Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) ne demek? | Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) anlamı nedir? | Uyku Zamanlayıcı (nap Timer)

Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) anlamı nedir?

Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) ne demek?

Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) anlamı nedir?

Uyku Zamanlayıcı (nap Timer) | Dream Meanings


Teknolojik Terim

Önceden belirlenmiş süre sonunda bir alarmı devreye sokar. İstenen süre görünene kadar tekrar tekrar NAP düğmesine basın. Seçilen NAP süresi geçtiğinde, alarm çalar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

TV’yi, bekleme konumundan, önceden belirlenmiş bir süre sonunda (ayar saatinden sonraki 12 saat içinde) açılacak şekilde ayarlayabilirsiniz. 1 saat içinde TV’de herhangi bir işlem yapılmazsa, yeniden bekleme konumuna döner.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

sıfat, eskimiş (a:li:cenap) Arapça

1.Cömert.

2.Onurlu, şerefli: "Senin annen mert, doğru ve alicenap bir kadındır."- Halide Edip Adıvar.

3.zarf Onurlu, şerefli bir biçimde: "Başkalarını tesir altında bırakması, zamanında alicenap davranması onun hakikaten kuvvetli bir kadın olduğunu ispat etmektedir."- Asaf Hâlet Çelebi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

principal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

principal. capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

capital.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., şiir iki kısa ve bir uzun heceden meydana gelen vezin tefilesi, feilun.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (s). şehvet teskin edici (ilaç).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). kanape, üzerine peynir, ançuez veya salam konmuş küçük ekmek.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Cenâb.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ani hava soğuması.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sound sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deep / sound sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [فناپذیر] yok olucu, fani.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unsound sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Kış mevsimi yaklaştıkça, hava soğur, günler kısalır, yapraklar renk değiştirir ve yere düşerler, kar toprağın üzerini kaplar. İnsanlar sıcak alışveriş merkezlerinde ihtiyaçlarını alıp, sıcak arabalarında, sıcak evlerine gelirler. Üzerlerine kazaklar, hırkalar giyerler. İyi de, tabiatta doğal ortamda yaşayan hayvanlar kışı nasıl geçirir, hiç düşündünüz mü?

Bir kısmı daha ılıman yerlere göçeler. Bu konuda kuşlar ve balıklar avantajlıdır. Bazıları kendilerini kışa adapte ederler, daha kalın yeni tüyler çıkarırlar. Hatta bazı tavşan türlerinde karda saklanabilmek için tüyler beyazlaşır. Bazıları yiyeceklerini önceden depoladıkları bir sığınak bulurlar. Bazıları da toprakta derin tüneller açarlar ama bazıları için de kış mevsimini uyuyarak geçirmekten başka çare yoktur.

Genellikle ayıların kış uykusuna yattıkları bilinir ama bu doğru değildir. Gerçi ayılar kışın mağaralarda uzun uzun uyurlar ama bu kış uykusu değildir. Daha doğrusu kış uykusu bir çeşit uyku değildir. Normal canlılarda uyanıkken ve uyku halindeyken, vücut ısısında ve metabolizmanın çalışmasında ciddi bir fark yoktur. Oysa kış uykusu, hayvanların hayat ile ölümü ayıran çizgiye kadar gelmeleri şeklinde tanımlanabilir.

Bazı hayvanların kış uykusuna yatmalarının iki sebebi vardır: Havanın çok soğuması ve yiyecek bulma güçlüğü. Soğuk havada yaşayabilmek için hayvanların daha çok enerjiye ihtiyaç duymalarına rağmen karlı kış günlerinde yiyecek bulma imkanı azalır. Kış uykusu bu zor mevsimde hayvanın enerji ihtiyacını azaltır, enerji tasarrufu sağlar.

Kış uykusu bildiğimiz şekilde uymak değildir. Buna bilim dilinde ‘’hibernasyon’’ diyorlar. Vücut ısısının ortam sıcaklığına düştüğü bu durumu birçok balık türünde, kurbağalarda, sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde görebiliyoruz.

Hakiki anlamda kış uykusuna yatan bir hayvanı (hibernatör) gördüğünüde, ölmüş olduğunu sanabilirsiniz. Vücut ısıları sıfır dereceye kadar düşebilir. Bir dakika içinde sadece brkaç kez nefes alırlar, kalp atış hızı o kadar düşüktür ki, hissedilmez bile. Havalar ısındığında ise vücudun normal düzene geçmesi sadece birkaç saat alır.

