Uyuz Olmak | Uyuz Olmak ne demek? | Uyuz Olmak anlamı nedir?

Uyuz Olmak | Anlamı Nedir?


Aradığınız kelime: uyuz

Türkçe Sözlük

(I. A. «Ebreş» ten). 1. Alaca benekli (At). 2. Tüysüz yerlerinde uyuz gibi bir hastalığı olan (At), yukarıda anılan illet.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (tıp). Uyuz hastalığı. Cerb-ül-cefân, eerb-ül-ayn = Göz kapaklarının iç tarafında çıkan sivilceler. Cerb-ülmia, cerb-ül-killiyye = Barsaklarda ve böbreklerde çıkanları.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (mü. cerebiyye) (tıp). Uyuza ait, uyuzla alâkalı.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i)., (ilah). isa'nın yeryüyüzünde bin yıl hüküm süreceği doktrini.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (feyz’in cem’i olan füyûz’un cem’i). Feyzler. (bk.) Feyz.

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. füyûz) (çokluğunun çokluğu: Füyûzât başlıca dördüncü mânâ ile kullanılır). 1. Bolluk, mahsul vesaire fazlalığı: Feyz ve bereket. 2. Nimet, ihsan, kerem: ilâhî feyz. 3. İlerleme, terakki, olgunluk bulma: Tahsil eden elbette feyz bulur. 4. Mânevî saadet: Tanrı’nın füyOzâtına nail olmak.

Türkçe Sözlük

(i. A. c. ve bunun ikinci cem’i: füyûzât) (m. feyz). Feyzler. (bk.) Feyz.

Türkçe Sözlük

(f.). 1. iki veya fazla kimsenin karşılıklı konuşması; karşılaşmak, buluşmak: Kardeşimle çoktan görüşmedim. Komşularla her gün görüşürüz. Görüşmeyeli nasılsınız? Birbirimizi görmeyeli. 2. Konuşmak, sohbet etmek, muhabbet eylemek: Bir saat kadar görüştük. Öteki beriki ile görüşmeye sarfedeceğim zamanı kitap okumaya ayırsam daha faydalı olur. Uzun uzadıya görüştük. 3. Söyleşmek, konuşmak, müzakere etmek: Bu iş için görüşmeliyiz. Kendileriyle görüşüp bir karar verelim. 4. Sohbet, anlaşma, temas etmek: O, kimse ile görüşmez. Görüştüğü adamlar sayılıdır. 5. Tanışmak, birbirini tanımak, tanışıklığı bulunmak, Osm. muârefesi olmak veya muârefe peyda etmek: Falan zatla görüşüyor musunuz? Komşuyuz ama, görüşmüyoruz. Alçaktan görüşmek = Dalkavukluk etmek, aşağıdan almak, Osm. müdârâ etmek. Görüşmemek = Dargın olmak, münasebeti kesmek: Ben, onunla görüşmüyorum.

İngilizce - Türkçe Sözlük

(f.), (i.) kaşınmak, gidişmek; şiddetle arzu etmek; (i.) kaşıntı, kaşınma, gidişme; şiddetli arzu; uyuz hastalığı. itching palm aşırı kazanç hevesi. itchiness (i.) kaşınma, gidişme. itchy (s.) kaşıntılı.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Kaşınmak ihtiyacını duymak: Elim, başım kaşınıyor. 2. Tırnakla veya diğer sert bir şeyle kendi vücudunun gidişen yerini oğmak: Uyuz olmuş gibi devamlı kaşınıyor. Kaşınmak için tırnaklarını uzatmış. 3. mec. Kavga veya diğer bir şeye bahane aramak, kendi aleyhinde olan bir şeye sebep vermek: Dayak yemek için kaşınıyor.

Şifalı Bitki

(hınna): Kınaağacıgiller familyasından, anayurdu Hindistan olan ve Arabistan’da ve Akdeniz ikliminde yetiştirilen ayrık dallı, beyazımsı kabuklu, karşıt yapraklı bir ağaçtır. Çiçekleri beyaz renkli ve keskin kokuludur. Kurutulmuş yapraklarından kına elde edilir. Saç ve parmakları boyamakta kullanılır. Kullanıldığı yerler: Ayak terlemelerine engel olur. Dolamada kullanılır. Uyuz ve egzamaya iyi gelir. Guatrın üzerine bağlanırsa, faydası görülür. Sarılık, idrar zorluğu, gastrit ve kolit’de iyileştiricidir. Ağız yaraları ve deri çatlaklarını tedavi eder.

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Yaşın zıddı, rutubeti çekilmiş, Ar. yâbis, Fars. huşk: Kuru ağaç, kuru ot, kuru çamur. 2. Yağmur yağmayan, susuz: Kuru ova, kuru arazi. 3. Arık, zayıf, etsiz: Kupkuru bir adam. 4. Döşenmemiş, çıplak, açık: Kuru tahta, kuru yer. 5. Sade, katıksız: Kuru ekmek. 6. Başka bir mevsimde yenmek üzere güneşte kurutulmuş: Kuru meyve, kuru balık, kuru üzüm. 7. Sıvı salgısı olmayan. Kuru öksürük = Balgamsız. 8. Kar ve yağmuru olmayan: Kuru hava, kurusoğuk. 9. Kurşunu olmayan, kurşunsuz: Kurusıkı. 10. Boş, asılsız, nâfile, tesirsiz ve sebepsiz: Kuru söz, kuru lâf, kuru gösteriş, kuru patırdı. 11. Harçsız: Kuru duvar. Kuru başına = Yalnız, Fars. bî-kes. (denizcilik) Kuru havuz = Gemilerin tamiri ve temizlenmesi için sokuldukları havuz ki, gemi girdikten sonra suyu tulumba İle alınıp gemi kızakta kalır. Kuruda kalmak — Cezirde gemi oturmak. Kuruda = Yerde, karada, (denizcilik) Kuru direk = Fırtınalı havada yelkensiz olarak rüzgârın şevkine tâbî olmak. Tuzu kuru = İşi sağlam, şüphe götürür hâli olmayan. Kurukuruya = Boşuboşuna, büsbütün nafile. Kurukahve = Pişirilmemiş, kavrulmuş kahve tozu. Kuru keçik = Uyuz hastalığı. Gülkurusu = Gül kurusunun rengi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. hayvanlarda uyuz hastalığı .

