Uygu ne demek? | Uygu anlamı nedir? | Uygu

Uygu anlamı nedir?

Uygu ne demek?

Uygu anlamı nedir?

Uygu | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.) (musiki), (armonide) Akor.

Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Uyum, uygunluk. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conceivable. palatable. reasonable. sensible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeling of inferiority.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «duymak» tan).

1.işitme, duyma. Ar. istimâ: Duygusu gevşek.

2.işitmekle elde edilen bilgi. Ar. mesmûAt, Fars. Agâhî: Duygusu çok.

3.His, duyular vasıtasıyle haber alma ve duyma: Bu adamda duygu yoktur. Duygusu çok adam (güzel ve temiz Türkçe bir kelime olduğu halde, çok defa bunun yerine «his» Arapça kelimesi geçmiştir).


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeling. emotion. feel. sense. sensation. chord. sentiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotion. communion. feel. feeling. sensation. sense. sentiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feeling. sensation. sentiment. impression. emotion. chord. feel. sense. wit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Kadın İsmi) 1.His. 2.Duyulan, işitilen, hissedilen şey.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji). Başkası için duygudaşlığı olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji). Başkalarının duygularına, sevinç ve acılarına katılma isteği veya hali. Ar. tecâzüb.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sympathy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f. psikoloji). Duygusunu uyandırmak, duygulu hale getirmek, hislendirmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

move. touch. to move. to affect. to touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to move. to affect. to touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji). Hislenme, duygulu hale gelme, mütehassis olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hislenmek, iyi duygular edinmek, içlenmek, mütehassis olmak: Çocuğun o hali beni pek duygulandırdı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be moved. to be affected. to be touched.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be affected. to be moved. to be touched. touch.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hassas, hissi fazla, duyar, teessürlü.

2.Malumatlı, haberdar, bilgili.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensitive. emotive. sentimental. soulful. sentient. emotional. feeling. susceptible. thin-skinned. passibile.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotional. sentient. sentimental. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

nice. sensitive. sentient. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Duygulu olma hali, hassasiyet.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotionalism.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensual. emotional. sentimental. affective. romantic. emotive. feeling. sensational. sensuous. soulful. susceptible. susceptive. platonic. sensory. tenderhearted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

emotional. sentimental. romantic. corny. fey. mushy. saccharine. sensational. sensitive. soulful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensuality. sensibility. romanticism. emotionality. sensuousness. sentiment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensibility. sensuality. sentimentality.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sentimentality. being emotional. psychographics.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hissiz, duymaz, hissetmez, hiçbir şey kalbine tesir etmez. Katı yürekli. Osm. teessürsüz.

2.Anlayışsız, malûmatsız, habersiz, bilgisiz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitive. apathetic. apathetical. coldhearted. hard-hearted. senseless. unfeeling. unemotional. numb. bloodless. blunt. callous. cold. devoid of feelings. dull. frigid. impassible. insensate. marble. matter-of-fact. obtuse. phlegmatic. phlegmatica.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathetic. asleep. callous. crass. deadpan. insensitive. stolid. unfeeling. unmoved. impassive. hardhearted. cold-blooded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unfeeling. hardhearted. callous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Hissizlik, duymazlık, hissetmeyiş, teessürsüzlük.

2.İdraksizlik, malûmatsızlık, anlayışsızlık.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insensitivity. heartlessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

truthful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

déjà vu.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fit for work.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a la mode.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashionable. modish. sleek. stylish.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

fashion look. chic. conformity to fashion. dressy. elegant. all the kick. modish. posh. ritzy. snappy. stylish. swagger. swish. switched on. trendy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guilt feelings.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

guilt complex.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kompakt tasarımın yanı sıra özel montaj çerçevesi, hoparlörlerin, ekstra delik açılmasına gerek olmaksızın bir çok popüler araba markasının mevcut hoparlör yerlerine doğrudan takılabilmesine olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Genç, güçlü. 2.Çılgın, şımarık. 3.Duygulu, hassas.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stigma.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sense of shame.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practice. exercise. application. implementation. technics. technic. execution. administration. effect. enforcement. praxis. pursuance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

application. execution. implementation. practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

application. appliance. consolidation policy. demonstration. enforcement. execution. exercise. implementation. implementing. practice. praxis. reduction to practice.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Yapıtın gerçekleştirilmesinin özellikleri, ayrıntıları, verileri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.) (y. k.). Tatbik etmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

perform. put into practice. carry out. practise. exercise. apply. fulfil. fulfill. administer. complete. deploy. dispense. enforce. exert. impart. implement. realize.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply. enforce. execute. exercise. practise. realize. to apply. to carry out. to put into practice. to enforce. to execute. to realize. to practise. to practice. to implement.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apply.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. applied. operative.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practical. applied.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hands on. practical.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

practicability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

applicability. enforceability. practicability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

application.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

operator.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «uymak» tan).