Kış uykusuna yatan hayvanlar, uyku süresince kendi vücutlarındaki yağı tükettikleri gibi ara ara uyanarak bulundukları yere yazdan stok ettikleri yiyeceği yiyenler de vardır.

Kış uykusu sırasında hayvanlar vücut ağarlıklarının yüzde kırkına yakınını kaybederler. Bu kaybın yüzde doksanına periyodik olarak uyanmalardaki ısı üretimi ve enerji kaybı sebep olurken geri kalan yüzde on kayıp ise uyku sırasında olur. Kış uyksu kış boyunca sürmez. Hayvanlar havaların soğumaya başlaması ile birkaç günlük bir uyku periyoduna girerler. Kış mevsiminin şartları ağırlaştıkça bu periyotlar uzar.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Çanakyapraklı ikiçe-’ neklilerden bir ağaç ve bunun kırmızı kabuklu sert çekirdekli meyvesi (zizyphus iniubar).

Türkçe Sözlük by

Şifalı Bitki

(çiğde): Ayrı çanakyapraklı ikiçeneklilerden bir ağaç ve bu ağacın verdiği kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçim ve büyüklüğünde bir yemiştir. Güz’ün olgunlaşır. Çiçekleri küçük ve yeşilimsidir. Meyveleri ise tatlımsıdır. Kullanıldığı yerler: Öksürüğü keser. Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.

Şifalı Bitki by

Türkçe Sözlük

(i. botanik). Ayrıtaçyapraklı ikiçeneklilerden bir bitki familyası. Örnek bitkisi hünnap’tır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

refraining. abstaining. abstention. nonaction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to refrain from. to abstain from.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [علاج ناپذیر] tedavi edilmez.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uymaz, tatbik olunamaz, ilgisiz. inapplicabil'ity, inap'plica bleness i. uygun olmayış, tatbik edilemeyiş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. münasebetsiz, uygunsuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. takdir edilemez; belirsiz, pek az, cüzi. inappreciably z. anlaşılmaz derecede, ehemmiyetsiz surette, pek az.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. hoşnutsuz, memnuniyetini göstermeyen.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yaklaşılamaz, erişilemez; eşsiz.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygun olmayan, yakışık almayan, münasebetsiz. inappropriately z. yakışık almaz bir şekilde. inappropriateness i. uygunsuzluk, münasebetsizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

bak. inept.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yeteneksizlik, kabiliyetsizlik; uygunsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) terbiyesiz veya kendini beğenmiş kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Fr. canap4).

1.Arkalı ve iki yanlı uzun sedir. İki, üç kişi oturacak kadar uzun koltuk.

2.Bilhassa gravyer peynirli sıcak sandviç.


Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f .(-ed,- ing veya -ped,- ping) birini zorla veya hile ile kaçırıp götürmek, fidye almak için insan kaldırmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (kenevir demek olan Ar. «kınneb» den). Kenevirden, kaba şeyler dikmeye ve bağlamaya yarayan ince sicim veya kalın iplik: Kınnapla dikmek, bağlamak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

string. twine. pack thread. pack twine.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hibernation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forty winks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

catnap. snooze.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f., Ieh. tık tık vurmak; kırmak, yarmak, parça parça etmek; sinirli konuşmak; dişlerle koparmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sırt çantası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. peygamberçiçeği, bot. Centaurea nigra.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funfair. amusement park. pleasure ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funfair. fun fair. amusement park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amusement park. funfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funfair. amusement park. pleasure ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

funfair. fun fair. amusement park.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amusement park. funfair.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Gürültü azaltımı yöntemi.

Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped,- ping) i. uyuklamak, hafif uykuya dalmak, kestirmek, şekerleme yapmak; gafil bulunmak; dikkatsiz davranmak; i. hafif kısa uyku, şekerleme. I caught him napping. Onu gafil avladım. Hazırlıksız tuttum.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-ped,- ping) (çuha) tüylü yüz, bazı tüylü kumaşların yüzündeki kısa iplikler; f. bezi fırçalayarak tüylendirmek. napless s. tüysüz, tüyü dökülmüş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gasoline jelled with aluminum soaps; highly incendiary liquid used in fire bombs and flame throwers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Incendiary, such as gelled gasoline, used in Vietnam by the French and the Americans using flame throwers and dropping in bombs from aircraft to serves as a defoliant and as an antipersonnel weapon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Napalm is a powdered aluminum soap or similar compound used to gelatinize oil or gasoline for use in napalm bombs or flame throwers, or the resultant gelatinized substance [53].

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Napthenic Acid and Palmitate, a jellied incendiary used as a filler for bombs.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

Jellied gasoline, dropped from attack jets, incinerated anything it hit, produced horrific burns in survivors. gasoline jelled with aluminum soaps; highly incendiary liquid used in fire bombs and flame throwers.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. benzinle karıştırılarak bir yakıt meydana getiren pelte gibi bir bileşim, napalm.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناپایدار] kalıcı olmayan.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ense.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [ناپروا] korkusuz, pervasız.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. sofra örtüleri ve peçeteleri.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. neftyağı, gazyağının çok hafif bir cinsi; petrol.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., kim. naftalin.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. turp şeklinde (kök).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. peçete, peşkir; İng. çocuk bezi; sıhhi pamuk, hijyenik bağ. napkin ring peçete halkası.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Napoli şehri. Naples yellow antimon boyası, açık sarı boya.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. pötifur; yirmi franklık Fransız altını, Napolyon altını, bir iskambil oyunu; b.h. Napolyon. Napoleonic s. Napolyon'a ait.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. ileri doğru çıkmış yukaç.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. yayık tabak.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s., i. sert; sarhoş; i., (İskoç) sert bira.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. havlı, tüylü; kıvırcık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., İng, k.dili çocuk bezi.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) hazır bulunmama, gıyap, yokluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

siesta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

siesta.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kıdemli kimse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Avustralya'ya ve Yeni Zelanda'ya mahsus bir çeşit balık.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. Hollanda ve Almanya'ya mahsus alkollü sert içki.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [شفاناپذیر] iyileşmez, onulmaz, şifa bulmaz.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. hardal yakısı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. ( -ped, -ping) i., s., z. şakırdatmak; çatırtı ile kopmak veya koparmak; çat sesiyle kapanmak veya kapatmak; dişleriyle kapma sesi çıkarmak; kıvılcım saçmak (göz); birdenbire harekete geçmek; enstantane fotoğraf çekmek; i. kapma; kopma; kopma sesi; h

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

ön kenarı aşağı veya yukarı bükülebilen şapka.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. aslanağzı, bot. Antirrhinum lesser. snapdragon danaburnu, bot. Antirrhinum orontium.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. çat diye ses çıkaran şey; büyük kaplumbağa; levreğe benzer bir balık, zool. Lutianus.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. aksiliği tutmuş, babası üstünde olan, huysuz. snappishly z. aksilik ederek. snappishness i. huysuzluk, aksilik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. enstantane fotoğraf.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyot. iki nevronun birleştiği yer.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., biyol. kromozomların birleşmesi; bak. synapse.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Dikte etme cihazlarında kayıt başlangıcına saat ve tarihin otomatik olarak kaydedilmesidir.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

very light sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. müracaat edilemez; huk. temyiz edilemez.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. zevksiz, cazip olmayan, nahoş.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. arkadaşlık edilmesi zor olan; ulaşılmaz; yaklaşılmaz; mukayese edilemeyecek kadar üstün.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uygunsuz; muhtemel olmayan; zeki olmayan. unaptly z. uygunsuzca. unaptnoss i. uygunsuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

f. (-ped, -ping) yayına basarak gevşetmek; açmak (çıtçıt).

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleeping. sleep. rest. nap. repose. shuteye. slumbers. dorm-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. repose. rest. sleep. slumber. zizz. sleepiness. shut-eye.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. repose. shut- eye. shut eye. slumber. zizz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleepy sickness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

barbiturate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Uyku insan hayatında sırrı tam olarak çözülememiş enteresan bir olaydır. Uykunun nasıl olduğunu bir bakıma hepimiz biliriz. Uyuyan bir insanda aşağıdaki durumlar gözlemlenir; o Yatarak uyur. o Gözleri kapalıdır. o Çok yüksek bir ses olmadıkça, hiçbir şeyi işitmez. o Daha yavaş ve ritmik olarak nefes alır. o Adaleler tamamen gevşemiştir. (Eğer bir koltukta otururken uyumuşsanız, derin uykuda koltuktan düşebilirsiniz.) o Bir veya iki saatte bir kendi vücudunu elleri ile kontrol eder.

