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

made-up. false. fake. fictive. fictitious. fabled. untrue. untruthful. apocryphal. cardboard box. colorable. fabulous. improvised. mendacious. out of whole cloth. quack. trumped-up. making up. falsification. fabrication. invention. fake. fiction. unt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fabrication. fabulous. farfetched. fiction. fictitious. mythical. shoddy. untruthful. coined. invented. made-up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cock and bull story. cop- out. fabricating. fabrication. factitious. fairy tale. faked up. fib. fiction. fictitious. figment. invention. pure invention. mendacious. mythical. pseudo. trumped up. untruthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tatbik etmek, uygun getirmek: Ceketi vücuda uydurmalı.

2.Düzeltmek, tesviye etmek, yoluna koymak: İşleri uydurup sonra rahat etmeli. 3.Düzmek: Kendiliğinden birtakım haberler uydurmuş.

4.İyi tesir bırakmıyacak şekilde elde etmek: Bu kitabı nereden uydurdunuz? Ayak uydurmak = Peşinden gitmek, birine ve bir şeye uymak. Anahtar uydurmak = Asıl anahtardan başka bir anahtarla kilidi açmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

talk through one's hat. make up. concoct. fake up. cook up. cook. fabricate. frame. invent. manufacture. tell a fib. adjust. adapt. fit. suit. tune up. tune. accommodate. attune. conform. dream up. fashion. feign. fib. forge. fudge. gear. improvise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

adjust. assimilate. concoct. conform. contrive to do. fabricate. fake. fake up. fit. forge. frame. fudge. gear. hammer out. invent. mate. realign. shift. square. suit. tailor. trump up.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (argo). Uydurma anlamında Fransızca’ya benzetilerek uydurulmuş bir kelime.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uydurma şey, Ar. sânia.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

made-up. fake. fictitious. trumped-up. invented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

newfangled. ragged. sloppy. make-up. made-up. fake. invented.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

mickey mouse.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Tatbik edilmek: Bu mesele kanunun bu maddesine uydurulamaz.

2.Tesviye edilmek, düzeltilmek: Bahçenin her tarafı uydurulup sonra istenen şeyler dikilmelidir.

3.İcat edilmek’, düzülmek: Bu haber uydurulmuş bir şeye benziyor.


Türkçe Sözlük by