Uzun çizgi ne demek? | Uzun çizgi anlamı nedir? | Uzun çizgi

Uzun çizgi anlamı nedir?

Uzun çizgi ne demek?

Uzun çizgi anlamı nedir?

Uzun çizgi | Dream Meanings


Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Sağlık Bilgisi

Normal aybaşı kanaması 2-7 gün devam eder. Bazı kimselerde bu süre uzar. O zaman rahimde ur veya kist olduğundan, yumurtalıkların üşütülmüş olmasından, sinir veya kalp hastalığından şüphe edilir. Tedaviye geçmeden önce esas nedeni bulmak gerekir. Önemli bir durum yoksa aşağıdaki reçetelerden arzu edilen uygulanır.

Tedavi için gerekli malzeme : Böğürtlen, su

Hazırlanışı : 2 su bardağı kaynak suya, 2 kahve kaşığı böğürtlen konur. 10 dakika bekletilip, süzülür. Sabah bir bardak, akşam bir bardak içilir.


Sağlık Bilgisi by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - (bkz.Tüzün).

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(I.). Gerek kalemle yapılmış gerek oyuk veya kabarık sıra, hat: Bu defterin siyah ve kırmızı çizgileri var, alın çizgisi. Çizgi çakısı = Ağaca işaret etmeye mahsus marangoz çakısı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

line. stripe. scratch. mark. drawing. bar. furrow. grain. groove. score. stria. wale. wheal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

furrow. line. mark. score. streak. stripe. stroke.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dash. line. ruling. score. streak. stripe. scratch. scar. furrow. stave. ridge. marking gauge. marking awl. bar. asymptote. hack. figure. drill. drawing. linear. reglet. drawing point. scribe block. scribe compass. scribe awl. cutting rule. scriber. strok

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

Nokta olarak başlar ve her yönde «düz, kıvrımlı, kırık, kalın, ince, koyu, açık» olabilir.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

animated cartoon. motion picture / animated cartoon.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Üzerinde çizgi bulunan: Çizgili defter.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lined. barred. ruled. striped. striated. streaky. tabby. liny. banded. brindled. fasciated. striate.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

stripy. lined. ruled. striped.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

graphic. streaky. striated. striped. marked with lines. lineate. lineated. ribbed. lined. streaked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.) (y. k.). Cetvel tahtası.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linelike.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

linear.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

1. Bir yüzey üzerinde, bir çizgi doğrultusunda yapılmış ya da düzenlenmiş betileri veya öğeleri niteler.

2.İnce kontur çizgileriyle oluşturulmuş betileri ve bu tür betileri içeren resimsel yapıtları niteler.


Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

Hareket eden bir noktanın yüzeyde bıraktığı iz olarak tanımlanabilecek olan çizginin, kompozisyonda üstlendiği formu ortaya çıkaran hareketi ifade etme, dokuyu verme, dengeyi sağlama gibi rollerin başat olduğu türdeki kompozisyonlar «çizgisel kompozisyonlar» olarak tanımlanır. Sanatın ilk adımlarının, Lascaux mağarasında olduğu gibi çizgiyle atıldığı ve çizginin özellikle perspektif kurallarının henüz yeterince bilinmediği Rönesans öncesinde önemli olduğu bilinir. Barok dönemde ışık-gölge kullanımının devreye girişiyle çizgisellik, ışığın imkân verdiği ölçüde kullanılır. Bu dönemde konturlar, çizgisel kompozisyonlarda olduğu gibi belirgin olmaz. 19. yy.da Neo-klasik Dönemde yeniden önem kazanan çizgi ve çizgisel kompozisyon, Romantizm ile birlikte nerdeyse kaybolmuş, Empresyonistler tarafından da tamamen kaldırılmıştır. Sanatçıların bireysel çıkışlar yaptığı 20. yy.da ise Henri Rosseau, Paul Klee gibi sanatçılar tarafından kendi belirledikleri amaçlar doğrultusunda kullanılmıştır.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Çizgili olmayan.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unlined. unstriped. unmarked.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Dokuz derecesinde olan, sekizinciden sonra gelen. Ar. tâsî: Dokuzuncu gün; on dokuzuncu; yüz dokuzuncu vesaire.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ninth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

pincher.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Ziyade, fazla, çok: Cenâb-ı Hak ömrünü füzûn (efzûn) eyleyel

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F.). Pek çok, son derece fazla.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. F ). Ziyadelik, çokluk, bolluk, artma. Ar. kesret: Cenâb-ı Hak füzûnî-i ömr ihsan buyursun I