Bunlara ilave olarak kalp atışı yavaşlar ve beyinde rüya denilen çok ilginç olaylar oluşur. Diğer bir deyişle uyuyan insan çevresinde oluşan şeylerin çoğuna ilgisizdir. Uyuyan bir insan ile komada olan bir hasta arasındaki en önemli fark, uykuda olanın yeterli bir dış müdahale ile uyandırılabilmesidir.

Vahşi doğada yaşayan hayvanlar için bu düzgün ve etrafa ilgisiz, yaklaşık sekiz saatlik uyuma periyodu pek mümkün görünmemekte, bu durumun insanın evrimi süresince oluştuğu sanılmaktadır.

Sürüngenler, kuşlar ve memeliler hepsi uyurlar. Onlar da uykularında kısa süreler için de olsa çevreleri ile ilişkilerini keserler. Bazı balıkların ve kurbağa gibi hem suda, hem de karada yaşayanların da belirli sürelerde aktivitelerini yavaşlattıkları, fakat hiçbir zaman çevre ile ilgilerini kesmedikleri biliniyor. Böceklerin ise uyuyup uyumadıkları bilinmiyor, ancak onların da bazıları gece, bazıları gündüz hareketsiz kalıyor.

Beyin dalgaları üzerine yapılan çalışmalar sonucu, sürüngenlerin rüya görmedikleri, kuşların çok az, memelilerin ise hepsinin uykularında rüya gördükleri saptanmıştır. İlginç olan noktalardan biri şu ki, inekler ayakta uyurken değil de, yatarken rüya görebilmektedirler.

Hayvanların uyku süreçleri de farklıdır. Örneğin insan bir kere ve uzun süre uyurken, köpekler kısa aralıklarla bütün gün uyurlar. Hayvanların bazıları uyku için geceyi tercih ederken, bazıları gündüzü tercih eder.

İnsanların uyku ihtiyacı yaşlandıkça azalır. Yeni doğmuş bir bebeğin uyku ihtiyacı günde 20 saat iken, dört yaşında 12 saate, on sekiz yaşında 10 saate düşer. Yetişkinler uyku için 7-9 saate ihtiyaç duyarlar ama, genelde 6 saat yeterlidir.


Genel Bilgi by

Genel Bilgi

Uyku insan hayatında sırrı tam olarak çözülememiş enteresan bir olaydır. Uykunun nasıl olduğunu bir bakıma hepimiz biliriz. Uyuyan bir insanda aşağıdaki durumlar gözlemlenir;

• Yatarak uyur.

• Gözleri kapalıdır.

• Çok yüksek bir ses olmadıkça, hiçbir şeyi işitmez.

• Daha yavaş ve ritmik olarak nefes alır.

• Adeleler tamamen gevşemiştir.(Eğer bir koltukta otururken uyumuşsanız, derin uykuda koltuktan düşebilirsiniz.)

• Bir veya iki saatte bir kendi vücudunu elleri ile kontrol eder.

Bunlara ilave olarak kalp atışı yavaşlar ve beyinde rüya denilen çok ilginç olaylar oluşur. Diğer bir deyişle uyuyan insan çevresinde oluşan şeylerin çoğuna ilgisizdir. Uyuyan bir insan ile komada olan bir hasta arasındaki en önemli fark, uykuda olanın yeterli bir dış müdahale ile uyandırılabilmesidir.

Vahşi doğada yaşayan hayvanlar için bu düzgün ve etrafa ilgisiz, yaklaşık sekiz saatlik uyuma periyodu pek mümkün görünmemekte, bu durumun insanın evrimi süresince oluştuğu sanılmaktadır.