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. uyuz, uyuz gibi olan; perişan, pis, iğrenç, tiksinti veren. manginess i. uyuzluk.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. kızamık; domuz uyuzu. German measles kızamıkçık.

Şifalı Bitki

(benefşe): Menekşegiller familyasından; çiçekleri tek renkli, bir veya çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları yürek biçiminde ve hemen hemen sapsızdır. Genellikle az veya çok koyu renkli olur. Beyaz renklileri de vardır. İlkbahar aylarında çiçek açar. Kullanıldığı yerler: Terletir. Vücuda rahatlık verir. Kanı temizler. Vücutta biriken zehirlerin atılmasını sağlar. Nikris ve romatizmada faydalıdır. Kabızlığı giderir. Sıracada faydalıdır. Cilt hastalıklarında da kullanılır. Lapası yaraların iyileşmesini sağlar. Menekşe yağı, egzama ve uyuzu tedavi eder. Boğmaca ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Sulu temriyeleri de tedavi eder.

Türkçe Sözlük

(MU, MÜ) (e.). Soru edâtı olup kelimelere eklenir: Bu misafir mi? Geldi mi? Gelecekler mi? Ben mi? Böyle mi? Değil mi? Yok mu? Bazı kiplerde araya da girer: Gelir misin? Gidiyor muyuz? Gelecek miydi? Gelmiş misiniz? Mürekkep olmayan kiplerde böyle olmaz, çokluk edâtından ayıramaz: Geldi mi? Geldiniz mi? Gördünüz mü? Gelirler mi? Gelmişler mi? gibi.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. kene, sakırga; ufak para, akçe; çok ufak şey. cheese mite peynir kurdu, zool. Acarus siro. itch mite uyuz böceği, zool. Sarcoptes scabei.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. merhem. sulfur ointment uyuz merhemi.

Şifalı Bitki

(alliarie): Turpgiller familyasından; dik saplı, küçük beyaz çiçekli bir bitkidir. Oluşturulduğu zaman sarımsak kokusu verir. Hemen hemen her yerde bulunur. Kullanıldığı yerler: Temriye uyuz ve yaraların tedavisinde kullanılır.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., f. (-bed, -bing) yara kabuğu; koyun uyuzu; bitki yapraklarına musallat olan bir hastalık; k.dili greve katılmayan veya grevcilerin yerine çalışan işçi; (argo) habis herif; f. kabuk bağlamak (yara), kabuklanmak; k.dili grevcilerin yerine çalışmak.

İngilizce - Türkçe Sözlük

s. yara gibi kabuk kabuk olan; uyuzlu (koyun). scabbiness i. kabukluluk; uyuz.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i., tıb. uyuz illeti. scabious s. uyuzlu, kaşıntılı; bot. uyuz otu tipinde.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. uyuz otu, bot. Scabiosa arvensis. field scabious misk çiçeği, bot. Knautia arvensis.

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. deri üzerinde hası1 olan kepek. dry scall uyuz. moist scall egzama .

Türkçe Sözlük

(i.). 1. Sarkop denilen ve örümcek soyundan gözle zorlukla görülecek kadar küçük olan bir böceğin, üstderinin altına girerek yaptığı kaşındırıcı bir deri hastalığı. 2. Bu hastalığa tutulmuş kimse. 3. mec. Beceriksiz, pısırık.

Sağlık Bilgisi

Serkopt denilen gözle zorlukla görülecek kadar küçük olan uyuz böceğinin, üst derinin altına girerek meydana getirdiği kaşındırıcı ve bulaşıcı bir deri hastalığıdır. Özellikle el, bilek, parmak araları, koltuk altları, karın bölgesi ve kaba etlerde şiddetli kaşıntılar ve çizgi şeklinde yaralar görülür. Yapılacak ilk iş hastanın ve ilişkide bulunduğu kimselerin bütün çamaşırlarını, elbiselerini, yatak örtü ve çarşaflarını yıkamaktır. Sonra aşağıdaki reçeteler uygulanır. Her ilaç tatbik edildikten bir saat sonra yıkanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Şeftali veya söğüt yaprağı.

Hazırlanışı : Bir avuç şeftali veya söğüt yaprağı iyice dövülüp, uyuz olan yerlere konur. Bu işlem 3 gün arka arkaya uygulanır.

Türkçe - İngilizce Sözlük

itchy. mangy. scabious. scabby. slouchy. heartless. inert. languid. slouching. stick-in-the-mud. itch. mange. scab. scabies.

Türkçe - İngilizce Sözlük

killjoy. mangy. scabies. the itch. mange. scab. itchy. scabby. sluggish. indolent. bloody-minded.

Şifalı Bitki

(şeytanotu): Tarakotugiller familyasından; bir veya çok yıllık bir bitkidir. Birçok türü vardır. Yabanileri, genellikle kumlu yerlerde yetişir. Kullanıldığı yerler: Cilt hastalıklarında kullanılır. Uyuzda faydalıdır.