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Gündüz vakti. Ar. nehâren: Gündüzün uyumayı sevmem. Sıcak yerlerde gündüzün yolculuk olamaz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

by day.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Güz vaktinde, sonbahar mevsiminde, Osm. Fasl-ı harîfte = Güzün ekilecek tohumlar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A.) (c. ahzân). Keder, gam, acı: Bu hava, bu ses insana hüzün veriyor.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Hüzn.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. sadness. melancholy. gloom. gloominess. doldrums. dole. dolefulness. dreariness. ruefulness. shadow. somberness. sombreness. spleen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blues. dumps. gloom. melancholy. shadow. sorrow.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sadness. melancholy. blue. blues. depression. grief. lament. murk.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Hüzün duymak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad. to grieve.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to feel sad.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

gloomy. melancholic. cheerless. sad. blue. depressing. doleful. downcast. dreary. elegiac. funereal. glum. rueful. somber. sombre. sorrowful.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

blue. dejected. down. funereal. glum. heavy. lugubrious. melancholy. mournful. plaintive. sad. wistful. woebegone. woeful. sorrowful. heartsick. pensive.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

sad. melancholic. dolorous. leaden. mournful. tragic.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hyphen.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sıradan 80 dakikalık MiniDisc’in kapasitesini, maksimum 320 dakikalık dijital müzik alacak hale genişleten yeni bir özelliktir.

Teknolojik Terim by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) 1.Sağlam, yiğit. 2.Yumuşak huylu, sakin.

İsimler ve Anlamları by

Teknolojik Terim

Zamanlayıcıda standart oynatım moduna göre bir program yapılmışsa ancak kasetteki kalan süre program için yeterli değilse, tüm programın kaydedilmesi için kaset hızı otomatik olarak uzun oynatıma (Long play) geçirilir.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(dsi.). Yirmi dokuzdan sonra gelen, otuz derece ve mertebesinde bulunan: Ayın otuzuncu günü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

thirtieth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Genel Bilgi

El parmaklarımızın her birinin uzunlukları değişiktir ve bu uzunluklar belirli bir sıra izlemezler. Genellikle üçüncü parmak en uzunu iken yüzük parmağımız işaret parmağımızdan daha uzundur. Ayaklarda ise başparmaktan başlayıp gittikçe kısalan bir dizi vardır. Bunların nedenleri, parmaklarımızın görevleri ve geçirdikleri evrim ile açıklanabilir.

Aslında bütün memeli hayvanların parmakları vardır. Evrim sürecinde bunların çoğunun sayılan ve şekilleri değişmiştir. Örneğin, atın sadece bir parmağı ve tırnağı kalmıştır.

Bir portakalı veya tenis topunu elimizde avcumuzun içine alacak şekilde tutarsak bütün parmakların uçlarının aynı hizada durduğunu görürüz. Aynı şekilde parmaklar yumruk yapacak şekilde katlanırsa hepsinin avuç içine bir hizada değdiği görülür.

Buradan da görülüyor ki parmaklarımız bir şeyi tutabilmek için ideal boyutlara sahiptirler. Evrim teorisyenleri, atalarımızın ağaç dallarına tutunabilmeleri ve dalların üzerlerindeki meyveleri rahatlıkla koparıp alabilmeleri için parmaklarımızın bu şekiller ve boyutlarda geliştiklerini söylüyorlar. Bir de işin pratik bir yönü var. Serçe parmağınızın en uzun parmak olduğunu düşünebiliyor musunuz? Her gün sağa sola çarpıp takılırlardı herhalde. Belki de bir kaç milyon yıl sonra gittikçe küçülecekler ve sonunda dört parmaklı kalacağız.


Genel Bilgi by

Türkçe - İngilizce Sözlük

watershed.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) - Yumuşak huylu, sakin kimse, soylu, asil.- Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Yumuşak başlı, sakin, asil yiğit.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Tür.) (Erkek İsmi) - Tuzun (Erkek İsmi)

İsimler ve Anlamları by

Türkçe - İngilizce Sözlük

skyline.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. «uz» dan).

1.Boyu çok olan: Uzun adam, uzun ağaç, uzun duvar, uzun tarla.

2.Çok süren, devam eden: Uzun müddet, uzun gün, uzun Ömür, uzun yol.

3.Çabuk bitmeyen, tafsilâtlı, mufassal: Uzun iş, uzun söz.

4.Çok, çok vakit: Uzun sürer; uzun söyleme. Uzun uzadıya, uzun uzadiye = Pek tafsilâtlı, Osm. arîz ve amîk. Eli uzun =

1.Muktedir, nüfuzlu.

