Uyum (harmony) ne demek? | Uyum (harmony) anlamı nedir? | Uyum (harmony)

Uyum (harmony) anlamı nedir?

Uyum (harmony) ne demek?

Uyum (harmony) anlamı nedir?

Uyum (harmony) | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

Bütünü meydana getiren ilgili öğelerin/parçaların kendi aralarındaki iletişimi. W. Kandinsky`e göre; “Armoni, kompozisyondur.” Müzikten ödünç alınan bu terim, resim unsurlarının tatmin edici veya hoşa gidecek biçimde düzenlendiği duygusunu dile getirir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büyümek işi. Büyümüş, terbiye olunmuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. development. increase. growing. enlargement. expansion. accretion. accrual. augmentation. juvenescence.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

buildup. expansion. extension. growth. sprawl. development.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth. growing up. development. accretion. accrual. augmentation. enlargement. expansion. extension. growing. increase. upgrowth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

growth rate. rate of growth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Büyüme fiili. Büyük olmak, hacim ve değeri artmak: Üstüne bir kat daha çıkılınca ev hayli büyüdü.

2.Gelişmek, boybos salmak: Bu ağaç büyüdü.

3.Yaşlanmak, yaşı ilerlemek, kocamak: Onun çocuğu büyüdü.

4.Boy atmak, uzamak: insanlar ekseriya on sekiz yaşına kadar büyüyüp sonra bir kararda kalırlar.

5.Rütbe, makam ve itibarca yükselmek: Siz büyüdünüz artık, bizimle görüşmeye tenezzül etmezsiniz.

6.Genişlenmek, bollaşmak, tevessü etmek: Oda, bahçe, havuz büyüdü.Şiddet, kuvvet ve ehemmiyet kesbetmek, şiddeti artmak: Kavga büyüdü.Çoğalmak, tekessür etmek: Serveti çok büyüdü.Terbiye olunmak: İnsan nerede büyürse oranın ahlâkını alır. Dağda büyümek = Terbiyesiz ve kaba olmak. Göze büyümek = Izâm olunmak, çok ehemmiyet verilmek, zor gelmek: Nasılsa bu iş sizin gözünüzde çok büyüdü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

grow. grow up. increase. extend. enlarge. greaten. accrue. augment. bulk. expand. flourish. hatch. outgrow. shoot up. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

develop. enlarge. expand. grow. thrive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to grow (up. to become large. to become more important. augment. enlarge. grow. grow out. grow up. increase. sprout. swell. wax.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Card bus, bellek sürücülerinin ve diğer çevre birimlerinin, bir bilgisayara entegre edilmesini sağlayan standart bir arayüzdür. Card bus, PCMCIA biçiminin geliştirilmiş halidir ve 32 bit/33 MHz bus-mastering uygulamalarına olanak tanımaktadır.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Bir ila 4 yaşları arasındaki çocukların; geceleri 13, öğleden sonra da 2 saat olmak üzere, günde 15 saat uyumaları, sıhhatli büyümelerini sağlar. 5 ile 7 yaşları arasındaki çocuklara ise, geceleri 11-13 saat uyku yeterlidir. 8-14 yaşları arasında 9-11 saat; 15 yaşından sonra da 8 saat uyku yeterli gelir. 20 yaşını geçenlere 6-8 saat gece uykusu yeterlidir. Hiçbir hastalığı olmadığı halde normalden fazla uyumayı alışkanlık haline getirenlere aşağıdaki reçeteler uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Kurutulmuş patlıcan.

Hazırlanışı : Öğle yemeklerinde kurutulmuş patlıcan yenir.


Sağlık Bilgisi by

Sağlık Bilgisi

Kısa süreli dil büyümelerinde aşağıdaki reçeteler kullanılır. 2-3 günde geçmeyen dil büyümesinde, doktora başvurmak gerekir.

Tedavi için gerekli malzeme : Nar kabuğu, şeftali, su.

Hazırlanışı : 1 bardak suya bir avuç nar kabuğu konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Suyuna 3 su bardağı şeftali suyu ilave edilip, gargara yapılır.


Sağlık Bilgisi by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). ahenksizlik, uyumsuzluk, düzensizlik.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

native born.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

born and grown up at. native. born and bred.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Maksimum kaydetme esnekliği için Sony HDD / DVD kaydediciler Dual RW uyumludur. Bu, DVD-RW, DVD+RW, DVD-R ve DVD+R disklerine kaydedebilecekleri anlamına gelir. Yenilikçi bir özellik; geniş kayıt ortamı seçimi ve PlayStation®2 ve bilgisayarlar dahil olmak üzere diğer DVD aygıtlarıyla uyumluluk sağlar.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.). Duyma, duyuş.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji). Duymak işi. Bir tenbihin duyulabildiği en aşağı derecesi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation. sense. sensation ihsas.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial. sensory. sensuous.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sensorial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

feel. to feel. to sense.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. psikoloji) (uyd. k.). Dış varlıkların tesirlerine, bilhassa hissi tesirlere karşı ilgisizlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

apathy.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to make sb feel sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

DHR-1000, adaptör kullanılmasına gerek olmadan DV ya da MiniDV kasetler kullanabilirler. Kasetin boyutu otomatik olarak belirlenir ve makara tablası konumu buna göre ayarlanır.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Geri doğru uyumluluk, aygıtların eski kuşak biçimlerle çalışabilmesini tanımlayan bir terimdir. DVD Video oynatıcılar, DVD’lerin yanı sıra ses CD’leri ve Video CD’ler de oynatabilmektedirler.

