Vala ne demek? | Vala anlamı nedir? | Vala

Vala anlamı nedir?

Vala ne demek?

Vala anlamı nedir?

Vala | Dream Meanings


Türkçe Sözlük

(i. F.). Yüksek, yüce, Ar. Alî, Fars. bülend.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [والا] yüksek, yüce.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Yüksek, yüce. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

İngilizce - Türkçe Sözlük

(i). (çığ). dağ1ardan yuvarlanan kar kümesi; heyelân.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Derme çatma, değerşiz.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aerator. breather.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ventilating. aeration. ventilation. airing. air conditioning. fanner. blower.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ventilation. airing. air-conditioning.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

ventilation. air condition.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Hava aldırmak, havasını yenilemek: Şu odayı havalandırmalı, her sabah pencereleri açıp koğuşları havalandırırlar.

2.Hava boşluğuna kaldırmak, uçurmak: Uçurtmayı havalandırdı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

air. to air. to ventilate. to fly. to cause to take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to air. to ventilate. to take up into air. to fly (a kite. to cause sb to become distracted from his / her work. aerate. breathe.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

aeration. ventilation. lift-off. take-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

takeoff. being aired. lift-off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

flying- off deck. take off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Hava almak, havasını yenilemek: Bu oda bugün havalanmadı.

2.Havaya kalkmak, uçmak, havada dalgalanmak: Uçurtma, kuş havalandı.

3.Arzular peşinde koşmak: Kız havalandı.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be aired. to be airborne. to become flighty. to be ventilated. to take off. to lift off.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be aired. to be ventilated. to take off. to behave in a too free-and-easy a way. to get off the ground.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i.). Deniz kenarında salaş ve dam yapılmış yer.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(I.). Kovalamak işi.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

tag.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.).

1.Arkasına düşmek, arkasından gidip tutmaya çabalamak, takip etmek: Haydutları hududa kadar kovaladılar; tazı, avı İnine kadar kovaladı.

2.Bir şeyin arkasına düşmek, elde etmeye çatışmak, aramak: Bir iş kovalıyor.


Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chase. run after. pursue. give chase. drive. follow up. hunt. run out. tag. tag after. tag along.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

chase. pursue. to chase. to pursue. to run after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to chase. to try to catch or get. to pursue. make after.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(i. A. «velî» den mas.). Dostluk, dostça muamele, karşılıklı sevgi, koruma ve yardım.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub. scrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). El ile ovup ufaltmak: Tarhanayı, nişastayı ovalamak. Bağı ovalamak = Kütükleri ovup kabuklarını düşürmek.

Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

rub. scrub. to break up small. crumble. to rub. to scrub. to break sth up. to crumble.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to break up. to crumble sth with one's fingers. to message. to knead. rub. scrub.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be crumbled. to be messaged. to be kneaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to be crumbled. to be messaged. to be kneaded.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb crumble sth. to have sb knead or message sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to have sb crumble sth. to have sb knead or message sth.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

sızlanmak, şikayetçi olmak.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe - İngilizce Sözlük

to plaster. to coat sth with plaster.

Türkçe - İngilizce Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.) [والاجاه] yüksek mevki sahibi.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(bk.) Ladika.

Türkçe Sözlük by

Osmanlıca - Türkçe Sözlük

(F.-A.) [والاقدر] saygıdeğer.

Osmanlıca - Türkçe Sözlük by

İngilizce - Türkçe Sözlük

i. saçak, farbala; sayvan. valanced s. saçaklı, perdeli.

İngilizce - Türkçe Sözlük by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) (Erkek İsmi) - Şanı yüce, şanlı.

İsimler ve Anlamları by

İsimler ve Anlamları

(Fars.) - Yükseklik, yücelik. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.

İsimler ve Anlamları by

Türkçe Sözlük

(bk.) Yuvarlak.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Yuva yapmak: Serçe, duvar deliklerinde yuvalar.

Türkçe Sözlük by

Türkçe Sözlük

(f.). Pek münasebetsiz ve gülünç bir surette söylemek: Artık o da zırvalamaya başladı.

Türkçe Sözlük by