üzme ne demek? | üzme anlamı nedir? | üzme

üzme anlamı nedir?

üzme ne demek?

üzme anlamı nedir?

üzme | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i.). Üzmek işi. (bk.) Üzmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Büzmek işi. (bk.) Büzmek

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constructing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Toplayıp sıkmak, da raltmak. Osm. kabzetmek: Torbanın ağzını büzmek, mec. Ağız büzmek = Beğenme mek, hazzetmemek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

constrict. gather. shrink. astringe. shir. shirr. shrivel.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to gather. to constrict. to pucker. contract. ruffle. shrink.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Toplanıp çekilir yeri olan, kumaşı büzülerek yapılmış: Büzmeli kese, entari.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

false. arranging. arrangement. collecting. collection. fake. forged. assembling. mounting. rigging. setting up. composing. composition. fitting. equipping. pitching. artificial. seeming / spurious argument.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Düzme, sahte.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

false. forged. fake. sham. spurious düzme. sahte.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

False. fake. forged. falsified. phony. pseudo.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahtekâr, düzme şeyler yapan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Sahtekârlık.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

falsification.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Yapmak, işlemek, kılmak: Bir kitap düzdü (bu mânâ artık istanbul’da kullanılmamaktadır).

2.Tertip ve tanzim etmek: Takım düzmek, ev düzmek.

3.Vücuda getirmek, icat etmek, uydurmak, yalandan kurmak: Bu havadisi kendisi düzmüştür.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

prepare. fuck. knock off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

invent. to arrange. to compose. to prepare. to make up. to invent uydurmak. to fuck. to screw. to lay.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to arrange. to compose. to set up. to fit up. to assemble. to mount. to equip. to rig. to design. to layout. to plan. to organize. to prepare. to bring together. to invent a story. to counterfeit. to forge. to rape. invent.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.). Demet: Şua huzmesi = Işın demeti.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(A.) [حزمه] demet.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

indoor swimming pool. natatorium.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(MUZMERR) (I. A. «zımâr» imef.) (mü. muzmerre).

1.Gizil, saklı, örtülü, açıkta olmayen: Bu ticarete başlamak niyeti onda muzmerdi. 2.Anlaşılmaz.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Süzmek işi. (bk.) Süzmek. Süzülmüş, süzgeçten geçirilmiş: Süzme aşure, süzme yoğurt.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filtering. filtration. straining. infiltration. percolation.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filtering. filtration. percolation. decantation. looking attentively. strained.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filtration. straining. filtering. percolation. filtered. infiltration.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

clear / thick honey.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). t. (bir sıvıyı) Süzgeçten veya bir bez ve kumaştan geçirip tortuların geçmesine yol vermeyerek tasfiye etmek: Suyu, sütü süzmek.

2.mec. Yarı kapalı gözle bakıp incelemek: Kendisini baştan ayağa süzdü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filter. ogle. pan. percolate. scan. to filter. to strain. to eye from head to foot. to look attentively. to halfclose the eyes. to examine closely.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

filter. to strain. to filter. to filtrate. to drain. to percolate. to clarify. to extract. to clear. to skin. to refine. segregate. to defecate. infiltrate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Doğru, adil, güvenilir kimse.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Gerip gevşetmek, sülpük etmek.

2.Yorup sıkmak, can sıkmak, ıstırap vermek: Münasebetsiz sözlerle hastayı üzmeyin.

3.Cefa ve eziyet etmek: Bu iş beni çok üzdü.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lead smb. a dance. affect. afflict. aggrieve. agitate. break up. cast down. chagrin. deject. desolate. disgruntle. distress. fret. grieve. grind. grind down. harrow. hatchel. hit. lacerate. mope. pain. pother. put out. sadden. shake. spite. trouble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afflict. agitate. cut. depress. distress. disturb. embitter. gnaw. pain. perturb. sadden. trouble. upset. worry. to upset. to sadden. to distress. to worry. to disturb. to trouble. to cut. to afflict. to affect. to agitate. to put sb out. to hurt. to brea

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

afflict. bedevil. beleaguer. bother. deject. depress. desolate. gall. gnaw. niggle. pain. pull down. sadden. torment.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Sakızotu.

2.Her türlü kokulu ot tohumu.


Türkçe Sözlük by

Genel Bilgi

Kramp vücudumuzdaki kaslardan bir veya birkaçının elimizde olmadan, irade dışı, ağrı yaparak aniden kasılmasıdır. Krampların başlıca sebepleri soğuk, kötü duruş, alkol zehirlenmeleri ve B vitamini eksikliğidir. Bu nedenlerin birinden veya başka bir nedenden dolayı kaslara bol miktarda oksijen alınır ve yakılır. Bu arada laktik asit açığa çıkar. Bu asitin fazlası kaslar tarafından taşınamayarak kramplara sebebiyet verir.

Örneğin mide krampları, mide kaslarının karın tarafında ağrılı olarak kasılmalarıdır. Bilimsel olarak mide kramplarının açlık belirtisi veya bir mide hastalığının işareti olabileceği ileri sürülürken halk arasındaki genel inanış, tok karnına denize girmenin de mide krampına sebep olabileceği şeklindedir.

Eskiden uzmanlar da böyle düşünüyordu ama artık değil. Yıllar önce boğulma olaylarının çoğunun dolu mide ile yüzmeden ve bu nedenle mideye giren kramptan kaynaklandığı sanılıyordu. Aslında mide krampı özellikle denizde yüzerken oluştuğunda sonuç bakımından en tehlikeli olanlarındandır

Daha sonraları yapılan araştırmalar gösterdi ki, yemekten sonra denize girme ile oluşan mide krampları çok sık rastlanan bir olay değildir. Belki de yemekten sonra biraz rahatça kestirmek isteyen cankurtaranların abarttığı bir şeydir. Ancak yine de dolu mide ile uzun mesafeler yüzülmesi tavsiye edilmez. Nedeni ise kramp değil tehlikeli bir şekilde aşırı yorulmadır.