Teknolojik Terim by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i.) ahenk, uyum; (müz.), harmoni, seslerin uyması; uygunluk; ahenk ilmi .

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. Y.). Piyanoya benzeyen ve körüğü ayakla işletilen küçük org. (bk.) Armonyum.

Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Bu özellik, makinenin fotoğrafçılık çok yönlülüğünü ve yaratıcılığını artırmak için isteğe bağlı objektiflerin ya da filtrelerin eklenmesine izin verir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(I.). Altın ve gümüşten yapılma süs maddeleri.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Altın ve gümüşten süse ait şeyler yapan san’atkâr, Fars. zerger: Kuyumcu işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jeweller. jeweler. goldsmith.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jeweler.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

goldsmith. jeweller. jewel l er.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Kuyumcu san atı, altın ve gümüşten süsler yapmak san’atı, Osm. zer-gerlik.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

jewellery. jewelry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

the work of a jeweller.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Cyber-shot® fotoğraf makinesi, dijital fotoğraflar ve MPEG filmler için 1 GB’a varan alan sağlayan Memory Stick PRO™’yu, isteğe bağlı bir depolama ortamı olarak kullanabilirler.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Bu özelliğe sahip kaydediciler, SCART üzerinden Pay-TV Dekoderlerine bağlanabilirler.

Teknolojik Terim by

Sağlık Bilgisi

Prostat bezi, idrar torbasının boynu ile idrar yolu başlangıcını çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir guddedir. Yalnız erkeklerde bulunur. Prostat bezi, 50 yaşını geçen erkeklerde büyümeye başlayıp, rahatsızlık verebilir. Hastalığın belirtileri gecenin son kısmında idrara kalkmak, gündüzleri sık sık idrar yapmak, idrar yapmakta zorluk, idrarın yavaş yavaş akması, idrarın başında veya sonunda bir damla kan şeklinde görülür. Kesin tedavi ameliyatla gerçekleşir. Ancak tedavi maksadıyla aşağıdaki reçeteler uygulanabilir.

Tedavi için gerekli malzeme : Mazı, su.

Hazırlanışı : Dört bardak suya 2 tutam mazı konur. 10 dakika kaynatıldıktan sonra süzülür. Günde 3 kere, birer çorba kaşığı içilir.


Sağlık Bilgisi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissonance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.), iplik sapı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

vowel harmony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyma, Ahenk.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

congruity. unison. harmony. concordance. accordance. conformity. concord. accord. symphony. accommodation. balance. chime. coherence. coherency. concert. concinnity. congruence. consecution. consistency. consonance. keeping. proportion. rapport. rhyt.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

accordance. concord. conformity. consistency. harmony. tune. unison. accommodation. adaptation. accord. adjustment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

concinnity. accord. accordance. concert. congruity. consistency. consonance. harmony. match merging. observance. ramp. rhythm. taste. tune. cohesion.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Bütünü meydana getiren ilgili öğelerin/parçaların kendi aralarındaki iletişimi. W. Kandinsky`e göre; “Armoni, kompozisyondur.” Müzikten ödünç alınan bu terim, resim unsurlarının tatmin edici veya hoşa gidecek biçimde düzenlendiği duygusunu dile getirir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uyumak işi. (bk.) Uyumak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Uykuya varmak, uykuda olmak: Çocuk uyudu; siz geldiğinizde ben uyuyordum, mec.

1.Gafil olmak, gaflet uykusunda bulunmak: Herkes ilerliyor biz uyuyoruz.

2.(iş) Geri kalmak, tehir olunmak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sleep. go to sleep. be asleep. rest. have rest. snooze. slumber. be inactive. doss. kip.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. sleep. slumber. to sleep. to be asleep. to kip. to fall asleep. to go off. to go to sleep.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

kip. sack in. zizz.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmonious. harmonic. concordant. well-matched. deferent. symphonious. rhythmic. melodious. accommodating. canorous. coherent. compatible. conformable. congenial. congruent. congruous. consentient. consequent. consonant. deferential. elastic. respons.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

amenable. matching. melodic. melodious. musical. harmonious. concordant. compatible. adaptable. well-adjusted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compatible.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmoniousness. suppleness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

harmony.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

compatibility.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disagreable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

awkward. discordant. maladjusted. inharmonious. incompatible. not adaptable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dissonant. inadaptable. incongruous. inharmonious. square peg.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disharmony. discord. discordance. maladjustment. clash. disparity. dissonance. divided counsel. inadaptability. incompatiblity. inconsistency. inconsonance. mismatch. unconformity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

discord. discrepancy. disparity. dissonance. lack of harmony. disharmony. discordance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

disharmony. dissonance. disunity. incongruity. incoordinate. incoordination.

Türkçe - İngilizce Sözlük by