2.Hırsız. Uzun etmek =

1.Boş yere uzatmak, lüzumsuz olarak çok söylemek.

2.Pek ileriye varmak, ileri iddiada bulunmak. Uzun boylu = Tafsilâtlı. Uzun hayvan = Yılan. Uzun tutmak = Çok sürecek veya pek mufassal ve büyük olacak surette başlamak. Uzun Hava = Türk halk musikisinde usulsüz söylenen parça.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. tall. lengthy. extended. prolonged. maxi. far-off. faraway. interminable. prolix. long-. maxi-. macro-.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long. spindly. tall. tail.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

baguette. far. great. lengthy. long. tagliatelle. tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long vehicle.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

broad jump.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lanky.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tall.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

em-dash.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long eared.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long lived.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable. hardwearing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartmak için, kaset hareket hızının yarıya indirilmesi işlemi.

Teknolojik Terim by

Teknolojik Terim

Kasetin kayıt süresini iki katına çıkartarak, bir 120 dakikalık Video8 PAL kasetine 240 dakika kayıt yapılabilmesini sağlar. MiniDV ve Digital8 için kayıt süresi %50 artar. Yani 60 dakikalık MiniDV kasete, 90 dakika kayıt yapılabilir.

Teknolojik Terim by

Finansal Terim

(Long Position)

Bir malı, menkul kıymeti veyavadeli işlem sözleşmesini satın almaktır.


Finansal Terim by

Teknolojik Terim

ATRAC’in (geleneksel MiniDisc ses sıkıştırması) iki katı ses sıkıştırması sunan ATRAC3 ses sıkıştırma teknolojisini kullanan bu işlev, MO-MD’lerin kayıt ve çalma sürelerini ikiye ya da dörde katlama olanağı sağlamaktadır.

Teknolojik Terim by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long acting.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

durable.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lingering. long. perennial.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

at length. prolix.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

highway driver.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. zooloji). Sulu yerlerde yaşayan uzun bacaklı kuşlar takımı.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Biraz veya fazlaca uzun, oldukça uzun.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

lengthily.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. anatomi). Kafatasının ön-arka ekseni, yan eksenine göre uzun olan, dolikosefal.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

longitudinal.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

endways endwise.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Uzun olan şeyin hâli. 2.Bir cismin boyu: Uzunluğuna, boyca, boyuna; zıddı: en.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. lengthiness. extent. linear measurement. long.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

extent. length. tallness. lengthiness.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

length. extent. footage. specific.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

long measure. measure of length.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.).

1.Üzülme, can sıkılma, yorulma, ıztırap.

2.Merak, endişe.

3.Eziyet, ezâ, cefâ, azap: Çok üzüntüyü gerektirdi.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. care. chagrin. damp. dejection. desolation. distress. disturbance. fret. grief. hurt. mopes. regret. sadness. slough. sorrow. strait. trouble. unhappiness. woe. worry. straits.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. agitation. care. cross. distress. dumps. gloom. grief. regret. sorrow. stew. trouble. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

affliction. annoyance. blue devil. bother. botheration. chagrin. despair. fret. grief. load. mope. sorrow. thorn. tribulation. trouble. vexation. woe. worry.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

dark. distressed. hard-pressed. sad. sorry. woebegone. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aggrieved. gloomy. heartbroken. regretful. rueful. sad. upset. worried. unhappy. distressed. sorrowful. distressing.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

anxious. depressed. doleful. heavy laden. lamentable. unhappy. upset. worried.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

unclouded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Teknolojik Terim

Sony tarafından sunulan tamamen yeni bir konsept olan “yeni ÇİZGİ” en son BRAVIA LCD TV’lere entegre edilmiş bir tasarım temasıdır. Bu genel seyir deneyimini etkilemeden, çevrenizi iyileştirecek temiz ve küçültülmüş çizgilerle ilgilidir. Sizin çarpıcı ekran ve yüksek çözünürlüklü görüntü kalitesine odaklanabilmeniz için aşırı parçalar ve gereksiz boşluklar çıkarılır. Tasarım ve öğeleri tamamen Sony’e özgüdür.

Teknolojik Terim by

Türkçe Sözlük

(i ). Yüz derecesinde olan: Yüzüncü sene, iki yüzüncü, bin yüzüncü.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

hundredth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on one's account. on account of. owing to. because. because of. because of. owing to. due to. from. of. on account of. seeing. thro. through. thru.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

for. from. through. because of. on account of. due to. owing to.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

on the ground that. prima facie. through.

Türkçe - İngilizce Sözlük by