Bu yorulmanın altında yemekten sonra duyulan uyuşukluk hissi yatıyor. Vücudumuzun kol ve bacak kısımları kuvvetle çalıştıkları zaman daha güçlü bir kan akımına gerek duyarlar. Bu nedenle de koşarken veya yüzerken bacaklarımıza daha çok kan gider.

Yemekten sonra ise sindirim organlarımız yoğun bir şekilde çalışmaya başlarlar ve bu sefer onlar ekstra kana ihtiyaç duyarlar. Bu kan kaslardan ve beyinden çekilerek gelir. Bundan dolayı yemekten sonra uyuşukluk ve yorgunluk hissedilir. Hele bir de kanı çekilmiş kol ve bacaklarla yüzmeye kalkışılırsa, risk yaratacak şekilde bir yorulma ortaya çıkabilir. En iyisi yemekten sonra yüzmek yerine kısacık güzel bir uyku çekmektir.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(i.). Yüzmek işi. (bk.) Yüzmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

natatory. swimming. bathing. flotage. flotation. natation. swim. swimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathe. bathing. swim. swimming. floating.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathe. flotation. swim. swimming.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

Yüzme yarışları serbest (kravl), kelebek, kurbağalama ve sırtüstü olmak üzere dört ayrı kategoride yapılır. Ancak ‘kelebek’ gibi her insanın kolay kolay yüzemeyeceği bir sitilin niçin yarışmalara alındığı pek bilinmez. Aslında bütün stillerin orijini kurbağalamadın Uluslararası yüzme federasyonu kurulmadan önce başka ilginç kategoriler de vardı. Örneğin 1900 yılında Fransa’da Sen nehrinde yapılan 200 metre engelli yarışında, yüzücüler sudaki direklere çıkıyor, sandalların altlarından geçiyorlardı.

Bilinen en eski yüzüş şekli kurbağalamadım Az enerji harcanması nedeni ile bu stil suda hayat kurtarmada ve keyif için yüzmede de kullanılır. İki kolun ileri uzatılıp, suyun ellerle iki yandan geri çekilmesi, bu arada bacakların da senkronize hareket etmesi, kurbağaların yüzüşüne benzediğinden bu adı almıştır.

İlk zamanlarda kulaç tamamlandığında, nefes de kol hareketi başlamadan önce alındığı için, bu arada hız da çok azaldığından dura dura yüzülüyormuş gibi görünürdü. Gittikçe gelişen bu stilde şimdilerde nefes kolun geri çekiliş hareketinin tamamlanmasından az önce alınmakta, yüzücüler de duraksamadan yüzmektedirler.

Kelebek stilin kurbağalamadan asıl farkı kol hareketleridir. Kollar ileri hareketlerini suyun üstünden yaparlar. 1933 yılında ABD’de yapılan bir yarışta Henry Myers adlı bir yarışmacı kurbağalama stili ile yüzüşün kurallara uygun olduğu konusunda ısrar etmiş ve sonuçta yarışa kabul edilmiştir.

Sonradan kelebek stili ayrı bir dal olarak yarışmalara alınmıştır. Başlangıçta yüzücüler ayaklarını kurbağalamada olduğu gibi yana hareket ettirirlerken sonra yunusun kuyruğu gibi çırpmağa başlamışlardır. Aslına bakarsanız yunuslama olması gereken bu stilin adı herhalde kelebeklerin uçuşuna benzetildiğinden olacak kelebek (İngilizce’de butterfly) olarak kabul görmüştür.

Sırtüstü yüzüş şekli ise 20. yüzyılın başında gelişmeye başladı. Bunda da başlangıçta kol ve ayak hareketleri kurbağalamaya benziyordu. ABD’li Harry Hebner kravl sitile benzer kol ve ayak hareketlerini geliştirdi ve bu şekilde yüzdüğü ilk yarışta kurallara uymadığı gerekçesiyle diskalifiye edildi. Yapılan itirazlar sonunda kurallarda sırtüstü bulunma dışında bir kısıtlama olmadığı ve bu stilin sırtüstü yüzme hızını daha da geliştirdiği anlaşılarak resmi olarak kabul edildi ve Harry’nin madalyası verildi.

Serbest stil de denilen kravl yüzüşün, yüksek dalgalarla mücadele edebilmek için Güney Pasifik yerlileri tarafından geliştirildiği sanılıyor. Bütün yüzüş şekilleri arasında en hızlısı olan bu stil 1902 yılında Avustralyalılar tarafından Avrupa’ya taşındı. Stil Amerika’ya ulaşınca ayaklar her kulaçta önce 4 kez, sonra 1917 yılında iki kadın tarafından daha da geliştirilerek 6 kez çırpılmaya başlandı ve sürat arttıkça arttı.


Genel Bilgi by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Suyun üzerinde durup batmamak: Tahta yüzer.

2.Suyun üzerinde hareket etmek, kulaç atmak: Yüzme bilir misiniz? Yüzerek nehrin ötesine geçti. 3.mec. İçinde yüzer gibi bol bol kullanmak: Altın içinde yüzüyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). (hayvanın) Derisini çıkarmak, soymak, Osm. selhetmek: Kuzuyu yüzmek. Derisini yüzmek = mec. Eziyet vermek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathe. float. ride. shave. strike out. swim. go for a swim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathe. float. swim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

bathing. buoy. float. swim.

Türkçe - İngilizce Sözlük by