1.Uyar, muvafık, mutabık, tâbî: Efendisine uygun uşak.

2.Münâsip, lâyık: Pek uygun bir iştir.

3.Ucuz, ehven: Uygun bir fiyatla almalı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

suitable. agreeable. conformable. appropriate. favorable. favourable. convenient. proper. eligible. due. fair. well-matched. acceptable. accommodating. adaptable. adequate. advisable. allowable. answerable. applicable. apposite. apropos. apt. becomin.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

acceptable. adequate. agreeable. amenable. applicable. appropriate. apt. becoming. central. coherent. commensurate. congruous. consistent. convenient. corresponding. decent. decorous. due. eligible. expedient. favourable. fit. fitting. good. happy. likely

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

best fit. favorable. acceptable. adequate. advisable. agreeable. apposite. appropriate. apt. becoming. commensurable. commensurate. compatible. concordant. conformable. conformation. congenial. congruous. consistent. consonant. convenable. convenient. cor

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Yakışır, yaraşır, elverişli, yararlı. 2.Oranlı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to suit.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

authorization. concurrence. discretion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uygun el.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uygun uyumlu, olumlu.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(i.). Münasebet, lâyık olma.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congruity. suitability. convenience. accordance. conformity. concord. relevance. handiness. acceptability. adaptation. adequacy. advisability. appositeness. aptitude. coherence. coherency. comeliness. compatibility. conformation. congeniality. congru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. coincidence. convenience. correspondence. expediency. fit. fitness. harmony. propriety. appropriateness. agreeableness. favourableness. suitability.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accord. appropriateness. coherence. compatibility. concordance. conformance. conformation. conformity. congruence. congruity. consonance. convenience. correctitude. correspondence. eligibility. felicity. fitness. harmony. orthodoxy. pertinency. proportion

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Uymaz: Bana uygunsuz geliyor. 2, LAyık ve münasip olmayan: Uygunsuz bir iştir.

3.Kötü harekette bulunan, terbiyesiz: Uygunsuz bir adam.

4.Yoldan çıkmış: Uygunsuz kadın.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsuitable. inconvenient. improper. wrong. indecent. unhandsome. incorrect. unseemly. derogatory. illegitimate. impolitic. inapposite. inappropriate. incongruous. indecorous. indelicate. ineligible. inexpedient. infelicitous. near the knuckle. malapr.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. improper. inappropriate. inconvenient. indecent. inept. inexpedient. inopportune. obnoxious. undue. unearthly. unfortunate. unhappy. unseemly. untimely. wrong. unsuitable. out of turn. out of place.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ill- assorted. ill- matched. impolitic. improper. inapposite. inconvenient. inimical. inopportune. off. out of the way. ratty. tasteless. unapt. unbecoming. undue. unearthly. unfit. unhappy. unseemly. unsuitable. unsuited. wrong.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Uymazlık.

2.Münasebetsizlik, uygun olmayan iş ve hareket.

3.Kötü hareket, kötü muamele, yaramazlık: Bu adamın uygunsuzluğu mâlûm.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsuitability. unseemliness. impropriety. indecency. disorderliness. inexpediency.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

impropriety. inconvenience. mismatch. unsuitability. unfitness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discord. inaptitude. inconvenience. indelicacy. ineptitude. inexpediency. unfitness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a member of a people who speak Uighur and live in Xinjiang and adjacent areas. the Turkic language spoken by approximately 7,000,000 Uighur people in extreme northwestern China. the script used to write the Uighur language.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) 1.Orta Asya’da büyük devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat yapıtları bırakmış olan bir Türk ulusu. 2.Uygar, medeni. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Uygar yiğit. Uygur’a mensup kişi.

İsimler ve Anlamları by