Sürüngenler, kuşlar ve memeliler hepsi uyurlar. Onlar da uykularında kısa süreler için de olsa çevreleri ile ilişkilerini keserler. Bazı balıkların ve kurbağa gibi hem suda, hem de karada yaşayanların da belirli sürelerde aktivitelerini yavaşlattıkları, fakat hiçbir zaman çevre ile ilgilerini kesmedikleri biliniyor. Böceklerin ise uyuyup uyumadıkları bilinmiyor, ancak onların da bazıları gece, bazıları gündüz hareketsiz kalıyor.

Beyin dalgaları üzerinde yapılan çalışmalar sonucu, sürüngenlerin rüya görmedikleri, kuşların çok az, memelilerin ise hepsinin uykularında rüya gördükleri saptanmıştır. İlginç olan noktalardan biri şu ki, inekler ayakta uyurken değil de, yatarken rüya görebilmektedirler.

Hayvanların uyku süreçleri de farklıdır. Örneğin insan bir kere ve uzun süre uyurken, köpekler kısa aralıklarla bütün gün uyurlar. Hayvanların bazıları uyku için geceyi tercih ederken, bazıları gündüzü tercih eder.

İnsanların uyku ihtiyacı yaşlandıkça azalır. Yeni doğmuş bir bebeğin uyku ihtiyacı günde 20 saat iken, dört yaşında 12 saate, on sekiz yaşında 10 saate düşer. Yetişkinler uyku için yedi-dokuz saate ihtiyaç duyarlar ama, genelde 6 saat yeterlidir.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sack time.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleeping bag. body bag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Önceden belirlenmiş süre sonunda bir alarmı devreye sokar. İstenen süre görünene kadar tekrar tekrar NAP düğmesine basın. Seçilen NAP süresi geçtiğinde, alarm çalar.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Programlanabilir otomatik kapanma. Bu işlev, uzaktan kumanda ile seçilerek TV alıcısının belirli bir süreden sonra bekleme moduna girmesini sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Uykuyu çok seven, çok uyuyan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sluggard. slumberous. a great sleeper. sluggard. sleeper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lie-abed. late riser. sleepyhead.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleepy. dozy. drowsy. blear-eyed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dopey. dozy. drowsy. sleepy. dopy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyku sersemliği üzerinde iken.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Kundaktaki yavrunun avucunda biriken pürüz.

2.Kuzunun gırtlağında bulunan irice bezler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sweetbread. pancreas. scurf on baby's hand.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

somnolent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

slumberous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyumayan, uyuyamamış: Uykusuzum; bu gece uykusuz kaldım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleepless. wakeful. unsleeping.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insomniac. sleepless. wakeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

wakeful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyumama, uyuyamama: Uykusuzluk adamı sersem eder.

Türkçe Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Tıp dilinde insomnia denilen uykusuzluğu doğuran nedenler çeşitlidir. Örneğin yorgunluk, mide şişkinliği, hazımsızlık, zayıflatıcı veya uyarıcı ilaçlar, fazla sıcak, rahatsız edici ışık, gürültü sinir bozukluğu, fazla miktarda çay, kahve veya sigara içmek, ağrılar, kalp veya akciğer hastalıkları, ateş, kaşıntı, günlük olayların etkisi, yatağın uygun olmaması, tedirginlik gibi nedenler uykusuzluğa neden olur. Uykusuzluğu doğuran nedeni bulmak gerekir. Basit uykusuzluklarda yatmadan önce sigara, çay, kahve gibi şeyler içmemek, müzik dinlemek, yatak odasını havalandırmak, bir bardak sıcak süt içmek ve sıcak banyo yapmak çok faydalıdır. Ayrıca aşağıdaki reçeteler de kullanılabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Kakule, su.

Hazırlanışı : Yatmadan 1 saat önce kabukları çıkarılmış 5 tane kakule yenip üzerine bir bardak su içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insomnia.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insomnia. sleeplessness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., k.dili. kendini bir şey zanneden delikanlı.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Ses bilgisinin ilk bir kaç saniyesini sürekli olarak kaydeden bir özelliktir. Böylece kayıt düğmesine geç basılsa bile kaydın başlangıcı yakalanabilir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Cihazın oynatmaya ya da kaydetmeye başlamasını sağlayan bir harici zaman anahtarının kullanılmasını sağlar.

Teknolojik Terim by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.-F.) [زوال ناپذیر] yok olmayan, kalıcı.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by