Uzak Görüşlü ne demek? | Uzak Görüşlü anlamı nedir? | Uzak Görüşlü

Uzak Görüşlü anlamı nedir?

Uzak Görüşlü ne demek?

Uzak Görüşlü anlamı nedir?

Uzak Görüşlü | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

long sight. long- sighted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Uzaktan kumanda sinyalleri alıcıya iletmenin yanı sıra, alıcıdan menüler, RDS bilgisi gibi bilgileri de alır. Bunlar uzaktan kumandanın LCD ekranında görüntülenir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(bk.) Buzağı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farther. further.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hidebound. insular.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

narrow-minded. hidebound. illiberal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

insularity.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farseeing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

far- sighted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

farsightedness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

of limited view.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Yerel Uygulama Kontrol Veri Yolunu kullanarak cihazla iletişim kuran bir uzaktan kumanda. Ev video kaydedicileriyle, bir oynatıcıyla birlikte senkronize düzenleme olanağı sağlayan değiştirilebilir kumanda işlevleri sunar.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiations.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MÜZAKERE) (i. A. «zikr» den masdar) (c. müzâkerât).

1.Bir iş hakkında söyleşme, bir karar vermek üzere bir yere gelinip fikir söyleme: Bu işi yarın müzakere edeceğiz.

2.Bir meclis veya mahkeme heyetinin karar vermeden önce durumu tenha ve gizli olarak konuşması: Hâkimler müzakereye çekildi. 3.Talebenin birleşip dersleri birlikte çalışıp söylemesi: Bizim okulda günde iki saat müzakereye mahsustur, müzakere koğuşu.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

negotiation. debate. discussion. powwow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

conference. debate. consultation. negotiation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

deliberation. conference. consultation. discussion. negotiation. advisement. dealings. debate. parley. powwow. talk. talks.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Eskiden bir kalemde yazılan yazıları okuyup yanlışlarını düzelten kâtip: Kalemin müzakerecisi. 2.Okullarda dersleri tekrar ve müzakere eden yardımcı öğretmen: Sınıfımızın müzakerecisidir (eskimiştir).


Türkçe Sözlük by

Teknolojik Terim

Her objektifin temel ölçüsüdür. Görüş alanını ve dolayısıyla nesnenin ne kadar büyütüldüğünü belirtir. Odak uzaklığının kısa olması, geniş görüş alanı ve düşük büyütme oranı anlamına gelir. Odak uzaklığının uzun olması, dar görüş alanı ve yüksek büyütme oranı anlamına gelir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Objektifin odak uzaklığı, objektif sonsuza odaklandığında, optik eksen boyunca objektifin ikinci temel noktasıyla CCD düzlemi arasındaki mesafedir.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Dijital ve 35 mm fotoğraf makineleri, farklı odak uzaklıklarına sahip objektiflere sahiptirler. Odak uzaklığı, objektif ile sensörün yüzeyi arasındaki mesafedir. Tipik dijital sensörler, 35 mm filmin doğrusal boyutlarının yaklaşık altı biri kadardır. Görüntünün daha küçük dijital sensör üzerine yansıtılabilmesi için, odak uzaklığının aynı ölçüde küçültülmesi gerekmektedir. Örneğin 1/4 inç CCD kullanırken, odak uzaklığının 35 mm filme göre düzeltilmesi için 9,5 faktörüyle çarpılması gerekmektedir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.) (aslı tutmak’tan: tutsak).

1.Kuş ve yabanî hayvan tutmaya mahsus Alet, Fars. dâm: Tuzağa düşmek, tuzağa tutulmak.

2.Pusu: Kendisine tuzak kurmuşlar.

3.mec. Hile: O, bir tuzaktır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trap. a warm corner. snare. decoy. ambush. catch. complot. hook. net. ambuscade. cobweb. gin. lure. noose. springe. toil. toilets. wire. toils. come-on.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambush. decoy. lure. mesh. net. pitfall. snare. stratagem. trap.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ambush. cobweb n. collusion. come on. deadfall. gin. lure. mantrap. mousetrap. net. pitfall. plant. snare. stratagem. toils.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

trapper.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Evin her yerinde tam özgürlük için, TV’nizi, ses sisteminizi ve diğer cihazlarınızı kumandayı kızılötesi alıcıya doğrultmaya gerek olmadan çalıştırın

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Zaman ve yere yakın olmayan, uzun süren: Arabistan buradan uzaktır; o vakitler artık uzaktır.

2.Muhtemel olmayan, beklenmeyen, ihtimal dışı: O işi çok uzak görüyorum.

3.Muhalif, uymaz, uyuşmaz: O adamın fikirleri bana uzaktır.

4.Uzak yerde: Uzak oturuyor; benden uzak. Uzak düşmek = Birbirinden uzak bulunmak. Uzakta bir yer: Uzağa gitmek, uzaktan gelmek. Uzak akraba = Birkaç kuşak önceden, öteden akraba. Uzaktan bakmak = Seyirci kalmak, müdahale etmemek, karışmamak.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

far. distant. remote. out-of-the-way. faraway. off. back. far-off. outlandish. outlying. recluse. standoffish. away. far away. far. afar. aloof. far off. insofar. off. a long way off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afar. aloof. back. cool. distant. far. faraway. farther. off. out. outlying. remote. far-off. off the beaten track. out-of-the-way. improbable. unlikely. outside. distance place. far off. distant place. the distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote. far. out- of-reach. outlandish. wide.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distant relative. distant relation / relative. distant relation. remote kinsman.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (musiki). Yakın bir makama değil, uzak bir makama yapılan geçki.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long sight. long- sighted.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. T. A.) (musiki). Bir makama nisbetle, dizi bakımından, yakın ve benzer olmayan makam.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Az uzak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Uzaklaşmak işi. (bk.) Uzaklaşmak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

becoming distant. retiring from. divergence. divergency. estrangement. remove. revulsion. secession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

secession.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Birbirinden ayrı düşmek: Uzaklaştık da görüşemiyoruz.

2.Mâzide, geçmişte kalmak: O günler uzaklaştı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

become distant. retire. move away. draw away. grow away from. recede. walk away. walk off. wander. wander away. wander off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

diverge. recede. stray.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

absent. back out of sth. clear off. recede. retreat. sashay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

forcible transfer.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

detraction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Birbirinden ayrı düşürmek: Bu masaları biraz uzaklaştırmak

2.Uzağa sürmek.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

estrange. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

zoom out. banish. chase. estrange. fend off. repress. send away. unship sb.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Mesafe veya zamanca yakın olmayış: Çarşının uzaklığı sebebiyle bu ev bize gelmez.

2.Fark, uymazlık: Bu iki mal arasında çok uzaklık vardır.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distance. space. breadth. remove.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distance. space. breadth. remove. span.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

displacement. distance.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distant. away. afar. off. clear. out. at a distance. far away. far off. far. aloof. in the distance. insofar.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afar. apart. away. clear. distant. far. off. way. aloof. far afield.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aloof. away. off. ulterior. well away.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Alâka derecesi az olan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

distant. from a distance. afar. kissing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

a) from afar b) distant.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Elektromanyetik enerjinin bulunmasıyla sözgelimi havadan fotograf çekme gibi, fiziksel özelliklerle ilgili uzak mesafelerden bilgi toplama yöntemi. ( Remote sensing )

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote control.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remote controlled. remote guided. wireless- controlled.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

remotely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Utanılacak bir hâli olmama.

Türkçe Sözlük by